12 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 12
Article SAĞLIK SEKTÖRÜNDE, TÜKETİCİ SATIN ALMA DAVRANIŞINDA SOSYAL MEDYA REKLAMLARININ ETİK BOYUTU(2020) Sarıalp, Salih; Tengilimoğlu, Dilaverİnternet kullanımının iletişimdeki hızlı gelişmelerle birlikte artması, bilgisayar ve tablet kullanımıyla beraberakıllı telefonların temel ihtiyaç olarak hayatımızda bulunmasının sonucunda sosyal medya kullanımınınyaygınlaşması, tüketicilerin alışkanlıklarının değişmesine neden olmuştur. Alışkanlıkların değişmesi,tüketicilerin satın alma niyetlerinin farklılaşmasını sağlamıştır. Bu gelişmeler sonucunda sağlık sektöründebulunan kişi, kurum ya da kuruluşların tanıtım ve reklam mecralarında değişikliklere giderek sosyal medyareklamlarına ağırlık vermeye başlamışlardır. Sağlık sektöründe, sosyal medya reklamlarının etkisinin artmasısonucunda başka bir sorun ortaya çıkmıştır. Sosyal medyada yapılan denetimlerin yetersiz kalmasından dolayıyeni medyadaki reklamların etik boyutunun, tüketicilerin, satın alma davranışını nasıl etkilediğini tespitininyapılması bu çalışmanın amacını ortaya koymaktadır. Çalışma evrenini Ankara ilinde ikamet eden 18 yaş veüstü bireyler oluşturmakta olup, evrenin büyüklüğü nedeni ile çalışmada örneklem seçilmiş, kolayda örneklemyöntemi ile 653 kişi ile yüz yüze ve google form ile anket uygulanmış olup, yapılan incelemeler sonucunda 650anket analize tabi tutulmuştur. Ankette demografik soruların yanı sıra sosyal ağ kullanıcılarının, yapılanreklamların fark edilirliğinin belirlenmesi ve bu reklamların etik olup olmadığını öğrenmek amacıyla 41 adetönerme Likert tipi sorulara yer verilmiştir. Ankette yer alan ifadelerin birbirleri ile olan tutarlılığını vekullanılan ölçeğin güvenilirliğini ölçmek için Cronbach’s Alpha katsayıları 0,82, 0,86 ve 0,86 olarakhesaplanmış ve ölçek güvenilirdir sonucuna ulaşılmıştır.Article Temel Hakların Alman Anayasa Hukuku Örneğinde Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu ve Avrupa Birliği İlişkisi Çerçevesinde Yorumu(2011) Arsava, Ayşe FüsunTemel haklar günümüzde ulusal, anayasal seviyelerin dışında bölgesel ve evrensel seviyelerde de temin edilmektedir. Çalışma konusu olan makalede temel hakların bölgesel olarak temini örneğini veren Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu (AİHK) ile temel hakları kapsamlı olarak temin eden, bu nedenle de AB’nin temel hak düzenlemelerine örnek oluşturan Alman Anayasası’nın düzenlemeleri arasındaki ilişki ele alınmaktadır.Article İnsan Hakları Temelli Hukuk Kliniği Modeli: Yasama Kliniği Uygulaması(2020) Şimşek, A. Aslı; Aygün, M. YağızBu çalışmanın konusu, hukuk kliniği modellerinden biri olan yasama kliniği bağlamında klinik hukukeğitimi ve insan hakları eğitimi ilişkisidir. Bu çerçevede temel araştırma sorusunu “Türkiye’de hukukfakültelerinde insan hakları eğitiminin güçlenmesi için klinik hukuk eğitimi modeli çare olabilir mi?”olarak belirledik. Bu soru kapsamında mevcut hukuk eğitimine getirilen eleştirileri tarihsel bir gözle elealdık. Bu eleştiriler ışığında klinik hukuk metotlarının hem dünyada hem de Türkiye’de gelişimini, farklıklinik modellerini ve belirli bir model olarak yasama kliniğini inceledik. Yasama kliniğini incelerkenkendi deneyimimiz olan ve 2018-2019 Güz Dönemi’nde yürütmüş olduğumuz kliniğin yaklaşımını,yöntemini, çalışma ilkelerini, işlenişini, insan hakları eğitimine katkısını klinik gözlemleri bağlamındaanaliz ettik. Böylece insan haklarının hukuk fakültelerinde hak ettiği değeri görmesinde ve hak temelli birhukuk nosyonunun öğrenciye kazandırılmasında klinik hukuk metotlarının bir alternatif sunduğusonucuna vardık.Article Namus Sistemini Meşrulaştırma Ölçeği’nin Geliştirilmesi(2020) Akbaş, Gülçin; Uğurlu, Nuray Sakallı; Batur, Suzan Ceylan; Doğulu, Canay; Sakallı, Nuray; Ceylan-batur, SuzanBu çalışmanın amacı, sistemi meşrulaştırmakuramı (Jost ve Banaji, 1994) temelinde, bireylerin toplumdaki namus düzenini meşrulaştırma eğilimlerini değerlendiren namus sistemini meşrulaştırma (NSM) ölçeğini geliştirmektir. Bu amaçla; namusla ilgili alanyazın, raporlar ve haberlerdeki söylemlerden yola çıkılarak 28 maddelik bir havuz oluşturulmuştur. Çalışmanın örneklemi, 275’i kadın 158’si erkek olmak üzere toplam 433 (Ort.yaş= 31.77, S= 7.61)yetişkin katılımcıdan oluşmaktadır. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri sonuçları, toplam varyansın%52.34’ünü açıklayan 10 maddelik tek faktörlü bir yapı ortaya koymuştur. Maddelerin aldıkları faktör yükleri .67 ve .79 arasında, madde-toplam korelasyonları ise .58 ve .72 arasında değişmektedir. Ayrıca, NSM ölçeğinin içtutarlık katsayısının .90 olduğu bulunmuştur. Ölçeğin namuslailgili diğer değişkenler (namusu onaylama, namus adına kadına uygulanan şiddete yönelik tutumlar) ve diğer sistemi meşrulaştırma ideolojileri (cinsiyet sistemini meşrulaştırma, korumacı ve düşmanca cinsiyetçilik) ile anlamlıilişkisi ölçeğin geçerli olduğuna işaret etmektedir. Elde edilen bulgular ışığında, NSM ölçeğinin ilgili alanyazında kullanılmak için geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu sonucuna varılmıştır.Master Thesis Sağlık Turizminde Hasta Hakları ve Etik Sorunsalı Üzerine Bir Araştırma(2019) Öztürk, Gülay; Tengilimoğlu, DilaverSağlık turizmi, insanları turistik amaçlı seyahat etmeye yönelten en önemli neden olarak değerlendirilen 'sağlık' kapsamında gerçekleştirilen turizm etkinliklerini ifade etmektedir. Bu etkinlikler dâhilinde bireyler, ya kaybolan sağlıklarını tekrar kazanabilmek adına ya da sağlıklarını çok daha uzun süreli koruyabilmek için taleplerinin karşılanmasını beklemektedirler. Sağlık ve turizm ilişkisi, hem olumlu hem olumsuz yönleri olan bir ilişki olarak değerlendirilmektedir. Sağlık turizmi, hem somut hem de soyut anlamda ülkelere birçok fayda sağlamaktadır.Sağlık turizminin önündeki en büyük engellerden biri de, 'duygusal güvenlik' ihtiyacı olarak ifade edilmektedir. Sonuç olarak sağlık turizmi hasta gönderen ve hasta tedavi eden ülkeler için etik sorumluluklar gerektiren bir hizmet faaliyetidir. Bu bağlamda da sağlık turizminde etik; saygı, bilerek zarar vermeme, iyilik yapma ve adalet gibi temel prensiplerin gözetilmesini gerektirmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, 'Sağlık Turizminde Hasta Hakları ve Etik Sorunsalı' bağlamında; sağlık, turizm, sağlık turizmi ve uluslararası sağlık hizmetleri kavram ve süreçlerinin belirli boyutları ile belirlenmesi, dünya örnekleri kapsamında sağlık turizminin değerlendirilmesi ve sağlık turizminde hasta haklarının ve etik değerlerin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Bu amaçla tasarlanan çalışmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplamada temel araç olarak uygulanan anket; biri sağlık turizminde hasta hakları ile ilgili görüşleri ölçmek, diğeri sağlık turizminde etik sorunsalı ile ilgili görüşleri ölçmek amacıyla iki farklı ölçek kullanılarak hazırlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini sağlık turizmi kapsamında Türkiye'de tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Örneklemine ise araştırmaya katılmayı kabul eden 125 sağlık turizmi hastası alınmıştır. Çalışmada 'yaş grubu' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında ve 'hastane türü' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Diğer taraftan, cinsiyet, medeni durum ve eğitim durumu ile bağımlı değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmamıştır.Bu araştırmanın temel amacı, 'Sağlık Turizminde Hasta Hakları ve Etik Sorunsalı' bağlamında; sağlık, turizm, sağlık turizmi ve uluslararası sağlık hizmetleri kavram ve süreçlerinin belirli boyutları ile belirlenmesi, dünya örnekleri kapsamında sağlık turizminin değerlendirilmesi ve sağlık turizminde hasta haklarının ve etik değerlerin incelenmesi olarak belirlenmiştir.Bu amaçla tasarlanan çalışmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplamada temel araç olarak uygulanan anket; biri sağlık turizminde hasta hakları ile ilgili görüşleri ölçmek, diğeri sağlık turizminde etik sorunsalı ile ilgili görüşleri ölçmek amacıyla iki farklı ölçek kullanılarak hazırlanmıştır.Bu araştırmanın evrenini sağlık turizmi kapsamında Türkiye'de tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Örneklemine ise araştırmaya katılmayı kabul eden 125 sağlık turizmi hastası alınmıştır. Çalışmada 'yaş grubu' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında ve 'hastane türü' ile 'hasta hakları' ve 'etik sorunsalı' arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Diğer taraftan, cinsiyet, medeni durum ve eğitim durumu ile bağımlı değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmamıştır. Hasta hakları konusunda geliştirilmesi gereken konular; hastaların sorularına yeterli cevaplar verilmesi ve bilgilendirmeleridir. Bu çerçeve de personelin nitelikleri önem arzetmektedir. Sağlık kurumuna gelmeden önce alınan bilgilerin uyuşmazlığı, aracı kuruluşların sağladığı yetersiz ve etik olmayan bilgiler, inanç ve değerlere uygun olmayan tıbbi uygulamalar, sağlık turizminin geliştirilmesi için çözülmesi gereken etik problemler arasındadır. Hasta hakları konusunda geliştirilmesi gereken konular; hastaların sorularına yeterli cevaplar verilmesi ve bilgilendirmeleridir. Bu çerçeve de personelin nitelikleri önem arzetmektedir. Sağlık kurumuna gelmeden önce alınan bilgilerin uyuşmazlığı, aracı kuruluşların sağladığı yetersiz ve etik olmayan bilgiler, inanç ve değerlere uygun olmayan tıbbi uygulamalar, sağlık turizminin geliştirilmesi için çözülmesi gereken etik problemler arasındadır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Turizmi, Hasta Hakları, EtikArticle DENETİME AHLAK FELSEFESİ PENCERESİNDEN BİR BAKIŞ, ETİK DEĞERLER VE FAYDACILIK ÇATIŞMASI ÜZERİNE BİR İNCELEME(2018) Marşap, Beyhan; Elitaş, Bilge Leyli; Yanık, Zeki; Altınay, Ayşenur T.Kavramsal olarak etik ve ahlak farklı biçimde tanımlanmakla birlikte çoğu zamanuygulamada benzer anlamlarda kullanılabilmektedir. Oysa, iyi-kötü, doğru-yanlış gibinitelemeler bireysel anlamda ele alındığında ahlak; grup/topluluk açısından ele alındığında iseetik olarak algılanmaktadır. Ahlak kavramı kişinin toplumdaki ilişkilerini düzenleyen ve diniboyutları da olan bir disiplini ifade etmektedir. Etik kavramı ise kişilerin toplum ve çalışmahayatı içindeki davranış tarzlarını inceleyen, bu davranışları düzenleyen bir disiplindir veahlak felsefesi olarak da adlandırılmaktadır. Etiğin odağındaki temel konu, bütün davranış veeylemlerin özünün araştırılmasıdır. Bireyin eylemlerini ahlaki açıdan değerli ya da değersizkılanın ne olduğu sorusu etik tartışmaların temelini oluşturmaktadır. Bireylerin mensupoldukları oluşumlar ortak etik değerler belirlemeye yönelmektedir. Aynı mesleği yürütenkişilerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan meslek örgütleri veya birlikler de bu oluşumlardanbiridir. Bu çalışmada, son yıllarda yaşanan finansal skandallar ile gündemdeki yeri daha da önemli hale gelen denetim mesleğinde etik değerlerin algılanışı ve faydacılık davranışı ileilişkisi ele alınacaktırMaster Thesis Özel Sektörde ve Kamu Sektöründe İş Etiği Algısı ve Karşılaştırılması(2010) Taşcı, Kübra; Tan, AyhanBu çalışma, kamu ve özel sektörde çalışan bireylerin iş etiğine verdikleri önem arasındaki farklılıklarla birlikte iş etiğine ilişkin davranışsal farklılıkları tespit ederek, iş etiği algıları ve uygulamalarında bir fark olup olmadığını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, kamu ve özel sektör arasında etik değerlere verilen önem, iş etiğini savunarak bu ilkenin yerleşmesine ve iyileşmesine gösterilen çaba, personeline etik davranışların benimsetilmesi için gösterilen titizlik, personelin sahip olduğu kişisel iş etiği değerleri, çalışma hayatında karşılaşılan iş etiğine uymayan tutum ve davranışlar incelenmiştir.Çalışmadaki verilerin yansız olması için, yöntem olarak anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmada, kamu sektöründe ve özel sektörde çalışanların değer ve tutumları arasında teorik açıdan var olduğu düşünülen farklılığın geçerli olup olmadığını görmek amacıyla t-testi uygulanmıştır. Anket formu ile toplanan veriler SPSS 15.0 paket programı ile analiz edilerek aşağıdaki sonuçlara varılmıştır.Kamu sektörü ve özel sektör arasında;?Etik değerlere verilen önem bakımından, kısmen anlamlı bir farklılık bulunmuştur.?İş hayatında iş etiğini savunarak bu ilkenin yerleşmesine ve iyileşmesine çaba gösterme açısından, kısmen anlamlı bir farklılık bulunmuştur.?Personeline etik davranışları benimsetmek için titizlik gösterilmesi açısından, kısmen anlamlı bir farklılık bulunmuştur.?Sahip olunan kişisel iş etiği değerleri açısından, kısmen anlamlı bir farklılık bulunmuştur?Çalışma hayatında karşılaşılan iş etiğine uymayan tutum ve davranışlar açısından, kuvvetli bir yönde anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Anahtar Kelimeler:1.İş etiği2.Etik davranışlar3.Kamu sektörü4.Özel sektör5.Etik AlgıArticle Beşeri Değerler ile Devamsızlık Tutumları ve Gerekçeleri Arasındaki İlişkiler(2016) Demirutku, Kürşad; Tekinay, SenaBu çalışma, beşeri değerler ile devamsızlık tutumları ve devamsızlık gerekçeleri arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla yapılmıştır. Ankara'da bulunan bir vakıf üniversitesinde çeşitli bölümlerde öğrenim gören 180 öğrenci ile bir korelasyon çalışması yürütülmüştür. Katılımcıların değer yönelimleri Potre Değerler Anketi (Schwartz ve diğerleri, 2012) kullanılarak, devamsızlık tutumları ise semantik farklılıklar ölçeği ile ölçülmüştür. Ayrıca öğrenciler, ilgili alanyazından hareketle bu çalışmada kullanılmak üzere geliştirilen ölçekler üzerinde, çeşitli gerekçelerle dersi olduğu halde okula gitmeme ve okula gittiği halde derse girmeme sıklığını rapor etmişlerdir. Korelasyon analizleri hazcılık ve uyarılma değerlerine verilen önemin devamsızlık tutumları ve gerekçeleriyle olumlu, özyönelim ve uyma değerlerine verilen önemin ise olumsuz ilişkiye girdiğini göstermiştir. Devamsızlık ile ilişkili tutum ve gerekçelerin çeşitli değerleri ifade etme işlevine sahip olabileceği önerilmiştir. Sonuçlar, araştırmanın ölçüm ve örneklem özellikleri ile ilişkili kısıtlılıkları hesaba katılarak tartışılmış ve bunlara ilişkin gelecek çalışma önerileri sunulmuştur.Article Etik Liderlik, Örgütsel Sinizm ve İş Doyumu Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Öğretmenler Üzerine Bir Araştırma(2023) Kaya, Bilsay; Çiğdemoğlu, Ceyhan; Yılmaz, Ayşe Aslı; Tuzlukaya, ŞuleLiderlik vasıfları ile çalışanlarına liderlik eden okul yöneticileri, öğretmenlerde aidiyet duygusunu ve motivasyonu arttırarak, öğrencilerin daha başarılı eğitim almalarına da katkı verir. Özellikle okul yöneticilerinin karar verirken ve uygularken etik ilkelere bağlı kalması, paydaşlarına rol model oluşturacak bir liderlik anlayışı benimsemeleri, kurumsal saygınlığı da beraberinde getirebilecektir. Bu kapsamda çalışmanın temel amacı; algılanan etik liderlik, örgütsel sinizm ve iş doyumu arasındaki ilişkilerin ortaya konması ve örgütsel sinizmin, algılanan etik liderlik düzeyi ile iş doyumu arasındaki ilişkide aracılık rolünün tespit edilmesidir. Nicel araştırma yaklaşımlarından kesitsel tarama yöntemi kullanılmış, Türkiye’nin İzmir ilinde bulunan çeşitli okul ve kademelerde görev yapan öğretmen ve okul yöneticilerinden 1365 katılımcıdan veri toplanmıştır. Çalışmanın en dikkat çekici bulgusu algılanan etik liderliğin iş doyumu üzerindeki anlamlı etkisini yitirmediğini, örgütsel sinizmin ise iş doyumu üzerindeki etkisinin devam ettiği saptanmış olmasıdır.Master Thesis Sağlık Sektöründe, Tüketici Satın Alma Davranışında Sosyal Medya Reklamlarının Etik Boyutu(2019) Sarıalp, Salih; Tengilimoğlu, Dilaverİnternet kullanımının iletişimdeki hızlı gelişmelerle birlikte artması, bilgisayar ve tablet kullanımıyla beraber akıllı telefonların temel ihtiyaç olarak hayatımızda bulunmasının sonucunda sosyal medya kullanımının yaygınlaşması, tüketicilerin alışkanlıklarının değişmesine neden olmuştur. Alışkanlıkların değişmesi, tüketicilerin satın alma niyetlerinin farklılaşmasını sağlamıştır. Bu gelişmeler sonucunda sağlık sektöründe bulunan kişi, kurum ya da kuruluşların tanıtım ve reklam mecralarında değişikliklere giderek sosyal medya reklamlarına ağırlık vermeye başlamışlardır. Sağlık sektöründe, sosyal medya reklamlarının etkisinin artması sonucunda başka bir sorun ortaya çıkmıştır. Sosyal medyada yapılan denetimlerin yetersiz kalmasından dolayı yeni medyadaki reklamların etik boyutunun, tüketicilerin, satın alma davranışını nasıl etkilediğini tespitinin yapılması bu çalışmanın amacını ortaya koymaktadır. Çalışma, Ankara ilinde ikamet eden 653 kişi ile yüz yüze ve google form ile yapılan anket tekniği ile gerçekleştirilmiş olup, yapılan incelemeler sonucunda 650 anket analize tabi tutulmuştur. Çalışmada elde edilen bulgulara göre; katılımcıların %49,5'i sağlık hizmeti almadan önce sosyal medyadan yararlandığı görülmüştür. Ayrıca katılımcıların sağlık hizmeti alırken en çok faydalandıkları sosyal medya araçları sırasıyla Instagram %27,5, Youtube %16,6 ve Facebook %15,2 ile ilk 3 sırayı aldıkları görülürken, katılımcıların sık ziyaret ettikleri sosyal medya araçlarında aynı şekilde ilk 3 sırayı paylaşması sonucunda verilen cevapların doğruluğu görülmüştür. Tüketicilerin büyük çoğunluğu (%71.6), sosyal medya reklamlarının sağlık hizmeti satın alma davranışlarını olumlu etkilemediğini düşünmektedir. Katılımcıların %32' si sağlık sektöründe sosyal medya reklamlarının etik ve ahlak kurallarını ihlal etmediğini düşünmektedir. Yapılan analiz sonucunda, etik boyutun satın alma davranışını etkilemediği görülmüştür.

