Search Results

Now showing 1 - 10 of 19
  • Master Thesis
    Büyük Ortadoğu Projesi ve Türkiye'nin Konumu
    (2007) Tekkaya, Dicle; Olcay, Bülent
    Ortadoğu kavramından bahsedildiğinde daha ziyade dinsel anlamda Müslümanların,etnik anlamda ise Türk, Arap ve Farsların çoğunluğu oluşturduğu bir bölgeden sözedilmektedir. Bununla birlikte slamiyetin yanında Yahudilik ve Hıristiyanlık da diğer önemlidinler olarak bölgedeki siyasi gelişmelerde her zaman önemli role sahip olmuşlardır. Türkler,Araplar ve Farslardan oluşan yapısında Kürtler ve Yahudiler de belirleyici rol oynamaktadır.Bu bölge tarih boyunca medeniyetlerin beşik noktası olarak anılmıştır.Ortadoğu'nun modern tarihini ikiyüzyıl önce başlatan hegemon güçler, ikiyüzyılboyunca Ortadoğu'ya zaman zaman doğrudan zaman zaman da sürekli karıştılar ve bubölgeye düzen vermek istediler. Ortadoğu'ya odaklanan bu güçler ?Büyük Ortadoğu Projesi?ile yeni bir düzen arayışı içindedirler. Bu proje ABD'nin Soğuk Savaş sonrasında tek kutuplukalan dünya üzerinde egemenliğinin sürmesini sağlamak üzere kurulmuş bir projedir. BOPküreselleşme ile aşınmaya uğrattığı tüm uluslardan bağımsız hareket eden küresel elitin içindeolduğu uluslar arası güçlerin, gerekse de ulus devlet düzleminde süper güç olan ABD'ninçıkarlarına uygun bir projedir.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği'nde kurumsallaşma ve uyumlaştırma aracı olarak eşleştirme projeleri (twinning projects) Türkiye örneği:ifade alma tekniklerinin ve odalarının geliştirilmesi projesi
    (2007) Efe, Salih; Hurmi, Bahar Turhan
    Bu çalışmamda Avrupa Birliğine tam üyelik sürecinde kurumsallaşmak ve Toplulukmüktesebatının uygulanmasını desteklemek için temel bir tam üyelik öncesi yardım aracıolarak Eşleştirme Projelerinin niteliği, yapısı ve etkileri irdelendi. Örnek olarak TürkiyeEmniyet Genel Müdürlüğü, Avusturya Ludwig Boltzmann İnsan Hakları Enstitüsü ve AlmanUluslararası Hukuk İşbirliği Vakfı tarafından yürütülen ve Türkiye'de halen uygulanmaktaolan çok sayıda Eşleştirme Projelerinden birisi olan ?Türkiye'de Polisin İfade AlmaTekniklerini ve İfade Alma Odalarının Geliştirilmesi Eşleştirme Projesi? nin amaçları, yapısı,nasıl uygulandığı, kısa ve uzun vadede etkileri ele alındı.Bu arada 01 06 2005 tarihli Yeni Yakalama-Gözaltı-İfade Alma Yönetmeliği veGetirdiği AB Standartları, Yeni Terörle Mücadele Yasası ve son olarak da 02 06 2007 tarihliPolis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu ve İfade Alma-Gözaltı Yönetmeliği ele alınıp araştırmakonum olan Eşleştirme Projesi ışığında değerlendirilme yöntemine başvuruldu.AB Eşleştirme Projeleri uygulandığı tüm ülkelerde AB'ye tam üyeliğe aday ülkelerinAvrupa Birliğin kurumlarına uyumlaştırma sürecinde etkili ve faydalıdır. Eşleştirme ProjeleriTürkiye'de yürürlükte olan demokratik sistemini hukuk devleti ve insan haklarına saygıçerçevesinde, Ekim 2001'de Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanan kapsamlı anayasareformu paketi ve o tarihten beri Meclis ve Türk Hükümeti tarafından onaylanan uyumpaketleri doğrultusunda sağlamlaştırmayı amaçlamaktadır.Anahtar kelimeler: AB, Eşleştirme Projeleri, uyum, ifade alma.
  • Master Thesis
    Entegrasyon Teorileri Işığında Avrupa Birliği Bütünleşmesi ve Geleceği
    (2009) Kozan, Mert; Olcay, H. Bülent
    Bu tezin amacı, bugün dünyada stratejik, ekonomik, demografik ve politik yönde önemli bir aktör olan Avrupa Birliği'nin oluşum ve gelişim fikrinin nasıl başlayıp nasıl devam ettiğinin analizini sunmaktadır. Bu tezin ana argümanı ?bugüne kadar Avrupa Birliği çerçevesinde süregelen bütünleşme çabalarının, ulus-üstü ya da hükümetler-arası bir karakter yerine; hiçbir bütünleşme kuramı ile açıklanmayan kendine has, karma bir biçimde gelişmekte olduğu?dur. Tezin ilk bölümünde, 1950 ve 1980 yılları arasında gerçekleştirilen bütünleşme çabaları hükümetlerarasıcılık ve yeni işlevselcilik kuramları ışığında incelenecek ve o dönem Avrupa'da yaşanmış krizlere bakılacaktır. İkinci bölümde ise, 1980 ve 1994 yılları arasında ulusüstücülük kuramı çerçevesinde bütünleşme çabaları irdelenecektir. Tezin üçüncü ve son bölümüne gelindiğinde, özellikle Yeni-Ortaçağcılık kuramı üzerinde durulacak ve sonuç kısmında Avrupa Birliği bütünleşmesinin kendine has bir şekilde gerçekleşme yolunda ilerlediği kanıtlanacaktır.
  • Master Thesis
    Türkiye-avrupa Birliği Müzakere Süreci
    (2013) Altan, Hacer Pınar; Utku, Mustafa Kemal
    Türkiye'nin AB serüveni ilk olarak 31 Temmuz 1959 tarihinde AET'ye üyelik başvurusu yapmasıyla başlamıştır. 11 Eylül 1959 tarihindeki AET Bakanlar Konseyi toplantısı neticesinde Türkiye arzusuna olumlu bir yanıt almış ve AET Bakanlar Konseyi, Türkiye'nin yapmış olduğu başvuruyu kabul ederek üyelik koşulları gerçekleşinceye kadar geçerli olacak bir ortaklık antlaşması imzalanmasını önermiştir. Bu bağlamda Türkiye-AET ilişkilerinin hukuksal temeli 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan ve 1 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe giren Ankara Antlaşması olmuştur. Takip eden yıllarda Türkiye'nin Kıbrıs sorunu AB tarafından bize karşı bir koz olarak kullanılmış ve neticede Türkiye'nin AB'ye tam üyelik başvurusu sonuçsuz bir sürece dönüşmüştür. Çalışmamızda, biz bu sorunun AB tarafından nasıl engel olarak öne çıkarıldığını ve Kıbrıs konusunda AB'nin Türkiye'den yerine getirmesini istediği bazı hususların, Türkiye'nin ulusal çıkarlarıyla nasıl uyuşmadığını gözlemleyerek belirttik.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği Kültür Politikaları ve Türkiye'ye Etkileri
    (2011) Öztürk, Günay; Bal, İdris
    Küreselleşen dünyada bugün için en önemli uluslararası bir entegrasyon olan AB tüm kurum ve kuruluşlarıyla bir birleşik devletler Topluluğu olma yolundadır. Entegrasyon içinde kültürde önemli bir yer tutmaktadır.Bu çalışma; AB'nin tarihsel gelişim sürecinde kültür politikalarının incelenerek gelinen noktanın ve Türkiye'ye etkilerinin tespit edilmesini amaçlamaktadır.Birinci bölümünde Kültür Kavramı, Kürelleşme ve kültür üzerinde durulmuştur. İkinci bölümünde AB'nin tarihsel gelişim süreci, AB kurumları incelenmiştir. AB'nin genel durumu saptanmaya çalışılmıştır.Tezin ana konusunu oluşturan üçüncü bölümde AB kültür politikaları tarihsel gelişim süreci içinde incelenmiş, kültür programları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise Türkiye'de tarihsel süreç içinde kültür politikaları genel olarak ele alınmış ve AB Türkiye ilişkilerinin gelişimi ve AB kültür politikalarının aday ülke Türkiye'ye etkileri incelenmiştir.Tezde sonuç olarak, çeşitlilik içinde birlik düşüncesi ile AB'de kültür bağlamında bugün gelinen durum saptanmaya çalışılmıştır.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği'nin İnsan Hakları Politikasının Felsefi Temelleri ve Tarihsel Gelişimi
    (2011) İstanbullu, Elif; Köksal, Tunay
    İnsan hakları; insanın, insan olmak nedeni ile sahip olduğu doğal haklarının bulunduğu savına dayanmaktadır. Bu açından, devredilemez ve vazgeçilemez karakterde olan insan hakları kişisel, siyasi, ekonomik ve sosyal tüm hakları kapsamaktadır. İnsanın haklara sahip olduğu ön kabulü, iki ana ilke olarak eşitlik ve özgürlük kavramlarına dayanmaktadır.İnsan haklarının felsefi temelleri İlkçağ Grek felsefesine dayanmaktadır. Platon ve Aristoteles'in ideal toplum düzenine ilişkin söylemlerini insan hakları ile ilişkilendirmek mümkündür. Ancak, doğal hukuk fikri ilk defa Stoa filozofları tarafından ortaya atılmış ve farklı dönemlerde temsilciler bulmakla beraber VXI. yüzyıldan itibaren Toplum Sözleşmesi Kuramları ile tekrar gün yüzüne çıkmıştır. Aydınlanma yüzyılı ile beraber kavramsal çerçevesini oluşturan insan hakları, böylece XX. Yüzyılda uluslar arası düzeyde çeşitli insan hakları belgelerinin imzalanmasına vesile olmuştur.Avrupa Birliği'nin, kültürel temellerini İlkçağ Grek felsefesinden başlayarak Batı düşüncesine dayandırılmaktadır. Hem XX. Yüzyıldan itibaren insan haklarının korunup geliştirilmesinin uluslararası düzeyde önem kazanmış olması, hem de kültürel kökleri dolayısıyla AB'nin, insan haklarının korunup geliştirilmesini temel bir değer olarak görmesi kaçınılmazdır. Buna karşın başlangıçta ekonomik bir entegrasyona yönelen Avrupa Birliği'nin, hukuki metinlerinde uzun bir süre insan haklarına kapsamlı olarak yer verilmemiştir. 7 Aralık 2000 tarihinde Konsey tarafından ilan edilen ?Temel Haklar Şartı? ile ilk defa, Avrupa Birliği'nde temel hak ve özgürlüklere ilişkin kapsamlı bir listesi oluşturulmuştur. 13 Aralık 2007'de imzalanan Lizbon Antlaşması ise Avrupa Birliği'nin insan haklarının korunup geliştirilmesine yönelik kararlığına daha sağlam temeller kazanmıştır.Anahtar Kavramlar1.İnsan Hakları2.Doğal Hukuk3.Avrupa Birliği4.AB Temel Haklar Şartı5.Lizbon Antlaşması
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği Ülkeleri ve Türkiye'de Bilişim Suçlarının Ceza Hukukundaki Uygulamaları
    (2010) Nacar, Fatma Burcu; Olcay, Bülent
    Yirminci yüzyılda bilişim ve sanayi devrimiyle beraber bilgisayarın hayatımıza girmesiyle bilişim sistemleri günlük hayatımızda geniş yer tutmuştur. İnsanlığa bir çok yarar ve iyilik sağlamakla beraber insanlığın zararına da kullanılmasıyla takip edilmesi ve önlenmesi zor sonuçlara sebebiyet vermektedir.Çalışmamızın amacı bilişim suçlarıyla ilgili mücadelede devletlerin yapmış olduğu mevzuatın irdelenmesidir. Çalışmamızın ilk başında genel olarak bilişim ile ilgili temel bilgiler, bilişim suçlarının tarihi gelişimi, bilişim suçlarının tasnifi ve bilişim suçlarının yapısı incelenmiştir.Çalışmamızda uluslararası alanda ve karşılaştırmalı hukukta bilişim suçları konusu ele alınmış, Avrupa Siber Suç Sözleşmesi işlenmiş, Türk Ceza Kanununu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile Elektronik İmza Kanununda düzenlenen kanun hükümleri ele alınmış, karşılaştırılıp tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilişim, Veri, Program, Siber Suç Kavramı, Bilişim Suçu
  • Master Thesis
    11 Eylül 2001 Terörist Saldırısı Neticesinde Abd'nin Güvenlik Algılamalarındaki Değişiklik
    (2007) Bektaş, Buket; Bal, İdris
    Bu çalışma'da 11 Eylül sonrası süreçte, ABD'nin benimsediği yeni güvenlikstratejileri ve uygulamaya koyduğu ?Önleyici Saldırı? doktrini, arka planı ve sonuçlarıele alınarak incelenmiştir. Bu çerçevede, ABD'nin mevcut politikalarının olumsuzyansımaları ve hatalı yönleri de ele alınmaktadır.Çalışma'nın ortaya koymaya çalıştığı temel görüş, 11 Eylül sonrasında,ABD'nin ulusal güvenlik kavramını, küresel bir güç olması sebebiyle,küreselleştirmesi ve bu çerçevede güvenlik sorununu yanlış algılayarak, yanlışpolitikaları uygulaması ve bunun sonucunda, içinden çıkılamayan bir güvenlikbunalımına ya da güvenlik sendromuna, gerek dünyayı; gerekse kendisini sürüklemişolmasıdır. Bu tespitler yapılırken, çalışma boyunca, öncelikle 11 Eylül öncesiAmerikan dış politikası, klasik temelleri ve uygulamalarıyla ortaya konulmaya veanlaşılmaya çalışılmıştır. Bu yapılırken, Amerikan dış politikasının geçen zaman vedeğişen uluslararası koşullar çerçevesinde ne şekilde dönüşüm gösterdiği tarihsel birperspektifle ifade edilmeye çalışılmıştır. Bunu takiben; 11 Eylül olaylarına sebebiyetveren küresel terörün temelleri ifade edilmeye çalışılarak, 11 Eylül olaylarına kadargelen süreç tahlil edilmeye çalışılmıştır. Bu arka plan bazında, ABD'nin 11 Eylülsonrası geliştirdiği yaklaşımlar ve uygulamaya koyduğu yasal düzenlemeler hakkındadetaylı bilgi sunularak, 11 Eylül sonrası Amerikan stratejisinin dayandığı noktalarirdelenmiştir.Çalışma'da 11 Eylül öncesi sürecin üzerine 11 Eylül sonrası yaklaşım vepolitika farklılıkları oturtularak, analitik bir yaklaşımla, ABD'nin, 11 Eylül sonrasındamuğlaklaşan ?güvenlik? kavramını, ne şekilde ?güvensizlik? kavramıyla özdeş halegetirdiği ifade edilerek; küreselleşen bir dünyada güvenliğin ve güvensizliğinküreselleşmesinin yarattığı olumsuz sonuçlar ve etkileri incelenmektedir.Anahtar Kelimeler: 11 Eylül, önleyici saldırı, küresel güvensizlik, güvenlikbunalımı, güvenlik sendromu,
  • Master Thesis
    Avrupa Kimliği Oluşumuna Türk Kimliği'nin Etkisi
    (2009) Aslan, Cemile; Bal, İdris
    Bu çalışmanın amacı Avrupa Kimliğinin oluşumuna Türk kimliğinin etkisinin ne olduğunun analiz edilmesidir. Avrupa kavramı ve kimliğinin nasıl ortaya çıktığı Türk kimliğinin Avrupa için ne anlama geldiği, nasıl algılandığı araştırılmıştır.Araştırmada izlenen yöntem şöyledir. öncelikle literatür taraması yapılıp konunun akademik ve felsefi tabanı oluşturulduktan sonra konular tarihsel sıraya konularak son hali verilmiştir.Tez içinde, giriş birinci bölüm kabul edilmiş, ikinci bölümde kimlik konusundaki temel kavramlar kısaca önbilgi mahiyetinde araştırılmıştır. Üçüncü bölümde Türk kimliği, tarihsel gelişimi içerisinde ve özet olarak incelenmiştir. Dördüncü bölümde Avrupa kimliği oluşumu tarihsel ve kavramsal olarak incelenmiş Türkler'in Avrupa kimliği oluşumuna olumlu etkileri bu bölüm içerisine yerleştirilmiştir. Beşinci bölümde, Avrupa kimliğinin Türk kimliği ile temasa geçişi sonrasında etkileşimin nasıl devam ettiği ve Türk kimliğinin öteki olarak Avrupa kimliğine etkisinin ne olduğu araştırılmıştır. Sonuç bölümünde ilk beş bölüm ışığında değerlendirme yapılarak öngörülerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Avrupa, Kimlik, Türk.
  • Master Thesis
    Avrupa Birliği'nin Hazar Bölgesi'ne Yönelik Enerji Politikası ve Türkiye'ye Etkileri
    (2010) Avcı, Müşerref; Bal, İdris
    Enerji, petrolün keşfedildiğinden beri uluslararası ilişkileri farklı şekillerde etkilemiş, enerji kaynaklarını kontrol altına almak için yapılan savaşlar, güçlü devletler arasında enerji deposu olan bölgeler üzerindeki çekişmeler, dünya politikasının esasını oluşturmuştur. Günümüzde Sovyetler Birliği'nden ayrılan Hazar ülkelerinin enerji kaynakları üzerindeki mücadelenin dünyada bloklaşmaların sona erdiği bir dönemde de sürmesi, enerji ile ilgili gelişmelerin uluslararası ilişkiler açısından ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Özellikle kaynak çeşitlendirmek ve istikrarsız bölgelere bağımlılığını azaltmak için Hazar bölgesinin enerji kaynaklarına yönelen Avrupa Birliği de, enerji stratejilerinin önemli aktörlerinden biri olarak karşımıza çıkarak 20'nci yüzyılın ortalarından itibaren enerji politikalarının içinde yer almıştır.Sovyetler Birliği'nin dağılması ile birlikte yeni doğal gaz ve petrol rezervlerinin ortaya çıkması, Körfez Savaşı, Afganistan ve Irak Harekatları son yıllarda dünyada enerji politikalarına verilen önemi artırmıştır. Önümüzdeki dönemde de Hazar Havzası enerji kaynaklarının kontrol altına alınması konusunda uluslararası mücadeleler devam edecek, dünyanın yeniden şekillendirilmesinde esas faktör olacaktır. Hazar Havzasındaki mevcut kaynaklar dünyanın enerji ihtiyacının bir bölümünü karşılayabilecek düzeydedir. Bölge ile ilgili en önemli sorun, enerji kaynaklarının kontrolünden çok tüketim alanlarına nasıl ulaştırılacağıdır. Bu safhada coğrafi konumu ve sözü geçen ülkelerle olan tarihi ve kültürel bağları, Türkiye için önemli bir fırsat yaratmaktadır. Topraklarında yeterince petrol ve doğal gaz bulunmayan Türkiye, yakın bölgedeki kaynakların taşınmasında oynayacağı rol ile bu açığını büyük oranda kapatabilecek, jeopolitik ve jeoekonomik durumunu güçlendirebilecektir. Türkiye böylesine önemli olan stratejik özelliği ile AB enerji politikalarına dahil olabilecek ve belki de ileride bu avantajını kullanarak AB'ye üye olabilecektir.