Search Results

Now showing 1 - 10 of 19
  • Article
    Oyun ve Oyuncak Tasarımı
    (Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Ünal, Bülent
    Çocuklar, çok erken yaştan itibaren çevre hakkında bir şeyler öğrenmek için oyunu birincil araç olarak kullanırlar. Oyun sadece çocukların dünyayı nasıl anladığını yansıtmakla kalmaz, aynı zamanda sosyal, duygusal, fiziksel gelişimlerini ve problem çözme becerilerini artırmak için fırsatlar sağlar (Lopez, 2012). Oyunun avantajları ne olabilir? Pek çok türün gençleri arasında var olan bir davranışın evrimsel bir avantajı olmalıdır, aksi takdirde bu türler 'doğal seleksiyon' yoluyla ortadan kaldırılırdı. Oyun, beyin gelişimini ve büyümesini arttırır, yeni sinir bağlantıları kurar ve bir bakıma oyuncuyu daha akıllı yapar. Başkalarının duygusal durumunu algılama ve değişen koşullara uyum yeteneğini geliştirir. Yetişkin beyinleri de yeni sinir devrelerini geliştirme ve öğrenme yeteneğine sahip olduğu için, yetişkinlerin de oynamaya devam etmesi önerilmektedir (Goldstein, 2012).
  • Article
    Düşünce Dil ve Öğrenme Üzerine
    (Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Eryılmaz, Meltem
    Düşünmek için var olmanın gerekliliğini vurgulayan Fransız filozof Descartes’ a (1596-1650) ait «Düşünüyorum öyleyse varım.» sözü, felsefe tarihinin en ünlü sözlerinden birisi. Bu sözün altında insanın kendi varlığını düşünce yoluyla anlaması gerçeği yatar. Kişi yaşamı boyunca diğer insanlar ve çevre ile sürekli bir etkileşim halindedir. Öğrenmenin oluşması için de yaşantı gerekmektedir. Bilim insanları, araştırmacılar yüzyıllardır öğrenmenin nasıl gerçekleştiğine dair sürekli kafa yormakta, günümüzde bile hala daha etkili, daha kalıcı nasıl öğrenebiliriz sorularına cevap aranmaktadırlar. Elbette öğrenmeye dair pek çok kuram, yaklaşım vardır. Hepsinin ortak noktaları olabildiği gibi, birbirleri ile çelişen yönleri de vardır. Öğrenmeye dair yaklaşımlar aynı kalmasa da nesilden nesile şekil değiştirmekte, çağın getirdiği yeniliklere uyum sağlamaktadırlar.
  • Article
    Neden Başkalarına Uyarız?
    (Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Metin Orta, İrem
    Sosyal psikolojinin, geçmişten günümüze en temel konularından biri sosyal etki olmuştur. Sosyal etki, genel olarak, bireyin diğer kişilerin duygu, düşünce ve davranışlarını belli bir yönde etkileme çabası olarak tanımlanır. Sosyal etki üç farklı ortamda gerçekleşebilir. Bunlar, kişiler arası (birebir) iletişimin olduğu ortamlardaki sosyal etki, birey grup iletişiminin olduğu ortamlardaki sosyal etki ve basın-yayın aracılığı ile oluşan sosyal etki olarak sıralanabilir. Bu yazıda, esas olarak sosyal etkinin bir sonucu olan uyma davranışı ele alınacaktır. Bununla birlikte, uyma davranışını araştıran ilk sosyal psikoloji deneylerinden yola çıkılarak sosyal etkinin iki önemli türü olan sosyal kurallara bağlı sosyal etki ve bilgiye dayalı sosyal etkiye değinilecektir. Burada amaçlanan insanların birbirlerinden neden etkilediklerini açıklayarak sosyal etki kaynağını anlamaktır.
  • Article
    İHRACATÇI KOBİ’LER İÇİN BİR MODEL ÖNERİSİ: “BARTER”
    (Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Saygılıoğlu, Nevzat
    Barter; firmaların, bir ağ sistemi içerisinde, satın aldıkları mal ve hizmet karşılığında, para yerine, kendi ürettiği veya sattığı mal ve hizmetleri vermesidir. Yani nakit imkanlarının olmadığı durumlarda; firmaların, ürettiği mal ve hizmeti bir sisteme dahil etmesi ve sistemden de ihtiyacı olduğu mal ve hizmetleri satın almasıdır. Karşılıklı iki firma arasında değil, çok sayıda firma arasında yapılan bir reel ticaret biçimidir. Barter, kapalı devre bir sistem olarak sisteme dahil firmaların arasındaki alış veriştir. Ödeme şekli, yerli veya yabancı para yerine, satın aldığı mal veya hizmetlerin karşılığını kendi ürettiği veya alım satım konusu yaptığı mallarla karşılamaktır. Dolayısıyla iki firma arasında mallarının değiş tokuşunu ifade eden takas işleminden farklıdır.
  • Article
    Türkiye İçin “afrika” Ne Anlama Geliyor?
    (Herkese Bilim Teknoloji, 2022) Saygılıoğlu, Nevzat
    Afrika 54 ülkenin yer aldığı bir kıta. Afrika kıtasının kuzeyinde 5, güneyinde 10, doğusunda 13, batısında 16 ve merkezinde ise10 ülke yer alıyor. Afrika, çeşitli çalışma ve araştırmalarda “Sahra Altı Afrika (SAA)” ve “diğer” şeklinde bölgesel gruplandırmaya tabi tutulabiliyor.
  • Article
    “KÂFİRLERİN CENNETİNDE” BİR OSMANLI SEFİRİ: YİRMİSEKİZ MEHMET ÇELEBİ
    (Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Gümüşel, Günseli
    Yazıldığı günlerde uyandırdığı yankıların bugüne kadar uzandığı bir seyahatname olma özelliği taşıyan Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin Seyahatnamesi yapıcı eleştirilere ve övgülere layık görülmüştür. Her ne kadar Paris gezisi boyunca değerli Türk diplomat adamının ağırbaşlılığından, engin hoşgörüsünden, beğendiği detayları takdirle karşılamasından ve kesinlikle kapılmadığı aşağılık duygusundan bahsedilse de 18. yüzyıl Osmanlısının içinde bulunduğu durum ile “dönüşüm” ismini yeni yeni kazanan istemli ya da istemsiz değişikliklerin yani uygun tabirle ihtilallerin algısı esere farklı bir perspektiften yaklaşmayı mümkün kılıyor.
  • Article
    DÜNYADA VE TÜRKİYE’DE ULUSLARARASI HİZMET TİCARETİNİN GELİŞİMİ
    (Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Birkan, İbrahim
    Ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyinin belirlenmesinde en önemli göstergelerden bir tanesi de ülkedeki hizmet sektörünün gelişmişlik düzeyi olmaktadır. Hizmet sektörünün çok geliştiği ülkeler genellikle gelişmişlik düzeyi açısından ileri gitmiş ülkeler olmaktadır. Rostow (1) tarafından geliştirilmiş olan ülkelerin ekonomik gelişme sürece aşamaları çalışmasında tarım sektörü ile başlayan ve hizmet sektörünün ağırlıklı olduğu aşamaya kadar giden beş basamaklı bir gelişme sürecinden bahsedilmektedir (The Tradational Society - agriculture based, The Preconditions for Take – Off, The Take-Off, The Drive to Maturity, The Age of High Mass Consumption - service based).
  • Article
    SORUNLAR VE DOĞRU TEŞHİSLER
    (Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Ülker, Halil İbrahim
    Herbert Spencer (1820-1903), uzviyetçi teori olarak anılan sosyolojik analizinde; toplumları biyolojik/canlı yapılara benzeterek açıklamıştı. Toplumdaki bireylerin kurumların- ve toplumun kendisinin, canlı vücuttaki karşılığı hücre-doku ve gövde benzetmesini yapmıştı. Ayrıca toplumların çevreyle ilişkisini, uyumunu, dengesini, yaşama ve ölümünü de; canlılarınkine benzetmişti. Toplumların, basitten karmaşığa doğru bir gelişim çizgisi izlediklerinin sonraları Von Bertalanffy (1971) canlılarda, Katz ve Kahn (1978) örgütlerde ‟Açık Sistem Teorisiyle” benzeri şekilde açıklamışlardı. Sistemin çevreyle ve alt sistemleriyle karşılıklı etkileşimlerini anlattılar uzun uzun. Kısaca toplumda herşey birbiriyle ilişkiliydi. Bir tek sorun için tüm toplum irdelenmeliydi.
  • Article
    Az Bilinen Fakat Potansiyeli Yüksek Sürdürülebilir Bir Enerji Türü: Mavi Enerji
    (Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Güler, Enver
    21. yüzyılda insanoğlunun karşılaştığı ve ileride ziyadesiyle sözkonusu olacak en temel durum enerji, su ve gıdaya olan taleptir. Bu talebin karşılanmasında ise sürdürülebilirlik şimdiki ve gelecek kuşakların temel sorunu olmaya devam edecektir. Su, enerji ve gıda arasındaki sıkı bağ açıkça gösteriyor ki; su ve enerji gıda üretiminde, su enerji üretiminde ve enerji su temini ve üretiminde en temel faktörlerdir [1]. Bunun neticesinde bu üçlü bağlam, 2035 yılında enerjiye olan talebin en fazla değer olarak % 50 olacağını öngörmektedir (Şekil 1). Enerjiye olan bu yüksek talebin yakın gelecekte fosil yakıtlar ile sürdürülebilir şekilde karşılanamayacağı aşikardır. Bu durum, enerjinin sürdürülebilir olarak üretimini sağlayacak alternatif teknikler geliştirilmesini bir öncelik haline getirmiştir.
  • Article
    ARABULUCULUK SÜRECİNDE TOPLUMSAL CİNSİYETİN ROLÜ
    (Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Aksoy, Elif
    Birden fazla kişinin olduğu yerde özellikle haklar veya ihtiyaçlar söz konusu olduğunda çıkarlar doğrultusunda uyuşmazlık ya da çatışma çıkması olasıdır. İdeal olan, tarafların görüşerek ve karşılıklı olarak anlaşarak aralarındaki sorunu çözmeleridir. Fakat bu her zaman mümkün olmamaktadır. Bir uyuşmazlık çıktığında karşı tarafla bir araya gelebilmek, görüşerek ve empati kurarak, iletişimi ayakta tutup sorunu çözebilmek pek mümkün olmamaktadır. Bu nedenle çoğu zaman arada köprü kuracak ve uyuşmazlığın tarafları arasında etkili bir iletişim sağlayarak onları çözüme ulaştıracak üçüncü bir kişinin varlığına ihtiyaç duyulur.