Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Master Thesis
    Ticaret Yapmaktan Yasaklananlar ile Buna Bağlanan Hüküm ve Sonuçlar
    (2020) Varış, Nazlı Can; Yongalık, Aynur
    Türk hukukunda ticaret, üretim, tüketim ve bu faaliyet arasında gelişen her türlü değişimi ifade eder. Ticaret yapmak ise bu süreçte rol almaktır. Bazı kişilerin Türk Ticaret Kanunu'nun 14. maddesinde yer alan durumlardan biri nedeniyle; kişisel durumları, yaptıkları işin niteliği veya görev ve meslekleri dolayısıyla ya da haklarında çıkan bir yargı kararı neticesinde; ticaret yapmaları yasaklanmıştır. Bunun dışında bazı kişi veya işletmelerin bir ticari faaliyete girişebilmeleri için, resmi bir makamın ya da bir kişinin izninin gerektiği haller de mevcuttur. Bu izin veya onay alınmadan bu tür faaliyetlerle uğraşılması da yasaktır. Ticaret yapma yasakları Türk Ticaret Kanunu'nun 14. maddesinde genel olarak belirtilmiştir. Maddenin, kanun sistematiğine bakıldığında, yalnız gerçek kişi tacirleri kapsadığı görülmektedir. Bu nedenle, 14. maddede yer alan ticaret yapma yasakları ve yasağa aykırı davranışların sonuçları hakkında tüzel kişiler dışarıda kalmaktadır. Gerçek kişi tacir ise bir ticari işletmeyi, kısmen bile olsa kendi adına işleten kişidir. Türk Ticaret Kanunu'nun büyük kısmına temel teşkil eden ticari işletme kavramı, Türk Ticaret Kanunu'nun 14. maddesinin de temelini oluşturmuştur. Bu madde, hakkındaki yasağa rağmen ticari işletme işleten kişiyi tacir saymış; ceza ve disiplin sorumluluklarını ise saklı tutmuştur. O hâlde hakkındaki yasağa rağmen ticari işletme işleten bir gerçek kişi tacir sayılarak, tacir olmanın tüm olumlu sonuçlarından faydalanabilecek ve olumsuz sonuçlarına katlanacaktır. Fakat yasağa aykırı davranış, koruduğu menfaate veya yöneldiği hakka göre, ilgili düzenlemelerde yer alan cezai ve idari sorumlulukları doğuracaktır. Bunun yanında ticari faaliyetler sonucu, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi ile vergi sorumluluğu da meydana gelecektir. Gerçek kişinin tacir sayılması için ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmesi gerekli değildir. Ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işletmesi, tacir sıfatının kazanılması için yeterlidir. Fakat ticaret yapması yasak kişi, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmiş ise bunun sonuçları da somut olaya göre farklılık gösterecektir.
  • Master Thesis
    İlamlı İcrada Taşınmazın Tahliyesi ve Teslimi
    (2018) Esen, Oğuzhan; Kulaksız, Cengiz
    İlâmlı icrada taşınmazın tahliyesi ve teslimi, İcra ve İflas Kanunu'nda 26 ile 29. maddeler arasında düzenlenen bir hukuki kurumdur. Bu takip yolu ile alacaklı, mahkemeden almış olduğu, taşınmazın tahliyesi hakkında lehine bir hüküm içeren ilamı icra dairesine vererek takip talebinde bulunur. İcra dairesi takip talebini aldıktan sonra, ilamda adı geçen taşınmazın tahliyesini ve teslimini emreden bir icra emri düzenleyip bunu taşınmazı elinde tutan borçluya gönderir. Gönderilen icra emrinde borçlunun söz konusu taşınmazı yedi gün içinde tahliye ve teslim etmesi istenir. Borçlu kendisine verilen bu emri tutar ve taşınmazı yedi gün içerisinde tahliye ve teslim ederse ilamlı icra takibi son bulur. Borçlu yedi gün içerisinde taşınmazı tahliye ve teslim etmezse icra memuru tarafından taşınmazdan zorla çıkarılır. Yapılan bu çalışmada amaç, ilamlı icrada taşınmazın tahliyesi ve teslimi kurumunu tüm yönleriyle inceleyerek bu hukuki kurumun açıklanmasına ışık tutmak, aynı zamanda uygulamada ortaya çıkan ve hem alacaklı hem de borçlunun veya üçüncü kişilerin mağduriyetlerine yol açan bazı durumların üzerinde durularak, bu gibi durumların önüne geçilmesi için zorunlu hangi kanuni düzenlemelerin yapılması gerektiğini belirlemektir. Anahtar Sözcükler ilam, icra, taşınmaz, tahliye, teslim
  • Master Thesis
    Medeni Usul Hukuku Bakımından Hekimin Hukuki Sorumluluğu
    (2021) Çetin, Zülal; Kulaksız, Cengiz
    Bu çalışmanın konusunu, 'Medeni Usul Hukuku Bakımından Hekimin Hukuki Sorumluluğu' oluşturmaktadır. Hekimin hatalı tıbbi müdahalesi ve hekimin sorumluluğuna ilişkin maddi hukuk temelli kaynaklara pek çok kez rastlamak mümkündür. Ancak, hatalı tıbbi müdahaleden kaynaklanan zararın tazmini amacıyla açılacak olan bir tazminat davasında yaşanacak olası usuli problemler hakkında yapılan çalışmaların az olması, çalışma konumuzu belirlemede en önemli etken olmuştur. Hastanın, sağlığının iyiye gitmesi için maruz kaldığı tıbbi müdahale sonrasında zarar görme ihtimali vardır. Bu zararın tazmin edilmesi için ise hekime karşı dava açması gerekir. Çalışmamızda bu davanın açılmasından önce ve dava açıldıktan sonra karşılaşılacak muhtemel usuli problemlere ve bu problemlerin çözümü hakkında yapılan tartışmalara değinilmek istenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde tıp hukukuna ilişkin kavramlar ile, Türk Borçlar Kanuna göre hekimin sorumluluğunun kaynakları incelenmiştir. Sonraki bölümlerde ise, usul hukukuna ilişkin olmak üzere, yetki, görev, davanın türü, taraflar ve buna ilişkin tartışmalı noktalar, ispat ve ispata yönelik teori ve uygulamada getirilmeye çalışılan kolaylıklar ve alternatif uyuşmazlık çözüm yolları gibi konulara yer verilmiştir.