26 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 26
Master Thesis Birleşik Devletler-libya İlişkileri (2002-2012)(2017) Kablan, Amıra; Karasar, Hasan AliBu tezin amacı, ABD ve Libya arasındaki ilişki aşamalarını, bu ilişkilerin önemini ele alan sistematik bir analizle ve 2002 ve2012 yılları arasında Amerikan Büyükelçisine yönelik suikaste kadar yaşanan başlıca olayları vurgulayarak dikkatlice gözlemlemektir. Bu çerçevede belirtilen amaca ulaşmak için, bu çalışma, ABD-Libya ilişkilerininin erken tarihini, özellikle Libya'nın Osmanlı egemenliğinde olduğu ve Amerika Birleşik Devletlerinin Kuzey Afrika'daki hırsının ve çıkarının odağında olduğu 19. Yüzyılın başlarını kapsamaktadır. Bu dönemde ilişkilerde, bağımsızlığın kazanılmasından sonra ABD tarafından başlatılan ilk savaşın başlamasına sebebiyet veren inişler ve çıkışlar yaşanmıştır. Bu çalışma aynı zamanda, Libya'nın İtalyan sömürgesi altında olduğı dönemi de ele almaktadır. ABD-Libya ilişkileri, özellikle kraliyet döneminde yaşanan çevreleme ve ABD'ye neredeyse tamamen bağımlılık aşamasını yansıtmaktadır. Libya'nın stratejik konumu ve petrol mevcudiyeti, Sovyetler Birliği'nin yayılmasına karşı kendi çıkarını ve etkisini güçlü bir şekilde savunan ABD için özel bir önem arz etmiştir. Bu tez, 1969 yılından 17 Şubat devrimine kadar olan Kaddafi rejimini incelemiştir. Son otuz yılda, ABD-Libya ilişkileri gergin olarak tanımlanabilirdi, fakat 1970'lerde ve 1980'lerde yaşanan askeri cepheleşme, ilişkilerde bir dönüm noktası olmuştur ve 11 Eylül saldırılarından sonra işbirliğinin yolunu açmıştır. Arap Baharı olaylarından sonra ilişkiler kötüleşmiş ve Amerika Birleşik Devletlerinin askeri müdahalesi nedeniyle yaşanan cepheleşme ve silahlı muhalif gruplara verilen destek Kaddafi'nin devrilmesine neden olmuştur. Son olarak bu çalışma, Obama yönetimi tarafından Libya'ya yönelik bu müdahalenin çıkarımlarıyla ve durumun yanlış yorumlanmasıyla Amerikan Büyükelçisinin suikastine ve başarısız bir devlete neden olan Kaddafi rejiminin devrilmesi noktasında sona eren Amerikan propagandasını ve müttefiklerini ele almıştır. Anahtar Sözcükler: Terör, Al-Gaddafi, NATO, Amerikan büyükelçisiMaster Thesis Ayaklanma Mı Terörizm Mi: Suriye İç Savaşından İkilemler 2011-2015(2017) Özçelik, Necdet; Karasar, Hasan AliBu çalışmada, etki sahibi dört devletin 2011 ile 2015 yılları arasında Suriye İç Savaşında yeralan devlet dışı aktörleri ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlanmalarındaki ikilemlerinin araştırılmasını hedeflenmiştir. Çalışma öncelikle, Suriye İç Savaşının tarihsel arka planını aktararak savaşan taraflar arasındaki çatışmanın nedenlerini sunmaktadır. Çalışma, savaşan dört önemli devlet dışı grup ile çatışma üzerinde etki sahibi dört devleti aktör olarak ele almıştır. Çalışmada ilk olarak, ayaklanma ve terörizm yedi parametere üzerinde kavramsal bir çerçeveye yerleştirilmiş, daha sonra devlet dışı aktörler bu parametrelere göre kimliklendirilmiştir. Parametrelerle kimliklendirilen devlet dışı aktörler, belirlenen dört devletin tanımlama yaklaşımları üzerinden karşılaştırılmış ve devletlerin dört devlet dışı aktörü ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlamalarındaki ikilemleri ortaya konulmuştur. Çalışma, devletlerüstü seviyede kapsayıcı parametrelerle geliştirilmiş ortak bir terörizm ve ayaklanma tanımının gerekliliğini önermektedir. Anahtar kelimeler: devlet dışı aktörler, ayaklanma, terörizm, meşruiyet, tanımlamaMaster Thesis Libya-çad Çatışması (1976-1994)(2017) Shebli, Talal Ibrahım Moh; Karasar, Hasan AliBu tezde Libya ve Çad arasındaki çatışmanın siyasi ve askeri yönlerinin etkilerini araştırılacaktır. Bu çalışmada, savaş ve nedenleri üzerinde durulacaktır. Esas olarak, iki ülke arasındaki arazi Aouzou şeridine odaklanacaktır. Söz konusu olan bölge, Afrika ve güç sahibi olan koloniler arasında çekişme alanı ve kalıntıları olmuştur. Bu çalışma aynı zamanda çatışan gruplar hakkındaki Birleşmiş Milletlerin yaklaşımlarına yer vermektedir. Bu çalışma, Libya ve Çad arasındaki sınır çatışmasını incelemek ve her iki ülke üzerindeki sosyal ve politik etkilerini analiz etmek, çatışmadaki iki tarafın da izlediği politikalar ve askeri hedeflerinin zorluklarını ve sosyal etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, bu çalışmada bahsedilen çatışma sonrasında toplumda ortaya çıkan toplumsal ve siyasal yapı değişikliklerini değerlendirerek, uluslararası toplumun çatışmaya tepkisini gözden geçirerek elde edilen bilgi ve tüm bulguları sonuç kısımda özetlemektedir.Master Thesis Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü(2019) Derow, Abshır; Orhan, Duygu DersanDerow, Abshir. Somali Çatışmasında Dış Aktörlerin Rolü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2018. Afrika Kıtası dünya sisteminin deniz aşırı hükümetlerce yüzyıllar boyunca sömürülen bölgesinde yer almaktadır. Bunun sebebi kıtada çok sayıda dokunulmamış ham madde bulunması ve uluslararası güçler ve onlara ait çok uluslu firmaların dünya sisteminde merkezi güç olmak adına bu ham maddelere sahip olmayı amaçlamalarıdır. Buna bağlı olarak yüzyıllar boyunca bu ülkeler ve ham maddeleri üzerinde kontrollerini sürdürmüşlerdir. Her ne kadar ilk başlarda amaçları ham maddeleri elde etmek, ücretsiz iş gücü ve ürünlerini satabilecekleri büyük pazarlara sahip olmak olsa da sonradan kaynaklar üzerinde hakimiyet sağlama çabasına dönüşmüştür. Bunun bir sonucu olarak da uluslararası güçlerin neden olduğu aralıksız savaş ve sefalet nedeni ile Afrika kıtası ve insanı istikrarsız hükümetlerin yönetiminde acı çekmişlerdir. Bu çalışmada, uluslararası müdahalelerin ve iç savaşların kurbanı olan Doğu Afrika ülkesi Somali ele alınmıştır. Her ne kadar iyi bir stratejik konumda yer alıyor ve zengin kaynaklara sahip olsa da, Somali'nin bu özellikleri insanları için maalesef bir fırsat yerine bir şanssızlık olmuştur. Terörist gruplar ve uluslararası firmalar kaynaklarını sömürürken, yerel halk komşu ve deniz aşırı ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. On yıllar boyunca Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kurumlar, süregelen iç savaşı bitirmek adına barış girişimlerinde bulunuyor olsalar da bu girişimler maalesef sonuçsuz kalmış ve ülke halen savaş ortamından kurtulamamıştır. Bu tez çalışmasında tarihi arka plan ile birlikte mevcut durum analiz edilecek ve bu bağlamda bahsi geçen uluslararası güçlerin Somali'deki temel rolü ile bunların Somali'yi nasıl etkilediği incelenecektir.Master Thesis Rusya Perspektifinden 2005-2015 Yılları Arasında Ukrayna ile Yaşanan Gaz Problemi(2017) Lukyanova, Anna; Karasar, Hasan AliRusya ile Ukrayna arasındaki ilk gaz krizi 1993 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından hemen iki yıl sonra başladı. Sorun oldukça karmaşık siyasi, iktisadi ve coğrafi temellerde iki ülkeyi karşı karşıya getiren bir olguydu. Bu tez Rusya açısından iki ülke arasındaki gaz çatışmasının başlangıcı ve devamındaki sebepleri aydınlatmaya çalışmaktadır. Bu yüzd3en de tez sorunun zirve dönemi olarak adlandırılan 2005-2015 yılları arasını mercek altına almaktadır. Rusya-Ulrayna ilişkileri hali hazırda da her geçen gün daha karmaşık bir hal almakta ve iki taraf birbirinden tamamen farklı amaçlar üzerine kurdukları politikalar izlemektedirler. Bu tez hem iki devletin dış politikalarını hem de Gazprom ve Naftogaz gibi gaz tekeli şirketlerin konu hakkındaki siyasalarını incelemek suretiyle aynı zamanda Rusya-Ukrayna ilişkilerinin şirketlerin de dahlia olan bir haritasını çıkarmaktadır.Master Thesis 1991-2016 Yılları Arasındaki Somali'deki Barışı İnşa Süreci(2018) Farah, Abdinur Hassan; Yılmaz, GözdeSomali'deki Barışı inşa süreci hakkındaki bu tez, Somali'deki çatışmanın doğasını ve ana itici güçlerini incelemektedir. Ayrıca, bu tez çatışma için kalıcı bir çözüm bulmayı amaçlayan diplomatik girişimleri de taahhüt etmektedir. Somali, aynı etnik köken, din, kültür ve dili paylaşan homojen bir nüfustan oluşan bir ülkedir. Bununla birlikte, bu homojenlik, binlerce Somalilinin hayatına mal olan, dünyanın en korkunç çatışmalarından birine girmelerini engellemedi. Bu durum, 1991'de Said Barre'nin rejiminin çöküşünden sonra ortaya çıktı ve bugüne kadar gözle görülür bir değişiklik gözlenmedi. Çatışmanın bu akut ve aşırı derecede karmaşıklığı sadece Somali halkını etkilemekle kalmadı, genel olarak uluslararası topluma ve özellikle de Afrika boynuzuna komşu ülkeler için de büyük bir tehdit haline geldi. Bundan dolayı, tez son 20 yılda istikrarsızlıkla mücadele etmeyi ve Somali'ye kalıcı barışı getirmek için çeşitli barışçıların üstlendiği bu yöntemleri analiz etmektedir. Bundan dolayı, çalışma, son üç barış konferansı makul bir sonuç vermesine rağmen, barış girişimlerinin çoğunun neden başarısız olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Çalışma aynı zamanda barış inşası konusunda yerel mülkiyetin önemini göstermektedir. Barışı arttırma çabaları sadece yabancı bölgesel ve uluslararası aktörler için rezerve edildikten sonra, daha fazla takdir sonucu ortaya çıkaran nispeten düşük tahmin edilmiş bir yerli barış inşası sürecine ışık tutmakta ve onları aydınlatmaktadır. Bu bağlamda, çalışma, sonuç bölümünde Somali için kalıcı barışı sağlamanın en iyi yolu hakkında birkaç öneri sunmaktadır.Master Thesis Balochistan'ın Değişen Jeopolitik Önemi: Gwadar Limanı'nın ve Çin-pakistan Ekonomik Koridoru'nun (ipek Yolu) Örnek Bir Araştırması(2017) Hussain, Muzaffir; Karasar, Hasan AliBu çalışmada, Belucistan'ın jeopolitik önemi, birer mega proje olarak nitelendirilen Gwadar Limanı ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru bağlamında incelenmektedir. Buna ilaveten, Çin'in Pakistan'nın Gwadar Limanı'ndaki varlığından kaynaklanan değişen bölgesel ittifak sisteminin etkilerine de değinilecektir. Belucistan'ın Hint Okyanusu, Basra Körfezi ve Umman Denizi arasında bir kavşak noktası olması ve bu bölgenin deniz üzerinden enerji ticaretinin en yoğun olduğu bölge olmasına istinaden Belucistan'ın değişen jeopolitik önemi, Çin'in son yıllarda buraya olan ilgisini arttırmaktadır. Çünkü bir ülkenin coğrafi konumu, siyasi ve insanlık tarihi boyunca önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca, devletlere iç ve dış politikalarını oluşturmalarında her daim yardımcı olmuştur. Çin, belirli çıkarlar gözetmektedir. Çin'in Güney Asya'da artan ilgisi, bölgenin jeopolitik önemi hakkındaki tartışmaları da tetiklemektedir. Bölgede daha etkin bir rol edinebilmek adına Çin, Pakistan ile multi milyar dolarlık bir anlaşma imzalamıştır. Bu çalışmada ayrıca, Çin'in Pakistan'daki artan varlığının bölgesel güç dengesi politikalarına etkilerinin yanı sıra, Gwadar Limanı ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'nun gelişimiyle ilgili yerel ve ulusal rezervler deincelenecektir.Master Thesis Libya'da Çok Taraflı Silahlı Müdahale, 2011: Meşruiyet ve Gerekçeler(2019) Essa, Othman; Orhan, Duygu Dersan2011'de Libya'da barışcıl olarak başlayan protestolar, kısa süre içerisinde protestocular ile Libya hükümetinin güvenlik güçleri arasında açık bir savaşa dönüşmüştür. Bu durum, uluslararası toplumu sivilleri ve sivil nüfusu yoğun olan bölgeleri korumak için Libya'ya askeri müdahalede bulunmaya itmiştir. 2011'de Libya'ya yapılan çok taraflı silahlı müdahale, hem meşruiyeti, hem de müdahalede bulunan ülkelerin motivasyonları açısından bugün hala tartışma konusudur. Koruma sorumluluğu BM Güvenlik Konseyi'nin Libya'daki silahlı müdahaleyi yasallaştırma kararının yasal dayanağı olsa da, BM esas olarak Libya'da rejim değişikliğini gerçekleştirmeye odaklandı. Libya'daki sivillerin uluslararası toplumdan hızlı bir tepki gerektiren, kitlesel cinayet, zorla göç gibi diğer insan hakları ihlalleri riski altında olduğu açıktır. Ancak, Libya'daki BM misyonu, Libya halkının ihtiyaçlarından ziyade ulusal çıkarlarını ön plana koyan müdahaleci ülkeler tarafından kötüye kullanılmıştır. Libya'ya yapılan silahlı müdahale, Libya devleti açısından olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Libya'daki potansiyel katliamlar bir dereceye kadar engellense de, askeri müdahale ne yazık ki Libya'yı başarısız bir devlet ve terör örgütü haline getirmiş, insan ticareti çeteleri, finansal yolsuzluk ve farklı milisler arasında sürekli savaş bugün Libya'nın gerçeği halini almıştır.Master Thesis Somali'deki Askeri Darbe ve 1969-1991 Yılları Arasındaki İktidar Dönemi(2016) Alı, Fatıma Sheıkh Mukhtar; Karasar, Hasan AliTürkiye'nin Africa Kıtasıyla olan ilişkilerinin tarihçesi çok eskiye dayanmakla beraber son zamanda Türkiye ile Alt Büyük Sahra Afrikası arasında şimdiye kadar görülmemiş yeni bir etkileşim seviyesi gözlenmektedir. Türkiye'nin dış politikasında batı dünyası dışındaki dünyanın giderek artan önemi böylece başlamıştır.1990'lardan sonra Alt Büyük Sahra Afrikası, Türkiye'nin ilişkilerini yoğunlaştırdığı bölgelerden birisi olmuştur. 1998'de hazırlanan Afrikaya açılma planı, diğer planlara kıyasla Türkiye'nin alt büyük sahra Afrikasına yönelen dış politika inisiyatifinin katalizörü olmuştur. Başlangıçtaki hedeflere ve elde edilen sonuçlara bakıldığında Türkiye'nin, 1998 planından net bir başarı kazanmış olduğunu savunuyorum. Hem Afrika'nın milletleri ve hem de Afrika ülkeleri bazında. Ancak, Türkiye ve Somali ilişkileri, 19 Ağustos 2011'de başlamıştır. Dört Türk bakan ve Türkiye'nin kültür ve iş dünyasının çok sayıda seçkin mensuplarından oluşan bir delegasyon Başbakan Sn. Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Mogadişu'ya gitmiştir. Ziyaretin resmi niteliğinin yanında gıda yetersizliğinin giderilmesi amacını da taşımaktaydı. O zamanlarda Somali'de günde 10,000 yetişkin olmak üzere 2.8 milyon kişi ciddi ölüm tehdidi altındaydı. Bazı bölgelerde kötü beslenme ve açlık oranı %38'in üzerindeyd ve bu durum, tüm Somali nüfusunun %20'sinin gıdasız kalmasına neden olmuştu. Durum o kadar vahim ve acildi ki, 1984'ten beri ilk kez birleşmiş milletlerde açlık ilan edilmişti. Sözcükler: Türkiye Alt-Büyük- Sahra Afrikası, Türk Dış Politikası, Türkiye-Afrika İlişkileri, 1998 Eylem Planı.Master Thesis Diplomatik Ortamlarda Çalışan Yazılı ve Sözlü Çevirmenlerin Mesleklerine ve Profillerine Bir Üstsel Bakış(2020) Salman, Tharwat Akram; Okyayuz, Ayşe ŞirinSözlü ve/ya yazılı çeviri, ortak bir dilleri olmayan, değişik kültürlerden, siyasi görüşlerden ve farklı artalanlardan insanların bir araya geldiği diplomasi alanında iletişimin sağlanmasında önemli bir rol oynar. Diplomatik ortamlarda, iletişim köprüsünü kurmak ve kaynak ileticiden alınan mesajın hem anlamını aynıyla koruyarak hem de diplomatik protokol ve adaba uyarak iletmek için sözlü ve yazılı çevirmenlerin kullanılması gerekir. Söz konusu çalışmanın amacı, diplomasi ve uluslararası ilişkiler alanında çalışan profesyonel çevirmenlerin işlerine destek verecek bilgileri derlemek ve çeviri edimi sürecinde önemli olacak olan kültürel farklılık, diplomatik dil, diplomatik söylem ve diplomatik metinler de dâhil olmak üzere, diplomatik ortamlardaki aktörler ve çalışanlar gibi unsurlara ışık tutmaktır. Çalışmada diplomatik ortamdaki sözlü ve yazılı çevirmenin merkezi bir aktör olduğu ortaya konmakta ve rolü irdelenmektedir. Bunlara ek olarak, diplomatik ortamlarda çalışan bir sözlü ve/ya yazılı çevirmenin, çeviri bürosunda çalışan, veya serbest meslek erbabı ya da konferans çevirmeni olan meslektaşlarından farklı olarak işlevi ve sorumlulukları örneklenmektedir, Söz konusu profesyonel, bir yazılı ve/ya sözlü çevirmenden beklenen tüm görevleri yerine getirdiği gibi, bir kurumun (örn. Bir büyükelçilik, bir konsolosluk, bir bakanlık) elemanı olduğu için farklı sorumluluklar da üstlenmek zorunda kalacaktır. Ayrıca çalışmada söz konusu profesyonelde aranacak beceri setleri ve profil çerçevesi çizilmiş ve bu özel alana özgülenmiş eğitim için önerilerde bulunulmuştur.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
