Search Results

Now showing 1 - 10 of 23
  • Master Thesis
    Sağlıkta Dönüşüm Programının, Sağlık Hizmetleri Kalitesine ve Çalışanların Performansları Üzerine Etkileri
    (2014) Kocakoç, Necati; Ülker, Halil İbrahim
    Sağlıkta Dönüşüm Programı öncesi ve sonrasında sağlık hizmetlerindeki kalite değişikliklerinin tespit edilmesi ile sağlık hizmet sunucularının performanslarının arttırılması için sağlık yöneticilerinin yapması gerekenleri tespit edebilmek ve sağlık yöneticilerine hizmet kalitesinin ve çalışanların performanslarının arttırılmasında kullanabilecekleri bilimsel bir veri kaynağı oluşturabilmek amaçlanmıştır. Bu çalışmanın uygulama bölümünde, sağlık çalışanlarının ve sağlık hizmeti alıcılarının yaş, cinsiyet, eğitim durumu, gelir durumu, meslek gibi değişkenlerin sağlık hizmetleri kalitesine ve performansa etkisini ortaya koyma amaçlandığı için araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma verileri ile de Sağlıkta Dönüşüm Programının sonuçları açısından, beklenen faydayı sağlamakta yeterli olmadığı, sağlık çalışanları açısından pek çok sorumluluk ve iş yükü getirirken sağlık çalışanları lehine kazanımlar sağlamaması nedeniyle başarılı olarak değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. SDP'nin sağlık çalışanlarının performans artışına yönelik getirilen döner sermayeden pay verilmesi uygulaması ise, sistemin tüm sağlık çalışanları açısından hakkaniyetine uygun olmaması nedeniyle eleştirilmektedir. Sağlık hizmeti alıcıları açısından, sağlık hizmetlerine ulaşmayı kolaylaştıran Sağlıkta Dönüşüm Programı, sık sık değiştirilen uygulamalar ile sağlık hizmeti alıcılarına da ek yükler getirmekte ve giderek sağlık hizmetlerini ulaşılabilirlikten uzaklaştırmaktadır. Özellikle muayene ve tedavi katılım payları, reçetede ilaç sınırlaması, bazı ilaçların kamu tarafından bedellerinin karşılanmaması, yoğunluk nedeniyle özellikli tedavi ve operasyonlar için uzun takvim belirlenmesi gibi uygulamalar sağlık hizmetlerine ulaşmayı zorlaştıran uygulamalar hizmet kalitesini ve memnuniyeti düşürmektedir. Sağlık sisteminin fonksiyonel yapısının işlemesi için sağlık sisteminin örgütlenmesinin iyi bir şekilde yapılması, gerekli bütün üretim etkenleriyle donatılması ve modern yöntemlerle yönetilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlıkta Dönüşüm Programı, Sağlık Hizmet Sunucuları, Sağlık Hizmet Alıcıları, Hizmet Kalitesi, Performans.
  • Master Thesis
    Sağlık Sektöründe Hizmet Konumlandırması: Ankara İlinde Kamu Hastanesi Uygulama Örneği
    (2012) Cantürk, Özlem; Seval, Halil
    Dünyada sağlık hizmetlerinde pazarlama faaliyetleri 1970'li yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. İlk kez Trout tarafından 1972 yılında ortaya atılan ve pazarlama stratejilerinin temelini oluşturan konumlandırma kavramı ürün yada hizmetin rakiplerine üstünlük sağlayacak şekilde farklı bir yönüyle tüketicilerin zihninde yer alması şeklinde tanımlanabilir.Bu çalışma; sağlık işletmelerinin konumlandırma faaliyetleri sonucunda, hastaların sağlık hizmeti alırken; sağlık kuruluşunu tercih etme kriterlerinin saptanması, hastaların sağlık kuruluşunu değiştirme kriterlerinin belirlenmesi ve sağlık kuruluşunun markalaşma süreçlerinin değerlendirilerek markanın önemi ile ilişkisinin tanımlamayı hedeflemektedir.Toplam 13 sorudan oluşan ankette ana soruların altında sıralanan alt soru sayıları ile toplam 48 soru mevcuttur. Sorular 5'li likert ve çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır.Ankete katılan 100 denekten 48 tanesi kadın, 52 tanesi erkektir. Ankete katılan 100 deneğin 27 tanesi 20 yaş ve altı, 34 tanesi 21-40 yaş arası, 22 tanesi 41-60 yaş arası, 17 kişi ise 61 yaş ve üzeri insanlardır. Diğer bir deyişle deneklerin %27si 20 yaş ve altı gurupta,%34ü 21-40 yaş gurubunda,%22si 41-60 yaş gurubunda,%17si ise 61 ve üzeri yaş gurubunda yer almaktadır.Marka olmayı hedefleyen bir sağlık kuruluşu öncelikli olarak; kalite politikalarını, hastanenin amaçlarını, hedef kitlesini ve hastanenin vermek istediği mesajlarını belirlemek zorundadır.Sonuç olarak, hastaların markalaşma süreçleriyle ilgili ifadelere katılım düzeylerine baktığımızda; Hastanenin marka olması, Hastanenin iç dekorasyonu, genel fiziki görünümü, odaların konforu, Hastanenin temiz ve hijyenik olması, Uzman kadronun eğitim bilgi ve tecrübeleri, hastanede kullanılan cihazların ileri teknolojik donanıma sahip olması kriterlerinin önemli olduğu düşünülmektedir.Anahtar kelimeler: sağlık hizmetleri, hizmet konumlandırması, sağlık hizmetlerinde pazarlama
  • Master Thesis
    Bireylerin Hastane Seçiminde Hastanenin Tanınırlığı ve Kurumsal Marka İmajı Tercihleri Analizi
    (2016) Sunal, İlknur; Bircan, İsmail
    Ülkemizde sağlık hizmetlerinin çeşitliliği, artan hastane sayısı ve hastanelerin birer işletme olduğundan yola çıkılarak, hastanelerin kurumsal marka imajı oluşturmak için gerçekleştirdiği faaliyetlerin, bireylerin hastane seçiminde ne kadar etkili olduğu, var olan ya da yeni kurulacak hastanelere fikir oluşturması, toplum sağlığının korunması amacıyla bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde marka kavramına, marka değeri unsurlarına ve marka çeşitlerine yer verilmiş, teknolojinin kurumsal marka imajı üzerindeki etkisi anlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde Türkiye'deki sağlık sektörünün tarihçesi ve gelişimi anlatılmış, özel sağlık sektörünün önemi ve sağlık hizmeti pazarlaması konuları incelenmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırmasında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan iki kamu iki özel hastanenin polikliniklerine başvuran bireyle anket uygulanmıştır. Uygulanan anketler SPPS 16.0 programı ileölçülebilir verilere dönüştürülerek, çalışmaya bilimsel dayanak sağlanmıştır. Çalışmanın sonucunda bireylerin demografik ve sosyal değişkenlerine göre; internet ve sosyal medyadan tedavi olacakları hastane ile ilgili bilgi alma durumu artmaktadır.hastanelere ulaşımın kolay olması tüm bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir. Hastanelerin fiziki şartlarının ve çevre düzenlemesinin doğru yapılandırılmış olması, doktorun alanında uzman olması, hastanenin randevu saatlerine uygun davranması, hastanenin tanınır olması, hastanenin yeni teknolojiyi takip etmesi, hastane isminin kolay söylenebilir olması, uluslararsı kalite belgelerinin olması, hastanenin SGK ile ve markalaşmış, marka değeri taşıyan kuruluşlarla anlaşmasının olması, hastanenin sponsorluk faliyetleri gerçekleştirmesi, çalışanların güler yüzlü olması hasta ve hasta yakınlarına tutarlı bilgiler vermesi bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir.
  • Master Thesis
    Hastanelerde Hizmet Faaliyetlerine Dayalı Hekim Planlaması ve Tahsisi
    (2010) Kaçak, Hakan; Kavuncubaşı, Şahin
    Dünya sağlık sistemleri ciddi bir değişim baskısı altındadır. Gelişmekte olan ülkeler temel sağlık hizmetlerini sunmak ve enfeksiyon hastalıkları ile mücadele etmeye çalışmaktadır. Gelişmiş ülkeler ise genişleyen sağlık sektörünü kontrol altına alma çabası içerisindedir. Ayrıca gelişmiş ülkelerde yaşlanan nüfusun artması nedeni ile gelişmekte olan ülkelerin yaşadığı enfeksiyon hastalıkları probleminin yerini kronik hastalıklar almaktadır. Dünya üzerindeki bu hastalık yükü sağlık insangücü ihtiyacını da körüklemektedir (artırmaktadır). Ayrıca bütçe kısıtları ve sağlık hizmet harcamalarındaki sürekli artışlar sınırlı kaynakların akılcı kullanımını bir zorunluluk haline getirmiştir.Üretim faktörlerinden biri olan insan kaynağı, sağlık gibi emek yoğun faaliyet gösteren sektörlerde en önemli üretim faktörüdür. İnsan kaynağı olmaksızın sağlık kurumları açmanın, tıbbi ekipmanlar sağlamanın çok fazla anlamı olmayacaktır. Bunlar arasındaki en iyi hizmet karmasının sağlanması ve en etkili şekilde hizmet sunulması gerekmektedir. Bu sebeplerden dolayı insan kaynağı planlaması bir örgüt ya da sağlık sisteminin en önemli bileşenlerinden biridir. İnsan kaynağı planlaması dinamik bir süreçtir ve stratejik bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir. İç ve dış çevre etkenleri izlenmeksizin sadece standart rakamlar yada oran analizleri ile insangücü dağılımını sağlamak kaynak kullanımındaki etkinliği azaltmaktadır.Bu araştırmada klasik sağlık insangücü planlama yöntemlerinin dışına çıkılmış ve kıyas (örnek edinme - benchmarking) yöntemi kullanılarak sağlık insangücü planlaması yapılmaya çalışılmıştır. Çalışmada insangücü diğer hizmet girdileri ile birlikte değerlendirilmiş ve çıktıları üretmek için katlanılan işyükleri göz önünde bulundurularak insan kaynağı planlaması yapılmıştır.
  • Master Thesis
    Türkiye'de Sağlıkta Dönüşüm Programının 2003-2015 Yılları Arasında Ülkemize Katkısının İncelenmesi
    (2015) Özcan, Orhan; Ülker, Halil İbrahim
    Sağlıkta dönüşüm programı 2003 yılından sonra sağlık politikalarında köklü değişiklikler yapılarak Türkiye gündeminde yerini almıştır. Sağlık hizmeti, bireylerin günlük yaşantısında ki ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sürekli kendini yenilemektedir. Çalışmanın amacı, Türkiye'nin toplumsal tarihinde önemli bir yer oluşturan ve devletin temel hizmet kategorilerinden biri olan sağlık hizmeti, 2003 yılı itibariyle Sağlıkta Dönüşüm Programının dönüşüm süreçlerini, amaçlanan ve gerçekleşen sağlık politikalarının hangi şekillerde etkide bulunduğunu ve hangi dönüşüm süreçlerinin gerçekleştiğini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada yanıt aranan soru şudur; Türkiye'de 2003 yılı itibariyle sağlık hizmetlerinde değişimi sağlamak üzere Sağlık Bakanlığı'nın başlatmış olduğu sağlıkta dönüşüm programı projesi, gerçekten sağlık hizmetlerinde etkili verimli bir şekilde organize edilmiş midir ve ülkemize katkısı ne derecede olmuştur. Çalışmada sağlıkta dönüşüm programının toplumda yaşayan insanların ihtiyaçlarına ne kadar cevap verebildiği araştırılacaktır. Çalışmada mesleki bilgi deneyim ve gözlemlere de yer verilmiştir.Araştırmanın önemi; 2003 yılından itibaren süre gelen sağlık sistemi gelişimine dair uygulamaların ne kadar başarılı olduğunun tespit edilmesine çalışılmıştır.
  • Master Thesis
    İş Yerinde Oluşan Stresin Çalışanlar Üzerindeki Etkileri; Acil Servis Hizmetleri Kapsamında Bir Uygulama
    (2011) Çevik, Meral; Tengilimoğlu, Dilaver
    Stres, kaçınılmaz etkenlerin bireyin psişik dengesini bozması ile ortaya çıkan gerilim ve zorlanma halidir. Her ne kadar hayat şartları ve iş koşulları açısından, bireylerin hayatları farlılık gösterse de, herkes belli bir ölçüde stresten etkilenmektedir. İşe bağlı stres, performansı düşürür, iş kazalarına sebep olur, çalışanların ilişkilerini bozar, depresyon ve kaygı bozukluklarına yol açar, ayrıca çok derin psikolojik ve fizyolojik zararlar oluşturur. Ancak insanın amacına ulaşması ve motive olması için makul bir stres olumlu etki yaratmaktadır. Yani belli bir seviyeyi aşmadıkça stresin insanı çalışmaya teşvik ettiği ve başarısını arttırdığı söylenebilir.Araştırma, iş yerinde oluşan stresin, acil serviste çalışan doktor ve hemşireler üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve analitik bir araştırma olarak planlanmıştır.Araştırma, Ankara'da bulunan Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Özel Medicana ve Özel Bayındır Hastane'lerinden yazılı ve sözlü izinler alınarak, Şubat 2010 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma toplam 131 sağlık çalışanı ile anket tekniği gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Katılımcıların büyük bir kısmı iş yükünün fazla olduğunu ifade etse de, mesai süresinde işlerini bitirememe kaygısı taşımadıkları, işlerini eve taşımadıklarını, yeni eklenen sorumlulukları başkasına devretmek yerine kendileri üstlendikleri belirlenmiştir. Hem mükemmel bir eş, hem mükemmel bir çalışan, hem mükemmel bir ebeveyn olmanın katılımcılar için önemli olduğu belirlenmiştir. İş yükünün çalışanlar üzerinde önemli bir stres faktörü olmadığı görülmüştür. Stresin çalışanlarda en fazla yorgunluk, gerginlik, baş ağrısı ve uykusuzluk şikayetlerine neden olduğu belirlenmiştir. Çalışanların sosyodemografik özellikleriyle stresin olumsuz etkileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Stres ölçeğine göre toplam stres puanı 28,031±3,792 (minimum 18, maksimum 38)'dir. Bu da acil servis çalışanlarının stres düzeyinin yüksek olduğunun göstergesidir.
  • Master Thesis
    Sağlık Kuruluşlarında Toplam Kalite Yönetimi Akreditasyon Uygulamaları ve Kalite Algısı Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi: Örnek Bir Uygulama
    (2016) Sarıduman, Müşerref; Şenalp, Mehmet Gürsan
    Sağlık çalışanlarının Akreditasyonun Faydaları, Akreditasyon Çalışmalarında Çalışanların Katılımı, Kalite Yönetimi ve Kalite Sonuçları konularındaki düşüncelerinin belirlenmesi ve söz konusu konuların birbiri ile ilişkisinin belirlenmesi amacıyla hazırlanan bu çalışma Ankara ili akredite sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında Akreditasyonun Faydaları; Akreditasyon Çalışmalarında Çalışanların Katılımı; Kalite Yönetimi; Kalite Sonuçları yaş, cinsiyet, eğitim, görev, görevde çalışma süresi, bu kurumda çalışma süresi gibi değişkenler dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde katılımcıların ankette yer alan sorulara ağırlıklı olan benzer cevaplar verdikleri ve değişkenler arasında anlamlı farklar olmadığı tespit edilmiştir. Ancak kalite sonuçları bakımından erkek katılımcıların katılım düzeyleri kadınlara oranla daha yüksektir. Ayrıca Bu kurumdaki çalışma süresi farklı olan gruplar arasında Kalite Sonuçları ölçeği açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadır. Buna göre bu kurumdaki çalışma süresi 11-15 yıl arası olanların Kalite Sonuçları ölçeği sıra ortalaması puanı en yüksektir. Anahtar Kelimeler: Akreditasyon, Kalite Yönetimi, Kalite
  • Master Thesis
    Kronik Hastalığı Olan Kişilerin Covid-19 Pandemi Döneminde Sağlık Hizmeti Kullanım Düzeylerinin Belirlenmesi: Ankara İli Örneği
    (2022) Koca, Şeyma Nur; Tengilimoğlu, Dilaver
    2019 yılının sonlarında Çin'de ortaya çıkıp tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 enfeksiyonu 13 Ocak 2020 yılında tanımlanmıştır. 2021 yılının sonlarında hala devam etmektedir. Covid-19 ateş, nefes darlığı ve öksürük, tat ve koku kaybı gibi belirtiler göstermektedir. Türkiye'de ilk vaka 11 Mart 2020 tarihinde açıklanıştır. Pandemiden en fazla etkilenen grupların başında kronik hastalığı olan insanlar gelmektedir. Bu araştırma pandemi döneminde kronik hastalığı olan bireylerin hastane kullanım düzeylerini belirlemek, yine bu dönemde ilaçlarını almakta sıkıntı yaşayıp yaşamadıklarını ortaya koyma, alınan tedbirleri yeterli bulma düzeyleri, aldıkları tedavi maliyetinin uygun olup olmadığı, istediği zaman sağlık hizmetine ulaşıp ulaşamadığını, alınan sağlık hizmetinden memnun olma düzeylerini belirlemek gibi birçok konuyu ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma evrenini Ankara ilinde yaşayan ve kronik hastalığı bulunan 302 kişi oluşturmaktadır. Katılımcıların %22,2'si Covid hastalığını geçirmiştir. Büyük bir çoğunluğu (%80,8)'i pandemi döneminde devlet hastanesinden hizmet almıştır. Katılımcıların çoğu (%82,5), kronik hastalık için kullanılan ilaçlara erişimde sıkıntı yaşamadığını ifade etmiştir. Elde edilen bulgular ışığında sağlık yöneticileri için çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
  • Master Thesis
    Aile hekimliği uygulamasına geçilen illerde çevre sağlığı hizmetlerinin bundan etkilenme durumu
    (2011) Eyler, Nurullah; Tengilimoğlu, Dilaver
    Dünyada sağlık harcamaları tıp bilimi ve teknolojinin gelişmesi ile birlikte her geçen gün artmaktadır. Daha çok tedavi edici hekimlik hizmetlerinin yüksek maliyetinden kaynaklanan ekonomik yük ülkelerin bütçe kısıtlarını zaman geçtikçe daha çok zorlamaktadır. Gelişmiş ülkelerin bütçelerinden sağlık hizmetlerine ayırdıkları paylar, geri kalmış ülkelerin bütçelerinin birkaç katına kadar çıkabilmektedir. Artık koruyucu sağlık hizmetlerinin öne çıkması, hastaların tedavisinin değil insanların sağlığının korunması bir esas olarak kabul edilmek zorundadır.Sağlık hizmetleri sistemi planlanırken özellikle idari yapılanma da çevreye yönelik koruyucu sağlık hizmetlerinin sistem içerisinde daha etkin hale getirilmesi, hizmetlerinin aksaklık olmayacak şekilde yerine getirilmesine yönelik; fiziki mekan, araç, ekipman, personelin görev tanımı dışında istihdam edilmemesi hususlarının göz önüne alınması gerekmektedir.Koruyucu sağlık hizmetleri ilk yatırım maliyetlerinin çok düşük olması, uygulanması esnasında ekstra maliyet gerektirmemesi, çevre kirliliğinin önlenmesine yaptığı katkılar dolayısıyla yaşam alanlarının kalitesinin artırılmasının sağlanması yönleriyle artık daha fazla gündemde olması gereken, sağlık hizmetleri planlamaları yapılırken daha fazla öne çıkarılması gereken bir konudur.Bu araştırmada sağlık hizmetlerinin teşkilat yapılanmasını tamamen değiştiren aile hekimliği uygulamasının çevre sağlığı hizmetlerine etkisi hizmet vericilere uygulanan anket çalışmasıyla ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada aile hekimliği uygulamasına geçilmeden önceki ve sonraki duruma ait fiziki yapı, çalışma koşulları, personelle ilgili bilgiler, topluma sunulan çevre sağlığı hizmetleri, idari yapılanma kriterleri baz alınarak değerlendirme yapılmıştır.
  • Master Thesis
    Sağlık Hizmetleri Talep Tahmini:adana İli Hastane Uygulaması
    (2015) Sevgen, Serhan; Samut, Pınar Kaya
    İnsan daha doğmadan sağlık hizmetine gereksinim duymakta ve bu ihtiyacı yaşamı boyunca devam etmektedir. Sağlığın, hayatın temel kaynağı olması; bireylerin bedensel, ruhsal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılaması; toplum refahını arttırması, gelişmekte olan ülkemizde bireylerde sağlıklı yaşama bilincinin oluşmasında etkili olduğundan, sağlık sektörüne olan talebin araştırılması önem taşımaktadır. Sektörün bu önemine istinaden hazırlanan çalışmada, sağlık hizmet talebinin zaman serisi modelleri ile tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Adana'da bulunan özel bir hastanenin ortopedi bölümünde, Kasım 2009-Kasım 2014 dönemi için talep tahmini gerçekleştirilmiş ve bu talebe etki eden değişkenler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Adı geçen hastanenin ortopedi bölümüne, Kasım 2009-Kasım 2014 döneminde 24177 hasta gelmiştir. Bu hastaların, %50,9'u erkek, %49,1'i kadındır. Güvence karşılaştırmasına bakıldığında, hastaların, %25,8'inin anlaşmalı kurumlu ve %68,8'inin sgklı olduğu, %5,4'ünün ise güvencesinin olmadığı gözlemlenmiştir. Yaş karşılaştırması açısından ise hastaların, %20,4'ü 20 yaş ve altı, %33,4'ü 21-40 yaş aralığında, %31,2'si 41-60 yaş aralığında, %15'i 61 yaş ve üstüdür. Tezde, talep tahmin yöntemleri, sağlık hizmetleri talebini belirlemek için uygulanmıştır. Bu kapsamda, öncelikle 3 ve 6 Aylık Hareketli Ortalama Yöntemleri ile α=0,01, 0,05 ve 0,1 Katsayılı Üstel Düzgünleştirme Yöntemleri uygulanmıştır. Bu yöntemlerle elde edilen tahminler, Ortalama Mutlak Sapma (MAD), Ortalama Sapma (BIAS), Hata Karelerinin Ortalaması (MSE) ölçütlerine göre değerlendirildiğinde, 3 Aylık Hareketli Ortalama Yöntemiyle elde edilen tahminin en az hataya sahip olması nedeniyle, bu yöntemle elde edilen tahminin kullanılması uygun görülmüştür. Buna göre hastanenin Aralık 2014 ayına ilişkin muayene sayısı talebi 474 kişi olarak tahmin edilmiştir. Ayrıca, sağlık talebine etki eden değişkenleri belirlemek amacıyla, değişkenlere birim kök testi uygulanmış ve testin sonucunda durağan olmadıkları görülmüştür. Değişkenlerin tamamında trend etkisi tespit edilmiş ve değişkenler trendden arındırılarak durağanlaştırılmıştır. Muayene sayısı (sağlık talebi) bağımlı değişken, muayene ücreti kukla değişken, mr sayısı, tomografi sayısı, röntgen sayısı, ultrason sayısı ve ameliyat sayısı bağımsız değişkenler olmak üzere, durağanlaştırılmış değişkenlere çoklu doğrusal regresyon yöntemi uygulanarak, hastanenin sağlık tahmin denklemi kestirilmiştir. Yapılan tahmin denklemi sonucunda sadece röntgen değişkeninin talebi etkilediği ortaya çıkmıştır. Kukla değişken olan muayene ücretindeki artışın ve diğer değişkenlerin talebe etkisi olmamıştır. Anahtar Sözcükler Sağlık hizmetleri talebi, çoklu regresyon, talep tahmini, durağanlık, trend