Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Hazar Denizinin Hukuki Rejimi ile İlgili İran'ın Dış Politikası
    (2015) Asgary, Bahareh; Ünal, Hasan
    ASGARY Bahareh. Hazar Denizinin Hukuki Rejimi İle İlgili İranın Dış Politikası , Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2015 Sovyetler Birliği dağılışı ile birlikte, birçok sorunu da beraberinde getirdi. Hazar denizinin hukuksal statüsü, paylaşımı ve doğal yer altı zenginliklerinin kullanımı gibi sorunlar bunlardan bazısı sayılır. Dağılmadan önce Hazar'da kıyısı olan iki ülke vardı: Sovyetler birliği ve İran. Sovyetler birliğinin dağılması ile birlikte Rusya'dan bağımsızlıklarını elde eden Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan ortaya çıkmıştır. Günümüzde Sovyetler birliği ve İran arasında yapılan eski anlaşmalar ortaya çıkan sorunların çözümünde yetersiz kalmıştır. Hazar'a kıyısı olan beş devlet arasında ise belli bir çözüm yolu oluşmamıştır. Farklı ikili anlaşmalar yapılmanın yanı sıra, her beş tarafı da içine alan bir anlaşma henüz yapılmamıştır. Bunlarla birlikte Rusya, Kazakistan ve Azerbaycan'dan oluşan Hazar'ın kuzey kıyı ülkeleri arasında bir uzlaşmaya varmıştır. Bu anlaşmada, tarafların deniz yatağından orta hat esasına göre yararlanmayı öneren bu sisteme, güney kıyıdaşlar ülkeleri, İran ve Türkmenistan karşı çıkmaktadırlar. Güneyde Türkmenistan, denizin münhasıran paylaşılmasının ilkesini kabul etmekle birlikte bu yöntemin detayları konusunda fikir ayrılığına düşmüştür. Türkmenistan özellikle Azerbaycan ile orta hat boyunca aralarında denizi bölmek konusunda anlaşmalarına karşın bu hattın koordinatlarının nereden geçeceği konusunda uzlaşamamışlardır. Sonuç olarak hâlihazırda, Hazar denizinin havzasında kuzeyde üçlü Rusya, Azerbaycan ve Kazakistan orta hat anlaşması, güneyde ise İran ve Türkmenistan'ın ikili ittifakı ve Kuzey-Güney arasındaki anlaşmazlığı vardır. Bölgede Sovyetler birliğinin dağılması ile beraber ortaya çıkan ülkeler yıllar boyu Rusların sömürüsü neticesinde, fakir ve zor durumundaydılar ve sonuç olarak ayağa kalkmak için Hazarın zenginliklerine çok bağlıdırlar. Geçmişte kalan anlaşmalar, 1921 ve 1940 yıllarında İran ve Sovyetler birliği arasında yapılmıştır. Ancak yeni ülkeleri bu anlaşmaları kabul etmeyip, yeni ve adil bir anlaşma peşindeydiler. Bölgede yeni yapılan anlaşmalar, İran'ın zarara uğramasına neden olabilme potansiyele sahiptir. Bu konuları göz önünde bulundurarak, İran'ın bölgede daha aktif rol almaya mecburiyeti vardır. Hazar Denizi'nin hukuki rejimi ve statüsü tekrardan düzenlenmesi bölgede güveni tesis eder. Ayrıca tarihi açıdan Hazar Denizi'nin çok önemli olduğu için, sadece ekonomi açıdan değil, belki güvenlik, siyasal açıdan da bölgede güven ve istikrar gerekmektedir. 1. Batının özellikle Amerika Birleşik Devletlerinin ( ABD) kazançlarının tanımlanması, 2. Komşu ülkeler arasındaki anlaşmazlıkların nedeni, 3. İsrail ve ABD'nin bölgedeki etkilerinin nedenleri ve İran'ın onların karşısındaki önlemleri, 4. Hazar havzasındaki komşu ülkelerin farklı görüşleri. Anahtar Sözcükler: Hazar Deniz Statüsü, İran Ve Hazar Denizi Yasaları, Hazar Denizi Komşuları, Hazar Denizinde Dış Güçler, Hazar Denizindeki Dış Politikalar, Hazar Denizi Petrolü.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği'nin Hazar Bölgesi'ne Yönelik Enerji Politikası ve Türkiye'ye Etkileri
    (2010) Avcı, Müşerref; Bal, İdris
    Enerji, petrolün keşfedildiğinden beri uluslararası ilişkileri farklı şekillerde etkilemiş, enerji kaynaklarını kontrol altına almak için yapılan savaşlar, güçlü devletler arasında enerji deposu olan bölgeler üzerindeki çekişmeler, dünya politikasının esasını oluşturmuştur. Günümüzde Sovyetler Birliği'nden ayrılan Hazar ülkelerinin enerji kaynakları üzerindeki mücadelenin dünyada bloklaşmaların sona erdiği bir dönemde de sürmesi, enerji ile ilgili gelişmelerin uluslararası ilişkiler açısından ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Özellikle kaynak çeşitlendirmek ve istikrarsız bölgelere bağımlılığını azaltmak için Hazar bölgesinin enerji kaynaklarına yönelen Avrupa Birliği de, enerji stratejilerinin önemli aktörlerinden biri olarak karşımıza çıkarak 20'nci yüzyılın ortalarından itibaren enerji politikalarının içinde yer almıştır.Sovyetler Birliği'nin dağılması ile birlikte yeni doğal gaz ve petrol rezervlerinin ortaya çıkması, Körfez Savaşı, Afganistan ve Irak Harekatları son yıllarda dünyada enerji politikalarına verilen önemi artırmıştır. Önümüzdeki dönemde de Hazar Havzası enerji kaynaklarının kontrol altına alınması konusunda uluslararası mücadeleler devam edecek, dünyanın yeniden şekillendirilmesinde esas faktör olacaktır. Hazar Havzasındaki mevcut kaynaklar dünyanın enerji ihtiyacının bir bölümünü karşılayabilecek düzeydedir. Bölge ile ilgili en önemli sorun, enerji kaynaklarının kontrolünden çok tüketim alanlarına nasıl ulaştırılacağıdır. Bu safhada coğrafi konumu ve sözü geçen ülkelerle olan tarihi ve kültürel bağları, Türkiye için önemli bir fırsat yaratmaktadır. Topraklarında yeterince petrol ve doğal gaz bulunmayan Türkiye, yakın bölgedeki kaynakların taşınmasında oynayacağı rol ile bu açığını büyük oranda kapatabilecek, jeopolitik ve jeoekonomik durumunu güçlendirebilecektir. Türkiye böylesine önemli olan stratejik özelliği ile AB enerji politikalarına dahil olabilecek ve belki de ileride bu avantajını kullanarak AB'ye üye olabilecektir.
  • Master Thesis
    Türkiye'den Geçen ve Geçmesi Planlanan Enerji Yolları ve Bu Enerji Yollarının Türk Dış Politikasına Etkileri
    (2010) Korkmazgöz, İhsan; Başak, Cengiz
    Sanayileşmenin artmasına bağlı olarak, 20. yüzyılda olduğu gibi, 21. yüzyılda da dünyanın gelişmiş ekonomilerinin en büyük itici gücünün enerji kaynakları olacağı kesindir. Teknolojik gelişmelerin ışığında, insanoğlunun ihtiyaç önceliklerinin değişerek daha üst seviyelere çıkması, bizleri bu enerji kaynaklarına bir nevi bağımlı duruma getirmiştir. Bu bağlamda, günümüzde enerji elde etmek amacıyla kullanılan kaynaklar arasında petrol ve doğalgazın tüketim açısından diğerlerinden daha öncelikli bir konuma yükseldiği görülmektedir.Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla birlikte Kafkas ve Orta Asya Cumhuriyetleri, var olan zenginlikleriyle birlikte bağımsızlıklarını kazanmışlar ve yenidünya sisteminin güç mücadelesine sahne olmuşlardır. Bu güç mücadeleleri içinde Hazar Bölgesi, içerdiği petrol zenginlikleri açısından 21. yüzyılın enerji üretiminin odak noktası olarak görülmektedir.Hazar Bölgesi petrol ve doğalgazının uluslararası piyasaya taşınması için yapılacak boru hatları güzergâhları bağlamında verilmekte olan mücadelenin özünde bölgedeki kaynakların geliştirilmesi ve 21. yüzyılda Batı'nın körfez petrolüne bağımlılığının azaltılması yatmaktadır. Ayrıca, ikmal güvenliğini sağlamada Avrasya'daki enerji kaynakları üzerinde Rusya'nın tekelini kırma da yer almaktadır.Çok farklı rotaların öngörüldüğü stratejiler arasında Batı için esas olan enerji güvenliği, ABD açısından çoklu boru hatları, şirketler için ise güvenli geçiş noktalarının tercih edilmesi iken; Rusya için Sovyetler Birliği dönemi enerji nakil hatlarının revize edilmesiyle birlikte tekrar kullanıma sokulması şeklindedir.Hazar Bölgesinde en önemli kültürel etki ve siyasi güç sahibi ülke Türkiye'dir. Türkiye, Türk Cumhuriyetleri ile olan kültürel ve ekonomik ilişkilerini geliştirmenin kendisine getireceği yararların farkındadır. Bölgedeki kritik gelişmeleri yakından izleme, akılcı çözümler üretme, jeopolitik gücünü yerinde ve zamanında kullanma, orta ve uzun vadeli stratejiler oluşturma gibi beceriler geliştirip, uygulayabilen bir Türkiye'nin etkinliğini Hazar Havzası ülkeleri başta olmak üzere diğer çevre ülkelerinin de yararına olacak şekilde artırması kaçınılmazdır.
  • Master Thesis
    Haydar Aliyev Dönemi Azerbaycan Dış Politikasında Hazar Enerji Kaynaklarının Rolü ve Tesiri: 1993 - 2003
    (2014) Sojoudı, Sara; Karasar, Hasan Ali
    Devletler, bekalarını ve çıkarlarını sürdürebilmek için, çeşitli politikalar yürütmektedirler. Bazıları, birbirleriyle savaşa girerken, diğerleri de varlıklarını ve çıkarlarını korumak için, ekonomik alanda faaliyet göstermeye başlamışlardır. Günümüzde ekonominin temellerinden biri, hata en önemli unsuru petrol ve doğalgazdır. Petrol 20.y.y.da giderek uluslararası alanda önemli ve etkili rol oynamıştır. Hazar'ın çevresi, petrol ve doğalgaz açısından zengin bir bölgedir. Sovyet Rusya'nın çöküşü ile birlikte, Hazar çevresinde yeni rekabetler yaşanmaya başlandı. Hazar'da yer alan enerji kaynakları AB, ABD, Rusya ve Çin gibi küresel güçlerin hedefi haline geldi. Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Cumhuriyeti, Hazar Bölgesi, Hazar'ın statüsü, Boru Hatları, Enerji, Petrol, Doğalgaz, Enerji Kaynakları.