Search Results

Now showing 1 - 2 of 2
  • Article
    III-35/A.2 Sayılı Kitle Fonlaması Tebliği ile Kabul Edilen Pay Devri Sınırlamaları
    (2025) Hızır, Serdar
    Türk anonim şirketler hukukunda pay devrinin sınırlandırılmasına dair temel hükümler, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 491 ve devamındaki hükümlerde yer almaktadır. Ancak mevzuatımızda, TTK’dan bazı yönlerden ayrılan ve belirli menfaat gruplarını veya payları esas alan pay devrini sınırlayıcı düzenlemeler de bulunmaktadır. Bu düzenlemelerden biri, SerPK m. 35/A/2 hükmüne dayanılarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 2021 yılında çıkarılan III-35/A.2 sayılı Kitle Fonlaması Tebliği’dir. Anılan Tebliğ’de, kitle fonlama plâtformlarının ortaklık yapısı, ortaklarının sahip olması gereken özellikler, belirli nitelikteki paylar ve plâtformların bazı niteliklere sahip tüzel kişi ortaklarının ortaklık yapıları açısından pay devri sınırlamaları öngörülmüştür. Tebliğ’de ayrıca, girişimciler ve girişim şirketinin ortaklarından fonlanan şirkette önemli etkiye sahip olacaklar yönünden de payların devri sınırlandırılmış ve hatta payların edinimi yasaklanmıştır. Çalışmada, Tebliğ’in yukarıda genel hatlarıyla değinilen konulara ilişkin hükümleri, pay devri sınırlamaları kurumu açısından incelenmiştir. Bu çerçevede, bahsi geçen Tebliğ ile getirilen hükümlerin temel özelliklerine değinilmiş ve bu hükümlerin mevzuatımızdaki diğer bazı düzenlemelerle benzerlikleri ve farkları hakkında konuyu ilgilendirdiği ölçüde karşılaştırmalı olarak açıklamalarda bulunulmuştur. Ayrıca, konunun mülkiyet hakkı açısından ön plâna çıkan noktaları ve karşılaştırmalı hukuktaki durumu üzerinde de durulmuştur.
  • Article
    Anonim Şirkette Pay Sahibinin Şirkete Borçlanma Yasağını Düzenleyen Ttk M. 358 Üzerine Bazı Değerlendirmeler
    (2013) Hızır, Serdar
    6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağını düzenleyen 358nci maddesi, malvarlığının korunması ilkesine ilişkin son derece önemli bir kurala yer vermiştir. Söz konusu düzenleme, öngörüldüğü ilk hâliyle, temelde şirketin kasasının ortakların kişisel ihtiyaçlarının karşılanmasında keyfî olarak kullanılmasının önüne geçmek amacına özgülenmişti. Ancak düzen- leme, ortaya çıkan eleştiriler nedeniyle henüz Kanun yürürlüğe girmeden önce 6335 sayılı Kanun ile büyük bir değişikliğe uğramıştır. Düzenlemenin yeni hâlinde eskisine nazaran tamamen farklı bir sistem ve amaç öngörülmesi bir yana, kullanılan kavramların kapsamlarının belirsiz olması ve diğer bazı hususlar, uygulamada sorunlara yol açabilecek niteliktedir.