Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Article
    Kamu Hastanelerinin Rol Sınıflandırmasında Veriye Dayalı Bir Yaklaşım: Türkiye’den Kanıtlar
    (2025) Küçük, Aziz; Bulut, Tevfik
    Hastane sınıflandırması, modern sağlık sistemlerinde kaynakların etkin kullanımı, sağlık hizmetlerine erişimin artırılması ve hastaların uygun bakım düzeyine yönlendirilmesi açısından kritik bir rol oynamaktadır. Çalışmanın amacı, Türkiye’deki kamu hastanelerinin rol sınıflarını Rastgele Orman (Random Forest, RF) sınıflandırma algoritması kullanarak öngörmektir. Bu çalışma, Türkiye’de kamu hastanelerinin rol sınıflandırması üzerine doğrudan yürütülen ilk çalışmadır. Çalışmada, Türkiye genelinde sekiz farklı rol sınıfına ayrılmış 716 kamu hastanesine ait veriler analiz edilmiştir. İki farklı RF modeli (Model 1 ve Model 2) geliştirilmiş ve bu modeller genel doğruluk, Cohen’in Kappa katsayısı, eğri altı alan (AUC), F1 skoru ve dengelenmiş doğruluk gibi çeşitli performans göstergeleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Yapılan performans değerlendirmesinde, RF Model 2’nin Model 1’e kıyasla üstün sonuçlar verdiği görülmüştür. Model 2, Model 1’e kıyasla daha yüksek doğruluk (%96,82’ye karşı %95,82), daha iyi Kappa katsayısı (0,9612’ye karşı 0,9489) ve daha yüksek AUC değeri (0,9889’a karşı 0,9863) elde etmiştir. Bu nedenle, Türkiye’deki kamu hastanelerinin rol sınıflarının öngörülmesinde Model 2’nin kullanılması önerilmektedir. Önerilen yöntem, farklı ülkelerdeki hastanelerin sınıflandırılmasında da uyarlanabilir ve sağlık yöneticilerine stratejik planlama ve kaynak tahsisinde veri temelli destek sağlayabilir.
  • Article
    Classification of Resilience of Turkish Health System to Extraordinary Health Crises at Provincial Level
    (2025) Bulut, Tevfik
    This study aimed to classify the provincial-level resilience of the Turkish health system using K-Means and Partitioning Around Medoids (PAM) clustering methods, utilizing data from the Ministry of Health's 2022 Health Statistics Yearbook. Prior to clustering analysis, the 15 variables used to assess health system resilience were reduced to 9 through Principal Component Analysis (PCA). Clustering analyses were subsequently performed on these remaining variables using the PAM and K-Means methods. The health systems of 81 provinces were classified into 3 distinct clusters based on their resilience. The PAM method was found to yield more optimal results compared to the K-Means method. According to the PAM method, provinces assigned to Cluster 3 demonstrated superior health system resilience compared to those in the other clusters. Based on the average values of the variables, the clusters were ranked in descending order of resilience: Cluster 3, Cluster 2, and Cluster 1. Significant disparities were observed both between and within clusters, primarily attributed to the uneven distribution of resources relative to population. Therefore, it is recommended that health system capacity be strengthened, using the highest-performing cluster as a benchmark. This approach can facilitate the construction of a more resilient and equitable provincial health system regarding service delivery supply, ultimately contributing to the establishment of a stronger national health system built upon strengthened provincial foundations.
  • Article
    Sağlık İşletmelerinin Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik İlkelerine Uyum Düzeyleri Hisse Senetlerinin Fiyat Dalgalanmasını Azaltıyor Mu? Borsa İstanbul Örneği
    (2025) Tengilimoglu, Dilaver; Sayar, Ali Rıza Zafer; Tümer, Tolga
    Sağlık işletmeleri hem bireylerin sağlığına hem de ülkelerin ekonomilerine çok büyük katkılar sunmaktadır. Sağlık işletmelerinin- diğer tüm işletmeler için de geçerli olduğu üzere- finansal piyasalardan yeterli düzeyde fon toplayabilmesi büyük önem taşımaktadır. Kurumsal yönetim ve sürdürülebilirlik ilkelerine yüksek düzeyde uyumun, yatırımcı talebini ve güvenini artırarak işletmelerin hisse senedi fiyat dalgalanmasını azaltması beklenmektedir. Böylelikle, işletmelerin finansal piyasalardan daha kolay ve daha fazla fon temin edebilmesi mümkün olabilir. Bu çalışmada; Türkiye'de halka açık sağlık işletmelerinin kurumsal yönetim ve sürdürülebilirlik ilkelerine uyum düzeylerinin, hisse senedi fiyat dalgalanması üzerindeki etkisi ampirik olarak araştırılmıştır. Araştırmanın bulguları, sağlık işletmelerinin kurumsal yönetim ilkelerine uyum düzeylerinin hisse senedi fiyat dalgalanmasını azalttığını, ancak bu etkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığını göstermektedir. Ayrıca, sağlık işletmelerinin sürdürülebilirlik ilkelerine uyum düzeylerinin hisse senedi fiyat dalgalanması üzerinde azaltıcı bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durum, kurumsal yönetim ve sürdürülebilirlik alanlarının ve ilgili raporlamaların Türkiye’de hâlen görece yeni olmasıyla açıklanabilir.
  • Article
    Evaluation of Turkish Health System Capacity at Provincial Level by WISP Method Based on Weighting Methods
    (2025) Bulut, Tevfik
    Amaç: Bu çalışmanın birincil amacı, Türkiye sağlık sisteminin kapasite ve kapasite açıklarını il düzeyinde göreceli olarak değerlendirmektir. Çalışmanın ikincil amacı ise R programlama dilinde kullanılan ağırlıklandırma yöntemleri için uygulama algoritmaları geliştirmektir. Yöntem: Sağlık sistemi kapasitesinin değerlendirilmesinde kullanılan karar kriterleri CRITIC, Shannon Entropy ve NMV yöntemleri ile ağırlıklandırılmıştır. İllerin sağlık sistemi kapasitesini değerlendirmek için WISP yöntemi kullanılmıştır. Veriler Sağlık Bakanlığı'nın 2022 Sağlık İstatistikleri Yıllığı'ndan alınmıştır. Bulgular: Tunceli, Bayburt ve Kilis, CRITIC tabanlı WISP skorlarına göre Türkiye'de sağlık sistemi kapasitesi açısından 81 il arasında optimal çözüme en yakın üç ildir. Buna karşılık, Bursa, İstanbul ve Şanlıurfa optimal çözümden en uzak üç ildir. Özgünlük: İl düzeyinde, sağlık sisteminin kapasitesindeki boşlukları tespit edebilir ve geliştirebiliriz. Kendi kendine yeterli sağlık sistemi kapasitesi oluşturabilir ve sağlık sistemini daha dirençli hale getirilebilir. Öte yandan, ağırlıklandırma yöntemleri için uygulama algoritmalarının geliştirilmesi önemli bir katkıdır. Böylece karar vericiler küçük ve özellikle büyük ölçekli veri setleri üzerinde anlık çözümler üretebilir.
  • Article
    Association of Cognitive Status, Anxiety and Depression With Hearing Loss in the Elderly
    (2024) Gülmez, Mehmet İhsan; Aydın, Canset
    Objective: Hearing loss is an important problem that is common among older people. Dementia can be defined as a group of disorders that adversely affect memory, thinking function and the ability to perform daily activities. Hearing loss leads to poor quality of life due to loneliness, social isolation, anxiety and susceptibility to depression. Hearing aids are the primary tool used in the management of hearing loss. In this study, we aimed to compare participants with and without hearing loss in terms of cognitive status, depression and anxiety, and to assess the effect of hearing aid use on this process. Method: Between June 2023 and June 2024, 608 patients over the age of 50 who registered at the psychiatric outpatient clinic of Hatay Training and Research Hospital were included in the study. Participants were enrolled if they presented to the Psychiatry outpatient clinic during the selected time interval, were over 50 years of age and agreed to participate in the study. Participants' demographic information, educational status, social information, hearing aid use, minimental score, Beck anxiety score, and geriatric depression score were recorded. Results: When comparing patients with and without hearing loss, statistically significant differences were observed on the Minimental Test, Beck Anxiety Score and Geriatric Depression Score. Conclusion: In this study, a statistically significant relationship was found between hearing loss and cognitive status, depression and anxiety, and it was suggested that the use of hearing aids may be beneficial in terms of preventing the development or slowing the progression of these pathologies.
  • Article
    Sağlık Çalışanlarında Tükenmişlik Düzeyinin Örgütsel Bağlılığa Etkisinde Demografik Özelliklerin Düzenleyici Rolü
    (2021) Çavdar, Miraç; Tengilimoğlu, Dilaver; Erkal, Pınar
    Tükenmişlik insanları fiziksel ve psikolojik olarak etkileyen bir sendromdur. Günümüzde pek çok kişi çeşitli nedenlerden dolayı tükenmişlik sendromu yaşayabilmektedir. Örgütler amaçlarına ulaşabilmek için etkin ve verimli işgücüne ihtiyaç duymaktadır. Çalışanların örgüte olan bağlılığı bu bakımdan önem taşımaktadır. Fiziksel, ruhsal ve zihinsel açıdan kendini mutsuz ve tükenmiş hisseden bir çalışan işinde verimli olamayabilir. Bu yüzden, tükenmişlik sendromunun çalışanı ve örgütü olumsuz etkileyeceği düşünülmektedir. Araştırmanın amacı sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeyini belirlemek, tükenmişlik sendromunun örgütsel bağlılık üzerindeki etkisini incelemektir. Ayrıca araştırmanın ana amacı sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeyinin örgütsel bağlılığa etkisinde demografik değişkenlerin düzenleyici rolünü belirlemektir. Veriler 2019 yılı Mart-Nisan ayları içinde toplanmıştır. Araştırma İzmir'de bir kamu hastanesinde çalışan 400 katılımcıdan oluşmaktadır. Veriler, tükenmişlik ölçeği ve örgütsel bağlılık ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analiz edilmesinde korelasyon ve çoklu regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasında düşük düzeyde ilişki bulunmuştur (r=-0.224 p<0.05). Regresyon analizi sonucuna göre tükenmişlik düzeyinin örgütsel bağlılığa düşük düzeyde etkisi bulunmaktadır (p<0.05). Araştırmada sonuçlarına göre sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeylerinin örgütsel bağlılığa etkisinde yaşın, medeni durumun, cinsiyetin ve hizmet süresinin düzenleyici rolü istatistiksel açıdan anlamlı değildir (p>0,05). Araştırmada sağlık çalışanlarının tükenmişlik düzeylerinin örgüte bağlılığa etkisinde eğitim düzeyinin düzenleyici rolü tespit edilmiştir (R=0.282 p<0,05). Araştırma sonuçlarına göre tükenmişlik sendromu örgütsel bağlılığı olumsuz etkilemektedir ve bu etkide eğitim düzeyinin düzenleyici rolü bulunmaktadır
  • Article
    Comparison of European Countries Based on Noncommunicable Disease Risk Factors Using the APLOCO Method
    (2024) Bulut, Tevfik
    Amaç: Çalışmanın amacı, DSÖ Avrupa Bölgesi'ndeki ülkeleri bulaşıcı olmayan hastalıkların temel risk faktörlerine göre karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmanın hedef popülasyonunu Avrupa Bölgesi’ndeki 37 ülke oluşturmaktadır. Karar kriteri olarak kullanılan temel risk faktörlerinin ağırlıkları Shannon Entropi ve NMD objektif ağırlıklandırma yöntemleri ile belirlenmiştir. Ülkeleri karar kriterlerine göre değerlendirmek için ÇKKV yöntemlerinden biri olan APLOCO kullanılmıştır. Bulgular: NMD tabanlı APLOCO ve Shannon Entropi tabanlı APLOCO yöntemlerinden elde edilen puan sıralamaları arasında anlamlı ve çok güçlü pozitif monoton bir ilişki vardır. NMD tabanlı APLOCO ve Shannon Entropi tabanlı APLOCO yöntemlerine göre Avrupa Bölgesi'nde ortalamanın üzerinde puana sahip ülke sayısı 14, ortalamanın altında puana sahip ülke sayısı ise 23'tür. Sonuç: Bulaşıcı olmayan hastalık risk faktörlerinin prevelansı, ortalamanın altındaki Avrupa Bölgesi ülkelerinde daha yüksektir. Bulaşıcı olmayan hastalık risk faktörlerinin yüksek prevalansı, bu bölgedeki bulaşıcı olmayan hastalıkların prevalansını artırabilir.