2 results
Search Results
Now showing 1 - 2 of 2
Master Thesis Neo-realist perspektifde Amerika ve İsrail'in 11 Eylül 2001 saldırıları sonrası Ortadoğu'daki güvenlik ilişkileri(2020) Kızılkaya, Menifer; Orhan, Duygu DersanABD ve İsrail arasındaki ittifak Ortadoğu'nun bugünkü dinamik yapısının oluşmasına etki eden en önemli konjonktürlerin başında geliyor. Ortadoğu gerek konumu itibariyle, gerekse zengin kaynaklarından ötürü geçmişten bugüne kadar büyük güçlerin ilgi odağı olmuştur. Özellikle Soğuk Savaş döneminde Amerika bu bölgede ki çıkarlarını korumak adına birçok politika geliştirdi. Bunların başında Sovyetler Birliğinin ve Arap ulusçuluğunun bölgedeki yayılmasını önlemek adına İsrail'i caydırıcı bir aktör olarak gördü. İsrail de yeni bağımsızlığını elde etmiş bir devlet olarak Amerika'yı kendi güvenliğini sağlaması için garantör olarak gördü. İkili arasındaki ittifak özellikle 9/11 terör saldırılarından sonra Ortadoğu siyasetine yeni bir ivme kazandırdı. 11 Eylül terör saldırısı ikili arasındaki ittifak bağını güçlendirmekle birlikte, Ortadoğu siyasetine kendi çıkarları doğrultusunda yön vermelerini sağladı. Özellikle teröre karşı mücadele etiketi altında ve İsrail Lobiciliğinin etkisiyle de Irak'ın işgalini gerçekleştirdiler. İkili arasındaki ittifak 2006 İsrail-Lübnan savaşında da devam etti. Amerika ve İsrail arasında ki ittifak her ne kadar çıkarlarının uyuşmasına dayansa da, ayrıştıkları noktalarda vardır. 2011 de meydana gelen Arap Baharı ikili arasındaki ittifakın çözülmesine sebebiyet verdi. Bunun yanında ikili arasında, Filistin sorunu, Amerika ve Iran arasındaki JCPOA antlaşması ikili arasındaki ittifakın çözülmesini derinleştirdi. Trump yönetimiyle Obama dönemindeki ikili arasındaki ayrışma tekrar uyuşmaya yönelik bir boyut kazandı. Anahtar Kelimeler: İttifak Birliği, Ortadoğu, 9/11 terör saldırıları, ABD ve İsrail'in Ortadoğu'daki çıkar, güvenlik ve tehdit anlayışları.Master Thesis Pkk Terör Örgütü: Düşük Yoğunluklu Çatışma ve Uluslararası Bağlantıları(2012) Erdoğan, Onur; Ünal, HasanDüşük Yoğunluklu Çatışma (DYÇ) şeklinde yürütülen savaşlar, Clausewitz döneminden beri bilinmekle beraber teorik olarak çalışma konusu yapılmaları yoğun olarak yaşandıkları Soğuk Savaş dönemine rastlamaktadır. Genellikle Üçüncü Dünya ile birlikte düşünülen söz konusu kavram 11 Eylül saldırıları, Afganistan ve Irak'taki harekâtlar ile birlikte yeniden gündeme gelmiştir. Ne var ki ilgili literatürün olguyu daha çok terörizm perspektifinden ele aldığı görülmekte ve askerî-politik analizler bu bağlamda yapılmaktadır. Ülkemiz ise son birkaç on yılını DYÇ ortamında geçirmek durumunda kalmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni 1970'li yılların sonundan beri tehdit eden Düşük Yoğunluklu Çatışma ortamı 1984 yılında PKK'nın Eruh ve Şemdinli baskınları ile bölücü terör aşamasına gelmiştir. Çalışmada PKK terörü, DYÇ teorisi çerçevesinde PKK'nın askerî olarak yenildiği 1998-99 yıllarına dek ele alınarak analiz edilmiş ve politik yanı vurgulanmaya çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler :Düşük yoğunluklu çatışma , Terörizm , İsyan bastırma ,Gerilla savaşı ,Uzatmalı savaş
