Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Master Thesis
    Servqual Modeli ile Ankara'daki Bir Vakıf Üniversitesi'nde Hizmet Kalitesinin Değerlendirilmesi
    (2023) Akal, Yiğitcan; Üner, Mehmet Mithat
    Hizmet kalitesine olan artan önem, hizmet sunan işletme ve kurumların müşteri beklentilerini karşılamak için çalışmalarını artırmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, hizmet kalitesinin düzenli aralıklarla ölçülmesi gerekmektedir. Üniversiteler de hizmet işletmeleri olarak faaliyet gösterdiklerinden, öğrencilere yönelik hizmet kalitelerini geliştirme sorumluluğunu taşımaktadırlar. Bu araştırmanın amacı, bir üniversitenin hizmet kalitesini ölçmek ve iyileştirmek için öneriler sunmaktır. Araştırma, tanımlayıcı nitelikte bir yöntemle yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Ankara'da bir vakıf üniversitesinin tıp fakültesindeki 200 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır ve örnekleme yöntemi kolayda örnekleme olarak belirlenmiştir. SERVQUAL yöntemi kullanılarak beklenen ve algılanan hizmet kalitesi ölçülmüştür. Bulgulara göre, SERVQUAL ölçeği skoru -1,3220 olarak hesaplanmıştır ve SERVQUAL puanları tüm hizmet kalitesi boyutlarında (somut özellikler, güvenilirlik, heveslilik, güven ve empati) negatif değerler sergilemiştir. Üniversitenin öğrencilere sunduğu hizmet kalitesinin, öğrenci beklentilerini karşılamada yetersiz olduğu ve algılanan hizmet kalitesinin beklenen hizmet kalitesinin altında olduğu söylenebilir. Ayrıca, algılanan ve beklenen hizmet kalitesinin öğrencilerin demografik özelliklerinden sadece bursluluk durumu değişkeni için anlamlılık gösterdiği gözlenmiştir. Sonuç olarak, ileriki çalışmalar için öneriler sunulmuştur.
  • Master Thesis
    Sağlık Kurumlarında Kalite Yönetim Sistemleri ve Akreditasyon Çalışmaları Analizi (keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Örneği)
    (2014) Öztaş, Selma; Bircan, İsmail
    Sağlık hizmetleri yüksek riskli süreçlerden oluşmaktadır. Her gün birçok insan tıbbi hatalara maruz kalmakta sağlığını kaybetmektedir. Bu ise sağlık kurumlarına maddi manevi zarar vermekte ve duyulan güveni zedelemektedir. Sağlık sektöründeki hızlı değişim ve rekabet ortamı insanların farkındalığını artırmıştır. Artık insanlar hastalıklarıyla ilgili bilgilendirilmek ve iyileşme süreciyle ilgili her unsuru takip etmek istemektedirler. Tıbbi hata oluşmadan hastalarının sağlığına kavuşmasını en kısa sürede gerçekleşmesini beklemektedirler. Bu sürecin en ileri teknoloji, en iyi tıbbi eğitim almış personel, en iyi hasta bakımı veren güler yüzlü ve anlayışlı profesyonel personelin bulunduğu, güvendiği akredite olmuş bir hastanede gerçekleşmesini tercih etmektedirler. Sağlık kurumuna kaybettiği ya da elde etmek istediği itibarı kalite yönetim sistemi sağlamaktadır. Kalite ve akreditasyon çalışmaların aksayan yönleri, sağlık politikasının insan kaynaklarının yönetiminin öneminin yeterince anlaşılmadığı ve yönetsel eksiklerin varlığı söz konusudur. Çalışanların kalite algısı yetersizdir ve kalite eğitimleri yeterli değildir. Kalite çalışmalarının takım ruhu gözetilmeden yapılıyor olması çalışmalarındaki katılımı ve algıyı negatif yönlü etkileyip çalışmalarda eşgüdüm sağlanamamaktadır. Yöneticilerin yönetsel yaklaşımlarını değiştirmeleri, daha insancıl, insan merkezli olmaları, takım ruhunu anlayıp kişisel gelişim açığını gidermeleri ve kalitenin herkesin işi olduğunu, bir takım çalışması olduğunu eşgüdüm içinde olunması gereğini anlaşılmalıdır. Kalitede bir zorunluluktan, mecburiyetten, buyruktan öte gönüllülük, isteklilik, özendirme, inandırma, sevdirme, motivasyon, iş doyumu, olumlu bir örgüt iklimi ve örgüt kültürü oluşturmanın ön planda tutulması gereğinin anlaşılması gerekmektedir. Hasta memnuniyeti yeterli düzeydeyken, çalışan memnuniyeti çok düşüktür. Çalışanların ihtiyaç ve maddi manevi beklentilerinin karşılanamadığı görülmektedir. Bu yönlerden sağlık kurumlarının yetersizlikleri vardır. Kalite çalışmalarındaki aksayan yönler sebebiyle çalışanların kalite algısı düşüktür ve kalite akreditasyon çalışmaları yeterince işlevsellik kazanamamıştır. Sağlık kurumlarında kurum kültürünün yetersiz olduğu, personel yönetiminin yetersiz olduğu, dış denetimin yapılmadığı ya da yetersiz olduğu, çalışanların iş doyumu ve motivasyonlarının düşük olduğu, hizmet içi eğitimlerin düşük ve yetersiz olduğu ve zamanında yapılmadığı görülmektedir. Tüm bu olumsuz süreçler kalite çalışmalarını olumsuz etkilemektedir. Çalışanların yeniden sürece dahil edilmesi gerekmekte ve olumsuz süreç ve yaklaşımların iyileştirilmesi gerekmektedir. Sağlık Bakanlığınca HHKS(hastane hizmet kalite standartları) oluşturulmuş, kurumlarda çalışmalar başlatılmıştır. Bu yeni süreç hakkında araştırma yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kalite, Akreditasyon, Algılanan Kalite, İşlevsellik, HHKS.
  • Master Thesis
    Tüketicilerin Çevre Dostu Ürünleri Satın Alma Niyetlerinin Etkileyen Faktörler
    (2023) Arslan, Metin; Orta, İrem Metin
    Türkiye'de nüfusun artmasıyla birlikte tüketicinin hangi ürünleri kullanacağına ilişkin tercihlerinin çevre üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. Bununla birlikte bir çok işletme, rekabet avantajı elde etmek veya çevreye yönelik hassasiyet nedeniyle tüketicilere çevre dostu ürünler sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin çevre dostu ürünleri satın alma niyetini belirleyen etmenleri ortaya koymaktır. Planlı Davranış Kuramı bağlamında tüketicilerin tutumunu bir aracı değişken olarak ele alan bu çalışma, çevresel kaygının, algılanan fiyatın, kalite ve risklerin tüketicilerin çevre dostu ürünleri satın alma niyetlerine etkilerini incelemiştir. Buna göre kaygının, algınan fiyatın, kalitenin ve risklerin, tüketicilerin hem çevre dostu ürünlere karşı tutumlarını, hem de satın alma niyetlerini etkileyeceğini beklenmektedir. Çalışmada kolayda örnekleme yöntemi benimsenmiş ve üniversite öğrencilerine internet üzerinden çevrimiçi anket dağıtılmıştır. Önerilen modeli test etmek amacıyla Yapısal Eşitlik Modellemesi uygulanmıştır. Çalışmanın sonuçları, çevresel kaygı, algılanan fiyat, kalite ve risklerin çevre dostu ürünlere yönelik tutumlar üzerinde anlamlı etkileri olduğunu ve bu tutumların bireylerin çevre dostu ürünleri satın alma niyetini etkilediğini göstermiştir. Tüketici tutumları, çevresel kaygının ve algılanan kalite ve fiyatın satın alma niyetleri üzerindeki etkisine kısmen aracılık ederken, algılanan risklerin satın alma niyetleri üzerindeki etkisine tam olarak aracılık etmiştir. Bu çalışma, tüketici tutumlarının çevre dostu ürünleri satın alma niyetini belirleyen en önemli etmenlerden biri olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca çevresel kaygının, pazarlamada algılanan riskleri azaltabilecek ve mevcut çevre dostu ürünlerin kalite ve fiyatlarının tüketiciler tarafından kabulünü artırabilecek önemli bir etmen olduğunu vurgulamaktadır.