2 results
Search Results
Now showing 1 - 2 of 2
Master Thesis Bedensel Bütünlüğün İhlali Halinde Manevi Tazminat Miktarının Belirlenmesi(2020) Yıldırım, Erman; İstemi, MehmetManevi zarar, haksız fiil sonucu bir kişinin kişisel varlığında, şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeyi ifade eder. Manevi zarara konu olan kişisel varlıklardan yaşamı, sağlığı ve bedensel bütünlüğü kişinin maddi kişisel varlıklarını oluşturmaktadır. Kişinin maddi nitelikte olmayan kişisel varlıklarını ise şeref ve haysiyeti, ismi, resmi, sesi, özel alanı, özgürlükleri, iktisadi ve ekonomik varlıkları oluşturmaktadır. Gerek maddi kişisel varlıklara gerek ise maddi nitelikte olmayan kişisel varlıklara saldırı sebebiyle kişilik hakkının ihlal edilmesi halinde ihlal sebebiyle oluşan manevi zararın, zarar veren ya da sorumlu olan kişi tarafından giderilmesi gerekmektedir. Kişinin bedensel bütünlüğü, fiziki bütünlük, ruhsal bütünlük ve sağlığından oluşmaktadır. Bedensel bütünlüğü oluşturan bu unsurlar, haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık sebebiyle ihlal edildiği takdirde, oluşan manevi zararın TBK m. 56 uyarınca hâkim tarafından zarar gören lehine bir miktar para hükmedilerek giderilebileceği düzenlenmiştir. Ayrıca zarar görende ağır bedensel zarar meydana gelmesi veya zarar görenin ölmesi halinde ise yakınlarına da manevi tazminat talep etme hakkı tanınmıştır. TBK m.56'daki düzenlemede hâkimin, manevi tazminat miktarının belirlenmesi aşamasında takdir yetkisini kullanırken somut olayın özelliklerini dikkate alacağı, TMK m.4'deki düzenlemede ise hâkiminin takdir yetkisini kullanırken hukuka ve hakkaniyete uygun karar vereceği belirtilmiştir. Bu düzenlemelerle birlikte Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurul kararlarıyla da manevi tazminat miktarının belirlenmesinde hâkimin göz önünde bulundurabileceği somut kriterler yaratılma yoluna gidilmiştir. Böylelikle hâkim, bedensel bütünlüğün ihlali halinde oluşan manevi zararın telafisi için somut olayın özelliklerine göre, belirlenen kriterler doğrultusunda zarar gören lehine manevi tazminata hükmetmektedir.Master Thesis Yanılanın Tazminat Sorumluluğu(2021) İşçi, Meryem Feride; Kılıçoğlu, Ahmet M.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 35. maddesi yanılanın tazminat sorumluluğunu düzenlemektedir. Bu kapsamda yanılanın tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için öncelikle yanılmanın esaslı olması gerekir. Zira yanılan Türk Borçlar Kanunu 30. maddesi gereğince esaslı yanılma nedeniyle sözleşmeyi iptal edebilir. Ancak yanılan sözleşmeyi iptal edebilme hakkını Türk Borçlar Kanunu'nun 34. maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullanamamaktadır. Esaslı yanılma nedeniyle sözleşmenin iptal edilebilmesi kusur şartına bağlı değildir. Yanılan yanılmasında kusurlu olsa dahi sözleşmeyi iptal edebilir. Bu nedenle karşı tarafın sözleşmenin geçerli olarak kurulacağına olan haklı güveninin korunabilmesi için yanılanın tazminat sorumluluğu kanunda düzenlemiştir. Yanılanın tazminat sorumluluğu bir culpa in contrahendo sorumluluğu olup bu sorumluluk güven sorumluluğunun sözleşme öncesindeki görünümünü oluşturmaktadır. Yanılanın tazminat sorumluluğu bir kusur sorumluluğudur. Bu anlamda yanılanın tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için yanılanın yanılmasında kusurlu olması ve Türk Borçlar Kanunu 35. maddesinde belirtilen diğer şartların bulunması gerekir. Yanılanın tazminat sorumluluğunun kapsamında kural olarak menfi zarar bulunmakta olup istisnai olarak müspet zarar da tazmin edilebilmektedir. Yanılanın tazminat sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümleri doğrultusunda sorumsuzluk anlaşmasıyla sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir. Yanılanın tazminat sorumluluğuna ilişkin hükümlerin Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen bazı kurumların hükümleriyle yarışması da mümkündür. Anahtar Sözcükler: Yanılma, İrade bozukluğu, Culpa in contrahendo, Tazminat Sorumluluğu, Borçlar Hukuku
