Search Results

Now showing 1 - 10 of 66
  • Master Thesis
    Türk-çin Siyasal ve Ekonomik İlişkilerinin Türkiye Ekonomisine Etkileri
    (2019) Şatana, Çağrı Ceren; Ülker, Halil İbrahim
    Türklerin, tarih boyunca Çin ile ekonomik ve siyasi ilişkileri olmuştur. Çin'in birçok açıdan çeşitli büyüklüklere sahip olması dünya için hem bir fırsat hem de bir tehdit olarak algılanmıştır. Ekonomik yönüyle büyük bir pazar olması Çin'i, diğer ülkeler karşısında cazip hale getirmektedir. Çin sosyalist piyasa ekonomisi olarak adlandırılan kendine özgü bir ekonomik modele sahiptir. Pragmatik açıdan en üst düzeyde faydaya odaklı bu model Çin'i dünya karşısında sürekli avantajlı hale getirmiştir. Türkiye'nin 1995'li yıllar sonrasında Çin ile olan dış ticaretindeki canlanma zamanla Türkiye ekonomisinin aleyhine dönmüştür. Özellikle Çin'in ulusal parasını devalüe etmesi diğer tüm ülkeler gibi Türkiye'yi de dış ticaret açısından olumsuz etkilemiştir. Zaman içerisinde ucuz malların en büyük tedarikçisi olan Çin, Türkiye'nin ithalat artışlarında en çok öne çıkan ülke olmuştur. Ülke ekonomisi için orta ve uzun vadede dış ticaret açığı diğer bir deyişle ödemeler dengesindeki bozukluk önemli bir konudur. Türkiye'nin sahip olduğu avantajları kullanarak Çin ile olan dış ticaretinde kazançlı çıkması için firmaların devlet desteğine ihtiyacı vardır. Ayrıca dış ticarette etkin rol oynayan Türk firmalarının yapılan ekonomik faaliyette Türkiye'nin kazançlı çıkması için önceliklerini gözden geçirmesi gerekmektedir.
  • Master Thesis
    Uluslararası İlişkilerde Darwinizim: Nazizm ve Sosyal Darwinizm
    (2019) Şahin, Sena; Yılmaz, Gözde
    19. yüzyıl, yaşanılan gelişmeler ile insanlık tarihi açısından oldukça önemli bir dönemdir. Bu dönemde yaşanan tarihi, sosyal ve bilimsel gelişmeler tüm dünyayı oldukça etkilemiştir. M.Ö. 600'lü yıllara kadar dayanan evrim fikri ise, Charles Darwin'in 1859 yılında 'Türlerin Kökeni' isimli eserinin yayınlanması ile zirveye ulaşarak tüm alanlarda oldukça önemli etkilere sebep olmuş, sosyal ve siyasal alanlara da nüfuz etmeye başlamıştır. 1851 yılında Herbert Spencer tarafından geliştiren toplumsal hayatta evrim fikri, Darwin'den sonra toplum içinde hızlı bir şekilde gelişerek, Sosyal Darwinizm unsuru ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın başlarında Almanya'yı da etkisi altına alan Sosyal Darwinizm, Nazi ideolojisinin şekillenmesinde etkili olmuş ve Sosyal Darwinizm'in en radikal noktası olan 'ırk hijyeniği' uygulamaları da Naziler tarafından sistemli bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada evrim teorisinin sosyal alanlara yansıması, Sosyal Darwinizm kapsamında Nazizm özelinde incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Nazizim, Hitler, Darwinizm, Sosyal Darwinizm
  • Master Thesis
    Afganistan'da aşırıcılık ve radikalizm
    (2020) Ahmadi, Sayed Amrullah; Gürel, Şükrü Sina
    Bu araştırma radikalizmi ve aşırıcılığı Afganistan'ın iç ve dış politikası üzerine siyaset bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma Özellikle Afganistan iç savaşından (1990) beri Afganistan tarihinde aşırılık yanlısı grupları ve muhafazakar zihniyeti üzerinde durulacaktır. Dolayısıyla, bu araştırma çoğunlukla Afganistan'da uzun zamandan beri sosyal, politik ve ekonomik alanlarin şekillenmesinde büyük rol oynayan dini aşırılık üzerine yoğunlaşmaktadır. Afganistan, sosyal, kültür, ekonomi ve politika açısından radikalizm ve aşırıcılık kavramlarından etkilenmiştir. Öte yandan, Afgan politikacılar dinin aşırılıkçılığının iç ve dış ilişkilerdeki etkisini görmezden gelmişlerdir. Bu nedenle, bu araştırmanın amacı esas olarak Afganistan'ın politikasında ve uluslararası ilişkilerde Taliban ve Alqaeda gibi dini aktörlerin ve aşırılık yanlısı grupların rol ve işlevlerini açıklamaya dayanmaktadır.,Ayrıca bu çalışma Afganıstan ve Pakıstan arasındaki ilişkiyi de kısaca analiz ediyor.
  • Master Thesis
    Rusya Perspektifinden 2005-2015 Yılları Arasında Ukrayna ile Yaşanan Gaz Problemi
    (2017) Lukyanova, Anna; Karasar, Hasan Ali
    Rusya ile Ukrayna arasındaki ilk gaz krizi 1993 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından hemen iki yıl sonra başladı. Sorun oldukça karmaşık siyasi, iktisadi ve coğrafi temellerde iki ülkeyi karşı karşıya getiren bir olguydu. Bu tez Rusya açısından iki ülke arasındaki gaz çatışmasının başlangıcı ve devamındaki sebepleri aydınlatmaya çalışmaktadır. Bu yüzd3en de tez sorunun zirve dönemi olarak adlandırılan 2005-2015 yılları arasını mercek altına almaktadır. Rusya-Ulrayna ilişkileri hali hazırda da her geçen gün daha karmaşık bir hal almakta ve iki taraf birbirinden tamamen farklı amaçlar üzerine kurdukları politikalar izlemektedirler. Bu tez hem iki devletin dış politikalarını hem de Gazprom ve Naftogaz gibi gaz tekeli şirketlerin konu hakkındaki siyasalarını incelemek suretiyle aynı zamanda Rusya-Ukrayna ilişkilerinin şirketlerin de dahlia olan bir haritasını çıkarmaktadır.
  • Master Thesis
    1991-2016 Yılları Arasındaki Somali'deki Barışı İnşa Süreci
    (2018) Farah, Abdinur Hassan; Yılmaz, Gözde
    Somali'deki Barışı inşa süreci hakkındaki bu tez, Somali'deki çatışmanın doğasını ve ana itici güçlerini incelemektedir. Ayrıca, bu tez çatışma için kalıcı bir çözüm bulmayı amaçlayan diplomatik girişimleri de taahhüt etmektedir. Somali, aynı etnik köken, din, kültür ve dili paylaşan homojen bir nüfustan oluşan bir ülkedir. Bununla birlikte, bu homojenlik, binlerce Somalilinin hayatına mal olan, dünyanın en korkunç çatışmalarından birine girmelerini engellemedi. Bu durum, 1991'de Said Barre'nin rejiminin çöküşünden sonra ortaya çıktı ve bugüne kadar gözle görülür bir değişiklik gözlenmedi. Çatışmanın bu akut ve aşırı derecede karmaşıklığı sadece Somali halkını etkilemekle kalmadı, genel olarak uluslararası topluma ve özellikle de Afrika boynuzuna komşu ülkeler için de büyük bir tehdit haline geldi. Bundan dolayı, tez son 20 yılda istikrarsızlıkla mücadele etmeyi ve Somali'ye kalıcı barışı getirmek için çeşitli barışçıların üstlendiği bu yöntemleri analiz etmektedir. Bundan dolayı, çalışma, son üç barış konferansı makul bir sonuç vermesine rağmen, barış girişimlerinin çoğunun neden başarısız olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Çalışma aynı zamanda barış inşası konusunda yerel mülkiyetin önemini göstermektedir. Barışı arttırma çabaları sadece yabancı bölgesel ve uluslararası aktörler için rezerve edildikten sonra, daha fazla takdir sonucu ortaya çıkaran nispeten düşük tahmin edilmiş bir yerli barış inşası sürecine ışık tutmakta ve onları aydınlatmaktadır. Bu bağlamda, çalışma, sonuç bölümünde Somali için kalıcı barışı sağlamanın en iyi yolu hakkında birkaç öneri sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Ak Parti Döneminde Türkiye-rusya İlişkileri: 2002-2015
    (2017) Pakhomova, Daria; Karasar, Hasan Ali
    Türkiye ve Rusya, dünyanın önde gelen politik aktörleri arasındadır. Her iki ülke de önemli bir jeopolitik konumdadır. Ayrıca, birbirlerine komşulardır ve yüzyıllardır devam eden ikili ilişkiler geçmişine sahiplerdir. Türk-Rus ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde gelişmediği gerçeğine rağmen, bugün Rus ve Türk politikacılar Rusya ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklıktan söz ediyor. Her iki ülke, arasındaki bir rekabet unsuru ve bazı bölgesel sorunlarda anlaşmazlıkların olmasına rağmen, sonuçta siyasi yakınlaşmaya yol açan ekonomik bağların yoğunlaştırılması politikasını sürdürülüyor. Türk-Rus ilişkilerinin en dinamik gelişimi AK Parti'nin iktidara gelmesi ile başladı. Bu dönemde Türk-Rus ilişkilerinin gelişimini göstermek için yazar, dostluk ve işbirliğinden gergin çatışmaya dönüşen 20. yüzyıldaki ikili ilişkilerin tarihsel arka planını analiz etti. Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşma faktörlerini saptamak için ikili ilişkilerin siyasi ve ekonomik unsurunu araştırdı. Türkiye ile Rusya arasındaki kilit konusu olan enerji alanına özel önem veriyor. Rusya ile Türkiye'yi birbirine bağlayan petrol ve gaz koridorlarının kapsamlı bir analizini ve iki ülke arasındaki nükleer enerji alanında işbirliğinin potansiyelini değerlendiriyor. Buna ek olarak yazar, Rus-Türk askeri-teknik işbirliğinin gelişmesindeki önemi belirtiyor. Bu sanayi ikili işbirliğinin nispeten yeni bir alanı. Ülkelerin askeri sanayi alanındaki etkileşimi büyük bir potansiyele sahiptir ve iki ülke arasındaki karşılıklı güven artışını göstermektedir. Yazar, Rusya ile Türkiye arasındaki askeri teçhizat ticaretinin yanı sıra güvenlik alanındaki işbirliğini de anlatıyor.
  • Master Thesis
    Kosova Krizi Esnasında Rus Amerikan İlişkileri
    (2015) Cankara, Hasan Mert; Karasar, Hasan Ali
    Dünya yaklaşık yarım yüzyıl boyunca iki kutuplu olarak yönetildi. İkinci dünya savaşı sonrası gelişen süreçte, ABD'nin başını çektiği batı bloğu ve SSCB'nin öncülüğündeki doğu bloğu bu iki kutbu teşkil ettiler. Gerek ekonomik alanda gerekse askeri alanda, bu iki devlet ve beraberindekiler, kendi sistemlerini oluşturdu ve dünya bu iki devletin güç kullanımına sahne oldu. 1989'da Sovyetler Birliği'nin yıkılması ile resmi olarak bu iki kutuplu düzenin sona erdi. Bu andan sonra, dünya, Balkanlar başta olmak üzere yeni çatışma alanlarının oluşmasına sahne oldu. Eski Sosyalist Yugoslavya'nın parçalanışı, bölge üzerindeki hâkimiyet kurma yarışını beraberinde getirdi. Balkan Krizleri, Sovyetlerin yıkılmasının ardından kurulan Rusya'nın, yeniden toparlanması ve uluslararası alanda kendine yer bulma çabaları bakımından, zor birer sınavdı. 1990'ların sonlarına doğru Kosova'da ortaya çıkan kriz, büyük bir otorite tesis etme savaşını da beraberinde getirdi. 1989 yılında gerçekleşen anayasa değişikliği ile Kosova, özerk yapısını kaybetti. Bu ondan sonra yaşanan etnik çatışmalar bütün dünyanın dikkatini Avrupa'nın bu küçük toprak parçasına yöneltti. Eski gücünden uzakta olan Rusya bu kriz esnasında Yugoslavya'nın adeta hamisi gibi davranarak, hem tezlerini kabul ettirmeye çalıştı hem de BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkı ile olası bir askeri müdahalenin önüne geçmek istedi. Fakat batı savunma bloğu NATO, ABD öncülüğünde teammüler dışına çıkılarak, herhangi bir self-determinasyon hakkı oluşmadan ve Güvenlik Konseyi kararı olmadan 76 gün süren ağır bir hava hücum harekâtı gerçekleştirdi ve böylece Miloseviç'i anlaşma masasına oturmaya ikna etti. Bu kriz, Sovyetlerin dağılması ile kurulan Rusya ile süper güç ABD'nin adeta bir gövde gösterisine sahne olmuş, fakat o zamanda geçiş dönemindeki Rusların zayıflığından dolayı ABD'nin zaferi ile sonuçlanmıştır. Bu sebeple, halen günümüzde de devam eden ve en son Kırım'ın Ruslar tarafından ilhakı ile sonuçlanan çekişmelerin temeli olarak Kosova Krizi, bu çalışmada ele alınmıştır.
  • Master Thesis
    Yunanistan siyasetinde Makedonya sorunu (1991-2019)
    (2020) Özlü, Zeynep Özlem; Gürel, Şükrü Sina; Gürel, Şükrü Sina; Gürel, Şükrü Sina; Political Science and Public Administration; Political Science and Public Administration
    Yugoslavya'nın yıkılması ile başlayan Balkanlardaki savaş ve istikrarsızlık Yunanistan siyasetini derinden etkileyen bir dönem yaratmıştır. Yugoslav İç savaşından kansız bir şekilde çıkarak bağımsızlığını ilan etmeyi başaran Makedonya Cumhuriyeti uluslararası arenada tanınmak için oldukça büyük bir savaş vermiştir. Çok uluslu yapısı ve güçsüz ekonomisi ile hızlı bir şekilde demokratikleşme sürecine giren Makedonya Cumhuriyeti, Avrupa ülkeleri ve ABD tarafından takdirle karşılanmıştır. Ancak Balkan Savaşları sonrasında ortaya çıkan tarihsel Makedonya Sorunu kırk beş yıllık bir uykudan sonra yeniden uyanmış ve Yunanistan isim, bayrak ve anayasasına karşı çıktığı Makedonya Cumhuriyeti'ni tanımamak ve uluslararası örgütlerde yer bulmasını engellemek için büyük bir çaba göstermiştir. Nihayet 27 yıl sonra gerek Makedonya'da gerekse Yunanistan'da başa gelen ılımlı hükümetler ulusal çıkarları için önemli bir adım atmış ve imzalanan Prespa Anlaşması ile iki ülke arasındaki isim sorunu Makedonya Cumhuriyeti'nin adının Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olarak değişmesi ile son bulmuştur. Anahtar kelimeler: Kuzey Makedonya, Makedonya Cumhuriyeti, Yunanistan, Prespa Anlaşması, Alexis Tsipras, Zoran Zaev.
  • Master Thesis
    Ayaklanma Mı Terörizm Mi: Suriye İç Savaşından İkilemler 2011-2015
    (2017) Özçelik, Necdet; Karasar, Hasan Ali
    Bu çalışmada, etki sahibi dört devletin 2011 ile 2015 yılları arasında Suriye İç Savaşında yeralan devlet dışı aktörleri ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlanmalarındaki ikilemlerinin araştırılmasını hedeflenmiştir. Çalışma öncelikle, Suriye İç Savaşının tarihsel arka planını aktararak savaşan taraflar arasındaki çatışmanın nedenlerini sunmaktadır. Çalışma, savaşan dört önemli devlet dışı grup ile çatışma üzerinde etki sahibi dört devleti aktör olarak ele almıştır. Çalışmada ilk olarak, ayaklanma ve terörizm yedi parametere üzerinde kavramsal bir çerçeveye yerleştirilmiş, daha sonra devlet dışı aktörler bu parametrelere göre kimliklendirilmiştir. Parametrelerle kimliklendirilen devlet dışı aktörler, belirlenen dört devletin tanımlama yaklaşımları üzerinden karşılaştırılmış ve devletlerin dört devlet dışı aktörü ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlamalarındaki ikilemleri ortaya konulmuştur. Çalışma, devletlerüstü seviyede kapsayıcı parametrelerle geliştirilmiş ortak bir terörizm ve ayaklanma tanımının gerekliliğini önermektedir. Anahtar kelimeler: devlet dışı aktörler, ayaklanma, terörizm, meşruiyet, tanımlama
  • Master Thesis
    Türkiye'nin Orta Asya Türk Devletleri Politikası Üzerindeki Rus Politik Etkisi
    (2010) Kılıçbeyleroğlu, Buğra; Başak, Cengiz
    Orta Asya tarihin başından beri Türk topluluklarının ana vatanı olma özelliğini korumuştur. Çeşitli zamanlarda belli devletlerin saldırısı ve hâkimiyetine geçmiştir. Bu tezde Türkiye'nin Orta Asya Türkleri ile olan ilişkileri dikkate alınacaktır. Türkiye kökenlerini Orta Asya'dan almış bir devlettir. Tarih boyunca da kesintilere de maruz kaldıysa da ilişkilerini büyüklü küçüklü ölçülerde sürdürmeye devam etmektedir. Soğuk Savaş öncesi dönemlerde olsun soğuk savaş sırasında olsun ya da sonrasında ilişkiler duraksasa da kesilmemiştir.Tabi bu ilişkilerin seyrini etkileyen bir takım politikalardan da söz etmek mümkündür. Özellikle bölgede büyük devletlerin politik çekişmeleri yaşanmıştır. Rusya bölge üzerinde kültürel açıdan olsun, ekonomik açıdan olsun ya da askeri açıdan olsun hala başat etkisini korumaktadır. Rus politikalarına karşı duruşları değiştiren ya da belirleyen bölgesel aktörler kendileri için doğru olana en yakın siyaseti izlemeye çalışmıştır. Afganistan, İran, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi bu aktörler içinde saymak mümkündür. Rusya'nın bu politikalar üzerindeki etmen olma faktörü çok kutuplu dönemde bir süper güç olmasının dışında en yakın geçmişte Orta Asya'da siyasi birliği sağlayan son devlet olmasından da kaynaklanmaktadır. Böylece bölge bu döneminde Rusya'nın isteklerine göre şekillenmiş bir yapıya sahiptir. Rusya'nın yakın dönem çıkarları içinde hala önemini koruyan Orta Asya hem Rusya'nın güneyinde çok geniş sınırlarla komşu olmasıyla, enerji kaynakları açısından zenginliğiyle ve geçmişte yerleşmiş ve hala Orta Asya'da bulunan en kalabalık azınlık nüfusuyla bölgeyle olan ilişkilerini kesintisiz bir biçimde devam ettirmektedir.Bu durumlar da göz önünde bulundurulduğunda Rusya Türkiye ` nin Orta Asya politikası üzerinde ki belirleyici rolünü hala korumaktadır. Bu çalışmada bu etki üzerinde Türkiye'nin konumu incelenmiştir.