63 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 63
Master Thesis Isı Üreten Çok Katmanlı Kompozit Silindir ve Tüplerin Termoelastik Analizi(2012) Yıldırım, Murat; Argeşo, A. HakanIsıya bağımlı malzeme özelliklerine sahip içten ısı üreten çok katmanlı kompozit silindir ve tüplerin termoelastik analizi için bir sayısal hesaplama yöntemi geliştirilmiştir. Kompozit sistemin sonsuz uzunlukta ve uçlarının sabitlenmiş olduğu kabul edilmiştir. Formülasyonlarda, küçük şekil değiştirme teorisi kullanılmıştır. Kompozit yapıyı oluşturan katmanlar izotrop ve sabit ısı üretimine sahiptir. Termal ve mekanik problemler girişimsiz ve eksenel simekriktir. Termal problem kararlı ve mekanik problem düzlem gerinme problemidir. Hesaplamalı yöntem atış algoritmasına dayanmaktadır. Hem thermal hem mekanik problemler atış algoritması ile çözülmüştür. Hesaplamalı yöntem ilk olarak analitik çözümü bilinen ve fiziksel özellikleri ısıya bağlı olmayan bazı test problemleri ile doğrulanmıştır. Hesaplamalı yöntem daha sonra, fiziksel özellikleri ısıya bağlı olan kompozit silindir/tüp sistemlerinin çözümünde kullanılmıştır.Doctoral Thesis Araştırma Tabanlı Yazılım Projeleri için Yeni Bir Yazılım Geliştirme Metodolojisi(2019) Cereci, İbrahim; Karakaya, ZiyaOrta ve büyük ölçekli yazılım geliştirme projeleri genellikle bir çok takım üyesi tarafından birlikte geliştirilirler. Takım üyelerinin koordine edilmesi, grup için uygun geliştirme yöntemleri kullanılması ve grubun yazılım geliştirme sürecinin kontrolü zor problemlerdir. Yazılım geliştirme metotları yoğunlukla bu zor problemlerin çözümü için kullanılmaktadırlar. Var olan yazılım geliştirme metotları her ne kadar endüstrinin ihtiyaçlarını karşılasalar dahi, akademisyenler tarafından üniversitelerde yürütülen araştırma tabanlı yazılım geliştirme proje ihtiyaçlarını sağlamaya yönelik değillerdir. Bu çalışmada; araştırma tabanlı yazılım projeleri için yeni bir metotun gerekli olduğunu ortaya koymak adına, bu alanda çalışan kişilerin ihtiyaçları ve üstün yöntemleri nitel bir çalışma ile toplanıp, toplanan veriler ışığında da, araştırma tabanlı yazılım projeleri için yeni bir yazılım geliştirme metotu sunulmuştur. Önerilen metot alan uzmanlarının sağladığı uzman görüşleri ile değerlendirilip araştırma tabanlı yazılım projeleri için uygun bulunmuştur. Çalışma sırasında toplanmış olan alan problemleri ve üstün yöntemler, araştırma tabanlı yazılım projelerinde yer almak isteyen proje yöneticileri, takım üyeleri, üniversiteler ve destekleyici kurumlara öneriler olarak bir çerçevede sunulmuştur. Bu öneriler kullanılarak ilerde gerçekleştirilecek olan benzeri projelerin verimlilikleri artırılabilir.Master Thesis Soğuk haddelenmiş plakalarda kalıntı gerilmelerin ölçümleri için yarık açma yöntemi uygulaması(2018) Aksungur, Doğan Kıvanç; Şimşir, CanerSoğuk haddeleme kalıntı gerilmelerinin bazı hasar mekanizmaları ile iliĢkilendirildiği ve sonraki üretim iĢlemlerinin performansını etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle, hammadde üreticileri bu gerilimleri gerdirme ve presleme gibi bazı iĢlemlerle azaltmaya çalıĢırlar. Kalınlık boyunca kalıntı gerilme profilinin belirlenmesi, hem haddeleme, hem de gerilme giderme proseslerinin tasarımı için önemlidir. Bu bilgiler, bükme ve kaynak yapma gibi yaygın imalat iĢlemlerinin tasarımında da yararlı olabilir ve nötron / sinkrotron kırınımı, yarık açma, kontur yöntemi vb. gibi çeĢitli artık gerilme ölçüm teknikleriyle elde edilebilir. Bu çalıĢmada, soğuk haddelenmiĢ ve gerginlikten arındırılmıĢ AA 5083 levhadan iĢlenen dikdörtgen plakaların kalınlığı boyunca kalıntı gerilme dağılımını ölçmek için yarık açma ve halka delme yöntemi uygulanmıĢtır. Yarık açma yöntemi için uyum matrisi, Sonlu Elemanlar Analizi (SEA) kullanılarak türetilmiĢtir ve halka delme yöntemi kalibrasyon matrisi [1] 'den elde edilmiĢtir. Sonuçlar, iyi bir soğuk haddeleme gerilme profili ile paralellik göstermekle birlikte, yarık açma yöntemi, varsayılan soğuk haddelenmiĢ gerilme profiline göre enine gerilmelerin ihmalinden kaynaklanan gerilmeleri biraz fazla tahmin etmektedir. Ek olarak, gerilmelerin dilme yöntemi sonuçlarını doğrulamak için halka delme yöntemiyle kalıntı gerilme ölçümleri yapılmıĢtır. Halka delme yöntemle yapılan ölçümler, maksimum 20 mm kalınlığın dörtte biri derinliğe kadar yapılabilmiĢtir. Bu koĢullar altında, yarık açma ve halka delme yöntemleri arasında kalıntı gerilme profili belli bir derinlik için paralel olarak gözlenmiĢtir.Doctoral Thesis Derin Çekme Sınır Oranın, Flanş Bölgesinin Isıtılarak Artırılması için Yöntem Geliştirilmesi(2015) Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Konca, Erkan; Manufacturing Engineering; Airframe and Powerplant Maintenance; Manufacturing Engineering; Airframe and Powerplant MaintenanceBu tez çalışmasında geliştirilen yöntem kısaca, sac metal malzemelerin şekillendirilme oranının flanş bölgesinin eş sıcaklık dağılımsız ısıtılarak artırılması olarak açıklanabilir. Sıcaklık artışı malzemenin sünekliğinde belirgin bir yükselmeye ve buna bağlı olarak şekillendirilme kapasitesinin artmasına neden olur. Sıcaklık artışı ayrıca malzemenin akma sınırının düşmesi ile birlikte, uygulama kuvvetlerinde ve basınçlarında azalma meydana gelir. Otomotiv endüstrisinde en yaygın kullanıma sahip olan Yüksek Mukavemet Sac Çelik (AHSS) malzeme DP600 olup, araç ağırlıklarının azalmasını ve çarpışma emniyet faktörünün artmasını sağlamasından dolayı bu tez çalışmasında araştırma malzemesi olarak seçilmiştir. Adı geçen çelik malzemelerin kullanımı malzeme kalınlıklarının ve yakıt sarfiyatının azalmasını sağlar. Yapılan araştırmada geliştirilen yöntemin geçerliliği üç farklı tip malzeme, bunlardan iki tanesi Düşük Alaşımlı Yüksek Mukavemet çeliği (HSLA), diğeri ise IF (Arayersiz Çelikler) çeliği kullanılarak, incelenmiştir. Flanş bölgesinin sıcaklığının 180oC to 300oC değerleri arasında oluşturulduğu deneylerde derin çekme sınır oranında %25.58 kadar artış sağlanmıştır. Kullanılan sıcaklık ılık işlem sıcaklığı seviyesinde olduğundan, şekillendirilme kuvvetlerinde azalma meydana gelmesine rağmen malzemenin özelliklerinde ve dayanımında bir değişim gerçekleşmemektedir.Master Thesis Bal Peteği Çekirdeğindeki Nem Miktarının Sandviç Yapılı Kompozitlerin Özelliklerine Etkisi(2025) Özen, Taha Oğuz; Şengönül, Cemal MerihBu çalışmada, üretim sırasında petek çekirdeklerinde oluşan nem içeriğinin kompozit sandviç panellerin mekanik performansı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Havacılık endüstrisi standartları, çekirdek kurutmayı kritik bir hazırlık adımı olarak vurgulasa da bu sürecin aramid sandviç panellerin performansı üzerindeki etkisi yeterince araştırılmamıştır. Bu kapsamda, yüksek nemli (ekstra nem, EM), oda koşulunda muhafaza edilmiş (oda koşulları, RC) ve düşük nemli (kurutulmuş, DR) olmak üzere üç çeşit panel üretilmiştir. Üretim sırasında çekirdeklerdeki nem farklılıklarına bağlı olarak panellere uygulanan tahribatsız muayene tetkiklerinde yapısal bir kusur gözlemlenmemiştir. Ancak, çekme ve soyma testlerinde bir performans farkı ortaya çıkmıştır. Artan nem içeriği, aramid liflerinde plastikleşme etkisi yaratmış ve yapıştırıcının kürlenme sürecini etkileyip çekme dayanımını azaltmıştır. Buna karşılık, nem miktarının artması, soyulma direncinde hidrojen bağı kaynaklı hafif bir iyileşme sağlamıştır. Ortamda bulunan düşük düzeydeki nem, ara yüz bağ kuvvetlerini artırabilirken, yüksek nem oranı çekme dayanımını zayıflatıp, soyulma direncinde belirgin bir artış sağlamamaktadır. Bu nedenle, özellikle yüksek çekme dayanımı gerektiren uygulamalar için çekirdeğin kurutma sürecinin optimize edilmesi, yapısal bütünlüğü korumak açısından hayati öneme sahiptir.Master Thesis Irak Yükseköğretim Kurumlarında Üniversite Öğrencileri Arasında Bulut Bilişimin Kullanılmasını Etkileyen Faktörler(2020) Fadhıl, Estabraq Abbas; Toker, SacipBulut bilişim, iş, eğitim, sağlık ve devlet kurumları gibi birçok alanı yeniden şekillendiren devrim niteliğinde bir teknolojidir. Bu teknoloji, kuruluşların performanslarını artırmak ve üretim, servis, ekipman ve uygulama maliyetlerini azaltmak için çok sayıda isteğe bağlı seçenek sunar. Bu nedenle, birçok akademisyen, özellikle gelişmiş ülkelerde, bu teknolojiyi etkileyen faktörler hakkında bulut bilişim konusunu araştırmaya başlamıştır. Ancak, araştırmalar, Irak gibi gelişmekte olan ülkelerde, henüz olgunlaşmamış bir aşamadadır. Ayrıca, mevcut sorunların birçoğu, özellikle yükseköğretim kurumlarında da tam olarak ortaya çıkarılmamıştır. Bilindiği gibi bulut bilişim sistemleri, üçüncü taraf sağlayıcıların hizmetlerine dayanmaktadır, bu nedenle, bulut hizmetlerine güven ve gizlilik endişeleri gibi olası tehditlerin algılanması, uygun bulutun verimli bir şekilde benimsenmesini sağlamak için kritik öneme sahiptir. Öte yandan, çoğu çalışma bulut sistemlerini sanallaştırma, ölçeklenebilirlik ve kararlılık gibi bulut tabanlı sistemlerin teknolojik boyutlarına bakmıştır. Yine de bulut bilişim için en büyük zorluk teknik engellerden daha çok bilişsel veya tutumsal olduğu iddia edilmektedir. Bahsedilen araştırma açığını kapatmak için, bu çalışma, Irak özelinde üniversite öğrencileri tarafından bulut teknolojilerinin kabulü üzerinde etkisi olan faktörleri araştırmıştır. Çalışma modelinin oluşturulması için bir kuramsal çerçeve olarak gemişletilmiş Teknoloji Kabul Modeli (TKM) kullanılmıştır. Önerilen genişletilmiş TKM'in bileşenlerine dayanarak araştırma soruları sorulmuştur. Bileşenler: Algılanan kullanışlılık, Algılanan kullanım kolaylığı, Buluta yönelik tutumlar, Davranışsal niyet, Algılanan riskler, Güven, Kaygı, Gerçek kullanım, Algılanan fayda, Algılanan genel endişe, Kullanım maliyeti, Erişim hızı, Sosyal etki, Kültür bağlamı ve Harici depolama aracı kullanımı olarak belirlenmiş ve araştırmanın değişkenleri olarak kullanılmıştır. Bu değişkenler, önceki çalışmalarda geliştirilmiş olan anketler ya da bunların maddeleri kullanılarak belirlenmiştir. Bu çalışmada tarama yöntemi anket ile uygulanmış ve alınan verilerin toplanması ve analizini içeren nicel analizler kullanılmıştır. Araştırma verisi Irak üniversiteleri sosyal medya gruplarında birkaç defa yayınlanmıştır. Alınan 601 yanıtın içerisinden 576 verinin analiz için uygun olduğu görülmüştür. Anket iki bölümden oluşmaktadır: ilk bölüm bulut bilişim kullanan katılımcılara detaylı sorular yöneltmiş, ikinci bölüm ise bulut bilişim kullanmayan katılımcılar için verilmiştir. Katılımcılar anketin başında bulut bilim kullanıp kullanmadıkları üzerine bir soru iletilmiştir. Bu soruya verdikleri cevap evet ise anketin ilk bölümüne hayır ise ikinci bölüme yönlendirilmişlerdir. Önerilen model, hiyerarşik çoklu doğrusal regresyon ve Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) birlikte kullanılarak incelenmiştir. Bu çalışmanın bulguları, tüm bu dokuz değişkenin, Algılanan kullanışlılık, Algılanan kullanım kolaylığı, Güven, Tutum, Davranışsal niyet, Algılanan erişim hızı, Algılanan kullanım maliyeti, Sosyal etki ve Algılanan faydaların önemli rol oynayan etmenler olduğunu göstermektedir. Öğrenciler temel müfredatlarının bir parçası olarak bulut bilişim dersini bulut bilişim benimsemeye motive edici etken olarak belirtmişlerdir. Bunun aksine, Kaygı, Algılanan risk, Algılanan genel endişe, Kültürel Bağlam ve Harici depolama birimi kullanımı gibi etmenler öğrencilerin bulut bilişimi benimseme niyeti üzerinde olumsuz bir etkisi olduğunu göstermiştr. Bu etmenlerin, öğrencilerin eğitimlerinin bir parçası olarak bulut bilişimi benimsemelerini önlemede önemli bir rol oynadığı kanıtlanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma öğrencilerin Irak üniversitelerinde bulut bilişim kullanma niyetinin daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır. Bu, öğrencilerin bulut bilişim hizmetlerini kabul etme ve kullanma kararını etkileyen temel etmenler hakkında daha derin bir fikir vermiştir. Bunun yanı sıra, bu etmenleri içeren önerilen modelin, Irak bağlamında kullanıcı niyetlerinin gerçek bir yordayıcısı olduğu gösterilmiştir.Master Thesis Eğitim Amaçlı Bir Rüzgar Tünelinin Tasarımı, Üretimi, Ölçüm Düzeneği ile Donatılması ve Deneme Ölçümleri(2022) Kılıçkaya, Murat Coşkun Çığıl; Akay, Hasan UmurBu tez kapsamında, tezin yazarı tarafından bir öğrenci ekibinin yardımı ile 2019 senesinde en fazla 11.3 m/s hızında hava akışı üretebilen (Reynolds sayısı ile karşılığı 267,000 kadardır), 350x350 mm kesitine ve 650 mm uzunluğuna sahip bir akış hacim alanına sahip eğitim amaçlı bir rüzgar tüneli Atılım Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği laboratuvarında inşa edilmiştir. Ayrıca, rüzgar tünelini sürükleme ve kaldırma kuvveti ölçebilen bir düzenek ile donatmak amacı ile üç tane kuvvet terazisi tasarlanmış, üretilmiş ve deneme çalışmaları yapılmıştır. Birinci kuvvet terazisi sadece 90 derece hücum açısında sürükleme ve kaldırma kuvveti ölçme yeteneğine sahipti. Birinci kuvvet terazisi kullanılarak, sürükleme katsayı bilgisi yazında bulunabilen bir yuvarlak disk ve dikdörtgen bir plakanın rüzgar tüneli ölçümleri yapılmış ve sonuç olarak iki farklı rüzgar tüneli hız verisi elde edilmiştir. Bu iki veri en fazla yüzde 2 bağıl hata ile eşleşmiştir. Rüzgar tünel için hız verisi elde ettikten ve sürükleme yük hücresinin güvenilirliğini kanıtladıktan sonra, hücum açısı ayarlama yeteneğine sahip ikinci bir kuvvet terazisi tasarlanmış, üretilmiş ve denemeleri yapılmıştır. Halbuki, kaldırma yük hücresinin güvenirliği yüksek seviyede ölçüm kirliliği (noise) ve ikinci kuvvet terazisinin bazı bileşenlerinin ölçümleri yapılan nesnelerin akış seyirlerini bozmuş olabileceği şüphesi nedenleri ile kanıtlanamamıştır. Bu sebeple, M5 çapında bir bağlantı uzvu dışında bütün bileşenleri rüzgar tüneli akış hacmi dışında bulunan üçüncü bir kuvvet terazisi tasarlanmış, üretilmiş ve denemeleri yapılmıştır, ki bu terazi hala kullanımdadır. Üçüncü kuvvet terazisi ile yapılan çalışmalar sırasında da ikinci kuvvet terazisi ile yapılan çalışmalar esnasında akış ölçümleri yapılan nesneler kullanılmıştır. Bunlar NACA 2418 (Kiriş= 80 mm ve Kanat Açıklığı=80 mm) 2-Boyutlu Akışı, 81$\times$81$\times$2 mm Dikdörtgen Plaka 2-Boyutlu Akışı ve 81x81x2 mm Dikdörtgen Plaka 3-Boyutlu Akışı. Bu yapılan rüzgar tüneli ölçümleri bilgisayar Hesaplamalı Akışkanlar Mekaniği (HAD) çözümlemeleri (ANSYS ve COMSOL yazılımları ile), 2-Boyutlu İnce Kanat Kuramı ve benzer bir yayın ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma işlemi bazı umut verici sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Şöyle ki, düşük seviyede gerçekleşen ya da gerçekleşmeyen ölçüm kirliliği durumunda rüzgar tüneli ölçümleri karşılaştırılan verilere yeterince yakın seyretmiştir. Özellikle 2-Boyutlu İnce Kanat Kuramı'da dair ilgi çekici sonuçlar elde edilmiştir. Tüm bu çalışmalar göstermektedir ki, rüzgar tüneli düzeneği güvenilir ve sağlıklı bir akış oluşturabilmektedir ve ölçüm kirliliğinin olmadığı koşullarda yük hücreleri ile donatılmış bir kuvvet terazisi bu düzenek ile uyumlu çalışabilmektedir. Ölçüm kirliliği sorunun en bilindik çözümü bir Faraday Kafesi üretmektir ve gündemdeki bir kuvvet terazisine eklenebilir. Dahası, döndürme etkisini ölçmek için üretilecek bir terazi eğitim amaçlı bu rüzgar tüneli kullanılarak bilimsel bilgi üretimine katkı sağlayabilir.Master Thesis Mikroorganizmaların Yapışmasını Önleyici İnorganik ve Organik Akıllı Yüzeylerin Geliştirilmesi ve İncelenmesi(2014) Ergene, Cansu; Şengönül, Cemal Merih; Kaftanoğlu, BilginÖzellikle uzun süreli kullanımları sırasında tıbbi cihazların yüzeyinde meydana gelen biyofilm oluşumu, hastane ortamında yakalanılan birçok enfeksiyonun temel nedenidir. Çoğu zaman bu enfeksiyonlar, iyileşme sürecini gecikmeye uğratmakta ve sürekli kendisini tekrarlayabilen komplikasyonlar sonucu maliyeti yüksek müdahalelere sebep olmaktadır. Bakteri yapışmasına dirençli yüzeyler hazırlamak, biyofilm oluşumuyla mücadelede etkili bir yaklaşım olabilir. Bu tez çalışmasıyla, mikroorganizmaların yüzeye yapışmasını engelleyici inorganik ve organik akıllı yüzeyler geliştirilmesi hedeflenmiştir. İlk olarak, AISI 316L çelikleri üzerinde kubik ve hekzagonal benzeri kristalografik yapılarda bulunan bor nitrür (BN) kaplamaların bakteriyostatik davranışı incelenmiştir. Bu çalışmada, atomların kristalografik düzenlerinin bakteri yapışmasına etkisi ortaya konmuştur. Organik yüzey çalışmasında ise, katyonik peptit, Laktoferisin B (LFB)'nin kimyasal olarak bağlanmasıyla modifiye edilmiş silikon kauçuğu yüzeylerin antibakteriyel aktiviteleri değerlendirilmiştir. Bu çalışma sonucunda, peptitlerin yüzeye başarılı bir şekilde bağlandıkları ve kataterlerde genellikle biyofilm oluşumuna yol açan S. epidermidis ve P. aeruginosa gibi bakterilere karşı öldürücü etkileri gözlemlenmiştir.Master Thesis Alüminyum Ekstrüzyonu Üzerine Sayısal ve Deneysel Bir İnceleme(2011) Kalkan, Hakan; Baranoğlu, Besim; Özdemir, İzzetBu çalışmada endüstriyel boyutta alüminyum ekstrüzyon işlemi nümerik ve deneysel olarak incelenmiştir. Proses parametreleri ve kalıp geometrisi ASAŞ Alüminyum tarafından sağlanmış ve model Sonlu Elemanlar ve Sonlu Hacimler yöntemlerine dayalı farklı yazılım paketlerinde hazırlanmıştır. Gerekli malzeme karakterizasyonu tek eksenli basma deneyiyle elde edilmiş ve bu test için yüksek sıcaklıklarda da kullanılabilen bir test düzeneği geliştirilip imal edilmiştir. Ölçülen kuvvet-yer değiştirme ve çıkış sıcaklığı ile ilgili grafikler nümerik sonuçlarla karşılaştırılmıştır. İlaveten Sonlu Elemanlar ve Sonlu Hacimler yöntemleri de kendi içlerinde karşılaştırılmışlardır. Bu sonuçlar göstermiştir ki, doğru malzeme karakterizasyonuyla Sonlu Elemanlar yöntemi ile elde edilen sonuçlar gerçek işlemde ölçülen değerlere yakın çıkmaktadır.Master Thesis Genetik Algoritma Kullanılarak Ders Çizelgeleme Sistemi Tasarımı(2008) Aydın, Cansu Çiğdem; Çağıltay, Nergiz ErcilDers çizelgeleme problemi, daha önceden belirlenmiş olan kısıtlar göz önüne alınarak belirli zaman aralıklarına derslerin atanması olarak tanımlanır. Bütün kısıtlar dikkate alınarak, problemin elle çözümü, uzun bir zaman ve sıkı bir çalışma gerektirir. Ayrıca, belirlenen çözüm dikkatsizlikten dolayı yeterli olmayabilir. Bu tezde, kısıt tabanlı üniversite ders çizelgeleme probleminin Genetik Algoritma ile çözümü sunulmuştur. Geliştirilen sistem, Atılım Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nin tüm özelliklerini adresleyen esnek ve akıllı ve ders çizelgeleme faaliyetini otomatik olarak gerçekleştirebilen bir yazılım içermektedir.
