Search Results

Now showing 1 - 10 of 88
  • Article
    Açık Ders Malzemelerine Genel Bakış: Türkiye Bilimler Akademisi Örneği
    (2013) Al, Umut; Madran, Rafet Orçun
    Bu çalışmada açık ders malzemeleri konusu genel olarak ele alınmakta, Türkiye Bilimler Akademisinin açık ders malzemeleri platformu incelenmektedir. Türkiye Bilimler Akademisi açık ders malzemeleri platformu kapsamında 22 ayrı kategoride 81 adet ders bulunmaktadır. Çalışmamızda Google Analytics aracılığıyla bu derslere ait kullanım verileri analiz edilmektedir. Makale kapsamında Türkiye Bilimler Akademisi açık ders malzemeleri platformuna ilişkin kullanım verilerinin Google Analyticsden elde edildiği ilk tarih olan 15 Ocak 2011 ile 15 Ocak 2013 arasındaki iki yıllık döneme ait veriler incelenmektedir. Buna göre araştırmamıza konu olan iki yıllık süre zarfında siteyi 315.830 kişinin ziyaret ettiği ve bu kişilerin toplamda 445.982 ziyaret gerçekleştirdiği saptanmıştır. Sitenin içeriğinin gelişmesi ve daha yaygın şekilde tanıtılması sonucunda zaman içinde siteye gösterilen ilgide artış olduğu görülmektedir. Ancak siteden ülke çapında yararlanma düzeyinin sınırlı olduğu, kullanımın belli coğrafyalarda yoğunlaştığı ve belli coğrafyalarda kullanım düzeyinin neredeyse yok denecek kadar az olduğu anlaşılmaktadır. Dünyadaki konu ile ilgili gelişmeler ve ülkemizdeki üniversite, öğrenci ve akademisyen sayıları dikkate alındığında, açık ders malzemeleri ile ilgili şimdiye kadar yapılanların sorgulanması gerekmektedir.
  • Article
    Hemşirelerin Tıbbi Hata Eğilimlerinin ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi
    (2019) Özen, Nurten; Onay, Taner; Terzioğlu, Füsun
    ÖZAmaç: Tanımlayıcı tipteki bu çalışma hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerini ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır.Gereç ve Yöntem: Çalışma 01 Mayıs-15 Temmuz 2018 tarihleri arasında sosyal ağlar ve bloglar aracılığıyla hemşire ünvanı almış ve aktif olarak çalışan hemşireler ile online soru formu kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma için etik kurul izni ile katılımcıların onamları alındı. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafındanliteratür incelemesi sonucunda geliştirilen „Katılımcıların sosyo-demografik ve tıbbi hata durumlarına ilişkin hazırlanmış yarı yapılandırılmış soru formu‟ ve „Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği‟ kullanıldı.Bulgular: Araştırma 390 hemşire ile tamamlandı. Katılımcıların %55.1‟i 20-30 yaş aralığında, %87.7‟si kadın ve %63.6‟sı gece ve gündüz vardiyasında çalışmakta olup, %51.8‟i mesleğinden memnun olduğunu ifade etti. Hemşirelerin %82.6‟sı hasta güvenliği ve tıbbi hatalara ilişkin eğitim aldığını, %53.1‟i daha önce tıbbi hatayaptığını belirtti. Katılımcıların %76.7‟si yanlış ilaç uygulamalarının en sık karşılaştıkları tıbbi hata olduğunu, iş yükü fazlalığının (%87.9) ve yorgunluğun (%75.9) tıbbi hataya en sık neden olan faktörler arasında yer aldığını ifade etti. Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği toplam puan ortalaması 223.10±19.51 olup, tıbbi hata yapma eğilimleri düşük bulundu. Ölçek toplam puan ortalaması kadınlarda (Z= -2.479; p= 0.013), 31 yaş üzerinde olanlarda (Z= -5.004; p<0.001), 13 yıl ve üzeri (Z= -5.699; p<0.001) ile gece vardiyasında (Z= -3.925; p= 0.001)çalışanlarda, tıbbi hatalara ilişkin eğitim alanlarda (Z= -2.424; p= 0.0015) ve meslekten çok memnun (Z= -5.012; p<0.001) ve memnun (Z= -3.984; p<0.001) olanlarda istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekti.Sonuç: Çalışma sonucunda, hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerinin düşük olduğu saptandı. Kadın cinsiyetinde ve 30 yaş üzerinde, 13 yıl üzerinde ve gece vardiyasında çalışan, hasta güvenliği ve tıbbi hataya ilişkin eğitim alan ile meslekten çok memnun ve memnun olan hemşirelerin tıbbi hata yapma eğilimlerinin diğergruplara göre daha düşük olduğu görüldü. Çalışma sonucunda, hemşirelerin tıbbi hata yapmasına neden olan faktörlere yönelik sürekli hizmet içi eğitim ve kursların planlanması ve yeterli sayıda hemşire istihdamı sağlanarak hataya neden olan faktörlerin en aza indirilmesi önerilmektedir.
  • Article
    Main Outcomes of the Diyal-Tr Study: Regional\rdifferences of Mortality and Morbidity in Chronic\rhemodialysis Patients
    (Aves, 2022) Kızılırmak, Pınar; Ecder, Süleyman Tevfik; Ateş, Kenan; Arıcı, Mustafa; Sezer, Siren; Kaptanoğulları, Hakan; Arınsoy, Selim Turgay; Ecder, Tevfik; Arinsoy, Turgay
    Objective: Variations in care at national or global level may have an impact on the prognosis of patients on chronic hemodialysis.\rWe aimed to describe regional differences in all-cause mortality or cardiovascular morbidity in chronic hemodialysis\rpatients in Turkey.\rMethods: We enrolled 2461 patients who were initiated chronic hemodialysis in 93 centers in Turkey between January 27,\r2017, and February 09, 2018. We included 2-year follow-up data of 1877 patients in this prospective study. The primary\routcome, the rate of composite endpoint of all-cause mortality or cardiovascular morbidity, was compared between geographical\rregions. Secondary outcomes were the rates of hospitalization and infections.\rResults: In total, 552 patients (29.4%) developed the primary outcome. The highest and lowest rates of primary outcome\roccurred in the Mediterranean (34.5%) and Southeastern (26.5%) & Central Anatolian regions (26.5%), respectively, with no\rsignificant differences across regions (P = .82). Hospitalization events were detected in 377 patients (20.1%). The highest\rrate of hospitalization was detected in the Black Sea region (33.8%), and the lowest (7.6%) in the Southeastern region. The\rregions did not differ in hospitalization rates (P = .88). Infections occurred in 11.3% (n = 212) of the patients. The highest and\rlowest rates of infections occurred in the Aegean (18.2%) and the Southeastern (2.9%) regions, respectively. We detected\rsignificant difference between geographic regions (P = .02).\rConclusions: Our study showed that almost 3 in every 10 chronic hemodialysis patients reached the primary endpoint\rof all-cause mortality/cardiovascular morbidity during the 2 years of follow-up. The occurrence of this outcome does not\rseem to exhibit geographical variation across the country.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    A NEW FORMULATION FOR THE BOUNDARY ELEMENT ANALYSIS OF HEAT CONDUCTION PROBLEMS WITH NONLINEAR BOUNDARY CONDITIONS
    (Turkish Soc thermal Sciences Technology, 2019) Baranoglu, Besim
    An effective numerical method based on the boundary element formulation is presented to solve heat conduction equations which are governed by the Fourier equation, with nonlinear boundary conditions on one or more sections of the prescribed boundary. The solution involves the manipulation of the system matrices of the boundary element method and obtaining a smaller ranked matrix equation in which the unknown is only the temperature difference over the nonlinear boundary condition region. This way, the iterations to deal with the nonlinear conditions are performed faster. After finding the solution over the nonlinear boundary condition region, the solution over the entire boundary is obtained as a post-process through a prescribed relation. An example with a proven exact solution is employed to assess the results.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    Kardiyovasküler Aldatma-Salgını: Kardiyovasküler Tedavilerde Kandırma ve Yanlış Bilgilendirme Epidemisinin Yaygınlaşması
    (Baycınar Medical Publishing - Baycınar Tıbbi Yayıncılık, 2024) Demirkılıç, Ufuk; Tosun, Burcu
    Son zamanlarda, bazı kalp damar cerrahları sıklıkla yanıltıcı terimler kullanarak pazarlama amacıyla sosyal medyayı giderek daha fazla kullanmaktadır. “Kardiyovasküler aldatma- salgını” olarak adlandırdığımız bu eğilim, kardiyovasküler tedaviler için yanıltıcı reklamların salgın benzeri bir şekilde yayılmasını içeren bir durumu yansıtmaktadır. Bu tür yanlış bilgilere maruz kalmanın, profesyonel kaynaklardan gelen bilgiye doğal olarak güvenen hastaları tehlikeye atmakla kalmayıp, aynı zamanda tıbbi etik ve bilimsel doğruluğa olan kamu güvenini de zedelemektedir. Ayrıca, bu durum tedavi reddine ve olumsuz sağlık sonuçlarına da katkıda bulunmaktadır. Bu sorunları değerlendiren kapsamlı küresel düzenlemelerin yetersizliği, acilen daha etkili uygulama önlemlerine gereksinim olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
  • Article
    The Early Turkestani Émigré Struggle and Turkestanism: Nation - Imagining in Emigration:1925-1940
    (2016) Karasar, Hasan Ali
    Erken dönem muhaceretteki Türkistanlıların mücadeleleri vatan dışında \"Milli Kimlik Tasavvuru\" oluşturma gayretlerinin önemli bir örneğidir. Bu makalede ülkeleri Bolşevikler tarafından ele geçirildikten sonra vatanlarını terk eden Türkistanlı milliyetçi liderlerin karşılaştıkları fikirsel sorunların bir kısmı ele alınmaktadır. Özellikle de muhaceret liderleri ve Türkçü düşünürlerden Zeki Velidî Togan, Mustafa Çokayoğlu, Osman Hoca ve Nihal Atsız'ın kimlik merkezli tartışmalarına değinilmektedir. Bu çalışmada siyasa yapımı, propaganda taktikleri, dergi neşriyatı ile medya kullanımı ve sivil toplum örgütlenmesi yolları ile muhaceretteki Türkistanlıların Ruslara karşı birleştirilmelerine çalışılmasına öncelik verilmiştir. Muhaceretteki liderlerin vatandan izole ancak vatandaki problemleri yanlarına alarak başlattıkları bu mücadelenin de ana öğelerinden biri kimlik siyaseti olmuştur.
  • Article
    Citation - Scopus: 3
    Protective Effects of Metformin in Non-Diabetic Rats With Experimentally Induced Lower Extremity Ischemia-Reperfusion Injury
    (Turkish National Vascular and Endovascular Surgery Society, 2025) Küçük, Ayşegül; Dursun, Alı Dogan; Arslan, Mustafa; Sezen, Şaban Cem; Yıldırım, Alperen Kutay; Özer, Abdullah; Demirtas, Huseyin
    Aim: Lower extremity ischemia-reperfusion (IR) injury can lead to substantial skeletal muscle damage and systemic complications, primarily driven by oxidative stress and inflammation. In addition to its well-known glucose-lowering effects, metformin possesses antioxidant and anti-inflammatory properties that may confer protection against tissue damage caused by IR. This study aims to evaluate the potential protective effects of metformin on skeletal muscle injury using a rat model of lower extremity IR.Material and Methods: A total of twenty-four male Wistar albino rats were randomly divided into four experimental groups: Control (C), Ischemia-Reperfusion (IR), IR with metformin at 4 mg/kg (IR+M4), and IR with metformin at 8 mg/kg (IR+M8). Ischemia was induced by clamping the infrarenal aorta for 45 minutes, followed by a reperfusion period of 120 minutes. In the treatment groups, metformin was administered intraperitoneally at the onset of ischemia. Gastrocnemius muscle tissues were harvested for subsequent histopathological and biochemical evaluations, including measurements of Total Antioxidant Status (TAS), Total Oxidant Status (TOS), and Oxidative Stress Index (OSI).Results: Histopathological analysis demonstrated a significant reduction in muscle atrophy, degeneration, leukocyte infiltration, and fiber fragmentation in the IR+M8 group compared to the IR group. Biochemical assessments showed that TAS levels were considerably elevated, whereas TOS and OSI levels were markedly reduced in the metformin-treated groups, with the most prominent effects observed at the higher dosage of 8 mg/kg.Conclusion: The findings indicate that metformin exerts a dose-dependent protective effect against skeletal muscle injury resulting from lower extremity ischemia-reperfusion in rats. These protective properties are likely due to metformin’s antioxidant and anti-inflammatory mechanisms, highlighting its potential therapeutic value in mitigating IR-induced tissue damage.
  • Article
    Hisse Senedi Getirileri, Bitcoin Getirileri ve Riskten Kaçınma Arasındaki İlişki: Çok Değişkenli Bir Garch Modelinden Kanıtlar
    (Sosyoekonomi Soc, 2021) Sivrikaya, Ayşen; İren, Perihan; Omay, Tolga
    Bu çalışma, çok değişkenli bir GARCH modeli kullanarak ABD Dow Jones Borsasında işlem gören hisse senedi getirileri, Bitcoin getirileri ve bunların belirsizlikleri arasındaki ilişkileri araştırmaktadır. Özellikle, yüksek ve düşük olmak üzere farklı risk iştahının ve getirilerde belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde Bitcoin ve ABD hisse senedi getirilerinin verdiği tepkileri karşılaştırmaktadır. Sonuçlar, Bitcoin getirisinin riskten kaçınılan veya yüksek belirsizliğin olduğu dönemlerde hisse senedi gibi tepki verdiğini, ancak iki getiri arasındaki ilişkinin sürdürülebilir olmadığını göstermektedir. Öte yandan, ABD borsa yatırımcıları tüm örneklem dönemi boyunca riskten kaçınma davranışını gösterirken, Bitcoin yatırımcıları aynı davranışı göstermemektedir.
  • Article
    Türkiye’de Engelli Farkındalığı ve Engelli Bireylerin Adalete Web Erişilebilirlikleri Üzerine Bir Değerlendirme
    (2014) Ertürk, Korhan Levent; Şimşek, A Aslı; Songur, Damla Gülseren; Şengül, Gökhan
    Fiziksel veya zihinsel nedenlerle bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlı olan bireyler toplumun bir grubunu oluşturmaktadır. türkiye'de bu bireyler ve/veya çevreleri toplumda doğrudan ya da dolaylı olarak çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Günümüzde eğitim, sağlık, adalet, sosyal güvenlik gibi alanlarda bu durum sıklıkla görülebilmektedir. Söz konusu bireyler sorunlarıyla ilgilenilmesini ve çözüme kavuşturulmasını istemektedirler. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi anılan sorunların çözümüne yönelik çalışmalar ile doğrudan ilişkilidir. Çalışmamız, bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlı olan bireylerin ortak bir terimle ifade edilmesi, engelli birey farkındalığının ortaya konulması ve bu bağlamda ilgili bazı web sitelerinin bu bireyler açısından yeterliliğinin sorgulanmasına yöneliktir. Bunlar ve benzeri web sitelerinin olabildiğince erişilebilir yapılması engelli kullanıcılara diğer bireyler ile eşit hakların sağlanmasına katkı sağlayabilecek, bilgi ve iletişim kaynaklarını çeşitlendirebilecektir
  • Article
    TÜRKİYE’DE KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARI- SINDAN BUGÜNE MEKÂNSAL PLANLAMA MEVZUATI VE UYGULAMALARININ DÖNÜŞÜMÜ VE ETKİLERİ
    (2017) Şahin, Savaş Zafer
    Son otuz yıldır, kapitalizmin krizi ve devletin yeniden yapılandırılması tartışmaları mekânsal bir boyut kazanmaya başlamıştır. Özellikle adem-i merkezileşme, ölçek ve yönetsel düzeyler, yetkilerin devletin farklı kademeleri arasında yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya taşınması önemli çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Devletin merkezi ve yerel yönetimler düzeyleri arasındaki yetkiler sürekli olarak yeniden dağıtılmakta, yeni ölçekler oluşturulmakta ya da eski ölçekler önemini kaybetmektedir. Son on yıldır Türkiye'de yerel yönetimler reformu adın altında gerçekleştirilen mülki idare değişiklikleri de bu kapsamdadır. Bu değişikliklerin kent planlama sürecine yapısal etkileri olmaktadır. Bu makalede 2000'li yılların başında kısmen yasalaşan \"Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı\" sonrası dönemde mekânsal planlama sistemindeki değişiklikler yeniden ölçekleme açısından eleştirel bir yaklaşımla ele alınacaktır