Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Master Thesis
    Büyüyen Doğu-batı Rekabeti Bağlamında Türkiye'nin Afrika Dış Politikası: Yumuşak Güç Diplomasisinin Analizi (2005-2021)
    (2021) Mısırlı, Hüsnü; Orhan, Duygu Dersan
    Sömürgeleşme süreci sona ermesine rağmen, Afrika kıtasındaki uluslararası rekabetin diğer aktörler tarafından modern yöntem ve araçlarla sürdürüldüğü görülmektedir. Üstelik, Avrupa devletlerinin kurmuş oldukları düzen, bölgeden çıktıklarında Afrika toplumunun gerçekleriyle örtüşmemiş ve uzun yıllar kalkınmasının önündeki en büyük engellerden biri olmuştur. Afrika toplumlarının sosyal yapısına uymayan zorlama sınırlar, bir yandan anlaşmazlıklara ve etnik çatışmalara neden olurken, diğer yandan da yeni kurulan ülkelerin ticaretine, ulaşımına ve ekonomilerine zarar vermiştir. Kaçınılmaz olarak, şiddet ve güvensizlik ortamı devlet kurumlarını zayıflatmış ve Afrika ülkelerinin siyasi ve ekonomik ilerlemesini engellemiştir. Ne yazık ki, kıtadaki küresel rekabeti devralan yeni aktörlerde kıta ülkeleriyle ilişkilerinde mevcut düzeni korumak için kendilerini konumlandırmanın haricinde bölgenin sosyal ve ekonomik kalkınmasına herhangi bir katkıda bulunmamışlardır. Türk dış politika anlayışı ile ilgili olarak; Sovyetler Birliğinin 1991 yılında dağılması Amerika Birleşik Devletleri'nin yeni dünya düzeninin tek süper gücü olarak ortaya çıkmasına ve uluslararası sistemin tek kutuplu bir yapıya dönüşmesine neden olmuştur. Bu kapsamda, yeni dünya düzeninin değişen dinamikleri nedeniyle, soğuk savaş döneminin ardından iki kutuplu yapının son bulması Türkiye için de yeni fırsatlar ve ortaklıklar bağlamında bir manifesto niteliğinde olmuştur. Kuşkusuz Türkiye, başlangıçta Afrika'ya açılma politikası kapsamında tarihsel bağlarını ve kültürel benzerliklerini kullanarak olumlu bir atmosfer yaratma avantajına sahip olmuş ve ayrıca 2005'te Afrika'ya açılma girişiminin tezahürü, yumuşak güç diplomasisinin kıtanın bazı bölgelerinde uygulanmasına ivme kazandırmıştır. Ancak, uygulanan dış politika öncelikleri Türkiye açısından hem fırsatlar sunmuş hem de zorluklara neden olmuştur.
  • Master Thesis
    Suriye İç Savaşı Bağlamında Rusya-suriye İlişkileri ve Rus-amerikan Rekabeti Üzerindeki Etkileri
    (2020) Abanoz, Can; Orhan, Duygu Dersan
    Orta Doğu bölgesi Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana bazı anlaşmazlıklardan muzdariptir. Özellikle siyasi, ekonomik ve askeri istikrarsızlıklarla ilgili konular o zamandan beri hiç çözülememiştir. Suriye, Ortadoğu'nun önemli ve karmaşık devletlerinden biridir. Bu tezde, nitel araştırma yöntemi kullanılarak Suriye'nin tarihsel ve mevcut durumundan kaynaklanan sorular cevaplanmaya çalışılmıştır. Bu nedenle Suriye'nin Rusya için neden önemli olduğu, Rusya'nın Suriye konusundaki çıkarları, Rusya ve ABD'nin Suriye konusunda neden farklı yollar izlediği ve her iki tarafın rekabetinin neden Soğuk Savaş 2.0'a dönüştüğü de bu çalışmanın sorularıdır. 1946'dan bu yana Suriye, derin iç meseleler ve uluslararası ilişkilerde sıkıntılı bir süreçten geçmiştir. İç meselelerde siyasi rekabet ve İsrail ile tarihten gelen düşmanlık, Soğuk Savaş döneminde büyük bir zorluğa neden olmuştur. Suriye'nin çok etnik ve çok mezhepli yapısı nedeniyle Hafez Assad döneminden başlayarak mezhep meseleleri ortaya çıkmıştır. Babasının halefi olan Bashar Assad da benzer sıkıntı ve sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Sovyetler Birliği'nin halefi Rusya Federasyonu ile de Sovyetler Birliği ile gelen köklü tarihsel bağlar devam etmiştir. Suriye İç Savaşı başladığında Rusya, Assad Rejimi lehine hızla yanıt vermiştir. Aynı zamanda, ABD'nin, özellikle 11 Eylül'den sonra, Orta Doğu politikalarındaki başarısızlığı, Orta Doğu bölgesindeki terörist faaliyetlerini ortaya çıkarmış ve dünyanın geri kalanına yayılmıştır. Rusya Devlet Başkanı Putin'in Orta Doğu ve Doğu Akdeniz bölgesindeki uzun vadeli hedefleri taraflar arasında büyük bir rekabete yol açmıştır. Rusya ve ABD, bu rekabete katılan vekilleri ile Orta Doğu bölgesinde bir güç haline gelme konusunda çatışmasıyla, Suriye'nin sonsuz iç istikrarsızlıkları yeni bir duruma yol açmıştır. Bu durum yeni bir Soğuk Savaşı göstermekte ve egemen taraflar arasında 'Soğuk Savaş 2.0' olarak telaffuz edilmektedir.
  • Master Thesis
    Arap Baharı Sonrası Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu'nun Suriye'deki Rekabeti
    (2023) Sohta, Rami; Orhan, Duygu Dersan
    Bu araştırmada Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Rusya Federasyonu'nun (Rusya) Suriye'deki çıkarları ve müdahale sebepleri üzerinden Suriye'deki rekabetleri incelenecektir. ABD ve Rusya İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Ortadoğu'da ve Suriye'de rekabet halinde olmuşlar, her iki güç Suriye İç Savaşı sonrası Suriye'de kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmişlerdir. Rusya Suriye sorununu uluslararası sistemdeki yerini güçlendirmek için bir araç olarak görürken, ABD bu sorun aracılığıyla Ortadoğu'yu tamamen kontrol altına alıp bölgedeki hakimiyetini güçlendirmeyi hedeflemiştir. Suriye savaşındaki ABD ve Rusya'nın rolü doğrudan askeri ve siyasi müdahale ve vekalet savaşları yoluyla gerçekleşmiş, Rusya Suriye rejiminin yanında yer alırken ABD muhalefetin yanında yer almış fakat DEAŞ terör örgütünün ortaya çıkmasıyla her iki taraf DEAŞ'ile mücadele konusunda birleşmiştir. ABD ve Rusya Suriye'de askeri üsler kurarak kendi çıkarlarını korumaya çalışmıştır, ABD Suriye'de petrol ve doğalgaz kaynaklarını kontrol altına alırken Rusya sıcak denizlere inme politikası çerçevesinde Akdeniz'deki hakimiyetini arttırmıştır.