Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Master Thesis
    Avrupalılaşma Sürecinde Türkiye'deki Azınlık Hakları Sorunu; Rum Cemaat Vakıflarının Taşınmaz Edinmesi Meselesi
    (2021) Tekin, Mehmeteren; Akdemir, Tuğba Gürçel
    Avrupalılaşma kavramı üye ülkeler ve aday ülkelerin politikalarının, siyasi ve kurumsal yapılarının Avrupa düzeyinde oluşan politikalardan nasıl ve ne derece etkilendiğine odaklanmaktadır. Bu bağlamda aday ve üye ülkelerin iç politikalarındaki değişimin kaynağı olarak gösterilen Avrupalılaşmanın ortaya çıkışı ve gelişimiyle birlikte Türkiye gibi aday bir ülkenin azınlık hakları uygulamaları üzerindeki etkileri, etkileme mekanizmaları ve bunların sonuçlarını araştırmak bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Helsinki Zirvesi'nden sonra diğer aday ülkelerde olduğu gibi Türkiye için de AB üyeliği, belirlenen koşullar ve normlar çerçevesinde Avrupalılaşmanın oluşturduğu bir baskı unsuru olarak ortaya çıkmaktadır. Avrupalılaşma kavramıyla birlikte Türkiye ve Avrupa birliğinin tarihsel süreçteki ilişkileri neticesinde Türkiye'deki azınlık hakları uygulamalarının değerlendirilmesi yapılmıştır. Avrupalılaşma teorileri kapsamında bakıldığında, Türkiye'deki azınlık hakları uygulamaları ile bu konuda belirlenmiş olan AB normlarının uyumsuzluk gösterdiği gözlemlenmektedir. Bu hipotez, çalışmanın son kısmında cemaat vakıflarının taşınmaz edinmesine ilişkin hukuki düzenlemeler ile birlikte yaşanan süreçlere ve AİHM'nin Rum cemaat vakıflarının taşınmaz edinmesine ilişkin davalarının incelenmesiyle desteklenmiştir.
  • Master Thesis
    Siyasi Parti Söylemleri Üzerinden Din Eğitiminde Avrupalılaşma Etkisinin İncelenmesi: Türkiye ve Belçika Flanders Bölgesi Karşılaştırması
    (2020) Doksanbir, Gizem; Akdemir, Tuğba Gürçel
    Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne aday ülke statüsüne gelmesi ile son yıllarda ülkede Avrupalılaşma etkisi altında birtakım reformlar gerçekleştirilmiştir. Avrupalılaşma etkisi kapsamında AB'nin kurucu üyesi olan Belçika'da din eğitimi hakkında ortaya çıkan tartışmaların yoğun olması ve aynı dönemlerde Türkiye'de benzer tartışmaların yaşanması sebebi ile bu iki ülke örneklem olarak ele alınmıştır ve kurucu üye olan Belçika ve aday ülke olan Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde karşılaştırılarak, AB normları ekseni ve bütünleşmesi açısından incelenmiştir. Hazırlanmış olan bu çalışmada, Belçika'da Flanders bölgesinde ve Türkiye'de yaşayan azınlık statüsündeki kesim esas alınarak, her iki ülkedeki çoğulcu ve din eğitimi sisteminin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında yeterliliğine bakılmıştır. Buna ek olarak her iki ülkedeki siyasi partilerinin söylemlerine yer verilerek, çalışmanın siyasi boyutu, söylem analizi yardımıyla açığa çıkarılmaya çalışılmıştır. Sonucunda iki ülkedeki din eğitimi politikaları incelenmiş, siyasi parti söylemleri karşılaştırılmış ve Avrupalılaşma kuramları ışığında, Belçika Flanders Bölgesi'nin azınlıkların din eğitimi konusunda AİHS'nde belirtilen normlara daha uyumlu politikalar izlediği tespit edilmiştir
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği'nin Yasa Dışı Göç Politikası ve Bu Politikanın Türkiye'nin Üyelik Sürecine Etkileri
    (2012) Baykul, Başak Pınar; Keser, Ulvi
    Küreselleşmenin sunduğu ulaşım ve haberleşme olanakları sayesinde insan mobilitesi önceki yıllara göre önemli ölçüde artmıştır. Yine küreselleşmeden kaynaklanan ekonomik sorunlar insan mobilitesine ivme kazandırmaktadır. Ülkeler arasındaki gelişmişlik ve refah uçurumunun derinleşmesi sonucu, gelişmekte olan ülkelerde yaşayan ve daha iyi bir yaşam arayışında olan insanlar, gelişmiş ülkelere göç etmektedir. Ayrıca iç savaş, kıtlık, doğal afetler gibi unsurlar da göçe katkıda bulunmaktadır.AB son küresel krize rağmen dünyanın pek çok bölgesiyle kıyaslandığında halen istikrarlı ve müreffeh bir coğrafyadır. Bu durum onu göç hareketlerinin hedefi haline getirmektedir. Göçün olumsuz etkilerinden uzak kalmayı amaçlayan Avrupa Birliği bir yandan yasa dışı önleyici tedbirler almakta, diğer yandan yasal göç kanallarını nitelikli göçmenlere uygun biçimde yeniden düzenlemektedir.Yasal göç kanallarının tıkanması AB ülkelerine gitmek isteyen göçmenleri yasa dışı yollara sevk etmektedir. Çoğu gelişmekte olan Asya ve Afrika ülkelerinden gelen göçmenlerin büyük bölümü Avrupa Birliği ülkelerine Türkiye üzerinden girmeye çalışmaktadır. Türk-Yunan kara sınırından ya da Ege kıyılarımızdan önce Yunanistan'a, ardından diğer AB ülkelerine geçen yasa dışı göçmenler, ülkemizi de yasa dışı göçün içine çekmektedir.Türkiye Avrupa Birliği'ne yönelik yasa dışı göç akımlarının kaynağını oluşturmamaktadır. Türkiye'nin Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarını birleştirme özelliğinden yararlanan suç örgütleri, göçmenleri ülkemiz üzerinden yasa dışı geçiş yapmaya yöneltmektedir. Sonuçta Türkiye Avrupa Birliği'ne yönelik yasa dışı göç hareketlerinden transit ülke olarak etkilenmektedir.AB'ye yönelik yasa dışı göçün önlenmesi konusunda Türkiye olanakları çerçevesinde her türlü çabayı göstermektedir. Ancak bu çabanın başarıya ulaşması için Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye gereken desteği vermesi gerekmektedir. Türkiye'nin coğrafi konumu nedeniyle Avrupa Birliği'nin yasa dışı göçle mücadelede ona her zaman ihtiyacı vardır. Yasa dışı göç sorunu ile tek başına mücadele etmek zorunda bırakılmış bir Türkiye, Avrupa Birliği için her zaman risk oluşturacaktır.
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Europeanization of Turkey and LGBTI Rights
    (Ankara Univ European Union Research Centre, 2020) Yilmaz, Gozde
    The European Union (EU) has established an advanced regime for non-discrimination and LGBTI rights have been included within this regime. EU candidate states are expected to be a part of this regime and launch Europeanizing reforms in the area. While, as an EU candidate state, Turkey is not immune from this, LGBTI rights have remained an area without any reform in the 2000s and even an area full with discrimination experiences. This article examines why there emerged no reforms during the increasing Europeanizing reforms in Turkey in the 2000s. The main argument is that the reasons of inertia in LGBTI rights in the 2000s' Turkey are the incapability of the EU for driving reforms and the negative mindset of the AKP regarding LGBTI-related issues.