Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Master Thesis
    Dil, Kültür ve Tarih Bağlamında Tanzimat Sonrası Basınla Beraber Yaşanan Modernleşmeye Dair İnceleme
    (2015) Teke, İsmail; Ülker, Halil İbrahim
    İnsanların kolektif yaşama ihtiyacı karşılıklı olarak iletişime geçme sonucunu doğurmuştur. Bu şekilde ortaya çıkan dil, nesilden nesile bilgi ve tecrübe aktarım aracı olarak kültürü yaratmış ve zaman içerisindeki devinimleri ise tarih kavramının içerisinde yer almıştır. Bir toplumun bir daha geri döndürülemeyecek bir biçimde geleceğe aktarılması olan kalkınmanın gelişmişlik düzeyi göstergelerinden biri olan modernleşme ise bu üç sacayağının kesişim kümesinde yer alan bir olgu olup bu üç sacayağının üzerinde şekillenmektedir. Bu tezin amacı Tanzimat dönemi sonrasında dil, kültür ve tarih olgularının basınla beraber yaşanan modernleşme kapsamında evrimi ve Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun modernleşme üzerine olası etkisini açıklamaktır. Tezde öncelikle bu öğeler önce sırası ile açıklanmış ve etkiler analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Dil, kültür, tarih, Tanzimat, basın; modernleşme, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu
  • Master Thesis
    Tanzimat'tan Günümüze Türk Devlet İdare Teşkilatında Bürokratik Modernleşme Hareketleri
    (2015) Güvenç, İbrahim Alper; Ülker, Halil İbrahim
    Tezin amacı endüstrileşme devrimi ile gelişen dünyadaki sistemlere uyum sağlama çabası içerisinde bulunan Osmanlı devlet yönetiminde 19. yüzyılda Tanzimat reformları ile başlayan ve Cumhuriyet Türkiye'sinde devam eden bürokratik modernleşme süreci incelenerek Türk bürokrasinin gelişim basamakları anlaşılmaya çalışılmıştır. Tez çalışmasında basılı yayınlar, kitaplar, istatistiki veriler, araştırma raporları, yüksek lisans, doktora tezleri, makaleler incelenmiş ve bunlardan yararlanılmıştır. Tanzimat ve Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk bürokrasisi, modernleşme çabası içerisinde Weber'in hukuki-rasyonel kavramına uygun olarak yapılanmaya çalışmıştır. Cumhuriyet döneminde çok partili yaşama geçilmesi ve devletin değişen rolü ile rasyonel- üretken bürokrasi kamu yönetiminde yerini almaya başlamıştır. 21. yüzyılda Devlet idare yapısı YKİ (Yeni Kamu İşletmesi) kavramı ile verimlilik, hız ve şeffaflık gibi ilkelerle çağa uyum sağlama çabasına girmiştir. Gelişmiş Batı ülkelerinde örnekleri bulanan, bürokratik modernleşme çabalarının istenilen şekilde gerçekleşemediği ve bürokratik yapıların bu ülkelerin henüz çok gerisinde olduğu görülmektedir. Bürokrasi, siyaset ilişkisi içerisinde bürokratik yapı, uzun vadeli politika yürütebilme kabiliyetini, siyaset kurumunun gündelik popülist yaklaşımlarının etkisi ile beklenen etkinliği gösterememektedir. Osmanlı devletinde Tanzimat'la birlikte merkeziyetçi bir yaklaşımla uygulanan modernleşme, Cumhuriyet döneminde 1950'ye kadar meclis hükümetleri tarafından, devrimlerin halk tabanına yayılabilmesi düşüncesiyle, dönemin şartları içerisinde gerçekleştirilmeye çalışılmış, çok partili yaşama geçiş sürecinde siyaset kurumunun günlük politikalarının karşısında, bürokrasi etkinliğini ve modernleşme sürecindeki rolünü kaybetmiştir.
  • Master Thesis
    Osmanlı'dan Cumhuriyet'e, Romanlarda Batılılaşma ve Kadın
    (2016) Demirgüç, Birce; Özen, Hayriye
    Bu tez, 'kadınlık durumunun' Osmanlı ve Cumhuriyet batılılaşması/modernleşmesi sürecinde romanlarda nasıl temsil edildiğini incelemektedir. Çalışmada, hemen her açıdan bir geçiş dönemi olan ve modernleşmenin başladığı 19. yüzyılın yanı sıra, batılılaşmanın hız kazandığı ve yoğunlaştığı 20. yüzyıl da ele alınmıştır. Gerçeğe son derece yakın bir tarih anlatıcılığı yaptığı düşünülen dönem romanlarının metin incelemeleri yapılmıştır. İncelemeye esas olarak 'muhafazakâr', 'modernleşmeci' ve 'sentez arayışında' olarak kategorize edilen yazarların romanları konu edilmiştir. Bunun yanı sıra, söz konusu romanlar üzerine yapılmış çalışmalar da ikincil kaynaklar olarak kullanılmıştır. Çalışma, Doğu – Batı karşıtlığının toplumsal düzlemde yarattığı buhran ve çatışmanın, kadınlığın temsilini de önemli ölçüde etkilediğini ortaya koymaktadır. Bir yandan modern toplumda kadının rolünün değişmesi gerektiğine vurgu yapılırken, diğer yandan geleneksel cinsiyet rollerinden de tam olarak sıyrılmasına izin verilmediği gösterilmektedir.