Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Article
    Türkiye’nin İlkokullar için Olan Yeni İngilizce Öğretim Programını Antroposentrik Bir Açıdan Değerlendirme
    (2020) Yastıbaş, Ahmet Erdost
    Antroposen olarak adlandırılan yeni bir jeolojik çağ, insan aktivitelerinin dünyayı nasıl olumsuz etkilediğini göstermiş ve dünyanın geleceğinin sürdürülebilirliği için devam eden için aktivitelerinin oluşturduğu tehdidi ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle Antroposenin gösterdikleriyle ilgilenilmelidir. Bunu yapmanın yollarından bir tanesi eğitimdir. Bu yüzden, bu çalışma ilkokullar için olan yeni Türk İngilizce Öğretim Programını antroposen bir açıdan değerlendirmeyi amaçlamıştır. Nitel bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Veriler, ilkokul için hazırlanan yeni program ve bu yeni programa göre hazırlanan ders kitaplarından toplanmıştır. Veriler, doküman incelemesi ile analiz edilmiştir. Veri çeşitlemesi ve yoğun anlatım çalışmayı inandırıcı kılmak için kullanılmıştır. Bulgular, yeni programın 2., 3. ve 4. sınıf ders izlencelerinde yedi tane doğayla ilgili temanın olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bulgular, bu temaların öğrencilerin İngilizceyi doğayla ilişkili olarak çalışmalarına ve öğrenmelerine yardımcı olduğunu göstermektedir. Bulgular tartışılmış ve gelecekteki çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.
  • Article
    Sesi Çevirmek: Just So Stories Eserinin Türkçe Çevirileri Üzerine bir Çalışma
    (2018) Özer, Özge Bayraktar
    Çocuk yazının kendine has özellikleri, bu alandaki çeviri sürecinde karşılaşılacak belirli zorlukları da beraberinde getirmektedir. Çevirinin diğer alanlarında olduğu gibi, bu alandaki sorunların çözümü için de çevirmenin yaratıcılığına gerek duyulmaktadır. Çocuk kitaplarının en önde gelen özelliklerinden biri de pek çoğunun sesli okunmak üzere kaleme alınmış olmasıdır. Bu bağlamda, söz konusu edebi türde çevirmenin değişmeceli dilin bir parçası olan ses etkilerine yoğunlaşması beklenmektedir. İngiliz şair ve yazar Rudyard Kipling’in ünlü eseri Just So Stories, çocuk yazının bu özelliği için başarılı bir örnek oluşturmakta olup, eserin Türkçe çevirileri de, çeviride karşılaşılan zorlukların analiz edilmesi bakımından pek çok imkan sunmaktadır. Yazarın şairane edebi tarzının, Kipling’in bizzat kendi çocukları için yazdığı ve onlara okuduğu hikayelerin derlemesinden oluşan bu eser üzerindeki yansımaları, “sesli-okuma” özelliklerini, söz konusu eserin ana motifi haline getirme- ktedir. Eser, Türkçe’ye Begüm Kovulmaz tarafından 2007 yılında İşte Öyle Hikayeler ve Rojda Yıldırım tarafından 2012 yılında Kipling’den Çocuklar için Öyküler isimleriyle kazandırılmıştır. Bu çalışma, söz konusu iki farklı Türkçe çevirinin ses etkileri bakımının analiz edilmesini ve karşılaştırılmasını hedefle- mektedir. Ses etkileri tekrarlama, aliterasyon, kafiye, yankı-sözcükler ve diğer seslerden oluşan beş farklı başlık altında incelenmiştir. Newmark (1988) tarafından ses etkilerinin çevirisine özel olarak önerilen çeviri stratejileri, mevcut çalışmadaki çevirmenler tarafından uygulanan stratejilerin incelen- mesi ve karşılaştırılmasında temel oluşturmuştur. Çevirilerde kullanılan söz konusu stratejiler, kaynak metnin estetik mi yoksa anlatımsal amacının mı korunduğunu belirlemek amacıyla incelenmiştir. Seçilen çeviri bölümleri üzerinde gerçekleştirilen incelemeye göre, yerine koyma stratejisinin en çok uygulanan çeviri yöntemi olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, Kovulmaz’ın çevirisi kaynak metnin es- tetik işlevi üzerinde dururken, Yıldırım’ın çevirisi daha çok kaynak metnin anlatımsal işlevi odaklıdır. Bu çalışmanın, özelde ses etkilerinin çevirisi, genelde ise değişmeceli dil özelikleri gösteren eserlerin çevirisine ilişkin tartışmalara katkı sunacağına inanılmaktadır.
  • Article
    Üniversite Düzeyinde Çevirmen Eğitiminde Dilbilimin Önemi
    (2016) Erton, Halil İsmail; Tanbi, Yasemin
    Mütercim Tercümanlık, yani Çeviri Bilim çalışmaları, Dilbilim ve onun bağlantılı alt dallarından doğmuştur. Çeviri Bilim, Zaman içerisinde dilbilim çalışmaları ile olan bağlarını kopartmadan gelişmiş ve ayrı bir bilim dalı olmuştur. Ancak, her ne kadar bu olsa da, mütercim tercümanlık eğitimini dilbilimden tamamen ayırmak mümkün değildir. Bu araştırma, Mütercim Tercümanlık bölümlerinde okutulan dilbilim derslerinin öğrencilerin üst sınıflarda kazanacağı becerilerin altyapısını oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, Atılım ve Bilkent Üniversiteleri, Mütercim Tercümanlık Bölümlerinde okuyan öğrencilere 2"şer anket dağıtılması yoluyla bu bağlantı ortaya konulmuştur. İstatistiksel yöntemlerle değerlendirilen sonuçlar dilbilim derslerinin mütercim tercümanlık çalışmaları için son derece yararlı olduğunu ortaya koymuştur.
  • Article
    Hegemonık Erkekliğin İnşası: Fitness ve Oyunların Kesişimi
    (2025) Ağaoğlu, Erhan
    Bu araştırma, hegemonik erkekliğin inşası çerçevesinde fitness ve oyun alanlarına ilişkin tüketim pratiklerinin kesişimine odaklanmaktadır. Nitel araştırma paradigması içerisinde, her iki alanda da aktif olarak yer alan yedi erkek katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Altı aşamalı tematik analizin sonuçları altı farklı tema ortaya koymuştur: üstünlük ve rekabetçilik, güç ve performans, başarılar ve kazançlar. Bu alanlardaki tüketim, normatif ve yüceltilmiş eril değerleri güçlendirmektedir. Katılımcılar, Baudrillard'ın eril tüketim modeline uygun olarak nesnel ve rasyonelleştirilmiş tüketim pratiklerini vurgulamışlardır. Bulgular, fitness ve oyunların hegemonik erkekliğin tüketim kalıpları aracılığıyla sürdürüldüğü platformlar olarak algılandığını göstermektedir. Çalışma, tüketimin cinsiyete dayalı boyutlarını vurgulayarak rasyonel tüketici davranışı varsayımlarına meydan okumaktadır. Ayrıca alternatif, kapsayıcı erkeklik anlayışlarını teşvik etmek için geleneksel toplumsal cinsiyet normlarının yapısöküme uğratılmasının öneminin altını çizmektedir. İleride yapılacak araştırmalar, kadın katılımcılar kapsayacak farklı perspektifleri içermelidir.
  • Article
    The Essence of Semiotics as a Mediator of Communication and Cognition
    (2018) Erton, İsmail
    Studies in modern linguistic theory to determine the scope and vision of humancommunication have shifted their attention to semiotics, in which actions speak louder thanwords as some say. The semiotic capacity of an individual reflects the effective and efficientusage of pragmatic competence in which the language user has the awareness of socioculturaland anthropological conventions processed and produced in the course of communication.Such a capacity also enables a systematic usage of cognitive skills, thereby developing thevalue of the communicative context and the perception of the individuals in variousdiscourses. This paper attempts to identify, decode, and proceed utterances in a systematicmixture of psychological, physiological, sociological and anthropological procedures, inwhich non-verbal expressions appear as signs and symbols to communicate information. It isalso argued that not only do individuals attain semiotic information naturally, they also do sowith proper curricular semiotic education (especially in language learning & teachingenvironment) and research. In this respect, studies in biosemiotics explore the micro and themacro cosmos of human nature which are in a continuous cycle of interaction to processlanguage. It is further established that the curiosity to discover the value systems in humancommunication through semiotic decoding means more than the mere study of language andits linguistic properties.
  • Article
    Yeniden Çeviride Zamana Karşı Bağlam: The Jungle Book Üzerinden Yeniden Çeviri Hipotezinin Yeniden İncelenmesi
    (2023) Özer, Özge Bayraktar
    Rudyard Kipling Türkçeye ilk olarak bir çocuk edebiyatı eseri olan The Jungle Book’un 1936 yılında yayınlanan çevirisi (Cengel Kitabı) ile kazandırılmıştır. Söz konusu ilk çeviriyi günümüze kadar pek çok yeniden çeviri takip etmiştir. Bu çalışma, The Jungle Book eserinin beş farklı Türkçe çevirisi üzerinden yeniden çeviri hipotezinin temel varsayımlarını yeniden sınamayı amaçlamaktadır. Yeniden çeviriler hem birbirleriyle hem de ilk çeviriyle metne bağlı ve kültüre özgü unsurlar açısından karşılaştırılmıştır. Bu doğrultuda benimsenen yöntem açısından, çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda, incelenen çevirilerin yayınlandığı dönemlerdeki sosyo-bağlamsal koşulları odağına alan artsüremli bir inceleme yer almaktadır. İkinci kısımda ise yeniden çeviri hipotezini yeniden sınamak üzere eşsüremli incelemeye yer verilmiştir. Sunulan karşılaştırmalı örneklere dayanarak, yeniden çeviri hipotezinde öne sürüldüğü gibi ilk çeviri ve yeniden çeviriler arasında, erek odaklı yaklaşıma yönelik doğrusal bir ilerlemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yerine, çevirinin üretildiği ve yayımlandığı dönemin bağlamsal faktörlerinin, çevirmenlerin çeviri seçimlerinde daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, hipotezin doğrulanması ya da yanlışlanmasında, vaka analizi yöntemindeki örnek metin seçimlerinin de etkili olabileceği gösterilmiştir. Bu bağlamda, yeniden çeviri kavramı ve yapısına ilişkin daha güvenilir bulgular için artsüremli ve eşsüremli incelemenin bütüncül bir anlayışla bir arada yapılması önerilmiştir.
  • Article
    AB Tasarruflarının Türkçe Çevirilerinin Revizyon Süreci
    (2023) Yıldırım, Ozan; Altay, Ayfer
    Revizyon, çeviri sürecinin bir parçası olarak nihai ürünü şekillendirmede önemli bir göreve sahiptir. Bu çalışmada, bir aday ülke olarak Türkiye’yi de ilgilendiren Avrupa Birliği (AB) tasarruflarının Türkçe çeviri ve revizyon süreçlerine değinilmiştir. Dilbilimsel, teknik ve hukuki revizyon kategorilerinin ne olduklarına yer verilmişse de asıl odak dilbilimsel revizyon olmuştur. Bu çalışmada, AB tasarruflarının çeviri/revizyon sürecinden sorumlu tek yetkili kurum olan AB Başkanlığının çeviri/revizyon politikası ele alınarak oldukça özel kapsamlı, özgün ve fark yaratan bir çalışma yürütmek amaçlanmıştır. Revizyonu tamamlanmış ürünlere daha çok yerlileştirme mi yoksa yabancılaştırma mı uygulandığı araştırılmıştır. Bu nedenle, revizyonu tamamlanmış metinlerdeki AB Başkanlığı politikaları makalede tartışılmıştır. Çalışmanın amacı, revizyona tabi tutulan çeviride ve revizyonda kullanılan izlemleri göstererek nicel ve nitel gözlemler sunmak; ayrıca bu izlemleri üst kategoride yerlileştirme veya yabancılaştırma kavramlarında toplayarak yüzdelik oranlarını göstermektir. Luc van Doorslaer tarafından ortaya konan çeviri süreçleri ve çeviri izlemleri ile değerlendirme yapılmıştır. Bu çalışmada Türkçe çevirisi ve revizyonu tamamlanmış olan AB tasarrufları belli bir zaman aralığı kısıtlaması içinde taranarak incelemeye değer örneklere yer verilmiştir. Teknik terimlerin revizyon için zorluk yarattığı zamanlarda bir seçenek olarak ilgili AB tasarruflarının Almanca ve/veya Fransızca dil versiyonlarına da bakılmıştır. İncelenen çeviri ürünleri ve revizyondan geçen çeviri ürünlerinde kullanılan süreçler istatistiğe dökülmüş, grafiklerle görselleştirilmiş ve yorumlanmıştır.
  • Article
    Turkish-Medium Department and English-Medium Department Students’ Perceived Social Distance to Native English Speakers
    (2019) Yastıbas, Ahmet Erdost; Kavgaci, Tugcenur
    Acculturation has been researched a lot in applied linguistics, and many acculturation studies were made in second language learning/acquisition contexts. Also, there are some criticisms about the acculturation theory of Schumann in terms of the social distance component of the theory. Therefore, the present study aimed to study acculturation in a foreign language learning context and contribute to the acculturation theory by providing a solution to the criticisms about the theory. The present study was designed as a quantitative study. 81 students of the Turkish-medium and English-medium departments in a Turkish university participated in the research. The data were collected through the updated version of the Bogardus Social Distance Scale and analyzed through independent samples t-test, one-way ANOVA, and descriptive statistics. The results of the study indicated that both the participants of the Turkish- and English-medium departments approached the native speakers of English positively. Also, the medium of the departments, the kind of the faculties, having been abroad, and having a sister(s)/brother(s) created statistically significant differences while gender, job status of family members, knowing another language, high schools the participants graduated from, and the sources of learning the English culture did not produce such differences. The possible reasons for these findings and the possible contributions of this study to the acculturation theory were discussed.
  • Article
    Çeviri Ekolojisi ile Yemek Çevirisi Arasındaki İlişki Üzerine Bir Çalışma
    (2020) Hastürkoğlu, Gökçen
    Yemek çalışmalarının çok disiplinli ve kültürlerarası araştırmaların en ilgi çekici konularından biri olmasına rağmen, yemek kavramı üzerinde çeviri çalışmaları kapsamında beklendiği kadar çalışma yapılmamıştır. Kültürü temsil eden unsurlardan biri olarak yemek, dil vasıtasıyla yolculuk yapar ve yemeğin hedef kültür tarafından kabul edilmesinde ya da reddedilmesinde çevirinin büyük katkısı vardır. Bu çalışma, çeviri ekolojisinden ve çeviri ekolojisi ile yemek ekolojisi arasındaki ilişkiden yola çıkarak yemek unsurlarının küreselleşmesinde ya da yerel kalmasında çevirmenlerin çeviri süreçlerinde benimsedikleri stratejilerin etkisini göstermeyi amaçlamaktadır. Bunun için Türkiye’nin güneydoğusunun mutfak kültürünü temsil eden bir şehir olan Diyarbakır’da geçen ve en çok satan modern Türk eserlerden biri olan Piraye adlı romandaki yemek unsurlarının çevirisi incelenmiştir. Rastgele seçilen örneklerin analizinde, çevirmenin açıklama, dipnot, çıkarma ve ekleme gibi stratejileri kullanarak kendisini konumlandırma biçimi gözlemlenmiştir. Çalışma, genel olarak, çeviri ekolojisi çerçevesinde çevirmenin baskın rolünü, özellikle de mutfak kültürünün göç edici doğasını vurgulayarak yemek unsurlarının aktarımı sürecinde çevirmenin önemli katkılarını göstermektedir.
  • Article
    Ekolojiye İlişkin Kültüre Özgü Öğelerin Aktarımı: Tarihsel ve Nicel Bir Yaklaşım
    (2020) Hastürkoğlu, Gökçen
    Bu çalışma, Betimleyici Çeviribilim çerçevesinde, John Steinbeck’in To A God Unknown eserindeki ekolojiye ilişkin kültüre özgü öğelerin çevirisinde kullanılan çeviri yöntemlerinin dağılımlarını nicel verilerle tarihsel olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Canlı çevre betimlerinin oldukça yoğun olduğu bu eserin çevirisinde de aynı ekolojik tutumun var olması beklenmektedir. Çalışmada, eserdeki bir bölümde kültüre özgü bir öğe olarak değerlendirilen ekolojiye ilişkin sözcükler, 1955, 1985 ve 2019 yılında yapılmış olan üç çeviride, anlam kategorilerine ayrılarak karşılaştırılmıştır. Ekolojiye ilişkin unsurlar flora, fauna, yer adları, doğal oluşum, hava ve iklim koşulları ve doğal afet kategorileri altında incelenmiştir. Çalışmanın bulguları, üç ayrı dönemin çevirisinde en fazla sözcüğü sözcüğüne çeviri yönteminin kullanıldığını ve bunu sırasıyla yerlileştirme ve yabancılaştırma yöntemlerinin takip ettiğini göstermiştir. Sonuçlar, çevirmenlerin, özellikle 2019’daki çeviriyi yapan çevirmenin, kaynak kültürdeki ekolojik unsurların çeşitliliğinin ve özelliklerinin bilincinde olduğunu ve bu unsurları hedef kültüre ekolojik duyarlılıkla aktarma çabasında olduklarını ortaya koymuştur.