Search Results

Now showing 1 - 10 of 66
  • Master Thesis
    Rusya Perspektifinden 2005-2015 Yılları Arasında Ukrayna ile Yaşanan Gaz Problemi
    (2017) Lukyanova, Anna; Karasar, Hasan Ali
    Rusya ile Ukrayna arasındaki ilk gaz krizi 1993 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından hemen iki yıl sonra başladı. Sorun oldukça karmaşık siyasi, iktisadi ve coğrafi temellerde iki ülkeyi karşı karşıya getiren bir olguydu. Bu tez Rusya açısından iki ülke arasındaki gaz çatışmasının başlangıcı ve devamındaki sebepleri aydınlatmaya çalışmaktadır. Bu yüzd3en de tez sorunun zirve dönemi olarak adlandırılan 2005-2015 yılları arasını mercek altına almaktadır. Rusya-Ulrayna ilişkileri hali hazırda da her geçen gün daha karmaşık bir hal almakta ve iki taraf birbirinden tamamen farklı amaçlar üzerine kurdukları politikalar izlemektedirler. Bu tez hem iki devletin dış politikalarını hem de Gazprom ve Naftogaz gibi gaz tekeli şirketlerin konu hakkındaki siyasalarını incelemek suretiyle aynı zamanda Rusya-Ukrayna ilişkilerinin şirketlerin de dahlia olan bir haritasını çıkarmaktadır.
  • Master Thesis
    1991-2016 Yılları Arasındaki Somali'deki Barışı İnşa Süreci
    (2018) Farah, Abdinur Hassan; Yılmaz, Gözde
    Somali'deki Barışı inşa süreci hakkındaki bu tez, Somali'deki çatışmanın doğasını ve ana itici güçlerini incelemektedir. Ayrıca, bu tez çatışma için kalıcı bir çözüm bulmayı amaçlayan diplomatik girişimleri de taahhüt etmektedir. Somali, aynı etnik köken, din, kültür ve dili paylaşan homojen bir nüfustan oluşan bir ülkedir. Bununla birlikte, bu homojenlik, binlerce Somalilinin hayatına mal olan, dünyanın en korkunç çatışmalarından birine girmelerini engellemedi. Bu durum, 1991'de Said Barre'nin rejiminin çöküşünden sonra ortaya çıktı ve bugüne kadar gözle görülür bir değişiklik gözlenmedi. Çatışmanın bu akut ve aşırı derecede karmaşıklığı sadece Somali halkını etkilemekle kalmadı, genel olarak uluslararası topluma ve özellikle de Afrika boynuzuna komşu ülkeler için de büyük bir tehdit haline geldi. Bundan dolayı, tez son 20 yılda istikrarsızlıkla mücadele etmeyi ve Somali'ye kalıcı barışı getirmek için çeşitli barışçıların üstlendiği bu yöntemleri analiz etmektedir. Bundan dolayı, çalışma, son üç barış konferansı makul bir sonuç vermesine rağmen, barış girişimlerinin çoğunun neden başarısız olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Çalışma aynı zamanda barış inşası konusunda yerel mülkiyetin önemini göstermektedir. Barışı arttırma çabaları sadece yabancı bölgesel ve uluslararası aktörler için rezerve edildikten sonra, daha fazla takdir sonucu ortaya çıkaran nispeten düşük tahmin edilmiş bir yerli barış inşası sürecine ışık tutmakta ve onları aydınlatmaktadır. Bu bağlamda, çalışma, sonuç bölümünde Somali için kalıcı barışı sağlamanın en iyi yolu hakkında birkaç öneri sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Ak Parti Döneminde Türkiye-rusya İlişkileri: 2002-2015
    (2017) Pakhomova, Daria; Karasar, Hasan Ali
    Türkiye ve Rusya, dünyanın önde gelen politik aktörleri arasındadır. Her iki ülke de önemli bir jeopolitik konumdadır. Ayrıca, birbirlerine komşulardır ve yüzyıllardır devam eden ikili ilişkiler geçmişine sahiplerdir. Türk-Rus ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde gelişmediği gerçeğine rağmen, bugün Rus ve Türk politikacılar Rusya ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklıktan söz ediyor. Her iki ülke, arasındaki bir rekabet unsuru ve bazı bölgesel sorunlarda anlaşmazlıkların olmasına rağmen, sonuçta siyasi yakınlaşmaya yol açan ekonomik bağların yoğunlaştırılması politikasını sürdürülüyor. Türk-Rus ilişkilerinin en dinamik gelişimi AK Parti'nin iktidara gelmesi ile başladı. Bu dönemde Türk-Rus ilişkilerinin gelişimini göstermek için yazar, dostluk ve işbirliğinden gergin çatışmaya dönüşen 20. yüzyıldaki ikili ilişkilerin tarihsel arka planını analiz etti. Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşma faktörlerini saptamak için ikili ilişkilerin siyasi ve ekonomik unsurunu araştırdı. Türkiye ile Rusya arasındaki kilit konusu olan enerji alanına özel önem veriyor. Rusya ile Türkiye'yi birbirine bağlayan petrol ve gaz koridorlarının kapsamlı bir analizini ve iki ülke arasındaki nükleer enerji alanında işbirliğinin potansiyelini değerlendiriyor. Buna ek olarak yazar, Rus-Türk askeri-teknik işbirliğinin gelişmesindeki önemi belirtiyor. Bu sanayi ikili işbirliğinin nispeten yeni bir alanı. Ülkelerin askeri sanayi alanındaki etkileşimi büyük bir potansiyele sahiptir ve iki ülke arasındaki karşılıklı güven artışını göstermektedir. Yazar, Rusya ile Türkiye arasındaki askeri teçhizat ticaretinin yanı sıra güvenlik alanındaki işbirliğini de anlatıyor.
  • Master Thesis
    15 Temmuz Darbe Girişimi ve Türk Dış Politikasına Etkileri
    (2017) Baykara, Sevin; Ünal, Hasan
    Türk dış politikası, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi öncesine kadar ABD ve Avrupa ülkeleriyle sorunlar yaşamış ve yaşamaya devam etmektedir. Tarih boyunca dönemsel etkenler ile yakınlaşan ve gerginleşen Türkiye-Rusya İlişkileri ise Suriye krizi ile çatışan fikirler devam ederken Rus uçağının düşürülmesiyle ekonomimizi ve yatırım projelerini etkileyecek boyutlara ulaşmıştır. Türkiye, kurtuluş mücadelesini verip anayurdunu düşmanlardan temizledikten ve Misak-ı Milli sınırları içerisinde Cumhuriyetini ilan ettikten sonra, 1960 yılından itibaren darbe girişimleri ve darbelere sahne olmuştur. 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti, daha önce örneği olmayan bir darbe girişimi ile karşı karşıya kalmıştır. Fethullah Gülen'in (FETÖ) bugünlere gelişi, ABD'den oturum iznini nasıl aldığı ve iadesinin istenmesinin hala tartışma konusu olarak devam ettiği görülmektedir. Darbe girişiminden sonraki süreçte ise olası senaryolar üzerinde durulmaktadır. Ekonomik ve siyasi istikrarın sağlanması, terör eylemlerinin son bulması Türkiye'nin öncelikli hedefleri haline gelmiştir. Buradan hareketle tezimizin amacı 15 Temmuz darbe girişimi ve Türk dış politika üzerindeki yansımalarını niteliksel literatür taraması ışığı altında analiz etmektir. Anahtar Sözcükler: Türkiye, Rusya, Uçak krizi, Darbe, FETÖ, ABD
  • Master Thesis
    Ayaklanma Mı Terörizm Mi: Suriye İç Savaşından İkilemler 2011-2015
    (2017) Özçelik, Necdet; Karasar, Hasan Ali
    Bu çalışmada, etki sahibi dört devletin 2011 ile 2015 yılları arasında Suriye İç Savaşında yeralan devlet dışı aktörleri ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlanmalarındaki ikilemlerinin araştırılmasını hedeflenmiştir. Çalışma öncelikle, Suriye İç Savaşının tarihsel arka planını aktararak savaşan taraflar arasındaki çatışmanın nedenlerini sunmaktadır. Çalışma, savaşan dört önemli devlet dışı grup ile çatışma üzerinde etki sahibi dört devleti aktör olarak ele almıştır. Çalışmada ilk olarak, ayaklanma ve terörizm yedi parametere üzerinde kavramsal bir çerçeveye yerleştirilmiş, daha sonra devlet dışı aktörler bu parametrelere göre kimliklendirilmiştir. Parametrelerle kimliklendirilen devlet dışı aktörler, belirlenen dört devletin tanımlama yaklaşımları üzerinden karşılaştırılmış ve devletlerin dört devlet dışı aktörü ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlamalarındaki ikilemleri ortaya konulmuştur. Çalışma, devletlerüstü seviyede kapsayıcı parametrelerle geliştirilmiş ortak bir terörizm ve ayaklanma tanımının gerekliliğini önermektedir. Anahtar kelimeler: devlet dışı aktörler, ayaklanma, terörizm, meşruiyet, tanımlama
  • Master Thesis
    Türkiye'nin Orta Asya Türk Devletleri Politikası Üzerindeki Rus Politik Etkisi
    (2010) Kılıçbeyleroğlu, Buğra; Başak, Cengiz
    Orta Asya tarihin başından beri Türk topluluklarının ana vatanı olma özelliğini korumuştur. Çeşitli zamanlarda belli devletlerin saldırısı ve hâkimiyetine geçmiştir. Bu tezde Türkiye'nin Orta Asya Türkleri ile olan ilişkileri dikkate alınacaktır. Türkiye kökenlerini Orta Asya'dan almış bir devlettir. Tarih boyunca da kesintilere de maruz kaldıysa da ilişkilerini büyüklü küçüklü ölçülerde sürdürmeye devam etmektedir. Soğuk Savaş öncesi dönemlerde olsun soğuk savaş sırasında olsun ya da sonrasında ilişkiler duraksasa da kesilmemiştir.Tabi bu ilişkilerin seyrini etkileyen bir takım politikalardan da söz etmek mümkündür. Özellikle bölgede büyük devletlerin politik çekişmeleri yaşanmıştır. Rusya bölge üzerinde kültürel açıdan olsun, ekonomik açıdan olsun ya da askeri açıdan olsun hala başat etkisini korumaktadır. Rus politikalarına karşı duruşları değiştiren ya da belirleyen bölgesel aktörler kendileri için doğru olana en yakın siyaseti izlemeye çalışmıştır. Afganistan, İran, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi bu aktörler içinde saymak mümkündür. Rusya'nın bu politikalar üzerindeki etmen olma faktörü çok kutuplu dönemde bir süper güç olmasının dışında en yakın geçmişte Orta Asya'da siyasi birliği sağlayan son devlet olmasından da kaynaklanmaktadır. Böylece bölge bu döneminde Rusya'nın isteklerine göre şekillenmiş bir yapıya sahiptir. Rusya'nın yakın dönem çıkarları içinde hala önemini koruyan Orta Asya hem Rusya'nın güneyinde çok geniş sınırlarla komşu olmasıyla, enerji kaynakları açısından zenginliğiyle ve geçmişte yerleşmiş ve hala Orta Asya'da bulunan en kalabalık azınlık nüfusuyla bölgeyle olan ilişkilerini kesintisiz bir biçimde devam ettirmektedir.Bu durumlar da göz önünde bulundurulduğunda Rusya Türkiye ` nin Orta Asya politikası üzerinde ki belirleyici rolünü hala korumaktadır. Bu çalışmada bu etki üzerinde Türkiye'nin konumu incelenmiştir.
  • Master Thesis
    Libya-çad Çatışması (1976-1994)
    (2017) Shebli, Talal Ibrahım Moh; Karasar, Hasan Ali
    Bu tezde Libya ve Çad arasındaki çatışmanın siyasi ve askeri yönlerinin etkilerini araştırılacaktır. Bu çalışmada, savaş ve nedenleri üzerinde durulacaktır. Esas olarak, iki ülke arasındaki arazi Aouzou şeridine odaklanacaktır. Söz konusu olan bölge, Afrika ve güç sahibi olan koloniler arasında çekişme alanı ve kalıntıları olmuştur. Bu çalışma aynı zamanda çatışan gruplar hakkındaki Birleşmiş Milletlerin yaklaşımlarına yer vermektedir. Bu çalışma, Libya ve Çad arasındaki sınır çatışmasını incelemek ve her iki ülke üzerindeki sosyal ve politik etkilerini analiz etmek, çatışmadaki iki tarafın da izlediği politikalar ve askeri hedeflerinin zorluklarını ve sosyal etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, bu çalışmada bahsedilen çatışma sonrasında toplumda ortaya çıkan toplumsal ve siyasal yapı değişikliklerini değerlendirerek, uluslararası toplumun çatışmaya tepkisini gözden geçirerek elde edilen bilgi ve tüm bulguları sonuç kısımda özetlemektedir.
  • Master Thesis
    Türkiye'nin Suriye Politikası 2011-2013
    (2014) Albayrak, Aksu; Ünal, Hasan
    Türkiye' nin Suriye Krizi' ne yönelik dış politikası değerlendirilmiş, ikili ilişkilerin seyrinde geçmişten günümüze durum tespiti yapılmış ve Arap Baharı' nın Suriye'deki gidişatının, ilişkilere olan etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Belirlemede ölçüt; ikili ilişkilerin geçmişi, mevcut uluslararası sistemin yapısı ve Orta Doğu'nun yaşadığı büyük değişim dalgası olmuştur. Çalışma kapsamında Arap coğrafyası ve Suriye' deki değişimler dikkate alınarak güvenlik açısından önem kazanan bölgede, Türk dış politikasının Suriye Krizine etkisiyle gelinen son dönem güvenlik durumu irdelenmiş ve muhtemel senaryolar üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Suriye, Arap Baharı, Kriz, Güvenlik.
  • Master Thesis
    Hazar Denizinin Hukuki Rejimi ile İlgili İran'ın Dış Politikası
    (2015) Asgary, Bahareh; Ünal, Hasan
    ASGARY Bahareh. Hazar Denizinin Hukuki Rejimi İle İlgili İranın Dış Politikası , Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2015 Sovyetler Birliği dağılışı ile birlikte, birçok sorunu da beraberinde getirdi. Hazar denizinin hukuksal statüsü, paylaşımı ve doğal yer altı zenginliklerinin kullanımı gibi sorunlar bunlardan bazısı sayılır. Dağılmadan önce Hazar'da kıyısı olan iki ülke vardı: Sovyetler birliği ve İran. Sovyetler birliğinin dağılması ile birlikte Rusya'dan bağımsızlıklarını elde eden Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan ortaya çıkmıştır. Günümüzde Sovyetler birliği ve İran arasında yapılan eski anlaşmalar ortaya çıkan sorunların çözümünde yetersiz kalmıştır. Hazar'a kıyısı olan beş devlet arasında ise belli bir çözüm yolu oluşmamıştır. Farklı ikili anlaşmalar yapılmanın yanı sıra, her beş tarafı da içine alan bir anlaşma henüz yapılmamıştır. Bunlarla birlikte Rusya, Kazakistan ve Azerbaycan'dan oluşan Hazar'ın kuzey kıyı ülkeleri arasında bir uzlaşmaya varmıştır. Bu anlaşmada, tarafların deniz yatağından orta hat esasına göre yararlanmayı öneren bu sisteme, güney kıyıdaşlar ülkeleri, İran ve Türkmenistan karşı çıkmaktadırlar. Güneyde Türkmenistan, denizin münhasıran paylaşılmasının ilkesini kabul etmekle birlikte bu yöntemin detayları konusunda fikir ayrılığına düşmüştür. Türkmenistan özellikle Azerbaycan ile orta hat boyunca aralarında denizi bölmek konusunda anlaşmalarına karşın bu hattın koordinatlarının nereden geçeceği konusunda uzlaşamamışlardır. Sonuç olarak hâlihazırda, Hazar denizinin havzasında kuzeyde üçlü Rusya, Azerbaycan ve Kazakistan orta hat anlaşması, güneyde ise İran ve Türkmenistan'ın ikili ittifakı ve Kuzey-Güney arasındaki anlaşmazlığı vardır. Bölgede Sovyetler birliğinin dağılması ile beraber ortaya çıkan ülkeler yıllar boyu Rusların sömürüsü neticesinde, fakir ve zor durumundaydılar ve sonuç olarak ayağa kalkmak için Hazarın zenginliklerine çok bağlıdırlar. Geçmişte kalan anlaşmalar, 1921 ve 1940 yıllarında İran ve Sovyetler birliği arasında yapılmıştır. Ancak yeni ülkeleri bu anlaşmaları kabul etmeyip, yeni ve adil bir anlaşma peşindeydiler. Bölgede yeni yapılan anlaşmalar, İran'ın zarara uğramasına neden olabilme potansiyele sahiptir. Bu konuları göz önünde bulundurarak, İran'ın bölgede daha aktif rol almaya mecburiyeti vardır. Hazar Denizi'nin hukuki rejimi ve statüsü tekrardan düzenlenmesi bölgede güveni tesis eder. Ayrıca tarihi açıdan Hazar Denizi'nin çok önemli olduğu için, sadece ekonomi açıdan değil, belki güvenlik, siyasal açıdan da bölgede güven ve istikrar gerekmektedir. 1. Batının özellikle Amerika Birleşik Devletlerinin ( ABD) kazançlarının tanımlanması, 2. Komşu ülkeler arasındaki anlaşmazlıkların nedeni, 3. İsrail ve ABD'nin bölgedeki etkilerinin nedenleri ve İran'ın onların karşısındaki önlemleri, 4. Hazar havzasındaki komşu ülkelerin farklı görüşleri. Anahtar Sözcükler: Hazar Deniz Statüsü, İran Ve Hazar Denizi Yasaları, Hazar Denizi Komşuları, Hazar Denizinde Dış Güçler, Hazar Denizindeki Dış Politikalar, Hazar Denizi Petrolü.
  • Master Thesis
    Suriye Krizi Denkleminde Türkiye Rusya İlişkileri
    (2016) Kılıçarslan, Mehmet Tolga; Ünal, Hasan
    Tarih boyunca karşılıklı rekabet ve çatışma içerisinde geçen Türkiye-Rusya ilişkileri önce Milli Mücadele sonra da Soğuk Savaş döneminde (1965-1980) ekonomik ve ticari işbirliği şeklinde devam etmiş ve 2000'li yıllardan itibaren çok yönlü bir işbirliği halini almış ve özellikle enerji alanında gelişmiştir. 2010 yılından itibaren Kuzey Afrika'da başlayan ve hızla Ortadoğu'ya yayılan Arap Baharı ateşi Suriye'ye de sıçramış ve bölgedeki dengeleri alt üst etmiştir. Krizin başlamasından sonra Türkiye ve Rusya'nın bölgeye ilişkin politikaları çatışmış, Türkiye Esad rejiminin karşısında yer alırken, Rusya Esad rejimini desteklemiş ve ikili ilişkiler bu gelişmelerden olumsuz etkilenmiştir. 2015 yılında Rus SU-24 savaş uçağının Türk F-16'larınca düşürülmesi ilişkileri kopma noktasına getirmiş, Rusya tarafından uygulamaya konulan ekonomik ambargolarla ilişkiler gerginlik aşamasından kriz safhasına taşınmıştır. Yaklaşık 8 ay süren kriz dönemi boyunca iki ülke de ekonomik olarak zorluklar yaşamış, iki ülkenin birbiri açısından vazgeçilmez konumda olduğu anlaşılmıştır. Suriye krizi ile birlikte farklı bir boyuta taşınan ikili ilişkiler, Rus uçağının düşürülmesi ile kriz dönemini yaşamış, kriz döneminden normalleşme safhasına geçiş uzun ve sancılı olmuştur. Buradan hareketle tezimizin amacı Suriye krizi ile başlayan değişim sürecinin Türkiye-Rusya ilişkilerine etkisini analiz etmek ve gelecekte Türkiye-Rusya ilişkilerinin nasıl şekilleneceğini değerlendirmektir. Anahtar Sözcükler Türkiye, Rusya, Suriye Krizi, SU-24, İkili ilişkiler.