2 results
Search Results
Now showing 1 - 2 of 2
Master Thesis Sosyal Sermayenin Operasyonal Performans Üzerine Etkisi: Erbil'de Araştırma(2017) Hamad, Ahmed Abdulqader; Tuzlukaya, ŞuleBu çalışmada kurumların operasyonel performans gelişiminde ilişkisel sermaye, yapısal sermaye ve bilişsel sermayeyi kapsayan sosyal sermayenin rolü incelenmiştir. Araştırmaya kaynak sağlamak için, Erbil'de faaliyet gösteren ticari bankalarda görev yapan (111) üst düzey yönetici, orta düzey yönetici ve idari personelin şahsen yanıtladığı ve nicel değerlendirme yapmaya yönelik bir anket sistemi oluşturulup dağıtılmıştır. Burada sosyal sermaye bağımsız değişken, operasyonel performans gelişimi de bağımlı değişken olarak tanımlanmıştır. Daha sonra, bu incelemede söz konusu olan çalışmaya yönelik sorular sosyal sermaye ve operasyonel performans arasındaki ilişki ve etkiyi ortaya çıkartacak şekilde belirlenmiştir. Bu sayede çalışma için kavramsal bir taban oluşturulmuş ve buradan yola çıkarak birkaç hipotez geliştirilmiştir. İlgili hipotezlerin kabul edilebilir olup olmadığını belirlemek için de birkaç istatistiksel test uygulanmıştır. Bulgular, çalışma sonucunda ilişkisel sermaye, yapısal sermaye ve bilişsel sermaye ile operasyonel performans gelişimi arsında belirgin pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca ilişkisel sermaye ile yapısal sermayenin operasyonel performansın geliştirilmesinde daha etkin olduğu gözlemlenmiştir. Daha sonra bu incelemede çıkarak sosyal sermayenin ticari bankaların faaliyet istikrarını ve operasyonel performansını geliştirmesinde önemli bir rol oynadığı saptanmıştır.Doctoral Thesis İşbirlikçi Rasyonelite: Çağdaş Siyasal İ̇ktisatta İ̇stikrar Üzerine Bir İ̇nceleme(2015) Temel, Bülent; Tan, AyhanBu tez çalışması örgütsel rasyonelite ile bağlamlar arasındaki ilişkiyi çağdaş politik ekonomide bir istikrar unsuru olarak incelemektedir. Ҫalışmada tarihsel önemi olan Büyük Durgunluk (2007-09) krizinden hareketle üç analiz sunulmaktadır. İlk olarak örgütsel yapının açıklayıcı bir değişken olarak ele alınmayışı mevcut kriz yazınında bir eksiklik olarak belirlenmiştir. Ardından kooperatifçilik kuramının kavramsal çerçevesi kullanılarak örgütsel yapı ile istikrar arasındaki bağlantı öne sürülmüştür. İkinci analizde ticari ve kooperatif bankaların risk sağduyusu teşvik eden bağlamlar yaratma kapasiteleri Kanada finans sektörünün özelinde araştırılmıştır. Ticari ve kooperatif kuruluşların risk iştahları arasındaki farkları ampirik olarak incelemek üzere panel veri analizi tekniğinden faydalanılmıştır. Ampirik bulgular ticari rasyonelitenin kooperatif rasyoneliteye göre risk iştahıyla daha yakından ilintili olduğuna dair beklentiyi desteklemiştir. Tezin kapsamındakı üçüncü çalışmada kooperatiflerin performansının içinde bulundukları toplumsal, ekonomik, siyasi ve yasal bağlamlarla ilişkisi incelenmiştir. Kooperatifçilik yoğunluğunun en yüksek olduğu ülkeler arasında olmasına rağmen kooperatifçiliğin ulusal öneminin oldukça düşük olduğu Türkiye'de bu çelişkinin nedenlerini anlamak üzere ülkenin önde gelen kooperatifçilerinden dördü ile görüşmeler yapılmıştır. Uzmanların Türk kooperatifçiliğinin çektiği zorluklara dair görüşleri seçilmiş bir grup ülkedeki benzer çalışmaların bulgularıyla birlikte değerlendirilmiştir. İnceleme Türkiye'de yaşanan sıkıntıların diğer gelişmekte olan ülkelerde görülen sorunlarla paralel, gelişmiş ülkelerdeki sorunlardan ise ayrışır olduğuna işaret etmiştir. Çalışmaların bulguları birarada değerlendirildiğinde 21. Yüzyılda kooperatifçiliğe dair zorlu bir durum ortaya çıkmaktadır: kooperatifçiliğin kapitalist ekonomilerde –özellikle de küreselleşmenin etkisiyle gittikçe daha istikrarsızlaşan gelişmekte olan ekonomilerde- belirgin bir istikrara katkı yapma kapasitesi varken, onun bu potansiyelini gerçekleştirmesi daha ziyade gelişmiş olan ülkelerde yerleşik olan destekleyici bağlamların varlığına bağlı gözükmektedir.
