6 results
Search Results
Now showing 1 - 6 of 6
Article Citation - WoS: 7Citation - Scopus: 10Ann-Assisted Forecasting of Adsorption Efficiency To Remove Heavy Metals(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2019) Buaısha, Magdi; Balku, Şaziye; Yaman, Şeniz Özalp; Özalp Yaman, ŞenizIn wastewater treatment, scientific and practical models utilizing numerical computational techniques suchas artificial neural networks (ANNs) can significantly help to improve the process as a whole through adsorption systems.In the modeling of the adsorption efficiency for heavy metals from wastewater, some kinetic models have been used such as pseudo first-order and second-order. The present work develops an ANN model to forecast the adsorption efficiency of heavy metals such as zinc, nickel, and copper by extracting experimental data from three case studies. To do this, we apply trial-and-error to find the most ideal ANN settings, the efficiency of which is determined by mean square error (MSE) and coefficient of determination (R2). According to the results, the model can forecast adsorption efficiency percent (AE%) with a tangent sigmoid transfer function (tansig) in the hidden layer with 10 neurons and a linear transferfunction (purelin) in the output layer. Furthermore, the Levenberg–Marquardt algorithm is seen to be most ideal for training the algorithm for the case studies, with the lowest MSE and high R2 . In addition, the experimental results and the results predicted by the model with the ANN were found to be highly compatible with each other.Doctoral Thesis Coğrafi Bilgi Sistemi (cbs) Modellemesi Kullanılarak Karasu Kıyı Alanı için Deniz Seviyesi Yükselmesinin (dsy) Etki Değerlendirmesi(2018) Elıawa, Ali Ibrahım Alı; Tora, Hakan; Genç, Aslı NumanoğluKüresel ısınmaya bağlı olarak Deniz Seviyesi Yükselmesi (DSY), kıyı bölgeleri için önemli bir konu haline gelmektedir. Bu tez çalışmasında, Türkiye'de Karasu etrafındaki kıyı bölgelerinin zaafiyetini (kırılganlık) değerlendirmek için kapsamlı bir analiz yapılmıştır. Deniz seviyesindeki 1 m, 2m, ve 3 m 'lik deniz seviyesi yükselmesi senaryo tahminlerine dayanarak, su taşkını seviyeleri Sayısal Yükseklik Modeli (SYD) kullanılarak görselleştirilmiştir. Sekiz taraflı kural algoritması, yüksek çözünürlüklü bir SYD verisi kullanılarak Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) aracılığıyla uygulanmıştır. SYD verileri, Türkiye Ulusal Arazi Etüdü tarafından yayınlanan 11 adet 1: 5000 ölçekli topografik haritalar kullanılarak üretilmiştir. CBS tabanlı su baskını haritalarının sonuçları sırasıyla 1 m, 2m, ve 3 m 'lik deniz seviyesi yükselme senaryoları için toplam arazinin % 1.43'ünün veya 0.79 km2'sinin, % 6.16'sının veya 3.4 km2'sinin ve % 30.08'inin veya 16.6 km2'sinin su altında kaldığını göstermektedir. Risk haritaları, 1 m'lik senorya için su birikintileri ve plaj alanlarının 3 m'lik senaryo için ise kentsel alanlar, su kütleleri ve plaj alanlarının daha yüksek risk taşıdığını göstermektedir. Zaafiyet (kırlganlık) verilileri ile birleştirilmiş afet haritasından, Karasu bölgesinin batı ve doğusundaki nehir ağzı bölgelerinin orta dereceli bir zaafiyeti (kırlganlık) olduğu, kıyı bölgelerinin iç kesiminin zayıflığının ise düşük olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar, arazi kullanım politikalarını ve planlamasını geliştirme yönünde karar vericilere Karasu bölgesi için temel değerlendirme verileri sağlamaktadır.Master Thesis İçme Suyu Dağıtım Şebekelerinde Optimum Ara Klorlama için Alandan Haberdar Genetik Algoritma(2010) Pektürk, Mustafa Kemal; Soyupak, Selçuk; Kılıç, Hürevrenİçme suyu şebekelerinde klorlama işlemi genelde tek noktadan olmak üzere ya pompa istasyonu ya da servis rezervuarı çıkışında yapılmaktadır. Bu tür uygulamalar sonucu kaynağa uzak noktalarda yetersiz klor seviyeleri gözlenirken kaynağa yakın bölgelerde ise istenmeyen seviyede klor ölçülebilmektedir. Bu durumun ortaya çıktığı su şebekelerinde, uygun noktalara birkaç ara klorlama istasyonu kurularak problem çözülebilmektedir. Bu işlemin yapılabilmesi için ara (ek) klorlama istasyonlarının sayısı ile yerlerinin seçimi ve klor dozajı büyük önem taşımaktadır. Zira serbest bakiye klorun şebekede çok düşük olduğu yerlerde sudan kaynaklanan bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkma riski artarken, çok yüksek olduğu yerlerde ise uzun vadede kanserojen olduğu ileri sürülen bileşikler (halometanlar) oluşabilir.Bu tez çalışması kapsamında, ara klorlamanın yapılacağı yerlere ve klor miktarına Genetik Algoritmalar (GA) ve bu tez kapsamında önerilen İyileştirilmiş Genetik Algoritmalar (İGA) kullanan bir yazılım geliştirilmiştir. Optimizasyonu yapılacak şebekenin hidrolik çözümünde ve su kalitesi analizinde EPANET adındaki açık kaynaklı yazılım kullanılmaktadır. Genetik Algoritma ile EPANET yazılımı etkileşimli olarak çalıştırılarak problem çözülmektedir. Geliştirilen yazılım, sentetik şebekelerde ve Antalya Konyaaltı bölgesindeki gerçek şebekelerde kullanılarak elde edilen GA ve İGA çözümleri karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak İGA kullanılarak klasik GA' dan daha iyi sonuçlar elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Ara Klorlama, EPANET, Genetik Algoritma, İçme Suyu Şebekesi, Optimizasyon.Doctoral Thesis Baraj Rezervuarlarında Sediment Oksijen İhtiyacı ile Su Kalitesi ve Besin Madde İlişkisinin Modellenmesi(2022) Abdulqader, Noor N.; Güler, Enver; Genç, Aslı NumanoğluBurada sunulan çalışma, Ankara'daki Kurtboğazı baraj rezervuarının yüzey ve dip çökellerindeki kirleticileri temsil etmek üzere simüle edilen bir su kalitesi modeli olan WASP8'e (Su analizi simülasyon programı) dayalı bir model yaklaşımıdır. Çalışmada yeralan su kalitesi değişkenleri şunlardır: sıcaklık, nitrat, toplam fosfor, toplam Kjeldahl, çözünmüş oksijen, Klorofil a ve amonyum. Rezervuardaki gerçek durumu temsil etmesini sağlamak için simülasyon modelimizin sonuçları Kurtboğazı baraj sahasından alınan gerçek veriler kullanılarak kalibre edilmiş ve istatiksel verilerden yararlanılmıştır. Bu çalışmada özgün olarak, su kütlesinde meydana gelen durum değişkenlerinin tepkilerini, birbirleriyle nasıl etkileşime girdiklerini ve bunların Kurtboğazı rezervuarının genel kalite durumu üzerindeki etkilerini tahmin etmek için bir kalite modelinin geliştirilmesi araştırılmıştır. Modelin doğruluğu, simüle edilmiş modelimizin rezervuar alanındaki özellikleri temsil edebildiğini gösteren mükemmel sonuç aralıkları üreten belirleme katsayısı ve bağıl hata biçimindeki istatistik teknikleri kullanılarak kontrol edilmiştir. Kurtboğazı baraj rezervuarı, tabakalaşma dönemlerinde hipolimnetik tabakada çözülmüş oksijen tükenmesi gibi olumsuz etkilerden etkilenmiştir. Bununla birlikte, tortu-su arayüzündeki oksijen tüketimi süreçlerini kavramak hala zordur. Temel olarak, tortu oksijen tükenmesi ve tortu oksijen talebi SOD ile bağlantılıdır. Bu nedenle, bu model, su yöneticileri için anoksik durumu ve bentik akıyı etkileyen parametrelerin tahmini için faydalı bir araç olarak hizmet edebilir.Article A Case Study on the Assumption of Mean Radiant Temperature Equals To Indoor Air Temperature in a Free-Running Building(2021) Özbey, Mehmet Furkan; Turhan, CihanThermal comfort is basically affected by environmental (mean radiant temperature, indoor air temperature and relative humidity and air velocity) and personal parameters (clothing value and activity level). Mean Radiant Temperature is the most complicated parameter among all thermal comfort parameters due to the difficulty of measurement and calculation processes. Calculation methods are not preferred by the researchers because of the complexity of obtaining angle factors while the measurement methods require very expensive devices such as globe thermometers and radiometers. On the other hand, assumptions are commonly used in thermal comfort studies because of their simplicities. One of the most frequently used assumptions expresses the equality of mean radiant temperature to indoor air temperature. However, the accuracy of this assumption needs further experimental research in order to evaluate thermal comfort, especially in free-running buildings. To this aim, this study proposes to determine the accuracy of the assumption of mean radiant temperature equals to indoor air temperature in a free-running building where Adaptive Thermal Comfort approach is applied in summer condition. Environmental parameters are measured via objective sensors, while adaptive thermal comfort is assessed by a software program. The statistical results show that there are significant deviations between two parameters in summer conditions for a free-running building.Article Citation - WoS: 1Zero Consumption Monotype Education Buildings(Gazi Univ, 2018) Bal Kocyigit, Filiz; Koçyiğit, Filiz BalTurkey has mainly seven geographic zones but four climatic zones. Major influence on energy usage and educational buildings which perform well in energy terms will reap significant environmental and economic benefits for years to come. The lack of electric, heating-cooling and lighting comfort in the structure reduce the quality of education. Many village schools cannot provide training in enough conditions. Municipalities are preparing "Type School Project" for government schools, without thinking different zones conditions, directions and heights. At this stage, there arises importance of the Architectural Design Process for typical energy efficient design which can easily adapt to the location. The material must not only be transmits about 70-90% of solar radiation, but also its insulation quality. Additionally architectural form of building must be affected to take all solar energy, wind and water. In this study, architectural design method has been used for energy gain from transparent insulated trombe wall. And have been calculated in accordance with their manners in the middle, south, noth, east and west regions of Anatolia which are located in different degree-days regions on the basis of TS 825.

