4 results
Search Results
Now showing 1 - 4 of 4
Article İlaç Araştırmalarında Yeni Nesil Uygulamalar: Kontrollü İlaç Salımı(Bilim ve Teknoloji, 2012) İşgör, Belgin S.; Korkmaz Özkan, Filiz16.yüzyılda yaşamış olan ve bugünkü Modern tıbbın kurucularından sayılan Paracelsus’un “Her şey zehirdir. Zehirle ilacı ayıran dozudur” sözü, bugünkü modern toksikolojinin temeli olan doz-cevap ilişkisine dikkat çekmesi açısından son derece önemlidir. Günümüzde ilaç olarak sunulan sentetik ve doğal kaynaklı kimyasal bileşiklerin vücuda alımı genel olarak ağızdan (oral) katı veya sıvı formlarda, damar ve kas içerisine sıvı enjeksiyonuyla, nazal yol aracılığıyla sprey veya toz formunda inhalatör yardımıyla, veya deriden lokal uygulamalarla gerçekleşmektedir. Vücuda verilen ilaç ilk olarak dolaşım sistemine alınır ve tedavi için hedeflenen dokuya kan damarları ile taşınır. Hedef dokulara ise bu dokulara nüfuz etmiş kılcal damarlar yoluyla ulaşır. İlacın vücuda alımından hedef dokuya taşınması sürecinde, damar yolu üzerinde bulunan tüm dokularca alınıp hücresel mekanizmalarca işlenmesi mümkündür.Article YARININ ENERJİSİ-HİDROJEN(2013) Devrim, Yılser; Albostan, AyhanGünümüzde hızla ilerleyen teknolojik gelişme enerji kullanımını körüklemiş ve enerji olmaksızın yaşamak olanaksız bir hal almıştır. Özellikle ulaşım ve taşımacılıkta kullanılan benzin ve mazotun hammaddesi olan ham petrolun tükenmeye başladığı yaygın olarak kabul görmüştür. Dünyamızın her yıl artan % 4-5 oranındaki enerji ihtiyacına karşılık, bu ihtiyacı karşılayan fosil-yakıt rezervleri çok daha hızlı bir şekilde azalmaktadır. En iyimser tahminler bile, en geç 2030-2050 yılları arasında petrol rezervlerinin büyük ölçüde tükeneceğini ve ihtiyacı karşılayamayacağını göstermektedir. Kömür ve doğal gaz için de benzer bir durum söz konusudur. Ayrıca fosil yakıtların kullanımı dünya ortalama sıcaklığını son bin yılın en yüksek değerlerine ulaştırmıştır. Bu durum ise, yoğun hava kirliliğinin yanı sıra milyonlarca liralık zarara yol açan sel, fırtına gibi doğal felaketlerin gözle görülür şekilde artmasına neden olmaktadır. Ayrıca, ham petrol ve doğalgaz fiyatlarının son yıllardaki hızlı artışı ülkelerin ve tüketicilerin bu alandaki harcamalarını önemli ölçüde artırmıştır.Article İnsan Kafasındaki Dokuların Öziletkenliklerinin İn Vivo E/meg Verileri ile Kestirilmesi ve Üç Değişik Kestirim Algoritma Sonuçlarının Karşılaştırılması(Signal Processing and Communications Applications Conference, 2004) Şengül, Gökhan; Baysal, Uğur; Haueısen, JensDoku öziletkenliklerinin bilinmesi, insan vücudunun güvenilir hacim iletken modellerinin oluşturulmasında ve ileri/ters biyoelektrik alan problemlerinin çözümünde gereklidir. Bu çalışmada, insan kafasindaki dokulann öziletkenliklerinin EEG ve MEG verileri kullanılarak in vivo kestirimi ipin üç farklı kestirim algoritmasi kullanılarak elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Uygulanan bu algoritmalar; En Küçük Hatalar Karesi (E.K.H.K) kestirim algoritmasi, Bayesian MAP kestirim algoritmasi ve istatistiksel Kısıtlı Minimum Ortalama Hatalar Karesi (1.K.M.O.H.K) algoritmasıdır. Algoritmalar, geometrik yapı, ön bilgisi ile doku öziletkenlikleri ile doğrusallaştırma ve enstrümantasyon gürültüsünün istatistiksel ön bilgilerini girdi olarak kullanır. E/MEG verileri, medyan sinirin uyarıkdığı kaynak konumlandırma deneyinden sırasıyla 32 kanallı EEG ve 31 kanallı magnetometre ile somatosensory korteks üzerinden ölçülmüştür. Kafanın anatomik geometri bilgisi 256 adet TI ağırlıklı MRI görüntüden elde edilmiş ve kafa derisi, kafatası ve beyin olarak homojen üç bölgeye bölütlendirilmiştir. Sözkonusu algoritmalar kullanılarak kafa derisi, kafatası ve beyin öziletkenlikleri ve hata oranları üç farklı algoritma ile kestirilmiştir. Hata oranları E.K.H.K için %90, Bayesian Map kestirim algoriması için % 20.5 ve İ.K.M.O.H.K algoritması için %12.5 olarak hesaplanmıştır. Sonuçta İ.K.M.O.H.K algoritmasının diğer algoritmalara kıyasla daha düşük hata oranları verdiği gösterilmiştir.Article MERAK ETTİĞİMİZ GEZEGEN “MARS” ve LAZER SPEKTROSKOPİSİ(Bilim ve Teknoloji, 2014) Eseller, Kemal EfeBilim insanları, evrende gerçekleşen olayları merak ettiği sürece hayatı kolaylaştıran yeni buluşlara ulaşacak ve her geçen gün bilime daha fazla katkı sağlayacaklardır. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Mars gezegenine gönderdiği Curiosity (merak) - Rover sistemi ile gezegende çok önceden yaşamış canlı kalıntılarını (mikroplar, tek hücreli canlılar) bulabilmek için araştırmalar yapmakta ve gezegenin tarihi oluşumunu incelemektedir. Mars yüzeyinde, insanoğlu için gerekli Sülfür (S), Nitrojen (N), Oksijen (O), Fosfor (P) ve Karbon (C) gibi elementlerin varlığı ve izleri, gelecekte bu konuda yapılacak araştırma konularını şekillendirmekte ve uygun yaşam koşullarının bulunması için zemin hazırlamaktadır.

