3 results
Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Master Thesis Peter Ackroyd'un The Biography eserinde kentin grotesk, gotik ve karnavalesk temsili(2016) Ay, Fisun Çelik; Tekin, KuğuBu çalışmanın amacı Peter Ackroyd'un London: The Biography adlı eserinde, kent ve kent insanları arasındaki bağlantı ve şehir gerçeğinin yazında grotesk, gotik ve karnavalesk açıdan nasıl yansıtıldığını incelemektir. Peter Ackroyd'un bu eserinin incelenmesinde, kent ve kent insanlarının karşılıklı ve karmaşık etkileşimlerinin sonucunda, yazarlar için sınırsız bir kaynak olan kentin yaşayanlarıyla beraber çürümüş ve canavarlaşan bir coğrafyaya dönüştüğü öne sürülmektedir. Bu çalışmanın kuram bölümünde grotesk, gotik ve karnaval kavramları çeşitli kuramcıların düşüncelerine yer verilerek tanımlanmıştır. Ayrıca bu bölümde diğer eleştirmenlerin fikirlerinin yanı sıra, Mikhail Bakhtin'in grotesk ve karnavalesk kavramları söz konusu eseri analiz bölümünde inceleyebilmek için açıklanmıştır. İlk analiz bölümünde, eserdeki kent kimliği, Mikhail Bakhtin ve Wolfgang Kayser'in grotesk tanımlarına ve diğer yazarların şehir ve grotesk söylem hakkındaki fikirlerine dayandırılarak incelenmiştir. İkinci analiz bölümünde ise Ackroyd'un kent tasvirindeki gotik öğeler tartışılmıştır. Son analiz bölümünde ise, London: The Biography'deki karnavalesk öğeler araştırılmıştır. Sonuç bölümünde, Ackroyd'un eserinde kent ve insanların birbirine bağlı oldukları ve kent insanlarının, içinde yaşadıkları kente dönüşerek, karanlık ve canavarlaştıran barbar kent tarafından biçimlendirildikleri kanıtlanmaktadır.Master Thesis Peter Ackroyd'un London: The Biography ve Dan Leno and the Limehouse Golem eserlerindeki şiddet şehri imgesinin gizeminin çözülmesi(2021) Bayrak, Zeynep Gülten; Tekin, KuğuBayrak, Zeynep Gülten. Peter Ackroyd'un London: The Biography ve Dan Leno and the Limehouse Golem eserlerindeki şiddet şehri imgesinin gizeminin çözülmesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2021. Peter Ackroyd bir çok eserinde mekan olarak Londra'yı kullanır. Çalışmalarını sık sık Londra'da şiddet ve suç temasıyla birleştirir ve şehrin karakterler üzerindeki olumsuz etkilerini gözlemler. Bu tez, bilhassa şiddet ile Londra'nın sosyo-kültürel yapıları arasındaki ilişkisini Ackroyd'un bakış açısıyla inceler. London: The Biography ve Dan Leno and the Limehouse Golem analiz edilerek, ister kurgusal ister kurgusal olmayan bir eser olsun, Londra her zaman Ackroyd'un eserlerinde şiddete eğilimli bir canlı olarak betimlenir. Ackroyd'un eserlerinde Londra bir mekan olarak anlatılmaz, her zaman şehrin sakinlerini ve onların tarihteki, hatta günümüzdeki etkileşimlerini etkileyerek sürekli gelişim gösteren şiddete meyilli ve yozlaşmış bir tabiat olarak kabul edilir. Birinci bölümde, suç romanı türündeki gelişmeler incelenerek bu janr analiz edilirken, Londra sakinlerinin kurgusal şiddete ilgisi, Londra'nın şiddete meyilli ve karanlık karakteri açısından incelenmiştir. Ek olarak, edebiyatta şehir tasviri, imgeleri ve şehir sakinlerinin başından geçenler belirtilmiştir. Ayrıca Peter Ackroyd'un edebi kariyeri, 'İngiliz geleneği' olarak adlandırılan yazım stili ve yazarın bakış açısı incelenmiştir. Aynı zamanda bu bölümde, Ackroyd'un Londra'sı şiddete meyilli bir canlı olarak tasvir edilmiştir ve yazarın eserleri şehrin karanlık ve şiddet içeren doğasını gözler önüne sermiştir. İkinci bölüm, bazı teorisyenlerin şiddet teorileri ve görüşlerinden yararlanılarak şiddetin temelinin açıklanmasına ayrılmıştır. Ayrıca, şiddetin edebiyattaki yeri ve acımasızlık içeren edebi bir araç olarak önemi tanımlanmıştır. Üçüncü bölüm, Ackroyd' un London: The Biography ve Dan Leno and the Limehouse Golem adlı eserlerindeki şiddet tasvirini incelemiştir. Ayrıca acımasız bir şehir olarak Londra, şehrin vahşeti ve acımasızlığı ile şekillenen Londralılar analiz edilmiştir. Sonuç bölümünde, Londra'nın Ackroyd'un her iki eserinde de irrasyonel ve vahşet dolu bir şehir olarak sunulduğu sonucuna varılmıştır. Ackroyd'un iki eseri, yazarın birçok eserinde olduğu gibi, kentin Londralılar üzerindeki olumsuz etkilerini ve Londralıların barbarlığı ile Londra'nın vahşi doğası arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Şehir ve edebiyat, Peter Ackroyd, Londra, şiddet, vahşet, LondralılarDoctoral Thesis Dedektif Romanın Postmodern Yeniden Yazılımı: Geleneksel Dedektif Romanı Yapısının John Fowles'ın Koleksiyoncu, Peter Ackroyd'un Chatterton ve Kazuo Ishiguro'nun Çocukluğumu Ararken Romanlarında Yeniden Yapılandırılması(2019) Turgut, Zeynep Rana; Menteşe, Sıdıka OyaDedektif Romanı, savaş, gerilim ve sosyo-ekonomik değişimler nedeniyle toplumda bozulan harmoninin bir şekilde yeniden oluşturabileceğinin habercisi olduğundan Viktorya Döneminden günümüze hala popülerliğini koruyan bir yazın türüdür. Bu tür, değişik yazar ve eleştirmenler tarafından farklı tanımlanmasına rağmen 'bulmaca', 'gerilim' ve 'gizem' gibi anahtar kelimeler tüm tanımların içinde yer alır. Klasik dedektif romanı bir suç ya da gizemle başlar, soruşturma ve araştırma kısmıyla devam eder ve gerçeğin gün yüzüne çıkarılıp gizemin çözülmesiyle ve bir suçlu varsa cezalandırılmasıyla sonlandırılır. Ancak 1950 ve 1960'larda başlayan ve hala devam eden bilimsel, teknolojik, kültürel ve sosyo-ekonomik gelişmeler her alanda olduğu gibi edebiyatta da etkilerini gösterdi. Özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısı ile edebiyata hakim olan postmodern akımın etkileri her edebi türde olduğu gibi dedektif romanında da görüldü. Ortada incelenecek bir suç olmadan insanların bir takım olayların etrafında dönmesi ya da çözüme ulaşmak yerine olayların sonuçsuz kalması ve tabii dedektif rolünün okuyucuya geçmesi bu tür de görülen en belirgin değişimler oldu. Bu tezin amacı aslında dedektif roman türü içerisinde yer almayan üç romanın, dedektif roman türünün değişen özelliklerini ele alarak incelemektir. John Fowles'ın Koleksiyoncu, Peter Ackroyd'un Chatterton ve Kazuo Ishiguro'nun Çocukluğumu Ararken romanlarında gelenekselden günümüze dedektif romanına özgü hangi öğelerin eserlerde örneklendirip hangi öğelerin farklılık gösterdiğine değinilirken postmodernismle anılan metinlerarasıcılık, parodi, parçalanmış zaman ve mekan gibi kavramlar gerçek ve gerçek olmayan arasındaki fikir ayrılığına da bakılacaktır. Tez, amacın belirtildiği kısa bir giriş; hem dedektif romanın tarihsel gelişimini günümüze kadar inceleyen hem de postmodernism ve yapılsalcılık sonrasının anlatıldığı bir teori bölümü, üç romanın incelendiği analiz bölümleri ve sonuç bölümünden oluşur.
