Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    Preoperatif Anksiyete Skoru ile Torakotomi Sonrası Ağrı Arasında Bir Korelasyon Var Mıdır?
    (2012) Alagöz, Ali; Ergüven, Melike; Tunç, Mehtap; Sazak, Hilal; Pehlivanoğlu, Polat
    Amaç: Postoperatif ağrı için uygulanan tedaviler cerrahinin niteliğine göre değişmekle birlikte, aynı cerrahi işlem uy-gulanan hastalarda ifade edilen ağrı şiddeti ve analjezik tedavi farklılıklar gösterebilmektedir. Biz bu çalışmada tora-kotomi uygulanan hastalarda preoperatif anksiyete düzeyi ile postoperatif ağrı arasında korelasyon olup olmadığınıbelirlemeyi amaçladık.Yöntem ve Gereçler: Elektif torakotomi planlanan, 18-70 yaş arası, 30 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaneetik kurul onayı alındıktan sonra hastaların preoperatif anksiyete düzeyleri Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri ilebelirlendi ve postoperatif dönemde hastalara intravenöz hasta kontrollü analjezi uygulanarak visuel analog skala ileağrı skorları değerlendirildi.Bulgular: Hastaların ortalama anksiyete düzeyi 56,5±4,6 olup anksiyete puanları 46 ile 64 arasında değişmekteydi.Olguların 24ünde (%80) orta düzeyde anksiyete görülürken 6 olguda (%20) yüksek düzeyde anksiyete mevcuttu.Hasta kontrollü analjezi öncesi, 30.dakika, 1, 2, 6, 12 ve 24.saatlerdeki visuel analog skala düzeyi ile preoperatifanksiyete düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmamıştır (p>0,05).Sonuç: Torakotomi sonrası intravenöz hasta kontrollü analjezi uygulanan hastalarda preoperatif anksiyete ile post-operatif visuel analog skala skorları arasında korelasyon bulunmamıştır.
  • Research Project
    Mesleklerarası Simülasyon Eğitiminin Jinekolojik Onkolojide Palyatif Bakım Yeterliliklerinin Kazandırılmasına Etkisi
    (2019) Terzioğlu, Füsun; Şahan, Fatma Uslu
    Bir eğitim müdahale çalışması olarak gerçekleştirilen projede karma yöntem kullanılmıştır. Projenin nicel bölümü, mesleklerarası simülasyon eğitiminin öğrencilerin jinekolojik onkoloji palyatif bakım yeterliliklerine, disiplinlerarası eğitim algısına ve ekip çalışması tutumlarına etkisini belirlemek amacıyla randomize kontrol müdahale çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. Projenin nitel bölümü, öğrencilerin mesleklerarası jinekoloji onkoloji palyatif bakım eğitiminde simülasyon kullanımı konusunda görüş, düşünce ve önerileri belirlemek amacıyla odak grup görüşmeleri yapılarak gerçekleştirilmiştir. Projenin örneklemini dört farklı meslek grubundan 84 öğrenci (Hemşirelik: 22; Diyetisyen: 23; Sosyal Hizmet Uzmanı:22; Doktor: 17) oluşturmuş ve öğrenciler dört gruba ayrılmıştır. Tüm öğrenciler ?Jinekolojk Onkolojiye Yönelik Mesleklerarası Palyatif Bakım Eğitimi?ne katılmış, eğitimden bir hafta sonra müdahale gruplarına yüksek geçerlikte simülasyon, hibrit simülasyon ve her iki simülasyon yöntemi birlikte uygulanmış, kontrol grubuna hiç bir simülasyon yöntemi uygulanmamıştır. Projenin nicel verileri, Öğrencilerin Tanıtıcı Özellikleri İle İlgili Veri Toplama Formu, Palyatif Bakım Konusunda Yeterliliklerinin Belirlenmesi Yönelik Soru Formu, Disiplinler Arası Eğitim Algısı Ölçeği, Ekip Çalışması Tutumları Ölçeği ile toplanmıştır. Veri toplama araçları öğrencilere eğitim öncesinde, simülasyon uygulamalarından hemen sonra ve simülasyon uygulamasından 3 ay sonra uygulanmıştır. Projenin nitel bölümü müdahale gruplarında yer alan 27 öğrenci ile gerçekleştirilmiş, müdahalelerden bir hafta sonra nitel veriler toplanmıştır. Projede, mesleklerarası simülasyon eğitiminde yüksek geçerlikte simülasyon ve hibrit simülasyon uygulamalarının öğrencilerin palyatif bakım yeterlilikleri (p=0,001), disiplinlerarası eğitim algısı (p=0,001) ve ekip çalışması tutumları (p=0,012) toplam puan ortalamalarını anlamlı düzeyde arttırdığı belirlenmiştir. Nitel görüşmeler sonucunda öğrencilerin palyatif bakıma yönelik bilgi ve farkındalıklarının arttığı, ekip çalışmasının önemini daha iyi anladıkları, lisans eğitim müfredatlarında mesleklerarası eğitimin ve bu eğitimde simülasyon kullanımının önemini kavradıkları belirlenmiştir.
  • Master Thesis
    Hemşirelerin İçselleştirilmiş Kadın Düşmanlığı ve Benlik Saygılarının Değerlendirilmesi
    (2025) Dilci, Funda; Bayraktar, Nurhan
    Bu araştırmanın amacı, hemşirelerin içselleştirilmiş kadın düşmanlığı ile benlik saygılarının belirlenmesi ve içselleştirilmiş kadın düşmanlığı ile benlik saygılarının arasındaki ilişkinin ve sosyodemografik özelliklerin içselleştirilmiş kadın düşmanlığı üzerinde ve benlik saygılarına etkisini incelemektir. Bu tez çalışması tanımlayıcı, kesitsel ve ilişki arayıcı tipte yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara Etlik Şehir Hastanesi'nde çalışmakta olan 2294 kadın hemşire oluşturmaktadır. Örneklem için Ankara Etlik Şehir Hastanesi'nde bulunan 8 ana binada çalışan kadın hemşire sayısı tespit edilmiştir ve tespit edilen kadın hemşire sayısına göre minimum hemşire sayısı 226 olarak belirlenmiştir. 26 Ocak- 11 Mart 2024 tarihleri arasında yapılan çalışmamıza 720 hemşire gönüllü katılım sağlamıştır. Veri toplama sürecinde Sosyodemografik Bilgi Formu, İçselleştirilmiş Kadın Düşmanlığı Ölçeği ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği olmak üzere üç farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Bulgular, hemşirelerin içselleştirilmiş kadın düşmanlığı orta- yüksek düzeyde olduğunu göstermiştir. İçselleştirilmiş kadın düşmanlığı alt boyutları olan kadını değersizleştirme eğilimi orta seviyede, kadına güvenmeme orta- yüksek seviyede, erkeklere kadından daha fazla değer verme eğiliminin ise yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hemşirelerin benlik saygısının orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin içselleştirilmiş kadın düşmanlığı ve benlik saygısı arasında negatif yönde düşük düzeyde ilişki saptanmıştır. Aile yapısı tutucu- geleneksel, öğrenim durumu ön lisans, yaş grubu 31-40 yaş aralığında ve Onkoloji hastanesinde çalışan hemşirelerde içselleştirilmiş kadın düşmanlığı daha yüksek olduğu belirlenmiştir. İçselleştirilmiş kadın düşmanlığına yönelik bilgi ve farkındalığın yükseltilmesi, farklı çalışmalar ile ilişki düzeylerinin tespit edilmesi konunun çok yönlü olması ve aydınlatılması açısından önemli veri kaynağı olacaktır.