14 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 14
Article El Yazılı Vasiyetname(Bilim ve Teknoloji, 2015) Özbey, SerapBir kişinin, son arzu ve isteklerine ilişkin olarak yapmış olduğu ve hüküm ve sonuçlarını kişinin ölümünden sonra doğuracak olan işlemlere hukuk düzeninde ölüme bağlı tasarruf denilmektedir1 . Öğretide ölüme bağlı tasarruflar, şekli anlamda ölüme bağlı tasarruflar ve maddi anlamda ölüme bağlı tasarruflar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Şekli anlamda ölüme bağlı tasarruflar, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf düzenlerken uyması gerekli şekil kurallarını; maddi anlamda ölüme bağlı tasarruflar ise, düzenlenen ölüme bağlı tasarrufun içeriğini oluşturan mirasbırakanın son arzularını ifade etmektedir2 . Türk Medeni Kanunu’nda sadece iki şekil tipi kabul edilmektedir. Bunlar, “vasiyetname” ve “miras sözleşmesi” dir.Article “iklim Davaları”nın Ardındaki Hukukçu Desteği: Oslo İlkeleri(Bilim ve Teknoloji, 2015) Yılmaz Turgut, NükhetHUKUKÇULARIN ÇEVREYİ KORUMA GİRİŞİMLERİ: Dünyanın çeşitli yörelerinden hukukçular, değişik görev alanlarındaki konumlarıyla, yaklaşık elli yıldır çevreyi koruma mücadelesi vermektedir. Kuramsal düzeyin yanı sıra pratikte de yoğunlaşan bu çabaların odak noktası,“yerleşik hukuk anlayışını ve bunu yansıtan hukuki düzenlemeleri, çevrenin korunması yönünde işlevsel kılmak ve çevre korumaya uygun, gelenekseli sorgulayan, yepyeni kuralların kabulünü sağlamak” şeklinde özetlenebilir. Son yıllarda bu mücadele iklim değişikliği konusunda yoğunlaşmıştır. Bunun ana nedeni, başlangıçta pek önemsenmeyen bu sorunun hem “insan kaynaklı olduğunun” hem de önlem alınmazsa tüm canlı yaşamına yönelik “ciddi tehlikeler” yaratacağının bilim çevrelerince kabulüdür. Bu tür çabaların özellikle yine son yıllarda yoğunlaştığı boyutlardan birisi de “yargı organları aracılığıyla devletleri harekete geçirmektir”. Bunun nedeni de sorunun ciddiyetinin netleşmesine karşın, devletlerin buna uygun düzenleme ve uygulamaları, Yasama ve Yürütme düzeyinde yapmamalarıdır. İşte Oslo İlkeleri hukukçuların çabalarının yeni örneklerinden birisi olarak bu evrensel gerçekler temelinde hazırlanmış olup “iklim davaları” için de gerekli verileri sağlamaktadır.Article Avukatlik Sinavi(Bilim ve Teknoloji, 2014) Hoş, Hasan SerdarAvukatlık sınavı tartışması ülkemizde 35- 40 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu tartışma kimi zaman ülke gündemini yoğun şekilde meşgul etmiş kimi zaman geri planda kalmıştır. Bu süre boyunca avukatlık mesleği ile ilgili mevzuatta defalarca değişiklik yapılmıştır. Avukatlık sınavı ile ilgili olarak ise üç defa yasal düzenleme yapılmış; bu düzenlemelerden ikisi yürürlüğe girmeden kaldırılmış ve diğeri hakkındaysa Anayasa Mahkemesi tarafından hukuka aykırı olduğu doğrultusunda görüş bildirilmiştir. Son olarak da Türkiye Barolar Birliği tarafından avukatlık sınavına dair bir yönetmelik hazırlanarak 17 Haziran 2014’te Resmi Gazetede yayımlanmış; fakat 10 Eylül 2014 TBMM genel kurulunda kabul edilen torba kanunla avukatlık sınavı kesin olarak (şimdilik) kaldırılmıştır.Article Katki Alacaği(Bilim ve Teknoloji, 2015) Kılıçoğlu Yılmaz, KumruTürk Medeni Kanunu’nun “Değer Artış Payı” başlığı altındaki 227. maddesinin 1. fıkrasında “Eşlerden biri, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa; tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.” düzenlemesi yer almaktadır.Article “gezi Parkı” Muhalefeti ve Çevreci Demokrasi(Bilim ve Teknoloji, 2013) Yılmaz Turgut, NükhetÇoğulcu ve temsili demokrasi ‘halkın halk tarafından halk için yönetimi’ demek olan demokrasi kavramının günümüzdeki klasikleşmiş algılamasını yansıtmaktadır. Temsili yönetimin anlamı, doğrudan halk tarafından yönetimin gerçekleşmesinin -bazı istisnalar dışında- imkânsızlığı yüzünden, halkın kendi seçtiği temsilciler aracılığıyla yönetilmesidir. Tek adama tek oy ifadesiyle özetlenen seçme hakkı kullanılarak yapılan bu seçimlerin ortaya koyduğu ilk temel gerçek de halkın “asıl”, temsilcilerin ise “vekil” konumunda bulunduğu ve bunların halkın kendilerine verdiği “görevi” halkın menfaatine uygun şekilde yapmakla zorunlu olduklarıdır. Demokrasiye saygılı ülkelerde, yöneticilerin ve tüm vekillerin, değil hukuka aykırı davranma, halkın beklentilerini önemsememe halinde dahi özür dilemeleri ve istifa etmeleri şeklindeki demokrasi geleneği bu temel gerçekten kaynaklanır. Anayasamızdaki “Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeleri seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün milleti temsil ederler” hükmü de (md.80) aynı gerçeğin bir yansımasıdır.Article Adaletin Sağlanmasında Tutuklamanın Yeri(Bilim ve Teknoloji, 2013) Merki, DuyguGünümüzde, kelimelerin sözlük anlamları değiştirilerek halkın belleğiyle oynanmaya çalışıldığı gibi kimi zaman da izlenen politikalar ve yapılan uygulamalar ile kelime ve kavramların anlamları yok edilerek hayatımızdan çıkarılmaktadır. Bu yöntem ile sözlükteki anlamını değiştirmeye hiç gerek kalmadan hak, hukuk ve adalet kavramlarının içinin boşaltıldığı ve insanların zihinlerinde bunların hiçbir manaya sahip olmayan harf dizileri haline getirildiğini söylemek yanlış olmayacaktır.Article #direngerçek!(Bilim ve Teknoloji, 2013) Hoş, H. Serdar“Politika” Türk Dil Derneği’nin sözlüğünde “devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı” olarak tanımlanmıştır. Sözlükten gerçek hayata uzanan patika yola adım attığımızda politikanın yani devlet yönetme sanatının nasıl şekillendiği ve bunu icra edenlerin nasıl bir üslup kullandıkları büyük önem taşımaktadır. Gördüğüm kadarıyla ülkemizde bu sanat zanaatle sınırlı kalıyor. İzlenen stratejinin (eğer bir strateji varsa) politik söyleme ne kadar yansıdığı ya da siyasilerimizin politik üslubunun ne derece sanatçı özeni taşıdığı tartışmalı. Acaba ülkemizdeki yöneticiler politika mı yapıyor yoksa başka bir şey mi? Bunun cevabını verirken çerçevenin dışında kalanlarla içinde kalanların bağını koparmadan bir tablo sunmak oldukça zordur.Article Çevreyi Koruyucu Çok Taraflı Uluslararası Sözleşmelerin Özgünlüğü Ülkemizde de Dikkate Alınmalıdır(Bilim ve Teknoloji, 2014) Yılmaz Turgut, NükhetÖzgünlük-Ortak Soruna Ortak Çözüm: Uluslararası-bölgesel-ulusal gelişmeler çevre koruma alanındaki özgünlüğü açıkça göstermiştir. Bu özgünlük kimi hallerde ve belli ölçüde insan hakları konusunu diğer alanlardan farklı ve özel kılan durumla örtüşmekte, bazı durumlarda ise bunun da ötesine geçmektedir. Özgünlük, temelde birbirine bağlı iki gerçekten kaynaklanır: Çevre sorunlarının evrensel niteliği nedeniyle olumsuz sonuçlardan hiçbir kişi ya da devletin kaçamayacağı ve bu sorunlarda, dereceleri farklı olmakla birlikte, herkesin payı olması. Bu gerçekler sorunun çözümü için ulusal, bölgesel ve evrensel adımların birlikte atılmasını zorunlu kılmıştır. Bunun somut anlamı, bütün devletler ve toplumlar için ortak bir ilgi ve menfaat alanı oluşturan bu konuda herkese yükümlülükler getirilmesinin ve herkesin bunlara uymasının kaçınılmazlığıdır. Ortak bir soruna getirilecek ortak çözümler yine herkesin menfaatine olacaktır. Çevreyi korumayı amaçlayan çok taraflı sözleşmeler (kısaca ÇS) de Birleşmiş Milletler düzeyinde veya bölgesel düzeylerde hazırlanmak suretiyle önemli sayıda ülkeyi ortak sorumluluğa kattığından bu özgünlüğü yansıtmaktadır. Uluslararası hukukta erga omnes (herkese yönelik) diye adlandırılan böyle durumlarda devletlerin yükümlülükleri de bir ya da birkaç devlete değil, uluslararası topluluğa yöneliktir. Bu şekilde erga omnes sayılan bazı konular zaman içinde ıus cogens (buyruk kural) haline de gelmiş olup, uluslararası hukukun baskın normu olmaları nedeniyle, bunlara aykırı andlaşma hükümleri geçersiz sayılmaktadır. Bu iki kavramın örtüştüğü insan haklarının tipik örnekleri kölelik, ırk ayırımcılığı, işkence, korsanlık ve soykırım yasağıdır. İşte aynı yönde evrensel bir gelişim çevrenin korunmasında da mevcuttur. Kaldı ki yaşanacak bir çevre kalmaması durumunda başta yaşam ve sağlık hakkı olmak üzere insan haklarının varlığından bahsedilemeyeceği gerçeği çevreyi korumanın önemini, bu gerçeği yansıtan somut durumlarda, insan haklarının önüne geçirmektedir.Article Avrupa Birliğinde Mali Kriz ve Bütünleşme(Bilim ve Teknoloji, 2013) Çağan, Nami2008 Yılında ABD’de “mortgage” krizi ile başlayan küresel ekonomi krizi aşamalı ya da dereceli de olsa bütün ülkeleri etkilemektedir. Kriz , şimdi göründüğü şekliyle en çok Avrupa Birliğini , özellikle de euro bölgesini etkilemiştir.Krizin euro bölgesine yansıması , şimdiye kadar ortaya çıkmayan bazı özellikleri yapısında taşımaktadır. Küresel krizin özellikleri , ABD ve AB’de benzer olmakla birlikte çözüm açısından önemli farklılıkların ortaya çıkması söz konusu olmaktadır. Farklılık , büyük ölçüde ABD’nin federal devlet yapısı ile AB’nin ancak belli ölçüde ekonomik bütünleşmeyi gerçekleştirebilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.Article Ya Hep Ya Hiç: Kadın-erkek Eşitliği ve Soyadı Meselesi(Bilim ve Teknoloji, 2013) Sever, ÇiğdemEşitlik, özgürlük ve kardeşlik gibi ilkeler bakımından en önemli tarihsel kırılma noktası olarak görülen Fransız devriminin eşitliğe ilişkin ilk maddesi günümüzdeki kadın erkek eşitliği sorununu da betimler nitelikte. Fransız devriminin ardından 1791’de Kadın ve Kadın Yurttaş Hakları Bildirgesinin yayınlanmasına götüren eşitlik sorunu günümüzde varlığını hala sürdürüyor. Bu yazıda bu sorunun bir parçası olarak Türkiye’de kadınların evlendikten sonra kendi soyadlarını kullanamamalarına ilişkin Medeni kanunun 187. Maddesi ve bu maddeye ilişkin bazı yargı kararları ele alınacaktır.

