11 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 11
Master Thesis Türkiye'de Kurumsal Portföy Yönetimi(2011) Yalçın, Zeynep; Bor, ÖzgürBu çalışmanın amacı, Türkiye'de kurumsal portföy yönetimi görevini üstlenen kurumsal yatırımcıların, sermaye piyasasındaki etkinlik düzeyini ve ülkemizdeki mevcut durumunu ortaya koymaktır.Bu kapsamda, öncelikle kurumsal portföy yönetiminde kurumsal yönetimin işlevi ve kurumsal yönetim ilkelerinin yatırımcının sermaye piyasalarına olan güven duygusunu sağlamadaki etkinliği açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın konusu gereği, kurumsal yatırımcı türleri detaylı bir şekilde anlatılmış, sayısal olarak mevcut durumları ve portföy büyüklükleri tablo ve grafikler yardımıyla incelenmiştir. Kurumsal yatırımcıların yıllar itibariyle gelişmekte olduğu, ancak sermaye piyasasında yeterli derinliğe ve beklenilen seviyeye ulaşamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kurumsal yatırımcıların sermaye piyasasındaki etkinliklerinin artırılması için yatırımcı güveninin sağlanması yolunda sermaye piyasasında şeffaflığın daha da artırılması, yatırımcı haklarının korunması için kurumsal yönetim ilkelerine uyumun, denetim ve gözetimi artırıcı hukuki alt yapı ile desteklenmesi gerekmektedir.Anahtar Sözcükler1.Sermaye Piyasası2.Kurumsal Portföy3.Kurumsal Yönetim4.Kurumsal Yönetim İlkeleri5.Kurumsal YatırımcıMaster Thesis Kobi'lerde Kurumsal Yönetim Uygulamasının Kara Etkisi; İstanbul İlinde Bir Uygulama(2010) Demirci, Mehmet; Arslan, MehmetBu çalışma ile İstanbul İlindeki KOBİ'lerin kurumsal yönetimi ne dereceuyguladıkları ve kurumsal yönetim anlayışının karlarına ne derecede etki ettiğinintespit edilmesi amaçlanmaktadır. Kurumsal yönetimin en önemli sonuçları etkinlik veverimliliktir. Ayrıca kurumların uzun dönem varlıklarını sürdürebilmeleri de yinekurumsal yönetim anlayışıyla mümkün olmaktadır. Bu nedenle kurumsal yönetimüzerinde önemle durulması gereken bir konudur.KOBİ'ler esnek ve küçük yapıları sayesinde büyük işletmelerden daha hızlıdeğişen piyasa şartlarına uyum sağlama şansına sahiplerdir. KOBİ'lerin önemliolmasının nedenleri arasında güçlü ekonomilerin büyük işletmeler kadar küçükişletmelere de ihtiyacının olması ve sağlam bir KOBİ yapısı ile iktisadi gelişme,sosyal barış, siyasi istikrarın sağlanacak olması söylenebilmektedir. KOBİ'lerinişsizliğin azalması, verimliliği artırma, rekabeti güçlendirme ve bu yolla ülke refahını,yaşam standardını yükseltme gibi konularda çok olumlu katkıları olabilmektedir.Bu bağlamda KOBİ'lerin küreselleşen dünya ve rekabetçi piyasada varlıklarınıuzun dönemde sürdürmeleri ve karlılıkları arttırmaları kurumsal bir anlayışla mümkünolmaktadır. Bu araştırma ile elde edilen verilerin işletmelerin piyasada nasıl kalıcıolabileceklerine ve karlılıklarını ne şekilde arttırabileceklerine yönelik önemli katkılarsağlayacağı düşünülmektedir. Araştırmanın verileri anket yöntemi ile elde edilmiştir.Anahtar Sözcükler1. KOBİ2. Kurumsal Yönetim3. VerimlilikMaster Thesis Türkiye'de Firma Büyüklüğü ve Sahiplik Yapısını Etkileyen Sektöre Özgü Firma Belirleyicilerinin Analizi: İmkb'de Sektörel Karşılaştırma(2011) Karabıyık, Hilal; Arslan, MehmetAraştırmanın amacı, reel sektörde faaliyet gösteren firmaların kurumsal yönetim mekanizmaları ile sektörel farklılıkları değerlendirilerek firma büyüklüğü ve sahiplik yapısının özelliklerinin belirlenmesi ve bu yapıların şirketlerin finansal performans göstergelerine etkisinin saptanarak aralarındaki ilişkinin analiz edilmesidir. Araştırmaya konu olan firmalar, 2003-2010 yılı arasında İMKB'de işlem gören firmalar arasından seçilmiştir. Bu firmaların sektörel farklılıkları yansıtması amacıyla; imalat sanayi, enerji ve teknoloji olmak üzere üç farklı sektörde yer almasına dikkat edilmiştir. Yine analize tabi tutulan firmaların 3 aylık konsolide mali tabloları esas alınmıştır.Araştırma 4 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde vekâlet teorisine ağırlık verilerek yönetim ve yönetimin teorik temelleri incelenmiştir. İkinci bölümde, kurumsal yönetim kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, firma büyüklüğü ve sahiplik yapısı incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise İMKB'de işlem gören firmalar üzerinde sektöre özgü farklılıklar dikkate alınarak sektörel özelliklerin firma büyüklüğü ve sahiplik yapılarına etkileri analiz edilmiştir.Araştırmada; betimsel istatistik, faktör analizi, tek yönlü varyans analizi ve çoklu regresyon analizi olmak üzere dört ayrı istatiksel analiz kullanılmıştır. Bağımlı değişken firma büyüklüğü ve sahiplik yapısı, bağımsız değişken ise sektörel özellikler olarak belirlenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre; halka açılma oranı, I. büyük ortak payı imalat sanayi sektöründe yüksek, enerji sektöründe orta, teknoloji ve bilişim sektöründe düşük seviyelerdedir. Personel sayısı ise imalat sanayi sektöründe yüksek, enerji ve teknoloji sektöründe halka açılma oranıyla eş değer seyir izlemektedir. Halka açılma oranı ve I. büyük ortak payı kıyaslandığında, hâkim hissedarın kontrol üzerinde payı yüksek buna bağlı olarak dağınık sahiplik yapısı düşük, denetim ve azınlık hissedarın yönetimde söz sahibi olanağı kısıtlıdır. Bu nedenle de vekâlet maliyetlerinin düşük olduğu ve kurumsal yönetim uygulamalarının zayıf olduğu sonucu çıkarılabilir. Personel sayısı ve öz sermaye oranına göre analizde, genel itibariyle büyük ölçekli ve sermaye yoğun firmalar mevcuttur. Sektörün yapısını belirleyen toplam finansal performans açısından ise, enerji sektöründe yüksek, imalat sanayinde orta, teknoloji ve bilişim sektöründe ise en düşük düzeydedir.Master Thesis Kobi'lerde Kriz Yönetimi Süreci: Örnek Bir Uygulama(2017) Duran, Yusuf; Yanık, ZekiKüreselleşen dünyada ve her geçen gün zorlaşan ekonomi de işletmelerin krizi atlatabilmeleri ve yeniden ayakta durabilmeleri git gide zorlaşmaktadır. Bu çalışma KOBİ'lerin kriz karşısında neler yapabileceği ve krizi nasıl başarıyla atlatabileceklerine dair ışık tutmak için yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde KOBİ'lerin Türkiye'de ve dünya da tanımları geniş bir çerçeve ile incelenip KOBİ'lerin önemi, özellik ve işlevleri; sahip oldukları avantaj ve dezavantajları hakkında geniş bir çerçeve çizilmiştir. İkinci bölümünde KOBİ'lerde kriz kavramı, detayları ile ele alınmış, krize neden olan faktörler incelenmiş, krizin şiddeti ve süreci hakkında bilgiler aktarılmıştır. Üçüncü bölümde kriz yönetimi üzerinde durularak kriz karşısında neler yapabileceği, hangi yöntemleri kullanabileceği üzerinde durulmuş ve sürecin işleyişi anlatılmıştır. Dördüncü bölümde ise tüm bu bilgiler ışığında KOBİ'lerde kriz yönetimine örnek olarak bir firma incelenecek ve örnek uygulama ile ilgili sonuçlar ortaya konulacaktır.Master Thesis Küresel Yönetişim ve Kriz Yönetimi(2015) Güven, Soner; Şenalp, Mehmet GürsanBu çalışmada küreselleşme ve küresel yönetişim kavramlarının kriz yönetimi ile ilgili betimsel ilişkisinin tarihsel, geleneksel, güncel özellikleri göz önünde bulundurularak araştırılması ve tanımlanması yapılmıştır. Çalışma kapsamında, küreselleşme olgusunun gelişimi, küresel yönetişim anlayışının, günümüz ve gelecek krizler üzerindeki olası etkileri tartışılmaktadır. Küreselleşmenin etkileri olan ulus üstü krizlerin çözümü ve sürdürülebilir barış ortamının sağlanması bağlamında 'Küresel Yönetişim' kavramı çözüm sağlayıcı bir etken olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede uluslararası terörizm, açlık, küresel ısınma, ırk- cinsiyet- din, ayrımcılığı, yoksulluk, güvenlik, salgın hastalıklar, nesli tükenen canlılar gibi tehditler ile yeryüzünde meydana gelen doğal afetler ve olası krizlerin dünyayı tehdit edebileceği varsayılmıştır. Ortaya çıkacak sorunlara medeni ve sosyal yöntemler ile çözüm bulmada küresel yönetişimin sağlayacağı işbirliğinden yararlanmak mümkün görülmektedir. Anahtar Sözcükler Küreselleşme, küresel yönetişim, kriz, kriz yönetimiMaster Thesis Verimli Örgüt Yönetimi için Zaman Yönetimi: Bir Özel Hastane Örneği(2015) Şahin, Dilara Ceylan; Tengilimoğlu, DilaverZaman telafisi olmayan, ikamesi bulunmayan, yenilemeyen, geçip gittiğinde tekrar yerine getirilemeyen bir kavramdır. Zaman kavramının ikamesinin olmamasından kaynaklı olarak zaman yönetiminin etkin kullanımı örgütlerde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma özel bir sağlık örgütünde çalışanların zaman yönetimi kavramının etkin kullanılmasını değerlendirmeye yönelik bir çalışma olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmada, Ankara ilinde özel bir hastanede çalışanların tamamının araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmiştir. 219 örgüt çalışanı ile ilgili veriler değerlendirmeye alınmıştır. Ampirik çalışma tekniği uygulanmıştır. Araştırmada örgütsel zaman, iş zaman, yönetsel zaman ve kişisel zaman sorunları cinsiyetle, yaşla, görevle ve eğitim durumuyla karşılaştırılmıştır. Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma grubu, cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarındaki farklılıklardan dolayı zaman yönetimi kavramına yönetsel, örgütsel ve kişisel zaman bağlamında farklı yanıtlar vermişlerdir. Araştırma grubunun çoğunluğunda yönetsel ve kişisel zaman tuzaklarına yakalandıkları sonucu çıkmıştır. Sonuç olarak, zaman yönetimi kavramının; cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarından etkilendiği bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Zaman Kavramı 2. Zaman Yönetimi 3. Örgüt ÇalışanlarıMaster Thesis Verimlilik Kavramının Tarihçesi ve Günümüz Yönetim Model ve Uygulamalarındaki Yeri(2003) Alp, Meltem; Eke, Ali ErkanÖZET Hizmet ve üretimde rol alan kaynakların etken kullanımı olarak tanımlanan verimlilik günümüzde kalkınmanın temel ölçütlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Verimlilik ilk bakışta sadece işletmelerle ilgili gibi görünse de temelde bireyden topluma kadar uzanan bir süreç içinde her düzey hayati öneme sahiptir. Bu nedenle verimlilik olgusuna tüm insan kaynakları ülke ekonomileri, sektörler, işletmeler ve bireyler düzeyinde bir bakış açısıyla yaklaşmak daha sağlıklı olacaktır. Verimlilik kurumsal boyutlarda; işletme verimliliği olarak ortaya çıktığı durumlarda da yine temelde insan tutum ve davranışların bir sonucudur. Verimliliği arttırma konusundaki çalışmalara öncelikle bireyden başlanmalıdır. Verimliliğin esası, kaynakların etkin kullanımıdır. Bu kaynaklar üretim kaynakları veya beşeri kaynaklar olabilir. Beşeri kaynaklardan insanın, daha etkin kullanılması ile işletme karlılığı artmakta ve bu da verimliliği arttırmaktadır. İnsanın etkin kullanılması anlayışı klasik yaklaşımda formal bir yapı içinde insan unsurunun makinalara ek olarak nasıl verimli kullanılabileceği olarak karşımıza çıkmıştır. Maddi olarak tatmin edilen insanın mekanik organizasyon yapısı içinde öngörülen şekilde davranması gerekliliği varsayılmıştır. Neo klasik yaklaşım, klasik yaklaşımdan farklı olarak, insan davranışı, grup davranışları informal organizasyon yapıları, bu yapıların güdülenmesi ile bireyin davranış ve tutumlarının iyi değerlendirilmesi sonucu verimliliğin arttırabileceğini savunmuştur. Gelişmeci bir düşünce olan verimlilik, varolan tüm sistemlerde sürekli gelişimi hedeflemektedir. Teknolojik gelişmeler, yoğun rekabet, yönetim organizasyon IIalanında yeni yaklaşımların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yeni yaklaşımlar yönetim tarzlarını derinden etkilemektedir. Bunun yanı sıra bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşması ile birlikte yepyeni stratejiler ve işletim sistemleri ile yeni işletme kaynak planlama sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistemlerde de amaç karlılığın arttırılmasıyla gelen verimlilik artışıdır. Kısaca, klasik çağlarda başlayan verimliliği arttırma çabaları çok değişik model, strateji ve işletim sistemleri ile günümüzün en önemli konuları içinde yerini almıştır. Bu konular verimlilik bakış açısı altında incelemeye alınmıştır. IllMaster Thesis Kariyer Yönetiminin Çalışanın Kuruma Bağlılığına Etkisi Üzerine Bir İnceleme(2013) Kabadayı, Sevtap; Seval, HalilKurumlarda, verimlilik ve etkinliği etkileyen en büyük üretim faktörünün insan kaynağı olduğunun fark edilmesi ile birlikte, çalışanların motivasyonunu ve kuruma bağlılığını arttırmaya yönelik yaklaşım ve çalışmalar her geçen gün artmakta ve yenilenmektedir. Çalışanlarının kuruma bağlılığını sağlamak, kurumların rekabet yoğun küresel ekonomi ortamında avantaj edinmesini sağlamaktadır. Çalışanların kurum içinde bireysel ihtiyaçlarının karşılanması ve hedeflerinin gerçekleşebilme olanağının arttırılması bağlamında, kariyer yönetimi kurumlarda en güncel ve uygulamada en popüler olanlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanlar, kariyerlerinde gelişimlerini sağlayacak uygun bir kurum ortamlarını tercih etmektedir. 1900' lü yıllardaki yalnızca iş güvencesi birincil önemini yitirmiş; temel ihtiyaçlarının karşılanmasında bir araç olan ücret ve sosyal imkânlar, kariyer beklentisinin tamamlayıcısı durumuna gelmiştir. Özellikle genç nüfus artık kendine iyi bir kariyer olanağı sağlayacak meslek ve kurumları seçme eğilimindedir. Kariyer planlama ve kariyer geliştirme fonksiyonlarından oluşan kariyer yönetiminin, çalışanın kuruma bağlılığı üzerindeki etkisini araştırmaya yönelik yapılmış bu incelemede finans sektörü çalışanları ile anket çalışması yapılmıştır. Çalışma sonucunda; kurumlar tarafından ihtiyaçlar ve imkanlar dahilinde net bir şekilde yapılan kariyer planları ve bu planlar çerçevesinde geliştirilen kariyer geliştirme programlarının uygulanmasının çalışan bağlılığını olumlu etkilediği sonucuna varılmıştır. Kariyer yönetiminin kurum içinde etkin uygulanması, çalışanlar üzerinde güven, aidiyet ve hedeflere ulaşabilmenin mümkün olduğu hissinin oluşmasını sağlamaktadır. Bu da çalışanın kuruma olan bağlılığını arttırmaktadır.Master Thesis Yerel Yönetimlerde Katılımcı Bütçeleme - Türkiye Modeli -(2010) Demirkaya, İbrahim Doğukan; Ülker, HalilDünyanın birçok ülkesinde farklı biçimde uygulanan KatılımcıBütçeleme modellerinden yola çıkarak hazırlanan bu çalısmada, Türkiye içinörnek bir uygulama ortaya konmustur.Dünya'da 21. yüzyıla damgasını vuran Küresellesme ve beraberindegelen bölgesellesme, yerellesme eğilimlerinin, diğer faktörlerle birlikteyönetim anlayısları, yapılanmaları ve ilkelerinde görülen dönüsümler dikkatealınarak, yönetisim kavramı ve iyi yönetisim modelleri hakkında bilgilerverilmistir.Birinci bölümde Demokrasi ve Katılımcı Demokrasi baslığı altındademokrasinin kökeni ve demokrasi modelleri hakkında bilgiler verilerek,Katılımcı Demokraside yer alan kararlara katılma ve birlikte belirleme hakkıçerçevesinde kendine yer bulan katılımcı bütçelemeye geçilmistir.İkinci bölümde bütçe ve katılımcı bütçeleme hakkında bilgilerin yanı sıraönündeki riskler, zorluklar ve katılımcılık olgusuna yönelik elestirilere yerverildikten sonra süreçlerle ilgili bilgiler aktarılmıstır.Üçüncü bölümde, 1989 yılında Brezilya'nın Porto Alegre kentindebaslayıp bu gün farklı ülkelerde farklı biçimlerle kullanılan Katılımcı bütçeleme örnekleri incelenmis; bu kapsamda Brezilya dısında, Kanada,?sviçre, ?sveç ve Arjantin uygulamaları örnek olarak seçilmistir.Dördüncü bölümde, Türkiye'de yapılan yasal düzenlemeler vebelediyelerde uygulamaya konulan katılımcı yapılanmalara yer verilmistir.Türkiye'de yerel yönetimin geleneğinin de incelendiği çalısmada kamuyönetiminde yapılan köklü reformların nedenleri genis olarak ele alınmıstır.Ayrıca reform olarak adlandırılan yerel yönetim yasalarına rağmen KentKonseylerinin katılımcılık sorunları üzerinde durulmustur.Besinci bölümde Türkiye'de Katılımcı demokrasi ve bütçeleme örnekleribaslığı altında, hiçbir yasal ve siyasal zorunluluk ve destek yokken Fatsa'daseçilen bağımsız belediye baskanın 1979 yılında baslattığı katılımcı yönetimörneği ile Çanakkale Belediyesinin 1996 da baslattığı ve halen devamettirdiği Yerel Gündem 21 uygulaması örnek olarak sunulmustur.Altıncı Bölümde ise yedinci bölüme kaynak olması amacıyla hazırlanan anket çalısması yer almaktadır. 16 farklı göstergenin irdelendiğideğerlendirme katılımcı bütçelemeyi baslatan belediyeler için de kaynakniteliği tasıyacaktır.Yedinci bölümde ise tezin temelini olusturan ?Türkiye Modeli ? ortayakonarak bundan sonra Türkiye'de yürütülecek katılımcı bütçelememodellerine taslaklık edecek bir çalısma yapılmaya çalısılmıstır.Master Thesis Çalışanların Performanslarını Arttırmada Bir Araç Olarak Motivasyon ve Motivasyon Teknikleri(2008) Keskin, Burcu; Ülker, Halil İbrahimBu çalışma kapsamında ?Çalışanların Performansını Arttırmada Bir Araç Olarak Motivasyon ve Motivasyon Teknikleri? detaylı bir şekilde incelenmiş ve yüksek lisans tezi olarak rapor haline getirilmiştir.Motivasyon insan ilişkilerine yön veren en önemli olgulardan biridir. Hangi türde olursa olsun bütün işletmelerin kurum ve kuruluşların ortak hedefi insanların çabalarını amacı gerçekleştirmeye doğru yoğunlaştırmaktır. İş ne olursa olsun sonuçta istenen şey söz konusu işin yapılabilmesi ise insanın istekli olmasını, işi benimsemesini gerektirir. İşte bu isteği sağlayan bireyin motivasyon düzeyidir.Bu araştırmanın amacı, Ankara ilinde Ağaç İşleri Sektörü'nde çalışanların motivasyonunu artıran faktörlerin neler olduğunu belirlemek ve demografik özelliklere göre faklılık gösterip göstermediğini saptamaktır. Böylece yöneticilere yardımcı olmaktır.Yapılan araştırmada öncelikle literatür taraması yapılarak, çalışanların performansını arttırmada yöneticilerin motivasyon araçlarını kullanmalarının çalışanlar üzerindeki etkisi konusunda, çalışanların düşüncelerini saptamak için anket soruları hazırlanmıştır. Derlenen bilgiler doğrultusunda hazırlanan anket formu, seçilen örneklemde anketörler vasıtasıyla uygulanmıştır. Ankara ilinde ağaç işleri sektöründe faaliyet gösteren orta ölçekli firmalarda çalışan 132 kişi anketleri tam olarak doldurmuştur. Bu cevaplarla veri tabanı oluşturulmuştur. Elde edilen bilgileri çözümlemede ki-kare testi yönteminden faydalanılmıştır.Bu istatistikî çalışmalar sonucu ortaya çıkan verilerle araştırmanın sonuçlarına ulaşılmış ve sonuç olarak ekonomik, psiko-sosyal, örgütsel ve yönetsel araçların motivasyonu arttırdığı görülmüştür. Her üç faktör grubunda da yönetici ve yönetilenler arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Yönetilenlerin motivasyon araçlarının uygulanması konusundaki beklentilerinin yöneticilere göre daha fazla olduğu belirlenmiştir.

