58 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 58
Article Almanya Örneğinde Terörizmle Mücadele Aracı Olarak Vatandaşlık Kaybı – Uluslararası Hukukun Sınırları(2023) Arsava, Ayşe FüsunTerörizmle mücadelede vatandaşlık kaybı günümüzde bir rönesans yaşamaktadır. Kimi devletlerin bu çerçevede mevcut hukuki dayanağa istinat ettiği görülmektedir. Örneğin Almanya’da vatandaşlık hukuku 2019’da terörizmle bağlantılı vatandaşlık kaybı düzenlemesi ile genişletilmiştir. Makalede bu tür düzenlemelerin Uluslararası Hukuka uygunluğu tartışılmaktadır. Yapılan düzenleme ile hernekadar Uluslararası Hukukun reddettiği vatansızlık durumu ortaya çıkmasa da, farklı insan hakları sorunları ortaya çıkmaktadır. Almanya’nın yaptığı düzenleme somut durumu dikkate almaması nedeni ile eleştirildiği gibi, vatandaşlık kaybının ülkeye girişi engelleme amacı taşıması nedeni ile de eleştirilmektedir. Devletler bu tür düzenlemelerle güvenliği bakımından tehlikeli gördükleri vatandaşları hakkında cezai takibat yapmak yerine onları vatandaşlıktan çıkararak Uluslararası Hukuk sorumluluklarından kurtulmak istemektedir. Makalede devletlerin terörizmle mücadele araçlarına ve Uluslararası Hukukun bu çerçevedeki sınırlarına ışık tutulmaktadır.Article Geride Kalan Bir Paradigma Olarak Avrupa Birliği Hukukunun Birliği(2015) Arsava, Ayşe FüsunAB hukukunun birliğ i g ünümüzde eskiye nazaran daha az sorg ulanıyorolsa da geçerli antlaşmalar hukuku bağlamında özel p rotokollerin sa- yısının artması, sekunder (ikincil) hukukta özel düzenlemelerin ihdasıve AB p olitikaları çerçevesinde uluslararası anlaşmaların yap ılması bukonunun tartışılmasına yol açmaktadır. Bu makalede f arklı enteg ras- yon modelleri ve bu modellerin AB hukukunun birliğ i açısından doğ ur- duğ u sonuçlar ve riskler tartışılmaktadır.Article Federal Alman Anayasa Mahkemesi İçtihatları ve Ab Hukuku(2022) Arsava, Ayşe FüsunFederal Alman Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla AB Hukukuna yön veren bir role sahiptir. Anayasa mahkemesinin AB Hukuku ve ulusal hukuk ilişkisinde 1974 tarihli “Solange I” kararı, 1986 tarihli “Solange II” kararı, 1993 tarihli “Maastricht” kararı, 2009 tarihli “Lizbon” kararı, 2010 tarihli “Honeywell” kararı ve 2014 tarihli “OMT” kararı bu bağlamda milat teşkil eden kararlar olarak AB hukuk literatüründe yer almaktadır. Makalede Federal Alman Anayasa Mahkemesi’nin AB birincil (primer) hukukunun ultra-vires denetimi ve anayasal kimlik denetimi bağlamındaki içtihatlarında ortaya çıkan gelişime ışık tutulması yanı sıra, diğer anayasa organları ile (Federal Meclis ve Federal Hükümet) entegrasyon rolü paylaşımı ve AB Divanı ile ilişki değerlendirilmektedir.Article Ab Temel Haklar Şartının Ab Hukuku İle İlişkisi(2016) Arsava, Ayşe Füsun2009'da primer hukuk 2009'da primer hukuk olarak bağlayıcılık kazanan AB Temel Haklar Şartı, AB Divanı içtihatında artan şekilde rol oynamaktadır. Temel Haklar Şartına AB Divanının yapmış olduğu atıf her sene daha çok artmaktadır. Temel Haklar Şartı sadece düzenlediği münferit haklar bakımından değil, genel hükümleri itibariyle de çok sayıda hukuki soruna yol açmaktadır. Bu sorunlardan birini oluşturan Temel Haklar Şartının Birlik hukukunun diğer hükümleriyle, ulusal hukukla ve uluslararası hukukla ilişkisi makalede ele alınmaktadırArticle Yabancı Mahkeme Kararlarının İcrası ve Devletlerin Yargı Bağışıklığı(2012) Arsava, Ayşe FüsunYabancı mahkeme kararları ulusal kamu düzenini (ordre public) ihlâl ettikleri takdirde hukuka aykırı oldukları gerekçesi ile tanınmamakta ve icra edilmemektedir. Bunun anlamı her hukuka aykırılığın değil, ulusal kamu düzenini (ordre public) ihlâl eden önemli hukuk ihlâllerinin yabancı mahkeme kararlarının tanınmamasına yol açmasıdır. I.Dünya savaşına kadar devletlerin uygulaması devletlere gerek egemenlik tasarrufları için, gerekse egemenlik dışı tasarruflar için sınırsız bağışıklık tanınması şeklinde ortaya çıkmıştır. Ancak egemenlik tasarrufları ve egemenlik dışı tasarrufları arasındaki fark zaman içinde devletlerin bağışıklığının artık sınırsız bir uluslararası hukuk kuralı olarak görülemeyeceği anlayışına yol açmıştır. Sınırlı bağışıklık anlayışı bugün gerek BM Devletlerin Bağışıklığı Konvansiyonunda, gerekse kimi ulusal kanunlarda benimsenmiştir. Uluslararası teamül hukukundaki bağışıklık anlayışı gelişmeye devam etmektedir. Egemenlik tasarruflarının tam bir bağışıklıktan istifade etmesi ve yargısal iddialardan istisna edilmesi yargı bağışıklığına ilişkin normların uluslararası hukukta ordre public ve ius cogens karakteri tartışmalarını gündeme getirmektedir. Viyana Anlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin 53.maddesi muvacehesinde uluslararası hukukun ius cogens karakterli normlarını ihlâl eden mahkeme kararlarının tanınmaması olasılığı ışığında makalede bir taraftan devletlerin yargı bağışıklığına ilişkin uluslararası hukuk normlarının ius cogens karakteri, diğer taraftan da bu normların ordre public karakteri değerlendirilmiştir.Article AİHK’nun 15. Maddesi ve AİHM’nin Bu Bağlamda Oynadığı Rol(2022) Arsava, Ayse FusunThe article discusses the role played by the ECHR in the protection of human rights with regard to Article 15 of the European Convention of Human Rights. In this context, the article analyses the scope of the "margin of appreciation" granted to the Contracting States under Article 15 and the discretion left to the Contracting States in times of emergency. The article is organized in three sections. In the first part, it evaluates the jurisprudence of the European Court of Human Rights specifically with regard to Article 15 of the European Convention on Human Rights In the second part, it assesses the flexibility which the Contracting States have in extraordinary situations in the light of Article 15. In the third part, it discusses the role of the ECHR in the state of emergency that endangers democracy.Article Uluslararası Suçlar–devletlerin Bağışıklığı(2020) Arsava, Ayşe Füsunİtalyan Anayasa Mahkemesi 2014’te vermiş olduğu kararla uluslararası suçlar bakımından devletlerin yargı bağışıklığını anayasanın temel prensiplerine aykırılık nedeniyle reddetmiştir. Uluslararası Adalet Divanının devletlerin yargı bağışıklığını kabul eden kararına ters düşen bu karar Anayasa Mahkemesi kararları ile Uluslararası Adalet Divanı kararları arasındaki ilişkinin açıklığa kavuşmasını gerektirmektedir. Uluslararası Adalet Divanıkararlarınınbağlayıcılığının anayasayaistinadensorgulanması İtalyan yargısını zor durumda bırakmıştır.Makalede İtalyan Anayasa Mahkemesinin ve Almanya’nın ileri sürdüğü gerekçeler ışığanda devletlerin yargı bağışıklığı konusuna ışık tutulmaktadır.Article Protection of Human Rights by International Court of Justice(2015) Arsava, Ayşe FüsunDe facto unlimited authority of International Court of Justice as judiciary of UNthat is entrusted with peaceful resolution of disputes between states and issue opin- ions requested from UN bodies or institutions and acceptance of human rights vio- lations as violation of international law authorize International Court of Justice onhuman rights area. However this situation does not substitute International Court ofJustice for universal or regional specialized human rights courts. This article sets light to discussions within this framework and particularly caselaw of International Court of Justice and European Court of Human Rights on humanrights violations.Article ULUSLARARASI MEDENİ ve SİYASİ HAKLAR SÖZLEŞMESİ’nin ve AVRUPA İNSAN HAK ve ÖZGÜRLÜKLERİ SÖZLEŞMESİ’nin EXTRATERRITORIAL UYGULANMASI(2020) Arsava, Ayşe FüsunUluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hak ve Özgürlükleri Sözleşmesi insan haklarının korunması bakımından en önemli sözleşmeler olarak kabul edilmektedir. Sözleşmelerin lâfzına göre sözleşmelerin korunmasından istifade etmenin önkoşulu sözleşme tarafı devletlerin egemenlik yetkilerine tabi olmaktır. Devletler ancak günümüzde kendi egemenlik alanları dışında da tasarrufta bulunmaktadır. Devletlerin egemenlik alanları dışındaki tasarruflarının yol açtığı insan hakları ihlâllerinden sorumlu tutulma kriterleri Uluslararası Adalet Divanı’nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ve BM İnsan Hakları Komitesi’nin kararlarında ve görüşlerinde yer almaktadır. Makalede söz konusu kriterler eleştirisel bir yaklaşımla değerlendirilmektedir.Article AB Hukukunda Temel Hakların Geçerlilik Dayanağı(2025) Arsava, Ayse FusunAB Temel Haklar Şartı’nın Lizbon anlaşmasının bir parçası olarak yürürlüğe girmesinden itibaren AB’de temel hak koruması pozitif hukuk teşkil eden AB Temel Haklar Şartı’na istinat etmektedir. Ancak ABAD içtihatları temel hakların AB Hukukunda genel hukuk prensibi olarak geçerliliği tartışmasının henüz tam olarak sonlanmadığını ortaya koymaktadır. ABAD kararlarında AB Temel Haklar Şartı’nın yürürlüğe girmesi ile beraber temel hak koruması her ne kadar ilk sırada AB Temel Haklar Şartı’na istinat ettiriliyorsa da, kimi ABAD kararlarında halâ subsidier nitelikli (ikame edilebilir) genel hukuk prensibine istinat edildiği görülmektedir. Makalede öncelikle temel hakların AB Hukukunda genel hukuk prensibi olarak geçerliliği ve AB Temel Haklar Şartı’nda pozitif hukukta temini ele alınmakta, ardından AB Hukukunda temel hak teminatında genel hukuk prensipleri yanı sıra AB Temel Haklar Şartı’nın geçerlilik dayanağı teşkil etmesi tartışmasının Divan içtihadına yaptığı etkiye ışık tutulmaktadır,

