Search Results

Now showing 1 - 10 of 7171
  • Article
    Epistemic Extraction Zones in Migration Studies: Rethinking Over-Research and Research Fatigue Among Syrian Refugees in Turkey
    (Wiley, 2025) Ozdemir, Zelal
    This paper explores the phenomenon of over-research among Syrian refugees in Turkey, highlighting how sustained and repetitive research attention has created research saturation zones that shape both refugee experiences and knowledge production. Drawing on unstructured conversations with six Syrian refugees in Ankara, the study examines how research fatigue manifests not only as reluctance to participate but also as strategic responses through which refugees navigate frequent encounters with researchers. While existing literature has addressed research fatigue and ethics in refugee studies, less attention has been given to how academic incentives, humanitarian logics, and policy imperatives intersect to produce systematic inequalities in knowledge production. To address this gap, the paper advances the concept of epistemic extraction zones, referring to contexts where knowledge is persistently mined from marginalized communities to satisfy institutional demands with limited reciprocity or epistemic agency. This conceptual lens shifts the debate from individual withdrawal to the structural political economy of knowledge production. The analysis identifies three key dynamics. First, the emergence of research saturation zones in contexts of protracted displacement, where the same communities are repeatedly targeted for study; second, refugees' strategic yet ambivalent engagement with research, combining pragmatic hope with critical awareness of its limited effects; and third, the paradoxical consequences of over-research, where intensified attention produces epistemic extraction that narrows the circulation of knowledge and reinforces hierarchies. The article also reflects critically on the researcher's own position within these dynamics. By theorizing epistemic extraction zones, the paper contributes not only to refugee studies but also to broader sociological debates on power, inequality, and the ethics of knowledge production, highlighting the need for more reflexive and politically accountable research practices.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 2
    Existence of Solutions for Odd-Order Multi-Point Impulsive Boundary Value Problems on Time Scales
    (Walter de Gruyter Gmbh, 2022) Georgiev, Svetlin G.; Akgol, Sibel Dogru; Kus, Murat Eymen
    Using a fixed point theorem due to Schaefer, the existence of solutions for an odd-order m-point impulsive boundary value problem on time scales is obtained. The problem considered is of general form, where both the differential equation and the impulse effects are nonlinear. Illustrative examples are provided.
  • Article
    Citation - WoS: 22
    Citation - Scopus: 24
    Synthesis and Temperature-Tuned Band Gap Characteristics of Magnetron Sputtered Znte Thin Films
    (Elsevier, 2020) Isik, M.; Gullu, H. H.; Parlak, M.; Gasanly, N. M.
    Zinc telluride (ZnTe) is one of the attractive semiconducting compounds used in various optoelectronic devices. The usage of ZnTe in optoelectronic applications directs researchers to search its optical characteristics in great detail. For this purpose, structural and optical properties of magnetron sputtered ZnTe thin films were studied by means of x-ray diffraction and transmission spectroscopy measurements. Structural analyses indicated that ZnTe thin films having cubic crystalline structure were successfully grown on soda-lime glass substrates. Transmittance spectra in the 400-1000 nm were recorded in between 10 and 300 K temperature region. The analyses of absorption coefficient spectra resulted in band gap energies decreasing from around 2.31 (10 K) to 2.26 eV (300 K). Temperature dependency of gap energy was studied by Varshni and O'Donnell-Chen relations to determine various optical parameters like absolute zero temperature band gap energy, change of gap energy with temperature, phonon energy.
  • Master Thesis
    Sesli Betimlemede Korku Ögelerinin Çevirisi, Bird Box: Bir Netflix Filmi
    (2024) Altıniğne, Elif Naz; Aksoy, Nüzhet Berrin
    Sesli betimleme, görme engelli izleyicilerin film, televizyon dizisi gibi görsel ürünlere kolay erişimini sağlayan görsel-işitsel çevirinin bir alt alanıdır. Bu tez, bir örnek olay olarak Kafes (2018) filmine odaklanarak korku/gerilim türünde sesli betimleme çevirisini araştırmaktadır. Korku filmlerinin negatif duyguları yansıtmak için görsel ögelere ağırlık vermesinden dolayı bu araştırma korku filmlerindeki sesli betimleme örneklerine odaklanmıştır. Nispeten yeni ve gelişen bir alan olarak sesli betimleme ve sesli betimleme çevirisi, özellikle korku filmlerinin ayrılmaz bir parçası olan görsel unsurların aktarılmasında belirli zorluklar doğurmaktadır. Bu araştırma, korku/gerilim türünde sesli betimleme çevirisinin sesli betimlemenin zorluklarına ve kısıtlamalarına bir çözüm olacağı ve zaman kazandıracağı hipotezine dayanır. Göstergebilim Kuramı, Film Çalışmaları ve Çeviribilim alanlarından elde edilen nitel verilere dayanan bu araştırma, sesli betimleme anlatısının hem Türkçe hem de İngilizcede nasıl işlediğini, sesli betimlemenin nasıl çevrildiğini ve çevrilmek üzere hangi göstergebilimsel kodların seçildiğini anlamaya çalışmıştır.
  • Article
    ON A GENERALIZED α-ADMISSIBLE RATIONAL TYPE CONTRACTIVE MAPPING
    (Yokohama Publ, 2016) Erhan, Inci M.; Kir, Mehmet
    Recently, many generalized contractive conditions which involve rational contractive inequalities have been introduced in the context of partially ordered metric spaces. In this paper, we aim to give a generalized rational contractive condition which involves some of these results without need of extra restrictions.
  • Conference Object
    Characterization of Air-Nitrogen Dc Glow Discharge Plasma With Thz Time Domain Spectroscopy
    (2009) Çinar,K.; Karaoǧlan,G.; Tosun,Z.; Akbar,D.; Altan,H.
    Transmission of terahertz pulses through DC glow discharge plasma was investigated for different gases. The pressure was kept in between the range of 0.1 torr-0.5 torr and for each pressure different measurements were taken at 5 mA, 10 mA and 15 mA plasma currents. Moreover, emission spectrum of Air, N 2 and Ar plasma analysis were done respectively. It was found that the transmission of terahertz pulses through nitrogen plasma was considerably affected compared to that of the argon plasma. ©2009 IEEE.
  • Conference Object
    The Borderline Between Serious Games and Simulations
    (Iated-int Assoc Technology Education & development, 2014) Guney, Sinem; Cagiltay, Nergiz Ercil; Tuner, Emre; Cereci, Ibrahim
    Game and simulation-based environments allow trainees to develop motor and cognitive skills as well as to provide some very detailed measurement values which in turn provide a feedback mechanism. It is a well known fact that games and simulation are potentially creating safer and cheaper active learning environments. Even when several benefits of games and simulations are reported in the literature, there is no exact definition of a game and simulation drawing the borders in between. Hence this causes to some complexities and misunderstandings in the field. Accordingly, in this study a definition for simulations and games is searched by being based on the studies found in the literature. Based on these definitions a borderline for the games and simulations will be provided. Results of study aim to guide the educational technology designers by better defining their education designs and better understanding their affect on the educational environments.
  • Master Thesis
    Üniversite Düzeyinde Verilen Çeviri Eğitimine, İngiliz Dili Eğitiminde Kullanılan Dört Dil Becerisinin Yansımalarının Analizi
    (2015) Topgül, Zeynep Birim; Erton, Halil İsmail; Erton, Halil İsmail; Erton, Halil İsmail; English Translation and Interpretation; English Translation and Interpretation
    İnsanların yabancı bir dil öğrenmeye ihtiyaç duymalarının önemli sebepleri vardır. Bir dili bütünüyle öğrenebilmek için dil, okuma, yazma, dinleme ve konuşma olarak adlandırılan dört dil becerisi üzerinden ele alınır. Bu çalışmada, Dilbilgisi Çeviri Yöntemi'nin ve İşlevsel Çeviri Yöntemi'nin etkileri, dört dil öğrenme becerisi açısından ele alınarak, anadilin ve dil öğreniminin okuma, yazma, dinleme ve konuşma olarak bilinen dört dil becerisi yoluyla çeviri aşamalarının yabancı dil ortamındaki yeri üzerinde durulmuştur. Ayrıca bu çalışmada hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin uyguladıkları çeviri odaklı yöntemler ve öğrencilerin dili kullandıkları çeviri süreci incelenmiştir. Sonuç olarak, dil öğretimi ve çeviri bir araya getirilerek, dört dil öğrenme becerisi açısından öğrencilerin bir mesajı bir dilden başka bir dile iletme yöntemleri bu çalışmanın odak noktası olmuştur. Dil öğrenme becerilerinin, öğrencilerin bir dili başka bir dile çevirme yöntemlerini ne şekilde etkilediğini belirlemek ve analiz etmek amacıyla, nicel bir araştırma yürütülmüş olup, veriler konuya uygun olarak hazırlanmış bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Bu anket, Hacettepe ve Atılım Üniversitelerinin Mütercim Tercümanlık Bölümü öğrencilerine uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, belirli bir yüzdelik orandaki ikinci ve dördüncü yıl öğrencileri açısından çeviri yapılırken dil; okuma, yazma, dinleme ve konuşma olarak bilinen dört temel öğrenme becerilerine doğrultusunda kullanıldığında, öğrencilerin anadilinin ve kültürünün çeviride daha baskın bir rol oynadığı ortaya çıkmıştır. Bu sebeple öğrenciler, bir dilden başka bir dile bir mesajı iletirken öncelikli olarak kendi anadillerinde düşünme eğiliminde olup, o dilin kurallarını ve yapılarını uygulamaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Çeviri, Çeviri Yöntemleri, Dilbilgisi Çeviri Metodu, İşlevsel Çeviri Metodu, Dil Öğrenme Becerileri, Çeviri ve Anadil
  • Master Thesis
    Türk Sosyal Medyası için Duygu Analizi: Twitter Üzerinden Bir Durum Çalışması
    (2016) Yurtalan, Gökhan; Koyuncu, Murat; Turhan, Çiğdem
    Duygu Analizi bir yazarın ya da konuşmacının karşısındaki kişiye vermek istediği duyguyu pozitif, negatif ya da nötr cinsinden çözümlemeye çalışır. Çözümlenmeye çalışılan duygu, yazarın ya da konuşmacının yazılı metnini otomatik olarak sınıflandırdıktan sonra oluşur. İnternet ile birlikte sosyal medya sitelerinin aktif bir şekilde kullanılması sonucu, kişiler bir markaya, bir kişiye, bir siyasi partiye, bir ülkeye vb. karşı olan düşüncelerini kolayca ifade edebiliyor duruma gelmiştir. Böylece, yazarlar, sanatçılar, ürün sahipleri, parti yöneticileri sosyal medyada kendileri yada ürünleri hakkında neler konuşuluyor kolayca öğrenebilme fırsatı yakalamışlardır. Dolayısıyla, bu kadar aktif kullanılan ve günlük büyük miktarda veri oluşan bir platformda verilerin elle işlenmesi imkânsıza yakın bir hale gelmiştir ve duygu sınıflandırmasının önemi artmıştır. Son yıllarda İngilizce üzerinde yapılmış birçok başarılı çalışma vardır. Bu çalışmalarda, İngilizcenin gramer yapısına göre çıkarılmış duygu kutbunu belirleyen birçok kelime ve söz dizimi mevcuttur. Aynı şekilde, bu çalışmaların performansını test etmek için veri kümeleri de mevcuttur. Ancak, yapmış olduğumuz araştırma Türkçe üzerine yapılan çalışmaların İngilizce üzerine yapılan çalışmalara göre düşük bir performansa sahip olduğunu göstermektedir. Bunun sebebi Türkçe'den İngilizce'ye çevirilen veri kümeleri ve Türkçe gramer yapısının göz ardı edilmesi olabilir. Biz bu çalışmada, bir takım ek çalışmalar sonucu ortaya çıkardığımız Türkçe duygu kutbu kelimelerini kullanarak ve Türk dil bilimci ile çalışarak gramer yapısına uygun yeni bir yöntem geliştirdik. Twitter API ile anlık topladığımız veriyi bu yöntem ile analiz ediyoruz.
  • Doctoral Thesis
    Derin Çekme Sınır Oranın, Flanş Bölgesinin Isıtılarak Artırılması için Yöntem Geliştirilmesi
    (2015) Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Kayhan, Erdem; Kaftanoğlu, Bilgin; Konca, Erkan; Manufacturing Engineering; Airframe and Powerplant Maintenance; Manufacturing Engineering; Airframe and Powerplant Maintenance
    Bu tez çalışmasında geliştirilen yöntem kısaca, sac metal malzemelerin şekillendirilme oranının flanş bölgesinin eş sıcaklık dağılımsız ısıtılarak artırılması olarak açıklanabilir. Sıcaklık artışı malzemenin sünekliğinde belirgin bir yükselmeye ve buna bağlı olarak şekillendirilme kapasitesinin artmasına neden olur. Sıcaklık artışı ayrıca malzemenin akma sınırının düşmesi ile birlikte, uygulama kuvvetlerinde ve basınçlarında azalma meydana gelir. Otomotiv endüstrisinde en yaygın kullanıma sahip olan Yüksek Mukavemet Sac Çelik (AHSS) malzeme DP600 olup, araç ağırlıklarının azalmasını ve çarpışma emniyet faktörünün artmasını sağlamasından dolayı bu tez çalışmasında araştırma malzemesi olarak seçilmiştir. Adı geçen çelik malzemelerin kullanımı malzeme kalınlıklarının ve yakıt sarfiyatının azalmasını sağlar. Yapılan araştırmada geliştirilen yöntemin geçerliliği üç farklı tip malzeme, bunlardan iki tanesi Düşük Alaşımlı Yüksek Mukavemet çeliği (HSLA), diğeri ise IF (Arayersiz Çelikler) çeliği kullanılarak, incelenmiştir. Flanş bölgesinin sıcaklığının 180oC to 300oC değerleri arasında oluşturulduğu deneylerde derin çekme sınır oranında %25.58 kadar artış sağlanmıştır. Kullanılan sıcaklık ılık işlem sıcaklığı seviyesinde olduğundan, şekillendirilme kuvvetlerinde azalma meydana gelmesine rağmen malzemenin özelliklerinde ve dayanımında bir değişim gerçekleşmemektedir.