95 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 95
Master Thesis İşletmelerde Performans Değerlendirme Yönetim Sistemi; Ankara Mobilya Sektöründe Voga ve Adore Firmaları Örneği(2017) Göncü, Ebru; Bircan, İsmailKüreselleşen, değişen, gelişen, iletişim ve etkileşim halindeki dünyamızın, etki ettiği en önemli alanlarından biri de insan kaynaklarıdır. Bu etkileşim, dolayısıyla insan kaynaklarındaki yönetim şekillerine, işletmelerin içerisindeki performans değerlendirmelerinin gerekliliklerine yol açar. Performans değerlendirme de, geçmiş verilerden yararlanılarak geleceğe yönelik değerlendirmeler yapılacağı için, hem işletme yöneticileri hem de diğer çalışanlar açısından önem taşımaktadır. ''İşletmelerde performans değerlendirme yönetim sistemi; Ankara mobilya sektöründe Voga ve Adore firmaları örneği'' başlıklı çalışma da Mobilya sektöründe, performans değerlendirme süreçleri teoride ön görülen şekliyle yapılmakta mıdır? Ve bu faaliyetlerin kurum mensuplarının üzerindeki etkileri, bu konuya ilişkin tutumları araştırılmıştır. Ankara mobilya sektöründe Voga ve Adore firmaları örneği üzerinden gidilerek, Mobilya sektöründe kalite odaklı performans değerlendirme süreçleri; cinsiyete, yaşa, eğitime, mesleki deneyimine, iş konumuna göre farklı algılanmakta mıdır? Sorularının cevapları saptanmaya çalışılmış, bu kurumlarda anket çalışması, Likert ölçeği kullanılarak yapılmıştır. Anket sonuçları SPSS programı ile analiz edilmiş ve sonuçlara yönelik yorumlarda bulunulmuştur. Çalışma sonuçlarından yola çıkılarak kurum içerisinde performans değerlendirme sisteminin önemi ve çalışan mensuplara etkileri ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Performans, Performans değerlendirme yönetim sistemi.Master Thesis Çalışan Destek Programı ve Çalışanların Moral ve Verimliliğindeki Rolü Üzerine Bir Araştırma(2018) Farman, Tarıq Mahmood; Tuzlukaya, ŞuleÇalışan Destek Programı, çalışmayı etkileyen sorunlara ve sorunların çözümüne yardımcı olur. Bu konular sadece çalışma ortamı sorunları değildir. Çalışan Yardımı Programları, çalışanların ilişki sorunları, ayrılık ve kayıp, aile içi şiddet ve finansal sorunlar gibi sorunlarını anlamalarına ya da aşmalarına yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Çalışan Destek Programı'nı (ÇDP) ve çalışanların moral ve üretkenliği üzerindeki rolünü incelemektir. Bu amaçla, bu çalışma Çalışanlara Destek Programı ile ilgili tanım ve temel bilgiler başlamıştır. Sonra, amaç Çalışanlara Sağlanan Destek Programı'nın Çalışanlara Yönelik Moral ve Verimlilik üzerindeki etkilerini anlamaktır. Veriler yüz yüze görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırma ve görüşmeler boyunca araştırmacı, Çalışan Destek Programı'nın bir kuruluş veya şirket için çok faydalı olabileceğini tespit etmiştir. Bu program, çalışanlara birçok farklı şekilde fayda sağlar. Bu araştırmanın ana bulguları, bir kurumdaki iki önemli unsur olan çalışanların moral ve üretkenliğine işaret etmektedir. Görüşmelerden sonra yöneticilerin görüşleri NVIVO 12 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularından sonra cevaplar on iki ana tema altında yazılmıştır ve bu temalar alt temalarla takip edilmiştir. Görüşülen kişilerden zaman kısıtlaması nedeniyle, araştırma mümkün olduğu kadar etkili bir şekilde yürütülmeye çalışılmıştır. Ancak, Çalışan Destek Program'da gizlilik çok önemli olduğu için, Çalışan Destek Programı'ndan yararlanan çalışanlara başvuruda bulunulmamıştır.Master Thesis Kişi-örgüt Uyumunun İş Stresi ve İş Tatmini Üzerindeki Rolü: Sağlık Çalışanları Üzerine Bir Araştırma(2021) Waqar, Sana; Çiğdemoğlu, CeyhanBu çalışma Pakistan'da sağlık alanında çalışanların iş stresi, kişi-organizasyon uyumu (POF) ve iş tatmini (JS) arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Kişi-örgüt uyumu (POF), iş stresi ve iş tatmini konularındaki makalelerin sayısı her geçen gün artmakta, ancak kişi-örgüt uyumu (POF) ve iş stresinin iş üzerindeki rolüne özel olarak herhangi bir araştırmaya rastlanmamıştır. memnuniyet (JS). Kesitsel bir anket çalışması olarak, bu çalışmanın verileri Pakistan'daki 291 sağlık profesyonelinden toplanmıştır. Araştırmanın örnekleminin belirlenmesinde kolayda örnekleme stratejisi kullanılmaktadır. Verilerin istatistiksel analizi için, IBM tarafından hazırlanan Statistical Package for Social Sciences (SPSS) kullanıldı. İlk olarak betimleyici istatistikler (frekans, ortalama, yüzde, ortalama ve standart sapma) verilmiş ve ardından çıkarımsal istatistikler verilmiştir. Katılımcıların cinsiyetine göre; % 65,00 (189 katılımcı) kadın ve %32.6 (96 katılımcı kadın) ve % 2.4 (7 katılımcı) olarak dağılmamaktadır. Katılımcıların yaş, cinsiyet ve iş tecrübesi gibi sosyo-demografik özelliklerindeki farklılıkları kontrol etmek için betimleyici istatistiksel analiz kullanılmıştır. Sonuçlar, kişi-organizasyon uyumu (POF) ile iş tatmini arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermektedir. İş stresi ile iş tatmini arasındaki korelasyon .597 olup, bu iki değişken arasında bir ilişki olduğunu, ancak ilişkinin orta düzeyde olduğunu göstermektedir. POF ile iş stresi arasındaki korelasyonun .497 olması, iki değişken arasında bir ilişkinin olduğunu ancak ilişkinin orta düzeyde olduğunu ve POF ile iş tatmini arasındaki korelasyonun 0.7 olması ile 1'e oldukça yakın olduğunu, aralarında güçlü bir ilişkinin olduğunu göstermektedir. iki değişken ve iş stresi ile iş tatmini arasındaki korelasyonun .597 olması iki değişken arasında orta düzeyde bir ilişki olduğunu göstermektedir. Kişi-organizasyon (POF), iş stresi ve iş tatmini (JS), çağdaş iş dünyasının en önemli üç unsuru arasında yer aldığından, bu araştırma bu kavramları hem teoride hem de pratikte araştırmıştırMaster Thesis Türkiye'de insan kaynakları yönetiminde bilgi güvenliği uygulamaları(2019) Ünver, Merve; Bircan, İsmailBilgi güvenliği, bilişim sistemlerinin hızla gelişmesi, bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşması ve 'bilgi toplumu' kavramının benimsenmesi ile önem kazanmaya başlayan bir kavram haline gelmiştir. Türkiye'de devlet desteğiyle birlikte hem kamu hem de özel kurumlar için bilgi güvenliği uygulamaları mevzuatlarda yerini almış ve uygulamaya başlanmıştır. Bünyesinde gizlilik, bütünlük ve erişebilirlik unsurlarını barındıran bilgi güvenliği, bu üç unsur çerçevesinde şekillenir. Güvenlik zafiyetinin oluşması için bu üç önemli unsurda eksiklik veya aksaklık olması söz konusudur. Bilgi güvenliğinin var olması için insan faktörü ele alınması gereken önemli bir unsurdur. Bünyesinde insan unsurunu temel alan ve bir değer olarak algılayan insan kaynakları yönetimi, çalışanların kişisel bilgilerine sahip çıkmak, bilgilerini korumak ile sorumludur. Bu nedenle, bilgi güvenliğinin sağlanabilmesi ve güvenlik zafiyetinin ortadan kaldırılabilmesi için uygulanan politikalar, insan kaynakları yönetiminin de uygulaması gereken politikalar dahilindedir. Bu tezin amacı yapılan değerlendirme sonucunda, Türkiye'de insan kaynakları yönetimi bilgi güvenliği uygulamalarının iş hayatında var olması ve güvenlik zafiyetinin oluşmaması için belirlenmesi gereken stratejiler ortaya koymaktır. Tez çalışmasında bilgi güvenliği ve insan kaynakları yönetimi alanlarında yapılmış çalışmalar, raporlar ve analizlerden faydalanılmış ve tez çalışması 413 insan kaynakları çalışanı ve yöneticisi ile yapılmış olan anket çalışması ile desteklenmiştir.İnsan kaynakları yönetiminde hem çalışanların hem de yöneticilerin bilgi güvenliği konusunda farkındalıklarının arttırılması adına eğitim ile bilinçlenmenin meydana gelmesi, insan kaynakları yönetiminde bilgi güvenliği politikası modeli oluşturulması ve bu durumların gerçekleşmesini sağlayacak çözüm önerileri bu tez çalışmasında ele alınmıştır. Anahtar Kelimler: Bilgi güvenliği, güvenlik zafiyeti, insan kaynakları yönetimi, bilgi güvenliği uygulamaları.Master Thesis Çocuğa Yönelik Pazarlamanın Ötesinde: Literatür ve Uygulama Arasındaki Fark için Bir Vaka Çalışması(2019) Dinç, Kamer; Üner, Mehmet MithatÇocuğa yönelik pazarlamanın ilk örnekleri 1800'lerde görülüyor olmasına rağmen araştırmacıların bu konuya değinmelerinin 1950'leri bulması dikkat çekici bir durumdur. Çünkü çocuklar göze çarpan bir tüketici demografisi oluşturur; ancak araştırmacıların çocukları dikkate almalarının gecikmesi, çocukların tüketici davranışlarını anlamayı de geçiktirmiştir. Bugün, çocuğa yönelik pazarlama anlayışını açıklamak için bazı araştırmalar yapılmış olsa da, referens alınan kaynaklar sınırlıdır. Bununla birlikte, uygulayıcılar kendilerini literatürle sınırlandırmayı tercih etmemiş, kendi yollarını keşfetmeyi tercih etmişlerdir. Hatta araştırmacılar bu konuda uygulayıcıları takip ederler. Bu vaka çalışması, çocuğa yönelik pazarlamanın literatür dışında, gerçek dünyada nasıl çalıştığını anlamak için tasarlanmıştır. Bu araştırmasının kapsamlı amacı, uygulayıcılar ve literatür arasındaki farkı ortaya koymaktır. Ayrıca bu çalışmada, önceki çalışmalara dayanan tanımları, yaklaşımları, stratejileri ve etik sorunları daha iyi anlamak da amaçlanmıştır. Bahsi geçen terimler, çocuğa yönelik pazarlama hakkında daha iyi bir fikir edinmeye yardımcı olmak için araştırılmış ve tartışılmıştır. Bu nedenle, bu vaka çalışması çocuğa yönelik pazarlamayı eleştirmek için uygulama örnekleriyle anlatı sorgulamaları kullanılarak tasarlandı. Çocuğa yönelik pazarlama alanındaki mesleklerle anlatı araştırması olarak görüşmeler yapıldı ve populer kültür belgelerinde uygulama örnekleri alındı. Bu eleştirel çalışma, literatüre ve pratik arasındaki farkı açıklamak için yapılmıştır, böylece bu örnek olay incelemesi çocuğa yönelik pazarlamanın devam eden işleyişi hakkında bilgi toplar ve konuyu detaylandırır.Master Thesis Performansa Dayalı Ücret Sisteminin İşgören Motivasyonuna Etkisi(2012) Bolat, Gülşen; Tan, AyhanKurumun performansını artırmak için çalışanların performansını çoğunlukla mali motive edicilerle artırmaya yönelik bir sistem olarak performansa dayalı ücretlendirme sisteminin kamu yönetimlerinde kullanılmaya başladığı görülmektedir. Bu sistemin kendine özgü güçlü ve zayıf yönleri bulunmaktadır. Performans kriterleri, bilimsel ve objektif olarak belirlenip yeterli mali imkânlarla desteklendiğinde sistemin hedeflere maksimum seviyelerde ulaştığı söylenebilir.Motivasyon, örgütün ve bireylerin ihtiyaçlarının tatminle sonuçlanacağı bir iş ortamını oluşturarak bireyin harekete geçmesi için etkilenmesi ve isteklendirilmesi sürecidir. Özellikle, ileri sanayi toplumlarında otomasyona kayılması ve kitle üretimine gidilmesi işçinin işinden elde edeceği tatmini daha da azaltıcı bir rol oynamıştır. Motivasyon tekniklerinin devreye sokulmasında varılmak istenen en önemli amaç, işgörenlerde daha çok çalışma istek ve arzusu yaratabilecek faktörleri bularak, onların gereksinimlerini elverdiğince doyurmak ve her gün işbaşı yapılırken istekle gelip, istekle çalışmalarını sağlamaktır.Bu çalışmada, Aydın ili Söke Fehime-Faik Kocagöz Devlet Hastanesinde çalışan işgörenlerin performansa dayalı ücretlendirme sisteminden hangi yönde ve ne derece motive olduklarının araştırılması amaçlanmıştır. Yapılan araştırmada öncelikle literatür taraması yapılmış, derlenen bilgiler doğrultusunda anket soruları hazırlanmıştır. Bu anket formu adı geçen hastanede çalışan 275 kişi tarafından doldurulmuş ve veri tabanı oluşturulmuştur. Elde edilen bilgileri çözümlemede, Statistical Package for Science for Windows 11.0 (SPSSWIN) paket programı kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin analizinde; frekans dağılımları, aritmetik ortalama, standart sapma ve varyans analizi (ANOVA) teknikleri kullanılmıştır.Anahtar Sözcükler: Performans, Performansa Dayalı Ücret, MotivasyonMaster Thesis İşletmelerde İç Kontrol Sisteminin Önemi ve Hilelerin Önlenmesi(2019) Güven, Taygun; Yanık, ZekiÇalışmamızın amacı, işletmelerin isteyerek ya da istem dışı örgüt içerisinde oluşabilecek kontrol eksikliğinden kaynaklanan hata ve hilelerin önüne geçilmesinde ayrıca işletmelerin disiplin, kararlılık ve sürdürülebilir oluşunda iç kontrol sisteminin öneminin araştırılmasıdır. PTT Kurumunda; Muhasebe Daire Başkanlığı'nda çalışan 50 personele, İç Kontrol Sistemi, ortaya çıkan riskler ile sonuçları, Üst Düzey Yönetim tarafından hileye karşı alınan caydırıcı kararlar ve alınan kararların personel üzerine etkisi ana başlıkları altında 25 soruluk anket uygulanıp; sonuçlar eğitim, yaş, hizmet süresi ve cinsiyete göre yorumlanarak karşılaştırmalar yapıldı. Çalışma sonunda, Başkanlık personelinin %94' ünün iç kontrol sisteminin kuruma faydalı olduğunu düşündüğü görüldü. Çalışanların %72'si iç kontrol faaliyetleri üzerine sorumluluklarını, %84'ü de bu kapsamda kendisine verilen görevleri bildiğini belirti. Personelin %60'ı iç kontrol sisteminin etkin bir biçimde işlediğini düşünürken, diğer taraftan genel anlamda değerlendirilme yapıldığında yöneticiler tarafından gerekli kontrollerin yeterli oranda sağlanmadığının düşünüldüğü sonucuna ulaşıldı. Çalışanların %72'lik kısmı doğru ve güvenilir bilgiye zamanında ulaştığını ifade etti. Kurum içerisinde oluşan bir hileye karşı üst yönetim tarafından, caydırıcı kararlar alındığını düşünenlerin sayısı %38 gibi düşük bir oranda kalırken, hile eylemine karşı verilecek ceza veya yaptırımların caydırıcı olacağına inananların oranının %46 olduğu tespit edildi. İç Kontrol Sistemi hakkında yapılan çalışma ve yatırımlar hakkında personelin yeterli bilgisi olmaması sorunu, konu hakkında yeterli eğitim, panel ve toplantıların yapılması ile çözülebileceği düşünülmektedir.Master Thesis Sosyal Medya Reklamlarına Yönelik Tüketici Algılarının Plansız Satın Alma Davranışına Etkisi: Kültürlerarası Bir Araştırma(2019) Mert, Merve; Tengilimoğlu, DilaverKısa zamanda internet üzerinden geniş kitlelere ulaşmayı mümkün hale getiren ve etkileşimin en önemli araçlarından biri olan sosyal medya, kullanıcılara fikirlerini paylaşmaları, yeni fikirler üretmeleri, diğer kullanıcılarla bu düşünceler üzerine tartışabilmelerini sağlamış ve bu sayede gücünü çeşitli alanlarda arttırmıştır. Bu alanlardan biri de reklamcılıktır. Geleneksel medya reklamlarından daha az etkilenen tüketicilere direkt olarak ulaşabilmek amacıyla işletmeler sosyal medya ortamlarında reklam vermekte ve sosyal medyayı pazarlama stratejilerinde yoğun bir şekilde kullanmaktadır. Bunun beraberinde sosyal medyadan etkilenen tüketicilerin satın alma davranışlarında farklılıklar gözlendi. Buradan hareketle çalışmada, farklı kültürlere sahip olan bireylerin sosyal medya reklamlarına yönelik algılarının plansız satın alma davranışına olan etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de Ankara ilinde yaşayan bireyler ile İsveç'te Göteborg ilinde yaşayan bireyler oluşturmaktadır. Araştırma kapsamına Türkiye'den 502, İsveç'ten ise 500 katılımcı dahil edilmiştir. Çalışmada, tesadüfi olmayan örnekleme yöntemi kullanılmış ve araştırmaya dahil olmayı kabul eden katılımcılara yüz yüze anket uygulanmıştır. Anket formunda, demografik bilgiler, sosyal medya reklamlarına yönelik algı ölçeği, plansız satın alma davranış ölçeği, sosyal medya reklamlarına yönelik tutum ölçeği yer almaktadır. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik analizi yapılmış ve her iki ülke için de ölçeğin geçerlik ve güvenirliği ortaya konulmuştur. İki ülke için yapılan doğrulayıcı faktör analizi (DFA) sonucunda, 13 ifadeli 'Plansız Satın Alma Davranış Ölçeği' iki alt boyut altında, 13 ifadeli 'Sosyal Medya Reklamlarına Yönelik Algı Ölçeği' ise dört alt boyut altında toplanmış ve ölçeğin yapı geçerliliği ortaya konulmuştur. Sosyal medya reklamlarına yönelik algı ölçeğinin alt boyutlarına ve plansız satın alma davranış ölçeğinin alt boyutlarına uygulanan t-testi sonucunda, İsveç ve Türkiye arasında anlamlı farklar bulunmuştur. Araştırmanın sonucunda, sosyal medya reklamlarının satın alma davranışına olan etkisinin ülkeye göre istatistiksel açıdan anlamlı bir fark gösterdiği ve sosyal medyada yer alan reklamların tüketicilerin plansız satın alma davranışlarını pozitif yönde etkilediği ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Sosyal medya, Reklam, Plansız satın alma, Kültürlerarası, Hofstede kültür modeliMaster Thesis Tms 21 Kur Değişimin Etkileri Standardı Kapsamında Kur Farklarının Muhasebeleştirilmesi ve Raporlanması(2017) Polat, Hatice Dilara; Yanık, ZekiKüreselleşmenin ivme kazanması ile ortaya çıkan gelişmeler, daha fazla işletmenin uluslararası pazarlarda faaliyet göstermesinin önünü açmış ve ülke ekonomileri çok daha yakın hale gelmiştir. Bu süreçte işletmelerin artan rekabet karşısında gerçeğe uygun bir şekilde bilgileri sunması ve analiz edebilmesi gereklidir. Bununla beraber ülkelerin uyguladıkları muhasebe sistemlerinin birbirinden farklı olması, muhasebe uygulamalarının karşılaştırılmasını zorlaştırmış; bu durum finansal rapor ve tablolarda belirli bir standardın uygulanmasını, tablo ve raporların şeffaf, anlaşılabilir ve karşılaştırılabilir olmasını zorunlu kılmıştır. Tüm dünyada kabul edilecek ve uygulanabilecek temel muhasebe standartları olan Uluslararası Muhasebe Standartlarını yayınlaması ile uygulanan standartların yakınlaştırarak finansal tabloların karşılaştırılabilir olmasına olanak sağlama amacındaki Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesi (IASC) 1973'te oluşturulmuş ve 2000 yılına kadar görev yapan IASC tarafından yayınlanan standartlar Uluslararası Muhasebe Standartları (UMS) olarak adlandırılmıştır. 2000 yılı ile görevin Uluslararası Muhasebe Standartları Kurulu (IASB)'na devri ile beraber, IASB tarafından yayınlanan standartlar Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) adı almıştır. 2002'de Avrupa Birliği'nin 2005 itibari ile mali tablolarını uluslararası muhasebe standartlarına uygun hazırlaması kararını alması ardından Türkiye de UFRS'ler ile uyum çalışmalarına başlamış, yeni TTK'nın yürürlüğe girmesi ardından Türkiye Muhasebe Standartları, Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının birebir çevirisi olarak, Kamu Gözetim Kurumu tarafından yayınlanmaya başlamıştır. Çalışma kapsamında incelenecek TMS 21 Kur Değişimleri Standardı ise kur farkları, yabancı para işlemleri ve yurt dışındaki faaliyetlerle ilgili muhasebe uygulamalarını belirlemek amacıyla yürürlüğe girmiştir. Genel olarak standart yabancı para cinsinden yapılan işlemlerin ve yurtdışındaki işletmelerin finansal tablolara nasıl dâhil edileceğini ve finansal tablolarda kullanılan para birimine nasıl çevrileceğini göstermektedir. Çalışma 4 temel bölümden oluşmaktadır. Buna göre birinci bölümde Uluslararası Muhasebe Standartları ve Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili genel bir literatür taraması gerçekleştirecektir. İkinci bölümde kur farklılıklarının muhasebeleştirilmesi ve Türk mevzuat sisteminde kur farkları ile ilgili işlemler ve üçüncü bölümde Kur Değişiminin Etkileri Standardı değerlendirilecektir. Son olarak temel inceleme alanımızı oluşturduğu üzere dördüncü bölümde Standart kapsamında kur farklarının raporlanmasına ilişkin bir örnek uygulamaya yer verilecektir. Anahtar Kelimeler: Uluslararası muhasebe, mali muhasebe, uluslararası muhasebe standartları, döviz kuru uluslararası muhasebeMaster Thesis Paylaşılan Liderlik Teorisi: Sosyal Ağ Teorisinde Ağ Yeniliğine Yönelik Paylaşılan Liderlik Boyutlarının İncelenmesi(2021) Maaroof, Aymen Nıhro Maaroof; Tuzlukaya, ŞuleÇalışmanın amacı, sosyal ağ teorisindeki paylaşılan liderlik boyutlarını ağ yeniliğine doğru incelemek ve incelemektir. Bu çalışma, paylaşılan liderlik teorisini ve sosyal ağ teorisindeki boyutlarını görselleştirir. Boyutların rolleri yalnızca paylaşılan liderlikte değil, aynı zamanda sosyal ağ teorisinde de çok önemlidir. Boyutlar 1) görev koordinasyonu 2) kişisel destek ve 3) bilgi paylaşımıdır. Boyutlar, sosyal ağ teorisindeki ağ yeniliğinin özellikleridir. Karmaşık liderlik teorisi, paylaşılan liderliğin kökü ve kökenidir. Paylaşılan liderlik, karmaşık liderlik teorisindeki pencerelerden biridir. Karmaşık liderlik teorisi, paylaşılan liderlik hakkında net bir vizyon sağlamak için tartışılmıştır. Sonuçlar sosyal ağ analizi UCINET yazılımı kullanılarak bulundu. Sosyal ağ analizi, bu evrendeki örneklerden veri toplamak için geleneksel bir yaklaşım ve metodoloji değil, sınırlı örneklemlerde ( 98 katılımcılar) ağdaki her boyuta (değişkene) göre veri toplamak ve üyeler arasındaki ilişkileri anlamak içindir. Sonuçlar bulundu ve her ağ için yoğunluğun düşük olması dışında çalışmayı destekliyor, ancak her ağ için küme yoğunluğu yüksek. Bu durum, kümeler inovasyon ağına katıldığı için olumsuz bir sonuç olarak tanımlanamaz. Ancak, tüm ağı yenileyen kümelerden desteklendiği için olumsuz açıklama olmaksızın düşük yoğunluk olarak tanımlanabilir. Her boyut, istatistiksel açıklamasını, ağ modelini ve zayıf ve güçlü bağlarını temsil eder. Görev koordinasyonu, kişisel destek ve bilgi paylaşımı, istatistiksel açıklama, ağ yapısı ve zayıf ve güçlü bağlarla tartışıldı ve incelendi. Daha fazla ayrıntı ilgili bölümlerde tartışıldı.
