Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    Kurumsal Yeşil Dönüşümün Belirleyicileri: Türkiye ve Avrupa Birliği Firmaları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Analiz
    (2025) Ekinci, Mehmet; Karaca, Gökhan
    Bu çalışma, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Dünya Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası (EIB) tarafından yürütülen 2018–2020 İş Ortamı ve İşletme Performansı Anketi (BEEPS) verilerini kullanarak, 16 Avrupa Birliği ülkesinde faaliyet gösteren 5.871 firma ile Türkiye’deki 739 firmanın yeşil dönüşüm süreçlerini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Firma düzeyindeki çevresel uygulamalardan türetilen Yeşil Dönüşüm Endeksi, medyanın üzerinde değer alan firmaları “yeşil dönüşümü gerçekleştirmiş” olarak sınıflandırmak amacıyla kullanılmıştır. Lojistik regresyon analizinde bağımsız değişkenler altı kavramsal kategori altında değerlendirilmiştir: (i) dışsal baskılar, (ii) düzenleyici çerçeve, (iii) algılanan engeller, (iv) organizasyonel kapasite, (v) operasyonel koşullar ve (vi) finansal/piyasa erişimi. Bulgular, müşteri çevre taleplerinin, enerji performans standartlarının ve resmî iş stratejilerinin her iki bölgede de yeşil dönüşümün en güçlü belirleyicileri olduğunu, ancak etkinin Türkiye’de daha yüksek olduğunu göstermektedir. AB örnekleminde ise kalite sertifikaları, kadın sahipliği ve çevresel risklere doğrudan maruz kalma gibi faktörler daha belirgin rol oynamaktadır. Finansmana erişim her iki bölgede dönüşümü desteklerken, çevre düzenlemelerinin bir engel olarak algılanması yalnızca Türkiye’de olumsuz etki yaratmaktadır. Türkiye için politika önerileri arasında piyasa temelli teşviklerin güçlendirilmesi, düzenleyici araçların tutarlı uygulanması, yeşil finansman imkânlarının artırılması, kurumsal yönetişim kapasitesinin geliştirilmesi ve operasyonel kırılganlıkların azaltılması yer almaktadır. Bu adımlar, sürdürülebilirliği yalnızca bir uyum yükümlülüğü olmaktan çıkarıp stratejik bir rekabet avantajına dönüştürerek firmaların çevresel performansını ve uzun vadeli ekonomik dayanıklılığını artıracaktır.
  • Article
    A Research On The Relationship Between Functional Transformation İn Spaces And Gentrification, Nevşehir Uçhisar Mekanlarda İşlev Dönüşümü ve Soylulaştırma İlişkisi Üzerine Bir Araştırma, Nevşehir Uçhisar
    (Kare Publ, 2024) Sümer, Tuğçe Utku
    Dünyada 1960’larda tartışılan soylulaştırma, fiziksel ve toplumsal hareketliliği içeren kaotik bir durumdur. Ortaya çıkışından günü- müze, ilk söylendiği şekliyle temel alınsa da farklı birçok tanımı ya- pılmıştır. Tanımların çoğunda da toplumsal sonucuna odaklanıldığı ve bir “soylulaştırma genellemesi” yapıldığı görülmüştür. Ancak bu tür bir soylulaştırma anlayışının, farklı kentlerde görülen soylulaş- tırmanın bağlamsal çeşitliliğini, özelliklerini ve/veya varsa sınırları- nı bulma sürecini gölgelemekte olduğu görülmüştür. Bu nedenle çalışma soylulaştırmanın, özellikle mekanla ve fiziksel dönüşümle ilişkili olduğunu, buna bağlı olarak mekansal dinamiklerle direnç gösteren ya da tetiklenebilen bir kavram olduğunu göstermeyi he- deflemektedir. Bunu yaparken örneklem alanı olarak turizmin aktif bir role dönüşmesi ile tarihi yapı stoğunun dönüşümüne şahitlik eden ve soylulaştırma ile temas halinde olan Nevşehir’in Uçhisar beldesi seçilmiştir. Turizmin bölgeye hâkim olması ile pek çok kaya- dan oyma konut, konaklama yapısına dönüştürülmeye başlanmıştır. Çalışma kapsamında bu mekânlar incelenmiş ve tasarım süreçle- rine dâhil olan mimar ve işletmecileriyle yenilenme sürecine dair görüşmeler yapılmıştır. Yapılı çevredeki değişimlerin soylulaştırma- yı nasıl etkilediği, soylulaştırmanın yapılı çevreyi nasıl etkilediği ve yeni bir mimari dil yaratıp yaratmadığı sorularına cevap aranmıştır. Analizler sonucunda mekânsal dönüşümle soylulaştırma arasında bir döngü olduğu, dönüşüm sürecinde mekâna dair dinamiklerin soylulaşma üzerinde tetikleyici ve engelleyici etkisi olduğu saptan- mıştır. Burada kavramı yalnızca toplumsal bir sorun olmaktan çıka- rarak mekânsal parametrelere sahip olduğu görülmüş ve kavramın yalnızca sosyolojik bir kavram olmadığı saptanmıştır.
  • Article
    Sürdürülebilir Besin Tüketim Davranış Ölçeği’nin Adolesanlarda Geçerlik ve Güvenirliği
    (2024) Çetıner, Ozlem; Yabancı, Nurcan; Parmaksız, Ayhan; Kara, Semanur
    Amaç: Bu çalışmada Sürdürülebilir Besin Tüketim Davranışı Ölçeği’nin adolesanlarda geçerlik ve güvenirliğinin alınması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Eylül-Kasım 2023 tarihleri arasında Kırıkkale ilinde lise düzeyinde öğrenim gören 13-17 yaş aralığındaki 161 erkek, 188 kadın olmak üzere toplamda 349 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Veriler yüz yüze anket yoluyla elde edilmiştir. Çalışma anketi “Kişisel Bilgi Formu”, “Sürdürülebilir Besin Tüketim Davranış Ölçeği” olmak üzere 2 bölümden oluşmaktadır. Bulgular: Türkçeye adaptasyonu yapılan ve yetişkin popülasyonunda geçerlik-güvenirliği alınan 11 maddelik Sürdürülebilir Besin Tüketim Davranış Ölçeği’ni adolesan grupta doğrulamak amacıyla yapılan doğrulayıcı faktör analizine göre “satın alma tercihleri” (Cronbach α= 0.67) ve “beslenme tercihleri” (Cronbach α= 0.59) alt boyutlarından oluşan 9 madde ile ölçeğin yapı geçerliği sağlanmıştır (Ölçek toplam Cronbach α=0.76, χ2/sd=2.61, RMSEA=0.07, CFI=0.97 ve TLI=0.97). Sürdürülebilir Besin Tüketim Davranış Ölçeği’nin test-tekrar test güvenirliği incelendiğinde; satın alma boyutu (ICC=0.84), beslenme tercihleri boyutu (ICC=0.80) ve tüm ölçek (ICC=0.77) orta derecede korelasyon göstermiştir. Sonuç: Bu çalışmanın sonucunda Sürdürülebilir Besin Tüketim Davranışı Ölçeği, Türk toplumundaki adolesanlara uyarlanarak geçerli ve güvenilir bulunmuştur.
  • Article
    Küresel İklim Rejiminde Denizel Çevre Politikaları: Birleşmiş Milletler Taraflar Konferansı Kararlarına Dayalı Bir Değerlendirme
    (2025) Yıldız, Mete; Karlı, Aygün
    Bu çalışma, küresel iklim rejimi kapsamında denizel çevre politikalarının nasıl ele alındığını ve BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) taraflar konferansları (COP, CMP ve CMA) kararlarının bu politikalar üzerindeki etkisini incelemektedir. Denizel çevre, iklim değişikliğinin etkilerini en yoğun şekilde hisseden ekosistemlerden biridir ve bu bağlamda uluslararası politika kararlarının bu ekosistemlere yönelik etkileri büyük bir önem taşımaktadır. Makale, küresel iklim rejimi ve denizel çevre politikalarının tarihsel gelişimi, BMİDÇS ve bağlı anlaşmalar çerçevesinde değerlendirilmesi, COP kararlarının analizi ve denizel çevre politikalarıyla ilişkisini ele almaktadır. Ayrıca, Kyoto Protokolü (CMP kararları) ve Paris Anlaşması (CMA kararları) kapsamında alınan kararların denizel ekosistemlere etkisi de incelenmektedir. Çalışma, küresel iklim rejiminin okyanus ve denizlere olan etkisini anlamak amacıyla BMİDÇS tarafından alınan kararları belirli kategorilere ayırmakta ve sınıflandırmaktadır. Bunlar arasında deniz taşımacılığında karbon emisyonlarının azaltılması, küçük ada devletlerinin dirençliliği, deniz kıyılarının korunması ve planlanması, denizel biyoçeşitliliğin korunması, deniz su seviyesindeki yükselmenin önlenmesi, balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin sürdürülebilirliği, asidifikasyonun engellenmesi ve mavi karbon süreçlerinin geliştirilmesi gibi temel alanlar yer almaktadır. Makalenin bulguları, son yirmi yılda okyanus ve denizlerin iklim politikaları içindeki rolünün arttığını göstermektedir. COP kararlarında denizel çevre konuları giderek daha fazla yer almakta, ancak bu kararların bağlayıcılığının ve etkinliğinin sınırlı olduğu belirtilmektedir. Kyoto Protokolü kapsamındaki CMP kararlarında denizel çevre konularına yeterince odaklanılmadığı görülürken, Paris Anlaşması sonrasında CMA kararlarında bu konulara daha fazla vurgu yapıldığı saptanmıştır. Sonuç olarak, BMİDÇS ve bağlı konferans kararlarının denizel çevre politikaları üzerindeki etkisi giderek artmaktadır. Ancak, deniz ekosistemleri ve iklim politikaları arasındaki ilişkinin daha fazla vurgulanması, denizel çevreyi koruyacak bağlayıcı kararların alınması ve uygulamaya geçirilmesi gerekmektedir. Makale, gelecekteki BM iklim rejimi toplantılarında denizel ekosistemlere ilişkin kararların daha çok yer alabilmesi için politika yapıcılara önerilerde bulunmaktadır.