Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Yunanistan siyasetinde Makedonya sorunu (1991-2019)
    (2020) Özlü, Zeynep Özlem; Gürel, Şükrü Sina; Gürel, Şükrü Sina; Gürel, Şükrü Sina; Political Science and Public Administration; Political Science and Public Administration
    Yugoslavya'nın yıkılması ile başlayan Balkanlardaki savaş ve istikrarsızlık Yunanistan siyasetini derinden etkileyen bir dönem yaratmıştır. Yugoslav İç savaşından kansız bir şekilde çıkarak bağımsızlığını ilan etmeyi başaran Makedonya Cumhuriyeti uluslararası arenada tanınmak için oldukça büyük bir savaş vermiştir. Çok uluslu yapısı ve güçsüz ekonomisi ile hızlı bir şekilde demokratikleşme sürecine giren Makedonya Cumhuriyeti, Avrupa ülkeleri ve ABD tarafından takdirle karşılanmıştır. Ancak Balkan Savaşları sonrasında ortaya çıkan tarihsel Makedonya Sorunu kırk beş yıllık bir uykudan sonra yeniden uyanmış ve Yunanistan isim, bayrak ve anayasasına karşı çıktığı Makedonya Cumhuriyeti'ni tanımamak ve uluslararası örgütlerde yer bulmasını engellemek için büyük bir çaba göstermiştir. Nihayet 27 yıl sonra gerek Makedonya'da gerekse Yunanistan'da başa gelen ılımlı hükümetler ulusal çıkarları için önemli bir adım atmış ve imzalanan Prespa Anlaşması ile iki ülke arasındaki isim sorunu Makedonya Cumhuriyeti'nin adının Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olarak değişmesi ile son bulmuştur. Anahtar kelimeler: Kuzey Makedonya, Makedonya Cumhuriyeti, Yunanistan, Prespa Anlaşması, Alexis Tsipras, Zoran Zaev.
  • Master Thesis
    Lobicilik ve Propaganda-amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği'nde Lobicilik Faaliyetleri ve Türkiye'nin Abd'de Yürüttüğü Lobicilik Çalışmaları
    (2017) Altay, Mustafa Kemal; Ünal, Hasan
    Homo sapiens'den, homo sapiens sapiens'e oradan günümüze kadar geçen süre zarfında insanoğlu sürekli olarak etkileşim ve iletişim içerisinde kalmışlardır. Bu süreç insan ırkının varlığı yok olacağı güne kadar sürüp gidecektir. İnsanlar arsında ki mücadele ilk insan topluluklarından başlayarak sürekli olarak devam etmektedir. Bu mücadelenin içeriği ister savaşlara dayansın, isterse bir bilgilin oluşturulmasına hepsinin içerisinde cereyan eden bir yönetsel sistemler zinciri varlığı ya da başka bir ifadeyle hiyerarşik yapı mevcuttur. Bu süreçlerin temel yapısı ise; modern anlamda lobi (etkileme, manipüle etme vb.) faaliyetleri ve propaganda (tanıtma, baskı kurma vb.) faaliyetleri olarak özetlenebilir. Bu çalışmada sırasıyla lobicilik ardından da propaganda hakkında detaylı bilgilere yer verilerek, siyaset, askeri ve ekonomik alanlarda ki etkilerine değinilecektir. Ayrıca bu kavramların zaman içerisinde nasıl evrime uğradıklarına değinilecektir. Özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde ki ve Avrupa Birliğinde ki işleyiş biçimlerinden de söz edilecektir. Son kısımda ise, Türkiye'nin lobicilikle tanışması ve Türk lobilerinin faaliyetlerine değinilerek özellikle lobi faaliyetlerinin Dünya üzerinde büyük bir yer kapladığı Amerika Birleşik Devletlerinde ki çalışmalarından bahsedilecektir. Atalarımızdan miras aldığımız ve adeta genetik kodumuza işlenen çevremize hükmetmek, etki alanımızı genişletmek ve güce (siyasi, ekonomik, vb.) sahip olmak gibi olgulardır. Bu olguların sürekliliği için lobiciliğin ve propagandanın devamlılığı esastır. Özellikle günümüz Dünyasında demokrasi kavramının sadece kâğıt üstünde kaldığı, demokrasinin amaç değil de araç olduğu ve faşizan ideolojilere sahip yöneticilerle yönetilen ülkelerde kısmen lobiciliğin, fakat propaganda faaliyetlerinin çok ama çok daha önemli hale geldiği ülkelerde ki siyasiler için önemi kat be kat daha da artmaktadır. Bu çalışmada Dünya tarihinin tozlu sayfalarında yerini almış faşist ideolojilere sahip olan yöneticilere kısmen değinilecek, onların moderni olanlardan ise asla bahsedilmeyecektir.
  • Master Thesis
    Körfez Savaşı Sonrası Türkiye, Yunanistan ve Suriye'nin Savunma Politikalarının Türk Dış Politikasına Etkileri
    (2002) Çınar, Burak; Ersoy, Hamit
    Körfez Savaşı'nın bitimiyle Türkiye kendini hızla silahlanan bir bölgenin yanında bulmuştur. Böylece, Türkiye'nin klasik güç politikalarına öncelik verilmiştir. Bununla beraber, Türkiye'yi doğrudan hedef alan Yunan-Suriye ortaklığı sonrasında klasik bir iki cephelilik hali ortaya çıktı. Bu yarış doğrultusunda Türkiye, Yunanistan ve Suriye'nin izlediği savunma politikaları, bir iki cephelilik durumu yaratarak Türk Dış Politikası'nın belirlenmesine önemli etkilerde bulundu. Araştırmanın Giriş Bölümü'nde dış politika ve savunma politikaları arasındaki bağlantıları kurabilmek için temelde bazı konular incelenmektedir. Öncelikle çizilen teorik çerçeve içinde araştırmaya anlam kazandıran savaş, ulusal güç ve strateji kavranılan tanımlanmakta ve ardından da Realizm ve Güç Dengesi konulan gelmektedir. Sonra, araştırma dönemine göz atılmaktadır. İkinci Bölümde, Türkiye, Yunanistan ve Suriye çeşitli açılardan mevcut veriler doğrultusunda incelenmektedir. Önce Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrasında bölgedeki yeri ve yeni tehdit algılaması, karar-alma mekanizması, savunma politikası ve Türk Dış Politikası ele alınmaktadır. Ardından, Yunanistan'ın Soğuk Savaş sonrası bölgedeki durumu ve bölgesel sorunlan, karar-alma mekanizması, bağlantılı olarak Kıbrıs Rum Kesimi'nin durumu ve rolü ile Yunan Savunma Politikası incelenmektedir. Son olarak Suriye'nin Soğuk Savaş sonrası bölgedeki durumu ve bölgesel sorunlan, karar-alma mekanizması, askeri ve siyasi tecrübeleri ve Suriye'nin savunma politikası anlatılmaktadır. Üçüncü Bölümde, Suriye ile Yunanistan arasındaki yakınlaşma anlatılmakta; önceki bölümler üzerine analiz yapılırken Türkiye'nin girmesi muhtemel bir savaşta yaşanacak iki cepheliliğin yer, zaman ve gelişimi üzerinde durulmakta, İki Buçuk Savaş Stratejisi 'ne de dikkat çekilmektedir. Ek olarak, olası dış müdahaleler gözönünde bulundurularak, bu savaşa doğrudan ya da dolaylı etkileri tartışılmaktadır. Dördüncü Bölümde ise, üç ülkenin savunma politikaları sonucu ortaya çıkan silahlanma yansı kapsamında üç ülkenin askeri yetenekleri, savunma sanayilerindeki gelişmeler, teknoloji transferleri ile bu yansın sosyo-ekonomik maliyetine yer verilmektedir. Bu yolla, 'S-300' ve 'Kardak' krizleri ile Türkiye ile Suriye arasında savaşa yol açmak üzere olan Suriye'nin PKK'ya verdiği destek açıklanmaktadır. Aynca, Türkiye ile İsrail arasındaki savunma anlaşması ve siyasi yansımaları değerlendirilmektedir. Sonuç Bölümü'nde ise, Türkiye'nin kazanımları ve kayıpları tartışılmakta ve Türkiye'nin politikaları için bazı öneriler de getirilmektedir.
  • Master Thesis
    2008 Küresel Ekonomik Krizi Sonrası Yunan-rum Silahlanma Politikaları
    (2017) Aygün, Vahid; Ünal, Hasan
    Yunan-Rum silahlanma politikaları bölgedeki istikrarın korunması adına önemli olduğu kadar oluşan ekonomik krize rağmen bu ikilinin emelleri konusunda bize ışık tutmaktadır. Genel anlamda Balkanlardaki istikrarsızlığın yanında Türkiye Cumhuriyeti ile yaşadıkları sorunlar çerçevesinde Yunan-Rum ikilisi güç dengesi oluşturarak üstünlüğü ele geçirmek için bir silahlanma ihtiyacı içerisindedir. 'Doğudan gelen tehdit' algısı savunma politikaları ve silahlanma yatırımları bakımından belirleyici olmaktadır. Bununla birlikte ekonomik kriz ve borçlarla mücadele eden Yunanistan'ın her ne kadar silahlanma bütçesini azaltsa da hala Avrupa Birliği (AB) ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) içerisinde en üst seviyede silahlanmaya yatırım yapan devletlerarasında olarak göze çarpmaktadır. Bu çalışmanın amacı Yunan-Rum silahlanmasının ne seviyede olduğunu ortaya koymaktır. Kapsam açısından ise birinci bölümünde uluslararası ilişiklerde silahlanma kavramsal ve teorik bakımdan incelenirken silahlanmanın tanımı, tarihçesi ve teorik çerçevede değerlendirilmesi yapılmıştır. Takip eden bölümde ise 2008 küresel ekonomik krizinin Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üzerindeki etkileri ekonomi politikaları ışığında değerlendirilirken, oluşan borç krizinin Yunan-Rum ikilisi üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Üçüncü olarak 1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekâtı' ndan sonra 2008'de başlayan ekonomik krize kadar ki dönemde dominant Yunan-Rum silahlanma politikaları değerlendirilmiştir. Daha sonra 2008 ekonomik krizinin ardından oluşan ekonomik bunalımdaki Yunan-Rum silahlanma politikaları değerlendirilip kriz sonrasında silahlanmalarının ne düzeyde olduğu ele alınmamıştır. Ek olarak bu bölümde güncel Yunan-Rum silahlanma politikaları ve silah envanterleri ışığında geleceğe yönelik beklentiler ifade edilmiştir. Bu çalışmada kullanılan yöntem konuyla ilgili niteliksel literatür taramasının ardından elde edilen veriler ve yıllara göre Yunan-Rum silahlanma istatistikleri verileri karşılaştırılmalı vaka ve veri analizi yoluyla açıklanmıştır. Sonuç olarak, elde edilen verilere göre Yunan-Rum silahlanma politikasının izlediği süreç değerlendirilip ekonomik krize rağmen hala yüksek seviyede olup olmadığı ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Silahlanma, Ekonomik Kriz, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Askeri Harcamalar.