Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Master Thesis
    Hastane ve Hekim Tercihinde Sosyal Medya Kullanımının Etkisi: Ankara İli Örneği
    (2014) Tengilimoğlu, Emre; Parıltı, Nurettin
    İnternet teknolojisinde yaşanan gelişmeler ile tüketicilerin duygu, düşünce, fikir ve bilgi paylaşımında bulunabildikleri interaktif bir ortam olan sosyal medya internet dünyasında yerini almıştır. Günlük hayatta zamanının çoğunu internet başında geçiren tüketiciler satın alma süreçlerinde çeşitli sosyal medya araçlarından yararlanarak ürün, marka ya da işletme hakkında yer ve zaman sınırlaması olmadan daha kolay ve daha ucuz bir biçimde bilgi edinebilmekte ve olumlu veya olumsuz tecrübelerini sosyal çevreleriyle paylaşabilmektedir. Her alanda olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de hem tüketiciler hem de işletmeler sosyal medyadan yararlanmaktadır. Bu çalışma ile bireylerin hekim, diş hekimi ve hastane seçiminde sosyal medyayı kullanma durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Sosyal medyanın sağlık hizmeti satın alma öncesi ve sonrası tüketici davranışlarına etkisini belirlemek amacıyla Ankara ilinde ikamet eden bireylerden ilgili verilerin elde edilmesi için veri toplama yöntemi olarak anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasının sonucunda tesadüfî örnekleme yoluyla ulaşılan 418 kişiden edilen veriler bilgisayar ortamında, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda bireylerin hekim, diş hekimi ve hastane seçiminde sosyal medyadan etkilendikleri belirlenmiştir. Araştırmaya katılan bireylerin %29,9'u hekim seçiminde sosyal medyayı kullandıklarını belirtmişlerdir. Bu oran bazen kullanırım diyenler ilave edildiğinde % 53,2 'e yükselmektedir Hastane Seçimin de ise Sosyal Medyayı kullanım oranı 22,1 dir. Hangi sosyal medya aracını daha sık kullanıyorsunuz sorusuna ise % 29,8 'i haber sitelerini, %19,3 'ü formları ve % 14, 3 'ü ise facebook'u kullandıkları şeklinde cevap vermişlerdir. Yapılan bağımsız örneklem t testine (Independent Samples T testi) göre, cinsiyetin, sağlık hizmeti almadan önce hekim/hastane seçiminde bilgi alma kaynağı olarak akrabaları ve komşuları tercih etme açısından anlamlı bir farklılık yarattığı ortaya çıkmıştır. Erkeklerin daha çok akrabalardan tavsiye aldığı (X=,2554), kadınların ise sosyal medya/sosyal ağlardan (X=,4957) bilgi aldıkları görülmüştür. Katılımcıların % 46, 2'sı sağlık hizmeti aldığı kişi veya kurum hakkında memnuniyet ve memnuniyetsizliğinizi sosyal medyada paylaştığını ifade etmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medya Araçları, Sağlık Hizmetleri, Satın Alma Süreci
  • Master Thesis
    Bireylerin Hastane Seçiminde Hastanenin Tanınırlığı ve Kurumsal Marka İmajı Tercihleri Analizi
    (2016) Sunal, İlknur; Bircan, İsmail
    Ülkemizde sağlık hizmetlerinin çeşitliliği, artan hastane sayısı ve hastanelerin birer işletme olduğundan yola çıkılarak, hastanelerin kurumsal marka imajı oluşturmak için gerçekleştirdiği faaliyetlerin, bireylerin hastane seçiminde ne kadar etkili olduğu, var olan ya da yeni kurulacak hastanelere fikir oluşturması, toplum sağlığının korunması amacıyla bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde marka kavramına, marka değeri unsurlarına ve marka çeşitlerine yer verilmiş, teknolojinin kurumsal marka imajı üzerindeki etkisi anlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde Türkiye'deki sağlık sektörünün tarihçesi ve gelişimi anlatılmış, özel sağlık sektörünün önemi ve sağlık hizmeti pazarlaması konuları incelenmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırmasında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan iki kamu iki özel hastanenin polikliniklerine başvuran bireyle anket uygulanmıştır. Uygulanan anketler SPPS 16.0 programı ileölçülebilir verilere dönüştürülerek, çalışmaya bilimsel dayanak sağlanmıştır. Çalışmanın sonucunda bireylerin demografik ve sosyal değişkenlerine göre; internet ve sosyal medyadan tedavi olacakları hastane ile ilgili bilgi alma durumu artmaktadır.hastanelere ulaşımın kolay olması tüm bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir. Hastanelerin fiziki şartlarının ve çevre düzenlemesinin doğru yapılandırılmış olması, doktorun alanında uzman olması, hastanenin randevu saatlerine uygun davranması, hastanenin tanınır olması, hastanenin yeni teknolojiyi takip etmesi, hastane isminin kolay söylenebilir olması, uluslararsı kalite belgelerinin olması, hastanenin SGK ile ve markalaşmış, marka değeri taşıyan kuruluşlarla anlaşmasının olması, hastanenin sponsorluk faliyetleri gerçekleştirmesi, çalışanların güler yüzlü olması hasta ve hasta yakınlarına tutarlı bilgiler vermesi bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir.
  • Master Thesis
    Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinde Hasta-personel İletişiminin Hasta Memnuniyetine Etkisi
    (2014) Koçak, Nihal; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; Business
    Birbirlerine ortamlarındaki nesneler, olaylar ve olgularla ilgili değişmeleri haber veren, bunlarla ilgili bilgileri birbirine aktaran, aynı olgular, nesneler, sorunlar karşısında benzer yaşam deneyimlerinden kaynaklanan, benzer duygular taşıyıp bunları birbirine ifade eden insanların oluşturduğu toplulukta ya da toplum yaşamı içinde gerçekleştirilen tutum, yargı, düşünce, duygu bildirişimine iletişim denir. İletişim, insan hayatının önemli bir parçasıdır. İletişim sürecini anlayabilmek için çeşitli iletişim modelleri oluşturulmaya çalışılmaktadır. Çeşitli iletişim araçları da bu süreçte kullanılabilir. Öte yandan, hekim ve diğer sağlık çalışanları yoğun iş temposunun yanı sıra iletişim araçlarını ve iletişim yöntemlerini kullanarak geniş çerçevede birçok değişik insanla iletişim içinde olmak ihtiyacındadır. Hekim ve diğer sağlık çalışanlarının en çok iletişimde bulunmak zorunda olduğu insanlar hastalar ve hasta yakınlarıdır. Dolayısıyla hekim, diğer sağlık çalışanları ve hastalar bazı iletişim becerilerini kazanmış olmalıdırlar. Bu çalışmanın amacı, Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran hastaların demografik karakterlerini ortaya çıkarmak, hasta – personel iletişimini etkileyen faktörleri ve hasta personel iletişiminin memnuniyete etkisini belirlemektir. Bu çalışmaya Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran 18 yaşından büyük 400 hasta alınmıştır. İletişim kurulabilen hastaların demografik bilgileri ve personelle iletişimleri hakkında bilgi toplandı. Acil serviste kim tarafından karşılandığı, doktor ve hemşirelerin iletişim becerileri ve davranışları, acil serviste tetkik ve tedavi sürerken hastalığı ve yapılan tetkikler için bilgi verilmesi ile tetkikler için bekleme süresi hakkındaki iletişimin memnuniyete etkisi ve acil serviste gördüğü tüm bakım ile ilgili memnuniyeti hususlarında hastaya sorular soruldu. İstatistiksel analiz, SSPS 20,0 istatistiksel yazılım programı kullanılarak yapıldı. Sonuç olarak, hasta personel iletişimini en fazla etkileyen faktörün hemşire ve doktor davranışı olduğu tespit edilmiştir. Hasta – personel iletişimini etkileyen bir diğer önemli faktör ise, tetkik ve tedavi sürerken hastalara işlemler hakkında bilgi verme durumu olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Acil servis, hasta-personel iletişimi, hasta memnuniyeti.
  • Master Thesis
    Türkiye'den Medikal Turizm Kapsamında Hizmet Alan Hastaların Memnuniyetlerinin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği
    (2014) Taş, Demet; Tengilimoğlu, Dilaver
    TAŞ, Demet. Türkiye'den Medikal Turizm Kapsamında Hizmet Alan Hastaların Memnuniyet Düzeyinin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2014 Sağlık turizmi ve medikal turizm son on yıldır özellikle tüm dünyada gelişme göstermiş ve ülkeler için alternatif bir turizm olarak gelir kaynağı haline dönüşmüştür. Yaşanan gelişmeler ve sağlık turizmine olan talep artışı rekabeti artırmakla kalmayıp, hem hizmet veren kuruluşlar da hem de gelen hastaların seçiciliklerini artırmıştır. Kuruluşlar, yabancı hastaları cezp edebilmek için farklı arayış içine girmişler ve öncelik olarak hastaların (müşterilerin) istek, beklenti, memnuniyet ve şikâyetlerini dikkate almaya başlamışlardır. Bu çalışmada, medikal turizm için Türkiye'ye gelen yabancı hastaların memnuniyet değerlendirmesi yapılmıştır. Hastanelerin sağlık turizmine ne kadar hazır olduğunun belirlenmesi, ihtiyaçlarının saptanması ve alternatif çözüm önerilerinin sunulması amaçlanarak, medikal turizmde ilk 3'te yer alan Ankara ilinde, kamu hastanelerine başvurup yatarak tedavi gören yabancı hastalara anket uygulanmıştır. Dünya'da medikal turizmde Hindistan düşük fiyatlarıyla pazarda ilk sırada yer almıştır. Hindistan'ı takip eden diğer destinasyon ülkeler; Tayland, Malezya, Singapur ve ABD'dir. Türkiye bu sıralamanın içinde yer almak için her geçen gün gelişim göstermekte ve her geçen yıl hasta sayısını artırmaktadır. 2011 yılında bu sayı 156.176 iken, 2012 yılında ise 261.999'a yükselmiştir. En çok başvuran hastalar; Almanya, Libya ve Rusya'dan gelmişlerdir. Türkiye'ye medikal turizmde tercih eden yabancı hastaların yaşı, cinsiyeti, medeni durumu, eğitimi, hastane giderlerini karşılama durumu, mesleği, uyruğu, ilk başvuru durumu ve tanıtımlar memnuniyet düzeylerini etkilediği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler; 1-Sağlık turizmi, 2-Medikal turizm, 3-Müşteri memnuniyeti, 4-Yabancı hasta
  • Master Thesis
    Bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde İş Yükünün Hasta Güvenliği Üzerindeki Etkisinin Belirlenmesi
    (2011) Eroğlu, Eylem Kaya; Esatoğlu, Afsun Ezel
    Araştırmanın amacı; kamuya ait bir eğitim ve araştırma hastanesinde iş yükünün, hasta güvenliği üzerinde etkisinin belirlenmesi ve iş yüküne bağlı olarak tıbbi hatalarının meydana gelme sıklıklarının saptanmasıdır.Araştırmanın evrenini, Ankara İli'nde bulunan Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin amaçlı örneklem yöntemi ile seçilen, birbirinden farklı özelliklere sahip dört ayrı kliniğindeki toplam 73 hemşire ve hemşirelerin bildirdikleri hasta güvenliğini tehdit eden tüm olay bildirimleri oluşturmaktadır. Araştırma 16 Haziran 2009- 16 Eylül 2009 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmanın verileri, benzer çalışmalarda kullanılan, alanyazın ve uzman görüşü alınarak hazırlanan toplam dört ayrı formla toplanmıştır. Araştırma sonucu iş yükü ile elde edilen veriler Excel programında, hata bildirimi ile elde edilen veriler ise SPSS 13.0 programında analiz edilmiştir.Araştırma kapsamında 3 aylık süre boyunca, dört ayrı klinikte toplam 7619 hastaya, 108 yatak kapasitesi ile 55 aktif çalışan hemşire tarafından bakım hizmeti verilmiştir. Yoğun Bakım Ünitesi'nde 24 saat içinde hastaya verilen bakım saati 10,4, Süt Çocuğu Servisi'nde 2,0, Büyük Çocuk 2 Servisi'nde 2,1, Hematoloji Onkoloji Servisi'nde ise 3,0 olarak bulunmuştur. Hasta bağımlılık düzeyine göre verilmesi gereken 24 saatlik bakım saatleri, Yoğun Bakım Ünitesi'nde 19,7, Süt Çocuğu Servisi'nde 13,5, Büyük Çocuk 2 Servisi'nde 9,5, Hematoloji Onkoloji Servisi'nde ise 10,3 olarak saptanmıştır. Hasta bağımlık düzeyine göre verilmesi gereken bakım saati üzerinden yapılan hesaplamalarda, birimlerde çalışması gereken toplam hemşire sayısı 205 olarak bulunmuştur.Araştırmada, toplam 236 hata bildirimi alınmıştır. Hataların türlerine göre dağılımı incelendiğinde, tanı ve bakım süreci hatalarının %68,7, ilaç hatalarının %29,6, düşmelerin ise %1,7 oranında gözlendiği saptanmıştır. Hatalar, risk derecelerine göre 2 ile 5 arasında sınıflandırılmış ve hataların %59,2'sinin hemşirelik hizmetlerini dolaylı etkileyen, %40,7'sinin ise hemşirelik hizmetlerini doğrudan etkileyen nedenlerle ilişkilendirildiği belirlenmiştir. Hata risk dereceleri ile servisler arasında ve hata risk dereceleri ile hasta bağımlılık düzeyleri arasında anlamlı istatistiksel ilişki bulunmuş, hata risk dereceleri ile çalışma saatleri arasında ve bakılan hasta sayısı arasında anlamlı istatistiksel ilişki bulunamamıştır.Anahtar Sözcükler: Hasta güvenliği, hemşire istihdamı, hasta bağımlılığı, iş yükü, güvenli istihdam, istenmeyen olay, tıbbi hata.
  • Master Thesis
    Kronik Hastalığı Olan Kişilerin Covid-19 Pandemi Döneminde Sağlık Hizmeti Kullanım Düzeylerinin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği
    (2022) Koca, Şeyma Nur; Tengilimoğlu, Dilaver
    2019 yılının sonlarında Çin'de ortaya çıkıp tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 enfeksiyonu 13 Ocak 2020 yılında tanımlanmıştır. 2021 yılının sonlarında hala devam etmektedir. Covid-19 ateş, nefes darlığı ve öksürük, tat ve koku kaybı gibi belirtiler göstermektedir. Türkiye'de ilk vaka 11 Mart 2020 tarihinde açıklanıştır. Pandemiden en fazla etkilenen grupların başında kronik hastalığı olan insanlar gelmektedir. Bu araştırma pandemi döneminde kronik hastalığı olan bireylerin hastane kullanım düzeylerini belirlemek, yine bu dönemde ilaçlarını almakta sıkıntı yaşayıp yaşamadıklarını ortaya koyma, alınan tedbirleri yeterli bulma düzeyleri, aldıkları tedavi maliyetinin uygun olup olmadığı, istediği zaman sağlık hizmetine ulaşıp ulaşamadığını, alınan sağlık hizmetinden memnun olma düzeylerini belirlemek gibi birçok konuyu ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma evrenini Ankara ilinde yaşayan ve kronik hastalığı bulunan 302 kişi oluşturmaktadır. Katılımcıların %22,2'si Covid hastalığını geçirmiştir. Büyük bir çoğunluğu (%80,8)'i pandemi döneminde devlet hastanesinden hizmet almıştır. Katılımcıların çoğu (%82,5), kronik hastalık için kullanılan ilaçlara erişimde sıkıntı yaşamadığını ifade etmiştir. Elde edilen bulgular ışığında sağlık yöneticileri için çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği Uyum Sürecinde Türkiye'de Sağlıkta Dönüşüm Programının Hastalar Tarafından Değerlendirilmesi: Ankara İli Özel İki Hastane Uygulaması
    (2013) Eracar, Ramazan; Cilasun, Seyit Mümin
    Bu çalışmada özel iki hastaneye başvuran hastaların Sağlıkta Dönüşüm Programı ile yapılan yenilikleri başarılı bulup bulmamaları konusundaki memnuniyet düzeyleri incelenmiştir. Avrupa?da ve Türkiye?deki sağlık politikaları incelenmiş olup, Türkiye?deki sağlıkta dönüşüm programı çalışmalarının amaçları ve ilkeleri ile ilgili bilgilerinden ayrıca sağlıkta dönüşüm programı yeniliklerinden hastaların memnuniyet düzeyleri belirlenmiştir.Hastaların sağlıkta dönüşüm programı yeniliklerinden çok memnun oldukları fakat bazı hizmetlerden memnun olmadıkları görülmektedir.Bu çalışmada literatür araştırması yapılmış, araştırmanın uygulama kısmında ise Ankara ilinde sağlık hizmeti veren 2 özel hastaneye başvuran 350 hastaya anket uygulanmış ve sağlıkta dönüşüm programı ile yapılan yeniliklere ilişkin hastaların memnuniyet düzeyleri incelenmiştir.Anket çalışmasında hastaların sağlıkta dönüşüm programından memnuniyetlerinin ne düzeyde olduklarını kendilerinin belirlemeleri istenmiştir. Kontrol soruları ile belirledikleri memnuniyet düzeylerinin analizi yapılmıştır.Yapılan ankette elde edilen bulgularda, özel hastaneye başvuran hastaların sağlıkta dönüşüm programından memnun olup olmadıkları, yenilikleri başarılı bulup bulmadıklarına ilişkin memnuniyet düzeylerinin çok yüksek olduğunu değerlendirdikleri görülmüştür. Memnuniyet düzeylerini kontrol eden sorulara verdikleri cevaplar incelendiğinde ise; Özel hastaneye başvuran hastaların, her ne kadar memnun olsalar da bazılarının sağlıkta dönüşüm programı yeniliklerinin bir kısmından memnun olmadıkları saptanmıştır.122Uygulanan ankette hastaların muayene katkı payı ve ilaca ödenen katkı payından memnun olmadıkları görülmüştür. Bunun nedeni ise; katkı payı ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmamalarındandır. Buna rağmen özel hastaneye başvuran hasta sayısının fazla olduğu görülmektedir.Yapılan çalışmanın sonuç ve önerilerinin ortaya konulduğu son bölümünde, hastaların sağlıkta dönüşüm programı ile memnuniyet düzeylerine yönelik yapılması gerekenler ve yapılmaması gerekenleri en aza indirecek öneri ve çözüm yolları tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler1- Sağlık Politikaları2- Sağlıkta Dönüşüm Programı3- Hasta Memnuniyeti4- Sağlıkta Dönüşüm Programı Reformları5- Hastaların Memnuniyet Düzeyi
  • Master Thesis
    Palyatif Bakım Hastalarına Yönelik Bakım Yeri Tercihi (hasta Yakını ve Sağlık Çalışanı Üzerine Bir Araştırma )
    (2014) Aksakal, Hurişah; Bircan, İsmail
    Palyatif bakım hizmetlerinin ülkemizde gelişmesi ve uygulanabilir olması, hasta hakları açısından bir zorunluluk aynı zamanda son dönem hastaları için sağlık hizmetinin kalitesinin arttığının bir göstergesidir. Hastaların ağrı ve acılarını azaltmaya veya tamamen dindirmeye çalışmak uzman disiplinler arası bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. Doğumla beklenen yaşam süresinin uzaması insanoğlunun en önemli başarılarındandır. Bu aşamada hedef yaşamın niteliğinin artırılmasıdır. Yaşamın niteliğini artırma çalışmaları bakım süreleri uzun süreç alan yaşlı, engelli ve kronik hastalıkları olan bireylerde yoğunlaşmaktadır. Bu uzun bakım sürecinin kurumsal merkezlerde karşılanmaya çalışılması hasta ve yakını, kurumsal merkez ve aynı zamanda o ülkenin ekonomisi açısından ciddi sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle hastanın tüm gereksinimlerinin kendi ev ortamında karşılanabilir olması için gerekli yasal düzenlemelerin, sağlık sigorta sistemimizin revizyonunun ve en önemlisi bu hasta gruplarının evde takip ve izlenebilir olması için gerekli teknolojik alt yapının sağlanmasının gerektiği düşünülmektedir. Araştırma Ankara Ulus Devlet Hastanesi sağlık çalışanları ile palyatif bakım kliniğinde bakım hizmeti alan hasta yakınlarına gerekli tüm izinler alınarak Temmuz 2013' de yapılmıştır. Çalışma 120 sağlık çalışanı ve 76 hasta yakını ile anket tekniği uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda sağlık çalışanları hastası ve kendisi için bakım yeri tercihini ev yönünde kullanırken, hasta yakınları gerekli koşullar ev ortamında oluşturulduğu takdirde hastası ve kendisi için bakım yeri tercihinin ev olabileceğini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: 1. Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri 2. Palyatif Bakım 3. Tercihler 4. Hasta Yakını 5. Sağlık Çalışanı
  • Master Thesis
    Bel Ağrısı Tanısı Konmuş Hastalarda Yaşam Kalitesinin Değerlendirilmesi
    (2016) Varsak, Süleyman; Şenalp, Mehmet Gürsan
    Bu çalışma Diyarbakır ilinde yer alan Fizik Tedavi Merkezlerine Bel Ağrısı şikâyeti ile başvuruda bulunan hastaların muayenesi yapıldıktan sonra bel ağrısı tanısı konan hastaların yaşam kalitesinin belirlenmesine yönelik olarak yapıldı. Çalışma kesitsel ve tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini, Diyarbakır ilinde özel sektörde yer alan Ocak- Nisan 2015 ayları arasında bel ağrısı tanısı sonucunda tedavi gören ve çalışmaya katılamaya gönüllü olan rasgele seçilmiş 226 hasta oluşturdu. Verilerin toplanmasında Sf-36 Yaşam kalitesi Anketi ile Veri Toplama Formu kullanıldı. Elde edilen veriler, SPSS 15.0 paket programı ile yapılan analizde gruplar arasındaki kategorik verilerin karşılaştırılmasında Ki-Kare Test'i kullanıldı ve elde edilen bu veriler tablolara dönüştürülerek yorumlandı. Cinsiyete göre yapılan yaşam kalitesi SF-alt Gruplarından Fiziksel fonksiyon, Genel sağlık ile Sosyal Fonksiyon puanı (p<0,05) erkeklerde daha iyi olarak bulundu. Okur-yazar olmayan grupta yaşam kalitesi puanı (p<0,05) en kötü olarak bulunurken; en iyi yaşam kalitesi puanına üniversite mezunu olan bireylerde bulundu. Bireylerin mesleklerine göre ortalama yaşam kalitesi puanı değerlendirirken en kötü puanı esnaf, çiftçi, ev hanımı grubunda yer alan meslekler alırken; en iyi memur meslek grubunda yer almaktadır. Bireylerin medeni durumuna göre ortalama yaşam kalitesi parametrelerine bakıldığında genel sağlık, sosyal fonksiyon, fiziksel fonksiyon, fiziksel ve emosyonel rol güçlüğü puanı evli kadınlar grubunda düşük olarak bulundu. Bireylerin Sigara içme durumuna göre ortalama yaşam kalitesi parametrelerine bakıldığında; vitalite ile ağrı, fiziksel rol güçlüğü, fiziksel fonksiyon, genel sağlık, sosyal fonksiyon, emosyonel rol güçlüğü gibi diğer parametrelerde sigara içenlerde düşük çıktı. Çalışmaya katılan bireylerin Egzersiz yapma durumuna göre ortalama yaşam kalitesi parametrelerinden; sosyal fonksiyon, vitalite, mental sağlık, fiziksel rol güçlüğü, fiziksel fonksiyon, ağrı, genel sağlık, emosyonel rol güçlüğü parametreleri de egzersiz yapan bireylerde daha yüksek çıktı.
  • Master Thesis
    Hasta Güvenliği Uygulamalarından, Speak Up Programı, Hastanın Teşhis, Tedavi ve Bakım Süreçlerine Katılımının İncelenmesine Yönelik Alan Çalışması
    (2011) Sevim, Özlem Füsun; Tengilimoğlu, Dilaver
    Hasta güvenliği uygulamalarında, en dikkat çeken konulardan biri de hastanın kendi bakım süreçlerine katılımının sağlanmasıdır. Sağlık sistemlerindeki değişimler, gelişen tıp teknolojisi, önlenebilir hataların bu gelişmelere rağmen istenilen seviyeye düşürülememesi, hasta hakları ve bu yüzden sağlık personellerine açılan davalar sonucu; ?hastaların tıbbi karar sürecine katılması? önem kazanan bir alan olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, hastaların kendi tedavilerinin ne kadarına katılabildikleri, bu katılımlarda karşılaştıkları sorunlar ve alınabilecek önlemler belirlenmeye çalışılmıştır. Joint Commission International'ın geliştirdiği Speak Up programına ait broşürler, Türkçeye çevrilmiştir. Broşürlerin içeriklerini yansıtan kırk altı soruluk bir anket hazırlanarak, bir özel hastanede dört yüz hastaya uygulanmıştır. On bir adımdan oluşan Speak Up programının bu çalışmada on adımı uygulamaya alınmıştır. Elde edilen verilere göre, hastaların özellikle, sağlık kurumu seçerken, doktor seçiminde, ameliyat kararı verirken, eczanelerden ilaç alırken, çocukları hastalandığında çok daha fazla katılım sağladıkları belirlenirken, hastaların, organ bağışı konusunda, hasta haklarının bilinmesinde, sağlık personelinin ters ya da olumsuz davranışında, el hijyeni konusunda, doktorların verdikleri bilgileri anlayamadıklarında, tedavilerden memnun kalmadıklarında katılım konusunda çok daha pasif rol oynadıkları belirlenmiştir.Hekim ? hasta ilişkisinde farklı bir etkileşim yapısına sahip olan Speak Up programı, tıbbi kararların paylaşımı sürecinde yararlı olacaktır.137Anahtar Kelimeler: Hasta güvenliği, Speak Up programı, Hastanın katılımı, Sağlık, Hastane