16 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 16
Doctoral Thesis Yazılım Geliştirme Organizasyonlarında Devops Uyumluluğu Üzerine Bir İnceleme: Kalite, Verimlilik ve Güvenlik Perspektifi(2023) Otaıwı, Zıadoon Abdullah; Yazıcı, Ali; Yazıcı, Ali; Yazıcı, Ali; Mıshra, Alok; Software Engineering; Software EngineeringGünümüzde birçok yazılım kuruluşu, yüksek kaliteli, güvenilir yazılımları hızla geliştirmek ve sunmak için birbiriyle rekabet etmekte. Son zamanlarda birçok yazılım firması, bir Geliştirme (Dev) ve Operasyon (Ops) metodolojisi olarak, DevOps'u tercih etmeye ve bu metodolojiyi sistem geliştirme yöntemi olarak projelerine uyarlamaya başlamışlardır. Bununla birlikte, güvenilir ve konuşlandırılabilir uygulamalar tasarlamak için yeni araçlar, teknolojiler, yöntemler, kültür ve deneyimli çalışma ekipleri gerektirdiğinden, yazılım endüstrisinin DevOps adaptasyonunda bir takım zorluklarla karşılaştığı bilnmektedir. DevOps'u çevreleyen mevcut akademik araştırmaların çoğu, bu yeni metodolojiye nasıl uyum sağlanacağına ve kuruluştaki performansın nasıl iyileştirileceğine ilişkin yanıtlar aramaktadır. Bunun içinde, hız, kalite ve üretkenlik konularına odaklanılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu çalışma, kuruluşlarda DevOps metodolojisinin uygulanmasında kalite, üretkenlik ve güvenlik konularıyla ilgili araştırma boşluklarını doldurmak için ampirik bir çalışma yürütmeyi amaçlamaktadır. Bu nicel çalışma sonucunda, CALMS (Kültür, Otomasyon, Yalın, Ölçüm ve Paylaşım) çerçevesine göre DevOps benimsendiğinde yazılım kalitesinin, üretkenliğin ve güvenliğin arttığını gözlemlenmiştir. Ancak, toplanan nicel verilere göre, DevOps benimsendiğinde güvenlik üzerinde bazı zorluklar ve olumsuz etkilerin söz konusu olduğu da belirlenmiştir. Bu çalışmada ayrıca, kuruluşlarda DevOps'un adaptasyonunu kolaylaştırmak için en iyi uygulamaları ve önerileri kullanarak geliştirilen bir model önerisi yapılmıştır.Master Thesis Selenıum Aracılığı ile Yapılan Test Otomasyonlarının Yatırım Getirisi(2020) Ateşoğulları, Dilara; Yazıcı, AliYazılım testine yönelik birden fazla yaklaşım vardır. Bu yaklaşımlardan biri olan otomasyon testlerinin konusu teori ve pratikte farklılıklar göstermektedir. Hangi otomasyon testinin elimizdeki projeye uygun olduğunu saptamak için Yatırım Getirisi (YG) hesaplamaları kullanılmalı ve üzerine karar vermelidir. Bu çalışmada, sunucu otomasyonuna uygun test çalışmalarının manevrası ve otomatik test sonuçları belirli bir formüle göre hesaplanmıştır. Bu hesaplamanın bir sonucu olarak, amaç seçilen otomasyon testlerinin Yatırımın iadesi için uygun olduğuna emin olmaktır. Tüm bunlar ışığında, bu çalışmanın ana konusu, otomasyon testleri açısından yatırım getirisi çalışmaları yapmaktır.Doctoral Thesis Bulut Hesaplama Yapısı ile Çevik Yazılım Bakımı ve Geliştirmesi(2023) Almashhadanı, Mohammed; Yazıcı, Ali; Mıshra, AlokÇevik yöntemler şelale, prototipleme, spiral ve diğer geleneksel yazılım metodolojilerinin karşılaştığı sorunları önlemek amacı ile ortaya atılmıştır. Yapılan birçok akademik çalışmada çevik yöntemlerin yazılım geliştirmedeki yararlarını gösteren farklı özellikleri ve yönleri işlenmiştir. Bununla birlikte, birçok çalışmada bulut ortamında da çevik yaklaşımın yararlı olacğını gösteren yeni yapılar önerilmektedir. Mevcut çalışmalar bulutta çevik adaptif geliştirme üzerine yoğunlaşırken, bakım sürecinin çevik yaşam döngüsüne kapsamlı olarak katılmadığı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, bulut ortamında çevik yazılım bakımı ve geliştirmesi için bakım süreçlerinde kullanılmak üzere yeni bir Bulut Hesaplama Yapısı (ASMDCC) önermektir. Bu yapı üzerinde yapılan vaka çalışması bulguları, çevik yaklaşımla bulut kombinasyonunun geleneksel yazılım bakımında karşılaşılan başlıca sorunları çözebileceğini ve bu yaklaşımın küresel/dağıtılmış yazılım bakımındaki rolünü önemli kıldığını ortaya koymuştur. Ayrıca, Bulut Bilişim hizmetlerinin yazılım bakımını çözmede hayati bir rol oynadığı gösterilmiştir. Son olarak, sonuçlar, önerilen yapının kullanılmasının, yönetim, altyapı, işbirliği ve şeffaflık ile ilgili geleneksel ortama kıyasla bakım ekibinin karşılaştığı zorlukları iyileştirdiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Yazılım Bakımı, Çevik Yöntemler, Bulut Bilişim, Küresel ÇevreDoctoral Thesis Araştırma Tabanlı Yazılım Projeleri için Yeni Bir Yazılım Geliştirme Metodolojisi(2019) Cereci, İbrahim; Karakaya, ZiyaOrta ve büyük ölçekli yazılım geliştirme projeleri genellikle bir çok takım üyesi tarafından birlikte geliştirilirler. Takım üyelerinin koordine edilmesi, grup için uygun geliştirme yöntemleri kullanılması ve grubun yazılım geliştirme sürecinin kontrolü zor problemlerdir. Yazılım geliştirme metotları yoğunlukla bu zor problemlerin çözümü için kullanılmaktadırlar. Var olan yazılım geliştirme metotları her ne kadar endüstrinin ihtiyaçlarını karşılasalar dahi, akademisyenler tarafından üniversitelerde yürütülen araştırma tabanlı yazılım geliştirme proje ihtiyaçlarını sağlamaya yönelik değillerdir. Bu çalışmada; araştırma tabanlı yazılım projeleri için yeni bir metotun gerekli olduğunu ortaya koymak adına, bu alanda çalışan kişilerin ihtiyaçları ve üstün yöntemleri nitel bir çalışma ile toplanıp, toplanan veriler ışığında da, araştırma tabanlı yazılım projeleri için yeni bir yazılım geliştirme metotu sunulmuştur. Önerilen metot alan uzmanlarının sağladığı uzman görüşleri ile değerlendirilip araştırma tabanlı yazılım projeleri için uygun bulunmuştur. Çalışma sırasında toplanmış olan alan problemleri ve üstün yöntemler, araştırma tabanlı yazılım projelerinde yer almak isteyen proje yöneticileri, takım üyeleri, üniversiteler ve destekleyici kurumlara öneriler olarak bir çerçevede sunulmuştur. Bu öneriler kullanılarak ilerde gerçekleştirilecek olan benzeri projelerin verimlilikleri artırılabilir.Doctoral Thesis Derin Öğrenme ve Anlamsal Ağ Teknolojilerini Kullanarak Görüntü Açıklaması(2021) Sezen, Arda; Turhan, Çiğdem; Şengül, GökhanBu tezde, görüntü açıklama alanında görüntü tanımı çıkarımını içeren bilişsel görev için hibrit bir çözüm önerilmektedir. Sinir Ağları ile ilgili önceki çalışmalar çoğunlukla doğru etiketleri seçmeye ve/veya bir resmi tasvir etmek için ilgili etiketlerin sayısını artırmaya odaklandı. Ancak, bir resmi tanımlamak için bir dizi ilgili etiket oluşturmak ve bu resmi cümleler yoluyla tasvir etmek yapısal, sözdizimsel ve anlamsal olarak tamamen farklı olgulardır. Bu çalışmada spor alanındaki görüntülerin kontrollü bir ortamda doğal dil tanımlarını oluşturan bir çerçeve sunulmaktadır. Yaklaşımımız, görüntülerin cümle açıklamalarını oluşturmak için Yapay Zeka ve Ontolojilerden yararlanmaktadır. Geliştirilen çerçeve, derin öğrenme modellerinin ve ontoloji sınıflarının örneklerinden türetilen hizalı açıklama sonuçlarının yeni bir kombinasyonunu sunmaktadır.Doctoral Thesis Çalışma belleği kapasitesinin karmaşık yazılım modellerini anlamaya etkisinin araştırılması(2021) Sözen, Nergiz; Say, Bilge; Kılıç, ÖzkanÇalışma belleği kapasitesi, problem çözme, okuma, anlama, öğrenme ve dil yeteneği geliştirme gibi bilişsel olarak zorlayıcı konulardaki performansa olan etkisi açısından literatürde önemli bir konu olarak ele alınmaktadır. Çalışma belleği kapasitesini geliştirmek için kullanılan çalışma belleği egzersizlerinin bu bilişsel olarak zorlayıcı konularda kişinin performansına pozitif etki sağladığını gösteren pek çok çalışma mevcuttur. Çalışma belleği egzersizleri ile kazanılan yeteneğin, bu egzersizden tamamen farklı ama yine bilişsel olarak zorlayıcı ve çalışma belleğinin aktif olarak kullanıldığı yeteneklere transfer edilebildiği gözlemlenmiştir. Pek çok konuda ve alanda araştırılan çalışma belleği kapasitesinin etkilerinin, yazılım mühendisliği alanında çok kullanılan karmaşık modellerin anlaşılırlığına etkisi daha önce hiç çalışılmamış, literatürde bulunmayan bir konu olduğu saptanmıştır. Model güdümlü yazılımın popülerlik kazandığı son dönemde, bu karmaşık modellerin anlaşılırlığı konusu da önem arz etmeye başlamıştır. Karmaşık modellerin anlaşılırlığı da yüksek bilişsel beceri gerektiren bir konudur. Daha sonra uygulamaya geçirilecek ve kodlanacak bir sistemin mimarisini ve işlevini anlamak, sistemin nasıl çalıştığını, verilerin nasıl tutulduğunu, sistemle kimlerin nasıl etkileşim içerisinde olduğunu ve buna dair diğer konuları görsel olarak ifade eden modelleri tam ve doğru olarak anlamak önem arz etmektedir. Bunun yanı sıra tüm iştirakçilerin ve özellikle acemi model tasarımcılarının karmaşık modelleri anlaması, yazılım sürecinin başarılı bir şekilde işlemesi için çok önemlidir. Karmaşık modellerin anlaşılırlığının çeşitli etkenlere bağlı olduğu tartışılmaktadır. Literatürde bu etkenler; modele özgü ve kişiye özgü faktörler olmak üzere iki grup altında toplanmıştır. Bu tezde, kişiye özgü faktörlerden olan çalışma belleği kapasitesinin iş süreci yönetim modellerine ve veri modellerine olan etkisi araştırılmaktadır. Acemi model tasarımcılarının çalışma belleği kapasitesi ile karmaşık model anlaşılırlığı arasındaki ilişkiyi araştırmak için ve buna ek olarak uygun bir çalışma belleği egzersizinin karmaşık model anlaşılırlığına etki edip etmeyeceğini araştırmak için farklı bilgisayar bilimi lisans öğrencileri ile iki deney yapılmıştır. İlk yapılan deneydeki model anlaşılırlığı ve çalışma belleği kapasitesi verilerine ek olarak, bulguları pekiştirmek ve daha iyi yorumlayabilmek için, göz takibi metodu kullanılarak acemi model tasarımcılarının iş süreci modeli anlaşılırlık testi sırasındaki göz hareketleri kaydedilmiş ve çalışma belleği kapasitesi ile model anlaşılırlığı hakkında çeşitli metrikler hesaplanmıştır. İlk deney sonuçlarının detaylı analizi sonucunda elde edilen bulgular gösteriyor ki karmaşık iş süreci modellerinin anlaşılırlığı kişinin çalışma belleği kapasitesi ile ilişkilidir. Göz verileri incelenerek hesaplanan metriklerin analizi sonucunda elde edilen bulgular, çalışma belleği kapasitesi yüksek olan model tasarımcılarının model anlaşılırlık testinde problemleri daha etkili şekilde çözdüklerine işaret etmektedir. Benzer şekilde, çalışma belleği kapasitesi yüksek olan model tasarımcılarının sorulara doğru yanıt vermek için daha motive ve ısrarcı olduğu ortaya çıkmıştır. Genel olarak bakıldığında yüksek çalışma belleği kapasitesi olan model tasarımcılarının model anlaşılırlık test skorlarının ve performanslarının çalışma belleği kapasitesi düşük olanlara kıyasla daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Çalışma belleği kapasitesini arttırmak için tasarlanmış 'ikili n-geri (İng. dual nback)' egzersizinin sonucunda gelişen performansın karmaşık model anlaşılırlığına aktarılıp aktarılamadığını tespit etmek amacıyla ikinci deney yapılmıştır. Bu deneyde aktif kontrol grubu, literatürde bir plasebo egzersiz olarak varsayılan 'görsel arama (İng. visual search)' egzersizini uygularken, deney grubu ise ikili n-geri çalışma belleği egzersizini 7 hafta boyunca uygulamıştır. 7 hafta, 20 oturum süren egzersizlerden hem önce hem de sonra deney katılımcılarının çalışma belleği kapasitesi ve model anlaşılırlık testindeki performansları ölçülmüştür. Deneyde elde edilen verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular göstermiştir ki, ikili n-geri egzersizini 7 hafta boyunca uygulamış model tasarımcılarının karmaşık veri modeli anlaşılırlığı testinin ortalama skorları, görsel arama testi uygulamış olanlara göre daha yüksektir. Grup içi karşılaştırma sonucunda ise, ikili n-geri egzersizini uygulamış olan deney grubunun model anlaşılırlık testi skorları, deneyden önce yapılan teste kıyasla yükselmiş, kontrol grubunda ise egzersiz sonucunda hiçbir artış gözlemlenmemiştir. Her ne kadar karmaşık model anlaşılırlığı skorları üzerinde çalışma belleği kapasitesinin etkisi görülse de çalışma belleği kapasitesi testinin model anlaşılırlık yeteneğine transfer edilebileceğine ve bu yeteneği istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttıracağına dair kesin bir kanıt bulunamamıştır. Bu orijinal tez çalışması, çalışma belleği kapasitesinin karmaşık model anlaşılırlığına olan etkisi ile ilgili ilk bulguları sunması açısından literatüre katkı sağlamaktadır.Master Thesis Havada Kalış Süresi Kısıtlı Seyir Halindeki Gemiye Konuşlu İnsansız Hava Aracının Hedef En Çoklaması(2015) Savuran, Halil; Karakaya, Kasım MuratBu tez seyir halindeki bir gemi üzerine konuşlu, menzil kısıtlı bir insansız hava aracının (İHA) hedef en çoklaması problemi için bir çözüm yaklaşımı önermektedir. Bu problem, Araç Rotalama Probleminin (ARP) menzil kapasitesi ve depo mobilitesi kısıtlarıyla genişletilmesiyle modellenmekte ve bu özgün genişletme çalışma boyunca Kapasite kısıtlı Mobil Depo ARP (K-MoDARP) olarak tanımlanmaktadır. Bu problemin doğasının dikte ettiği özgün çözüm gereksinimi probleme özel kısıtlar için uyarlanmış bir genetik algoritma (GA-KMoD) ile karşılanmaktadır. Tezde, çalışmanın amacı, problem tanımı ve önerilen çözümün geliştirme ve uygulaması anlatılmıştır. Ayrıca, önerilen GA-KMoD'un performansı farklı problem kıstasları için yoğun benzetim testleri vasıtasıyla değerlendirilmiştir. GA-KMoD'un ürettiği rotaların kalitesi alternatif yöntemlerle üretilen sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Deneysel sonuçlar, önerilen çözüm yönteminin alternatif yöntemlere göre olan üstünlüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır.Master Thesis Onlıne dijital kütüphane: Önerilen bir uygulama platformu My Library(2016) Emusatar, Izdhar; Ertürk, Korhan LeventKütüphane ve bilgi merkezleri, sürekli değişmeler ve birbirini izleyen gelişmeler ile karakterize edilirler. Bu değişim ve gelişmelerden en fazla öne çıkanı ise yeni bilgi ve iletişim gelişmelerinin kaçınılmaz bir sonucu olan dijital kütüphanenin ortaya çıkmasıdır. Dijital kütüphanenin ortaya çıkışı, depolama ile bilgi işleme araçlarında ve de bunları ileten ortamlarda radikal değişikliklere yol açmıştır. Ayrıca, ortaya çıkan bu durum bilginin düzenlenmesi ile alınıp verilmesi şekillerinde değişikliklere de sahiptir. Bu yüzden bu durum, yararlanıcılara uygun ve gelişmiş bilgi servislerini sağlamada olumlu etkilere sahiptir. Bunun yanı sıra, dijital kütüphaneler kullanıcılara, kütüphanecilere ve benzeri yayıncılara verdiği hizmetlerin önemini arttıran dijital kütüphanelerin özelliklerine göre geleneksel kütüphaneler ile sağlanması mümkün olmayan hizmetleri vermektedir. Çalışma, araştırma sonuçları ile konsept, gelişim, önem açısından dijital kütüphaneler hakkındaki tartışmayı, dijital kütüphanelere dönüşüm için temel kapsamları ve adımları, sunulan hizmetleri, dijital kütüphanecinin rolü ile yeteneklerini, akademik toplumun bilgi ihtiyacını karşılamak ve eğitim sürecini desteklemek için optimal bir dijital kütüphane oluşturmak üzere model ortaya koyabilen sonuçlara erişmek amacıyla mevcut dijital kütüphaneler tarafından sağlanan hizmetlerle neredeyse aynı olan hizmetlere sahip kapsamlı bir dijital kütüphane tasarımını ele almaktadır. Çalışma; giriş, dijital kütüphane altyapısı, akademik dijital kütüphanesi oluşturmak için planlama, planlanmış olan My Library (Benim Kütüphanem) projesine genel bir bakış, sonuç ve tartışma olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır.Master Thesis Afrika'da E-devlet Kalkının Karşılaştırmalı Çalışması(2017) El-asheıbı, Nagat; Mıshra, AlokDevletler, politikalarını açıklayabilmek ve etkili olabilmek için, vatandaşlarına hiz-metlerini iyileştirmek, İnternet aracılığıyla onlara ulaşmaya çalışmak için sürekli çaba sarf ediyor. İnternet kanalı vasıtasıyla kamuya açık bilgilerin ve hizmetlerin vatandaşlara iletilmesi e-devlet olarak kabul edilir. E-devlet, vatandaşlara, işletmelere ve kurumlara hizmet etmek için bilgi teknolojisi kullanmaktadır. E-devleti etkileyen çeşitli faktörler var. Araştırmacılar, genel olarak, çeşitli Afrika ülkeleri tarafından yürürlüğe konulan e-devlet çalışmalarını inceledi. Bu çalışmanın amacı, hükümetlerin uygulanması için katkıda bulunan yenilikçi modeller geliştiren kıtada az sayıda girişimi belgeleyerek E-Devlet'in Afrika'daki olanaklarını keşfetmektir. Tezin amacını gerçekleştirmek için, Afrika'daki eski hükümet ve evrim çalışmalarını, farklı Afrika ülkelerinde e-devletin evrimi üzerine tartışmalarla sunuyoruz (Libya, Mısır, Botsvana, Sudan, Güney Afrika, Nijerya, Gambiya, Gana, Uganda, Kenya ve Mauritius).Master Thesis Endüstri 4.0 ile Dijital Dönüşüm: Türkiye Örnek İncelemesi(2019) Elitok, Eda; Karakaya, ZiyaDördüncü sanayi devrimi, Nesnelerin İnterneti (IoT) yada Endüstriyel Nesnelerin İnterneti olarak da bilinen Endüstri 4.0., endüstrileri dünya çapında dönüştürmede büyük bir itici güç haline gelmiştir. Bu hareket başlangıçta Almanya'nın ileri teknoloji imalat endüstrisinin stratejilerinde ortaya çıkmıştır. Endüstri 4.0'a daha geniş bir perspektiften baktığımızda, bulut teknolojisi, nesnelerin interneti, artırılmış gerçeklik, katmanlı üretim, otonom robotlar, simülasyon, sistem entegrasyonu, siber güvenlik ve büyük veri gibi bir dizi kavramı içeren entegre bir süreç görüyoruz. Bu şekilde, geleneksel üretim yöntemleri ve dijital işlemler, üretim için farklı aşamalar ve yöntemler izlenerek gerçekleştirilebilir. Sonuç olarak, hem sosyal hem de ekonomik yaşamları birçok farklı boyutta etkilemesi muhtemel olan tüm bu süreçlerin dijitalleşmesi birçok sektör için kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu tür bir dönüşüme ayak uyduramayan şirketler, talepleri karşılamak için iş süreçlerini yönetmede artan zorluklarla karşılaşabilirler. Bu araştırmada, Dijital Dönüşümün Endüstri 4.0'a doğru bir üretim tesisi üzerindeki olumlu etkilerini analiz etmek ve ilgili dönüşüm sonucunun dinamiklerini açıklamak için bir vaka çalışması yapılmıştır. Ayrıntılı olarak, bir alüminyum üretim tesisinde gerçekleştirilen dijital dönüşüm işlemlerinin hem öncesi hem de sonrası değerlerle karşılaştırılmasıyla, dijital dönüşümün Endüstri 4.0'a doğru seyri ile ilgili bir analiz yapılmıştır. Araştırmada toplanan veriler, IMPULS [1] tarafından sağlanan 'Çevrimiçi Endüstri 4.0 Hazırlık Endeksi' uygulaması kullanılarak ölçümlenmiş ve sonuçlar Eti Alüminyum'un ortalamada beş üzerinden ikinci seviyede olduğunu göstermiştir. Bu sonuç, Eti Alüminyum'un orta düzeyde Endüstri 4.0 aktivitelerini uygulamış olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Dijital Dönüşüm, Endüstri 4.0, Endüstriyel Nesnelerin İnterneti
