5 results
Search Results
Now showing 1 - 5 of 5
Master Thesis Kentte Meydanın Rolü: Ankara-kızılay Meydanı(2015) Şahin, Sevil; Resuloğlu, ÇılgaMeydanlar, kentin toplanma, buluşma gibi sosyal anlamda birliktelik ve bütünlük duygusunun yaşandığı, kentin kimliğinin yansıdığı fiziksel mekanlardır. Ayrıca, kentle olan ilişkinin deneyimlendiği ve kullanıcıların gereksinimleri doğrultusunda işlevler yüklenen alanlardır. Çalışmada, meydan olgusunu ve kentle olan ilişkisini anlamak için meydanın tarihsel gelişimi ve biçimsel ve işlevsel özellikleri incelenmiştir. Bu bağlamda, çalışma alanı olarak belirlenen Kızılay Meydanı'nın Ankara için önemi, tarihsel süreç içinde geçirdiği dönüşüm, biçimsel ve işlevsel özellikleri ele alınarak anket çalışması ve yerinde gözlem yapılmıştır. Kullanıcıların beklentisi, kent imajı açısından, biçimsel ve işlevsel özellikleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Meydanların kullanıcı ihtiyacına cevap verebilecek nitelikte olması ve kullanıcı ihtiyacına göre çok yönlü tasarlanması üzerinde durulmuştur. Anahtar Sözcükler: Kent, meydan, gelişim Ankara, Kızılay Meydanı.Doctoral Thesis Modernist Şiiri İnşa Etmek: Ezra Pound'un ve T. S. Eliot'ın Şiirlerinde Londra'nın Ulusaşırı Temsilleri(2018) Alta, Seda Şen; Elbir, Nüket BelginTarih boyunca Londra, İngiliz edebiyatında birçok yazarın eserlerinde betimlediği ve çoğu kez bir sembol olarak kullandığı bir kent olmuştur. Küçük bir tüccar kasabası olarak kurulan Londra'nın, çokuluslu bir metropole dönüştüğünde edebiyat metinlerindeki işlevinin ve taşıdığı anlamların da değişime uğradığı görülmektedir. Kent, yazarların betimlemeleri sayesinde yeni anlamlar kazanırken, öte yandan da kentte meydana gelen çeşitli değişiklikler kentin görünüşünü ve dolayısıyla yazarların kenti eserlerinde kullanma biçimlerinin değişmesine neden olmaktadır. Diğer bir deyişle, edebiyat ile kent arasında yakın bir ilişki bulunduğu görülmektedir. Bu bağlamda yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren çağdaş kuramcı ve eleştirmenler kent anlatısı içeren edebi eserleri mekân odaklı okuma yöntemleriyle incelemeyi önermişlerdir. Ayrıca bu eleştirmenler bir kentin bir metne dönüşebileceğini, edebi metinlerdeki kent anlatısının ise okuyucunun zihninde kenti yeniden kurabileceği ve yaratabileceği, anlatım yöntemlerine göre yazarın kent ile ilgili izlenimleri değiştirebileceği ve hatta şehrin fiziki yapısını bile etkileyebileceği öne sürmektedirler. Söz konusu eleştirmenler, yazarların kent ile ilişkilerini konu eden edebi anlatılara kent edebiyatı, bu çerçevede kent ile ilgili şiirlere kent şiiri adını vermişlerdir. Bu yöntem, şiirlerdeki kent imgelerinde kentteki tarihsel, toplumsal ve ideolojik değişimlerin tespit edilebilmesinin yanı sıra modernizm gibi edebiyat akımlarının ve bu akımların içinde yer alan yazarların ve eserlerinin de mekân odaklı okumalarının yapılabilmesini sağlamıştır. Ayrıca mekânsal eleştiriyi savunan eleştirmenler kentin yerlisi olan yazarlar ile yabancı yazarların kenti farklı yöntemlerle betimlediklerini öne sürmüşlerdir. Bu tezde, yukarıda belirtilen mekân odaklı eleştiri yöntemleri ışığında, birçok eserlerinde Londra kentini konu ve izlek edinen Amerikalı asıllı modernist şairler Ezra Pound ve T. S. Eliot'ın Londra'yı temsil etme biçimleri incelenecek ve bu iki şairin Londra temsillerini, Londra'nın daha önceki edebi temsilleriyle nasıl bir araya getirerek modernist şiir tekniklerini oluşturmada kullandıkları tartışılacaktır. Kenti bir yabancının gözünden anlatarak, ulusaşırı bir bakışla eski ve yeniyi kaynaştıran Pound ile Eliot'ın şiirlerindeki Londra kenti imgeleri yoluyla modern dünyanın karmaşasını çeşitli yönleriyle ortaya koymaya çalıştıkları vurgulanacaktır.Master Thesis Peter Ackroyd'un The Biography eserinde kentin grotesk, gotik ve karnavalesk temsili(2016) Ay, Fisun Çelik; Tekin, KuğuBu çalışmanın amacı Peter Ackroyd'un London: The Biography adlı eserinde, kent ve kent insanları arasındaki bağlantı ve şehir gerçeğinin yazında grotesk, gotik ve karnavalesk açıdan nasıl yansıtıldığını incelemektir. Peter Ackroyd'un bu eserinin incelenmesinde, kent ve kent insanlarının karşılıklı ve karmaşık etkileşimlerinin sonucunda, yazarlar için sınırsız bir kaynak olan kentin yaşayanlarıyla beraber çürümüş ve canavarlaşan bir coğrafyaya dönüştüğü öne sürülmektedir. Bu çalışmanın kuram bölümünde grotesk, gotik ve karnaval kavramları çeşitli kuramcıların düşüncelerine yer verilerek tanımlanmıştır. Ayrıca bu bölümde diğer eleştirmenlerin fikirlerinin yanı sıra, Mikhail Bakhtin'in grotesk ve karnavalesk kavramları söz konusu eseri analiz bölümünde inceleyebilmek için açıklanmıştır. İlk analiz bölümünde, eserdeki kent kimliği, Mikhail Bakhtin ve Wolfgang Kayser'in grotesk tanımlarına ve diğer yazarların şehir ve grotesk söylem hakkındaki fikirlerine dayandırılarak incelenmiştir. İkinci analiz bölümünde ise Ackroyd'un kent tasvirindeki gotik öğeler tartışılmıştır. Son analiz bölümünde ise, London: The Biography'deki karnavalesk öğeler araştırılmıştır. Sonuç bölümünde, Ackroyd'un eserinde kent ve insanların birbirine bağlı oldukları ve kent insanlarının, içinde yaşadıkları kente dönüşerek, karanlık ve canavarlaştıran barbar kent tarafından biçimlendirildikleri kanıtlanmaktadır.Master Thesis Peter Ackroyd'un London: The Biography ve Dan Leno and the Limehouse Golem eserlerindeki şiddet şehri imgesinin gizeminin çözülmesi(2021) Bayrak, Zeynep Gülten; Tekin, KuğuBayrak, Zeynep Gülten. Peter Ackroyd'un London: The Biography ve Dan Leno and the Limehouse Golem eserlerindeki şiddet şehri imgesinin gizeminin çözülmesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2021. Peter Ackroyd bir çok eserinde mekan olarak Londra'yı kullanır. Çalışmalarını sık sık Londra'da şiddet ve suç temasıyla birleştirir ve şehrin karakterler üzerindeki olumsuz etkilerini gözlemler. Bu tez, bilhassa şiddet ile Londra'nın sosyo-kültürel yapıları arasındaki ilişkisini Ackroyd'un bakış açısıyla inceler. London: The Biography ve Dan Leno and the Limehouse Golem analiz edilerek, ister kurgusal ister kurgusal olmayan bir eser olsun, Londra her zaman Ackroyd'un eserlerinde şiddete eğilimli bir canlı olarak betimlenir. Ackroyd'un eserlerinde Londra bir mekan olarak anlatılmaz, her zaman şehrin sakinlerini ve onların tarihteki, hatta günümüzdeki etkileşimlerini etkileyerek sürekli gelişim gösteren şiddete meyilli ve yozlaşmış bir tabiat olarak kabul edilir. Birinci bölümde, suç romanı türündeki gelişmeler incelenerek bu janr analiz edilirken, Londra sakinlerinin kurgusal şiddete ilgisi, Londra'nın şiddete meyilli ve karanlık karakteri açısından incelenmiştir. Ek olarak, edebiyatta şehir tasviri, imgeleri ve şehir sakinlerinin başından geçenler belirtilmiştir. Ayrıca Peter Ackroyd'un edebi kariyeri, 'İngiliz geleneği' olarak adlandırılan yazım stili ve yazarın bakış açısı incelenmiştir. Aynı zamanda bu bölümde, Ackroyd'un Londra'sı şiddete meyilli bir canlı olarak tasvir edilmiştir ve yazarın eserleri şehrin karanlık ve şiddet içeren doğasını gözler önüne sermiştir. İkinci bölüm, bazı teorisyenlerin şiddet teorileri ve görüşlerinden yararlanılarak şiddetin temelinin açıklanmasına ayrılmıştır. Ayrıca, şiddetin edebiyattaki yeri ve acımasızlık içeren edebi bir araç olarak önemi tanımlanmıştır. Üçüncü bölüm, Ackroyd' un London: The Biography ve Dan Leno and the Limehouse Golem adlı eserlerindeki şiddet tasvirini incelemiştir. Ayrıca acımasız bir şehir olarak Londra, şehrin vahşeti ve acımasızlığı ile şekillenen Londralılar analiz edilmiştir. Sonuç bölümünde, Londra'nın Ackroyd'un her iki eserinde de irrasyonel ve vahşet dolu bir şehir olarak sunulduğu sonucuna varılmıştır. Ackroyd'un iki eseri, yazarın birçok eserinde olduğu gibi, kentin Londralılar üzerindeki olumsuz etkilerini ve Londralıların barbarlığı ile Londra'nın vahşi doğası arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Şehir ve edebiyat, Peter Ackroyd, Londra, şiddet, vahşet, LondralılarMaster Thesis Kentsel Markalaşma Sürecine Kültür Turizminin Etkisi: Antakya (hatay) Örneği(2012) Saruhan, Gülsüm Eda; Güneş, S. GülGünümüzde gerek hizmet sektöründe gerekse endüstri sektöründe her geçen gün değişen ve yenilenen bir pazarlama anlayışı bulunmaktadır. Bu değişimde üzerinde durulan ve dikkat çeken yaklaşım ise ?markalama? yaklaşımıdır. Bir şehrin ?marka şehir? olması için tercih edilen bir cazibe merkezi haline getirilmesi gerekmektedir. Çekim merkezi haline getirilmesi için de doğal, tarihi, kültürel özelliklerinin ön plana çıkarılması ve ulusal-uluslar arası baz da tanıtımının yapılması gerekir. Bu yaklaşımı kavrayan ülkeler, bölgeler ya da şehirler sahip oldukları ürünleri farklılaştırarak pazara sunabilmek ve pazar paylarını arttırabilmektedirler. Bu bağlamda ülke yöneticileri de bir ülkenin tamamını değil, ülkenin sahip olduğu her yörenin birer destinasyon olarak pazarlanması kavramına ağırlık vermeye başlamışlardır. Bu noktadan hareketle yapılan bu çalışmanın amacı; 2023 Turizm Stratejisi'nde yer alan marka kültür kentlerinden biri olan Hatay'ın var olan tarihsel ve kültürel zenginliklerini, ön plana çıkararak destinasyon markası yaratmadaki etkilerini belirlemektir.Bu çalışmada öncelikle konu ile ilgili daha önce yapılmış araştırmalardan, makalelerden, yayınlardan ve aynı zamanda T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığından elde edilen istatistikî verilerden yararlanılmıştır. Mevcut literatür taramasından sonra, Hatay'a Şubat/Mart 2012 döneminde ziyarete gelen toplam 100 yerli turiste anket uygulanarak elde edilen veriler SPSS programı aracılığıyla yorumlanmıştır.Elde edilen verilere göre; Hatay'ı ziyaret eden turistler, Hatay'ı hem kültür ve tarih şehri olarak görmekte hem de kültürel kent markalaşması aşamasında potansiyeli yüksek olan bir kent olarak görmektedir. Turistlerce olumlu olarak değerlendirilen durumlara rağmen markalaşabilmek adına gerçekleştirmesi gereken adımlar oldukça fazladır. Öncelikle UNESCO'nun Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alan St. Pierre Kilisesinin çevresinin çağdaş bir rehabilitasyona kavuşturulması ve yine UNESCO tarafından `Dünya Gastronomi Şehri' adaylığı kabul edilen Hatay mutfağının, tüm kalite ve hijyenik şartlarını yerine getirerek tanıtımını sağlayan kitap CD ve broşürlerinin hazırlanması gerekmektedir. Ayrıca markalaşma adına yapılması gereken adımlardan biri olan turizmin çeşitlendirilmesi konusunda, üçüncü yaş turizminin değerlendirilmesi ve buna yönelik yatırımlar yapılması gerekmektedir. Dünyanın ilk ışıklandırılan caddesi olan kurtuluş caddesinin sokak sağlıklaştırması ve binalara ilişkin restorasyon ve cephe düzenlemesi de atılması gereken adımlar arasında yer almaktadır. Son olarak tüm halkı, kurum ve kuruluşlarda çalışanları, basın mensuplarını ve esnafı bilinçlendirmek ve gerekli eğitim ve seminerleri düzenlemek kentin markalaşmasının sağlanmasında gereklidir.Anahtar Kelimeler:1.Marka kent,2.Destinasyon markalama,3.Kültür turizmi,4.Hatay.
