Search Results

Now showing 1 - 7 of 7
  • Master Thesis
    Gıda Sektöründe Çalışanların Motivasyonunu Etkileyen Faktörler: Ankara-diyarbakır Örneği
    (2020) Atalay, Ecem; Bircan, İsmail
    Günümüzde rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı piyasalarda, işletme veya kurumların amaçlarına ulaşmasını sağlayan en önemli faktör insan kaynaklarıdır. Örgüt yöneticileri, insan kaynaklarının etkili ve verimli bir şekilde çalışmasını sağlamak amacıyla örgüt çalışanlarını motive etmelidirler. Çalışanların motivasyonunun sağlanması için; yöneticiler, çalışanlarının istek ve ihtiyaçlarını gidermeli ve onlara uygun çalışma ortamları sağlamalıdırlar. Bu çalışmanın amacı; ankete katılan gıda sektörü çalışanlarının cinsiyet, yaş ve gelir düzeyi gibi demografik özelliklerinin motivasyonu etkileyen faktörlerle ile olan ilişkilerinin belirlenmesini sağlamaktır. Bunun yanında bir de; müşterilerin tutum ve davranışlarının gıda sektöründe çalışanların motivasyonu üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırmanın evrenini Ankara ve Diyarbakır illerinde bulunan ve gıda sektöründe faaliyet gösteren 36 kurumun çalışanları oluşturmaktadır. Anket uygulanan toplam 200 çalışan ise, araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır ve katılımcılara yüz yüze anket uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler IBM SPSS Statistics programı yardımıyla analiz edilmiştir. Analizlerin sonuçları yorumlanmış ve katılımcıların motivasyonlarını etkileyen faktörlerin demografik özelliklerine göre farklılık gösterebileceği kanısına varılmıştır.
  • Master Thesis
    Performansa Dayalı Ücret Sisteminin İşgören Motivasyonuna Etkisi
    (2012) Bolat, Gülşen; Tan, Ayhan
    Kurumun performansını artırmak için çalışanların performansını çoğunlukla mali motive edicilerle artırmaya yönelik bir sistem olarak performansa dayalı ücretlendirme sisteminin kamu yönetimlerinde kullanılmaya başladığı görülmektedir. Bu sistemin kendine özgü güçlü ve zayıf yönleri bulunmaktadır. Performans kriterleri, bilimsel ve objektif olarak belirlenip yeterli mali imkânlarla desteklendiğinde sistemin hedeflere maksimum seviyelerde ulaştığı söylenebilir.Motivasyon, örgütün ve bireylerin ihtiyaçlarının tatminle sonuçlanacağı bir iş ortamını oluşturarak bireyin harekete geçmesi için etkilenmesi ve isteklendirilmesi sürecidir. Özellikle, ileri sanayi toplumlarında otomasyona kayılması ve kitle üretimine gidilmesi işçinin işinden elde edeceği tatmini daha da azaltıcı bir rol oynamıştır. Motivasyon tekniklerinin devreye sokulmasında varılmak istenen en önemli amaç, işgörenlerde daha çok çalışma istek ve arzusu yaratabilecek faktörleri bularak, onların gereksinimlerini elverdiğince doyurmak ve her gün işbaşı yapılırken istekle gelip, istekle çalışmalarını sağlamaktır.Bu çalışmada, Aydın ili Söke Fehime-Faik Kocagöz Devlet Hastanesinde çalışan işgörenlerin performansa dayalı ücretlendirme sisteminden hangi yönde ve ne derece motive olduklarının araştırılması amaçlanmıştır. Yapılan araştırmada öncelikle literatür taraması yapılmış, derlenen bilgiler doğrultusunda anket soruları hazırlanmıştır. Bu anket formu adı geçen hastanede çalışan 275 kişi tarafından doldurulmuş ve veri tabanı oluşturulmuştur. Elde edilen bilgileri çözümlemede, Statistical Package for Science for Windows 11.0 (SPSSWIN) paket programı kullanılmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin analizinde; frekans dağılımları, aritmetik ortalama, standart sapma ve varyans analizi (ANOVA) teknikleri kullanılmıştır.Anahtar Sözcükler: Performans, Performansa Dayalı Ücret, Motivasyon
  • Master Thesis
    İşletmelerde Performans Değerlendirme Yönetim Sistemi; Ankara Mobilya Sektöründe Voga ve Adore Firmaları Örneği
    (2017) Göncü, Ebru; Bircan, İsmail
    Küreselleşen, değişen, gelişen, iletişim ve etkileşim halindeki dünyamızın, etki ettiği en önemli alanlarından biri de insan kaynaklarıdır. Bu etkileşim, dolayısıyla insan kaynaklarındaki yönetim şekillerine, işletmelerin içerisindeki performans değerlendirmelerinin gerekliliklerine yol açar. Performans değerlendirme de, geçmiş verilerden yararlanılarak geleceğe yönelik değerlendirmeler yapılacağı için, hem işletme yöneticileri hem de diğer çalışanlar açısından önem taşımaktadır. ''İşletmelerde performans değerlendirme yönetim sistemi; Ankara mobilya sektöründe Voga ve Adore firmaları örneği'' başlıklı çalışma da Mobilya sektöründe, performans değerlendirme süreçleri teoride ön görülen şekliyle yapılmakta mıdır? Ve bu faaliyetlerin kurum mensuplarının üzerindeki etkileri, bu konuya ilişkin tutumları araştırılmıştır. Ankara mobilya sektöründe Voga ve Adore firmaları örneği üzerinden gidilerek, Mobilya sektöründe kalite odaklı performans değerlendirme süreçleri; cinsiyete, yaşa, eğitime, mesleki deneyimine, iş konumuna göre farklı algılanmakta mıdır? Sorularının cevapları saptanmaya çalışılmış, bu kurumlarda anket çalışması, Likert ölçeği kullanılarak yapılmıştır. Anket sonuçları SPSS programı ile analiz edilmiş ve sonuçlara yönelik yorumlarda bulunulmuştur. Çalışma sonuçlarından yola çıkılarak kurum içerisinde performans değerlendirme sisteminin önemi ve çalışan mensuplara etkileri ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Performans, Performans değerlendirme yönetim sistemi.
  • Doctoral Thesis
    İlgili Muhasebe Teknikleri Açısından Kurumsal Yönetim ve Risk Yönetiminin Türkiye'de İslami Bankalar ve Geleneksel Bankaların Performans Üzerine Etkisi
    (2021) Alrujoubı, Adnan Mohammed Husayn; Büyükmirza, Hüseyin Kamil
    Alrujoubi, Adnan. İlgili muhasebe teknikleri açısından kurumsal yönetim ve risk yönetiminin tyürkiye'de islami bankalar ve geleneksel bankaların performans üzerine etkisi, Doktora Tezi, Ankara, 2021. Bu çalışmanın en temel amacı Türkiye'de İslami bankalar (İB) ile geleneksel bankaların (GB) performanslarını etkileyen değişkenler arasında regresyon analizi yaparak iki banka türü arasındaki korelasyonları belirlemektir. Çalışmanın diğer önemli amacı ise CAMELS modeli kullanmak sureti ile bu banka türlerinin performanslarını karşılaştırmaktır. Bu çalışmanın önemi, banka performanslarının çok geniş kapsamlı kitleleri etkiliyor olmasından kaynaklanmaktadır. Takip eden kısımda araştırmanın ana başlıkları yer almaktadır: 1) Kurumsal yönetişim (KY), risk yönetimi (RY) ile ilgili teorilerin çoğu, iyi KY ve RY uygulamak için fikir birliğine sahip olan ve performans üzerinde mükemmel faydalar sağlayacak olan ekonomik teorilerdir. 2) Türk bankacılık sisteminin temel sorunları bankacılık sektöründe yabancı sermayeye bağımlılık, likidite krizleri ve faiz oranlarının hükümet kurallarıyla değişmesi nedeniyle yerel para birimi enflasyonu olarak sıralanabilir. 3) IB ve GB'ler arasındaki temel farklılık faiz oranlarıdır. Bunun sebebi İslami mevzuatın kullanımıdır. Bu farklılığı ikame etmek için Kar-Zarar Paylaşım (KZP) araçları kullanılmaktadır. Bu nedenle, onları karşılaştırmamız halinde sonuçlarda farklılık beklenir. Çalışma verileri Türkiye Bankalar Birliği'nin internet sitesinden elde edilmiştir. Üç İslami banka ve 19 mevduat bankası çalışmaya dahil edilmiştir. Korelasyonları belirlemek için SPSS programı ve 2010-2017 yıllarına ait panel verileri kullanılmıştır. Tüm hipotezler kabul edildiğinde, IB'lerin performansının genel olarak daha sağlıklı olduğu gösterilmiştir, bu bulgular IB'lerin geleceğinin muadil GB'lere kıyasla hala sağlam bir proje umudu verdiğini düşündürmektedir.
  • Master Thesis
    İşletmelerde Başarı Ölçüm Teknikleri ve Otomotiv Sektöründeki Bir İşletmeye Balanced Scorecard (kurumsal Karne) Uygulaması
    (2021) Yücel, Hande; Üner, Mehmet Mithat; Üner, Mehmet Mithat; Üner, Mehmet Mithat; Business; Business
    İşletmelerde yöneticiler, astlarının başarılarını (performanslarını) izlemek ve değerlendirmek zorundadırlar. Bu değerlendirmeler tamamen nesnel kritelere dayalı şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Öznel yargılara dayandırılan değerlendirmeler, personel ve yönetim arasında olumlu ilişkilerin korunmasını, geliştirilmesini engellemektedir. Performans, işletmelerin ulaşmak istediğin yere gelebilmek için gösterdiği başarı seviyesi olarak değerlendirilir. İşletmeler belirli periyotlarla çalışanlarının performanslarını ölçmek için performans ölçme yöntemlerinden faydalanırlar. Bu bağlamda geleneksel yöntemler yerine modern yöntem tercih edilmektedir. Balanced Scorecard (Kurumsal Karne) finansal veriler ile birlikte, finansal olmayan öğrenme ve gelişmeyi, firma içi süreçleri ve en önemlisi müşteri boyutları temel alan; bu boyutlarla performans bileşenini ölçüp, aralarındaki dengeyi sağlayan performans ölçüm sistemidir. Çalışma da performans, performansın özellikleri, performans değerlemenin amaçları, performansın boyutları, performans ölçümü, tarihsel gelişimi ve klasik performans ölçüm sistemlerinde kullanılan analizler ve modern performans ölçüm avantajları, özellikleri, amaçları, avantajları, boyutları hakkında açıklamalar yapılmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde kullanılan yöntem mülakat yöntemi ve nitel araştırma yönetimi kullanılmıştır. Ankara ilinde bulunan otomotiv işletmesinde servis, satış ve yedek parça departmanlarından sorumlu 3 müdür, kaporta ve boya departmanından sorumlu 1 şef bulunmaktadır. Şirket ile ilgili tüm bilgilerin iletildiği genel müdür ile görüşülerek işletmenin Balanced Scorecarad (Kurumsal Karne)'ı oluşturulmuştur. Oluşturulmuş olan Balanced Scorecard (Kurumsal Karne) ile işletmenin performansı tüm boyutları ile birlikte değerlendirilebilmektedir. İşletmenin Balanced Scorecard (Kurumsal Karne)'a karşılık belirlenen kriterlere bakıldığında finansal, müşteri, öğrenme ve gelişme boyutlarında hedeflenen oranlara ulaştığını görmekteyiz. Fakat firma içi süreçler boyutunda hedeflenen oranlara ulaşılamadığını görmekteyiz. Genel anlamda bakıldığında firmanın başarılı olduğunu söylemek mümkündür. Anahtar kelimeler Balanced Scorecard (Kurumsal Karne), Performans, COVİD-19
  • Master Thesis
    Yalın Uygulamaların İşlevsel Performans Üzerindeki Etkisi: Ürdün İlaç Şirketlerinin Deneysel Bir Çalışması
    (2019) Eneım, Muntasır; Erkan, Turan Erman
    Bu çalışmanın temel amacı, yalın uygulamaların Ürdün ilaç şirketlerinin işlevsel performansı üzerindeki etkisini incelemektir. Yalın uygulamalar, maliyet ve atıkları azaltarak işlevsel verimlilik elde etmek, yüksek kaliteli ürünler üretmek ve müşteri memnuniyetini sağlamak için kullanılan yöntemlerdir. Bu bağlamda gerçekleştirilen bu tez çalışmasının amacına ulaşmak için, sorgulayıcı bir yöntem benimsenmiştir . Bu yöntemdeki birincil veriler, Ürdün ilaç şirketlerinde çalışan 118 personelden toplanmıştır. Ayrıca yalın uygulama ve işlevsel performans arasındaki ilişkiyi araştırmak için çoklu doğrusal regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın bulguları, tam zamanında üç yalın uygulamanın, toplam kalite yönetiminin ve toplam üretken bakımın işlevsel performansla pozitif ve anlamlı bir ilişkiye sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bu çalışmanın bulguları yalın uygulamaların Ürdün ilaç şirketlerinin işlevsel performansını iyileştirdiğini göstermektedir. Bununla beraber, sonuçlar toplam kalite yönetiminin işlevsel performans ile güçlü bir öneme sahip olduğunu gösterirken, toplam üretken bakım ve tam zamanında toplam kalite yönetimine kıyasla daha az önemi olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: yalın üretim, tam zamanında, toplam kalite yönetimi, toplam üretken bakım, işletme performansı.
  • Doctoral Thesis
    Çoğunluk doğrudan yatırım kararlarının performans üzerine etkisi: OECD konaklama endüstrisi örneği
    (2021) Erdal, Fehmi Buğra; Test, Test; Üner, Mehmet Mithat
    Bu çalışma doğrudan yabancı yatırım teorilerinden biri olan Eklektik Paradigma'yı (OLI Modeli) açıklamakta ve paradigmanın unsurlarından bir tanesi olan sahiplik üstünlüğünün, OECD'de bulunan oteller ve benzeri konaklama faaliyeti gösteren (NACE=5510) işletmelerin performansına etkisini ölçmektedir. Çalışmada, OECD ülkelerinde bulunan otel ve benzeri 105 konaklama işletmelerinin verileri ile kurulan model, panel veri yöntemi ile incelenmiştir. Model ilk olarak OECD ülkesinde faaliyet gösteren 73 şirketin 10 yıllık verisi (2010-2019) ile incelenmiş ardından modele Türkiye eklenerek 4 yıllık (2015-2018) veri ile tekrar incelenmiş ve sonuçlar ayrı ayrı açıklanmıştır. Çalışmanın sonucunda ilk olarak, OECD ülkelerinde faaliyet gösteren otel ve benzeri konaklama yerlerinde sahiplik avantajının işletme performansı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Analiz sonuçları bu işletmeler için her iki modelde de işletme büyüklüğünün performansa etkisi olmadığını ortaya koyarken, maddi olmayan duran varlıkların performansa etkisini ortaya koymuştur. Birinci modelde çalışan başına ciro performans ilişkisi anlamsız çıkarken bu değişken ikinci modelde anlamlı çıkmıştır. Yine bu işletmeler için birinci modelde uluslararası ortaklık payının %10 - %50 arasında işletme performansına etki ettiği görülmüştür. Kurulan ikinci modelde bu değişken veri kısıtlılığından dolayı anlamsız çıkmıştır ve modelden dışlanmıştır. Araştırmanın sonuçları kurulan modelin daha da genişletilebileceğine dair kanıtlar sunmaktadır. Veri kısıtlılığı buradaki temel sorun olmaktadır. Kurulan model sahiplik avantajını ölçmek ile beraber Eklektik Paradigma'nın diğer unsurları hakkında bilgi vermemektedir. İlerleyen çalışmalarda model, bu yönde yeniden oluşturularak literatüre katkı vermesi beklenebilir.