5 results
Search Results
Now showing 1 - 5 of 5
Review Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 4Akciğer Kanserinde İmmünoterapi ve Tedavide Multidisipliner Yaklaşım(Turkish Assoc Tuberculosis & Thorax, 2020) Karadurmuş, Nuri; Kaya, Akın; Göksel, Tuncay; Yılmaz, Ülkü; Tülek, NeclaAkciğer kanseri dünya genelinde kanserle ilişkili ölümlerin başlıca nedeniolmaya devam etmektedir. Son 20 yılda kanser biyolojisi ve patogenezi hakkındaki bilgiler artmış, immün kontrol noktası inhibitörleri (İKNİ) kullanımasunulmuş ve böylece solid kanserlerin tedavisinde önemli bir dönem başlamıştır. Bu derlemede; tedavide yenilikler, immünoterapi ve tedavide multidisipliner yaklaşım çerçevesinde akciğer kanseri ele alınmıştır. Küçük hücreli dışıakciğer kanseri (KHDAK) en sık görülen ve özellikleri nedeniyle İKNİ tedavisinden ideal olarak yararlanabilecek akciğer kanseri türü olması nedeniyleyazının odak noktasını oluşturmuştur. Bu derleme, akciğer kanseri tedavisindeimmünoterapi yaklaşımının göğüs hastalıkları başta olmak üzere tüm branşlarda multidisipliner farkındalığını artırmayı ve yönetimi hakkında bilgi sağlamayıamaçlayan ilk Türkçe derlemedir. Ayrıca bu derleme, KHDAK tedavisinde İKNİkullanımına ilişkin son klinik çalışmaların dikkat çekici sonuçlarını sunmasıaçısından önem teşkil etmektedir. İmmünoterapi kanser tedavisinde yeni bir dönem başlatmıştır ve İKNİ tedavisinin kendine özgü etki mekanizması yeni bazı advers olay grubunun ortaya çıkmasına nedenolmuştur, bunlar arasında pnömonitis özellikle önemlidir ve advers olaylar konusunda gerektiğinde hastaların ilgili uzmanlık dalları ilekonsülte edilmesi gerekmektedir. Akciğer kanserinde tedavi, hastanın özellikleri, histolojik özellikler, genetik durum göz önünde bulundurularak her bir hastaya özel planlanmalı ve akciğer kanserli bir hastanın tanısal değerlendirilmesi ve en uygun şekilde tedavisi içingöğüs hastalıkları, göğüs cerrahisi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, patoloji ve radyoloji uzmanlık dalları arasında işbirliği sağlanmalıdır. Bununla birlikte, aile hekimleri de akciğer kanserinin erken tanınmasında ve ayrıca hastalarını tütün bırakmayı teşvik ederekkanserin önlenmesinde önemli rol oynayabilirler. Ayrıca, toplumda farkındalık yaratmak ve erken tanı için akciğer kanseri yönündentarama çalışmaları yapmak hedeflenmelidirReview Yutma Rehabilitasyonunda Servikal Bölgeye Yönelik Egzersiz Yaklaşımları(2021) Begen, Sena Nur; Arslan, Selen SerelYutma bozukluğu hem bireyi, hem de aile ve/veya bakım verenietkileyen, ciddi komplikasyonlara sebep olabilen ve bütüncül yaklaşımgerektiren bir problemdir. Havayoluna besin aspirasyonu önemli birdurumdur. Havayolu korumasında görevli parametrelerden biri yeterlihyolaringeal hareketin sağlanmasıdır. Yutma esnasında subrahiyoidkasların kontraksiyonu ile hiyoid kemik ve larinks yukarıya çekilir,epiglothun kapanması ile birlikte havayolu koruması sağlanır. Suprahiyoid kaslardaki yetersizlik durumunda hyolaringeal elevasyon azalmakta, yutma sonrası faringeal kalıntı artmakta, yutma sırası vesonrasında aspirasyon izlenebilmektedir. Bu nedenle yutma rehabilitasyonunda suprahiyoid kas aktivasyonunu artırmayı amaçlayan birçokegzersiz yaklaşımı bulunmaktadır. Bu egzersiz yaklaşımlarının çoğuservikal bölgeye yönelik egzersizlerden oluşmaktadır. Servikal bölgeyeyönelik geliştirilen ilk egzersiz Shaker egzersizidir. Geliştirilen ilk egzersizin yutma fonksiyonu üzerindeki olumlu etkilerinden yola çıkarakservikal bölgeyi içine alan birçok egzersiz yaklaşımı geliştirilmiş vefarklı hastalık gruplarında etkinlikleri değerlendirilmiştir. Örnek olarak modifiye Shaker egzersizi, dirence karşı “chin tuck” egzersizi, alından verilen dirence karşı “chin tuck” egzersizi, çene açma egzersizleri,göğüs kafesine doğru dirençli çene açma egzersizi, Theraband egzersizleri, baş ekstansiyondayken yutma egzersizi, proprioseptif nöromusküler fasilitasyon ve servikal izometrik egzersizler sayılabilir.Hastanın durumuna göre egzersiz yaklaşımlarının birbirlerine avantajveya dezavantajları olabilmektedir. Rehabilitasyonda önemli olan bireye özel egzersiz programı oluşturmaktır. Yutma rehabilitasyonu değerlendirmesinde elde edilen bulgular ışığında hastanın durumu gözönünde bulundurulmalı ve egzersiz seçimi gerçekleştirilmelidir. Herhasta fiziksel, kişisel ve çevresel faktörlerle beraber ele alınmalı ve ihtiyaçları belirlenerek bireysel tedavi yaklaşımları tercih edilmelidir.Review Covid-19’a Histopatolojik Bir Bakış: Akciğ Er, Bo Brek, Beyin, Karaciğ Er(2020) Aykanat, Nuriye Ezgi Bektur; Bektur, Ezgi2002 ve 2012 yıllarında önceki koronavavirüs salgınları olan Şiddetli akut solunum sendromu koronavirüs (SARS‐ CoV) ve Ortadoğusolunum sendromu koronavirüs (MERS ‐ CoV) ortaya çıkmıştı. Sonrasında Aralık 2019'da Çin'in Hubei eyaleti Wuhan Şehrinde SARS‐CoV‐2 adında bir başka yüksek derecede patojenik koronavirüs ortaya çıktı ve hızla tüm dünyaya yayıldı. 11 Mart 2020 tarihinde hastalıkpandemi, yani küresel salgın hastalık olarak ilan edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından COVID-19 olarak adlandırılan bu virüs,inhalasyon veya enfekte damlacık yoluyla bulaşır ve kuluçka süresi 2 ila 14 gün arasında değişmektedir. Virüs, halsizlik, kuru öksürük, ateş,bulantı, kusma, koku kaybı, baş ağrısı ve en önemlisi solunum sıkıntısına neden olmaktadır. Birçok insan asemptomatiktir. Hastalık çoğuinsanda hafif seyreder; bazılarında (genellikle yaşlılar ve kronik hastalığı olanlarda) pnömoniye, akut solunum sıkıntısı sendromuna (ARDS)ve çoklu organ fonksiyon bozukluğuna ilerleyebilir. Vaka ölüm oranının % 2 ile % 3 arasında olduğu tahmin edilmektedir. SARS-CoV-2,konakçı hücreleri anjiyotensin dönüştürücü enzim 2 (ACE2) reseptörleri yoluyla enfekte eder. Artan kanıtlar, koronavirüslerin her zamansolunum yollarıyla sınırlı olmadığını, ACE2 reseptörlerinin bulunduğu pek çok organı istila edebileceklerini göstermektedir. Dünyagenelinde ilk vakanın çıktığı Aralık 2019’dan bu yana 8 aylık süre içerisinde vaka sayısı 14 milyonu, ölü sayısı 619 bini geçmiştir.Türkiye’de ise COVID-19 pozitif vaka sayısı 225 bine yaklaşmış olup maalesef aramızdan ayrılan insan sayısı 5500'ü geçmiştir. Buderlemede COVID-19 nedeniyle hayatını kaybetmiş insanlara ait farklı organlardan alınan biyopsi örneklerinin histopatolojik bulgularıbildirilmektedir.Article Bası Yaralarında Bakım Verenlerin Hastalıkla İlgili Farkındalık Düzeyi(2023) Seyhan, Nevra; Dursun, Ali DoğanAmaç: Bası yaralarında hastaların birebir bakımını üstlenen kişiler hastaya etkili ve kaliteli bakım sağlayabilmeleri için hastalıkla ilgili yeterli bilgi sahibi olmalıdır. Bu çalışmanın amacı bası yarası hastalarına bakım verenlerin hastalıkla ilgili bilgi seviyesini ve farkındalık derecesini belirlemektir. Gereç ve Yöntemler: Sağlık Bakanlığı Evde sağlık hizmetleri birimi bünyesinde takip ve tedavisi yapılan 120 bası yarası hastasına birebir bakım verenler çalışmaya dahil edilmiştir. Bakım verme süresi 1 yıldan az olanlar çalışmaya dahil edilmemiştir. Bakım verenlere sosyo-demografik özelliklerini ve bası yaraları hakkındaki bilgi ve farkındalık düzeylerini belirlemeye yönelik 10 sorudan oluşan anket uygulandı. Bulgular: Bası yarası bakımı yapan kişilerin yaş ortalaması 40,57 idi (min 19-maks 74). Bakım verenle- rin %76,7’sinin (92 kişi) eğitim seviyesi ortaokul ve altındaydı. Bakım verenlerin bası yaralarına yönelik bilgi düzeylerinin ortalaması 43,33±13,68 puan olarak belirlendi. Bası yarası bakımı yapan kişilerin bilgi ve farkındalık düzeyi ortalama puanı, toplam puan ortalamasının (50 puan) altındaydı. Anket sorularına verilen doğru cevap oranları düşüktü. Bası yarası bakımı yapan kişilerin cinsiyet ve yaşlarına göre bası yarasına ilişkin bilgi ve farkındalık düzeyleri arasında anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05),ancak bakım verme süresi ile bilgi ve farkındalık düzeyleri arasında anlamlı fark bulunmaktaydı(p<0,05). Sonuç: Bu çalışmada katılımcıların bası yarasına ilişkin bilgi ve farkındalık düzeylerinin düşük olduğu görülmüştür. Bakım verenlerin hastalık hakkındaki bilgi seviyesinin yeterli olması; dekubit ülseri oluşumunu önlemede ve tedavi süresince başarılı sonuçlar elde etmede etkili olduğu için, bu bakımı veren kişilerin eğitiminin önem arz ettiği değerlendirilmektedir.Review Yutma ve Kognitif Fonksiyonların İlişkisi(2024) Begen, Sena Nur; Arslan, Selen SerelKognitif fonksiyonlar; bilgi edinme, saklama ve kullanmayı sağlayan önemli beyin işlevlerindendir. Tüm vücut fonksiyonları gibi yutma fonksiyonunun düzenlenmesi ve ayarlanmasında kognitif fonksiyonlar önemli rol almaktadır. Bu sayede birey, besin ve çevreye ait özellikler algılanıp yordanmakta ve değişen koşullara uyum sağlanarak yutma güvenli şekilde gerçekleştirilmektedir. Özellikle görsel algılama, oryantasyon, dikkat, hafıza ve yürütücü işlevleri içeren temel kognitif fonksiyonlar etkin ve güvenli yutma için gereklidir. Yutma fonksiyonu yutma öncesi faz, oral hazırlık, farengeal ve özofageal faz olarak incelenmektedir. Yutma öncesi faz ve oral hazırlık fazında kognitif fonksiyonlara daha fazla ihtiyaç duyulmakla birlikte tüm yutma sürecinde farklı düzeylerde kognitif fonksiyona ihtiyaç olmaktadır. Kognitif bozuklukların yutma bozukluğu ile ilişkisi kognitif fonksiyonların etkilendiği; Alzheimer, demans ve inme gibi durumlarda açıkça görülmektedir. Kognitif fonksiyonlar ile yutma fonksiyonu ilişkisini inceleyen daha fazla çalışmaya ve bu çalışmalar doğrultusunda yutma bozukluğu rehabilitasyonunda yeni yaklaşımlara ihtiyaç bulunmaktadır.

