38 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 38
Master Thesis Poli (n- Metilanilin) Eklenmiş Gümüş Nanopartiküllerin Antibakteriyel Aktivitesinin Araştırılması(2022) Aldarajı, Mostafa Kamıl Maala; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, Muratİnsanlar, hayvanlar ve mahsuller, belirli bakteri türlerinin neden olduğu birçok hastalıktan muzdarip olabilir. Bu bakterilerin, karşılaşabilecekleri en uygun araçları belirlemek için derinlemesine araştırılması gerekir. Bu bakteri türleri arasında (Escherichia coli) ve (Staphylococcus aureus) bulunur. Gümüş, bakterileri yok edebilecek bazı kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip olduğu için bu bakterilerin yayılmasının tedavisinde kullanılan en önemli mineral elementlerden biridir. Etkinliği incelenen bu özelliklerden biri Nanoteknolojidir. Bunlar 1 ila 100 nanometre arasında değişen parçacıklardır. Bu parçacıkların dış zarlara nüfuz edebildiği ve hücreye girebileceği bulunmuştur. Bunu kullanarak, protein üretimini durdurmak için çalışır ve gümüş nanopartiküller ile bulunan yüksek toksisite nedeniyle canlı hücreyi öldürmeye başlar. Ek olarak, gümüş nanopartiküllere poli (n-metil anilin) ilave edildi. PNMA 0.025 M monomer çözeltisi ile hazırlandı. Elde edilen PNMA kürelerinin boyutu 200-550 nm arasındadır. Poli (N-metil anilin) gümüş nanopartikülleri (PNMA-AGNP'LER) başarıyla hazırlamak için oksidatif kimyasal polimerizasyon ve sıvı emprenye yöntemleri kullanıldı. Elde edilen partikülleri karakterize etmek için SEM, TEM, EDX ve ICP-Oe'ler kullanıldı. Bu bileşiklerin; PNMA ve Ag-Pnma'nın Escherichia coli ve Staphylococcus aureus'a karşı antibakteriyel etkileri incelenmiş ve bu bileşiklerin penisilin/streptomisin ortak antibiyotiği ile etkileri karşılaştırılmıştır.Master Thesis Kemilüminesans Bileşiklerin Sentezi ve Metal İyonu Tanıma ve Kan Tespitinde Kullanımları(2021) Balcı, Burcu; Cihaner, AtillaLüminesan bileşikler, geniş uygulama alanları sebebiyle son zamanlarda büyük önem kazanmıştır. Ayrıca, kemilüminesan bileşikler, yüksek lüminesans hassasiyetlerinden dolayı analitik kimyada birçok çalışmada kullanılmıştır. Bu tezde elektron verici-alıcı-verici yaklaşımı ile, isimleri 5,8-di(furan-2-il)-2,3-dihidroftalazin-1,4-dion (F2B-Lum), 5,8-di(selenofen-2-il)-2,3- dihidroftalazin-1,4-dion (S2B-Lum) ve 5,7-di(selenofen-2-il)-2,3-dihidrotiyeno[3,4-d] piridazin-1,4-dion (S2T-Lum) olan, yeni bir kemilüminesan bileşik serisi sentezlenmiştir. Yapıları NMR, FTIR ve HRMS teknikleri kullanılarak doğrulanmıştır. Daha sonra, alkali çözeltide (0,1 M NaOH(sulu)) bileşiklerin hidrojen peroksit ile farklı metal iyonları, hemin ve kan örnekleri varlığında kemilüminesans tepkimeleri araştırılmış ve sonuçlar luminol ile karşılaştırılmıştır. Beklendiği gibi, bileşiklerin bakır(II), demir(III) iyonlarına ve kana duyarlı olduğu gözlenmiştir. Yeni luminol türevleri olarak ilgili bileşiklerin, adli bilimde kan bulgularının tespiti için potansiyel adaylar olduğu sonucuna kolaylıkla varılabilir. Ek olarak, bileşiklerin bakır(II) iyonuna duyarlılığı, onları analitik uygulamalarda bakır iyonu tanıma için kullanılabilir hale getirmiştir. Ayrıca, bileşiklerin redoks davranışlarını araştırmak için döngülü voltametri tekniği kullanılmış ve tersinmez yükseltgenme sinyalleri göstermişlerdir. Ayrıca bu bileşikler kullanılarak -1.05 V'luk bir dış potansiyel uygulanarak kare dalga potansiyel yöntemi ile reaktif oksijen türleri tespit edilebilmektedir.Son olarak bileşiklerden S2T-Lum elektrokimyasal olarak başarılı bir şekilde polimerleştirilmiştir. İlgili polimer PS2T-Lum, elektroaktif olduğu ve polimerik yapısında kemilüminesan aktif uzantılar taşıdığı için luminol tipi polimerlerin değerli bir üyesi olabilir.Master Thesis Kan İzlerinin Tespiti: Luminol-türü Bir Bileşik Sentezi ve Karakterizasyonu(2021) Kesimal, Büşra; Cihaner, AtillaLuminol başta adli-tıp olmak üzere analitik ölçümler dâhil birçok alanda kullanılan bir bileşiktir. Luminolün birçok alanda kullanılması ve bazı dezavantajlara sahip olması nedeniyle yeni luminol-tipi bileşiklerin sentezlenmesi büyük önem kazanmıştır. Bu tezde piridazin halkası içeren trimerik kemilüminesans 5,8-di(tiyofen-2-il)-2,3-dihidroftalazin-1,4-dion (T2B-Lum) bileşiği üzerinde çalışılmıştır. Sentez ve karakterizasyondan sonra, bileşiğin kemilüminesans tepkimeleri bazik ortamda (0,1 M sodium hidroksit çözeltisinde) farklı yükseltgenler (hidrojen peroksit, potasyum permanganat, potasyum dikromat) ile incelenmiştir. Sonrasında, T2B-Lum'un optiksel özelliği ve hidrojen peroksit ile beraber alkali ortamda farklı metal iyonlarının varlığında kemilüminesans tepkimesi çalışılmıştır. T2B-Lum'un diklorometan içerisinde 262 ve 330 nm'de iki soğurma bandı olup uyarıldığında 495 nm'de yeşil ışık yayar. Luminolün kuantum verimi %100 olarak alındığında diklorometan içerisinde T2B-Lum'un kuantum verimi %15,11 olarak hesaplanmıştır. Diğer bir taraftan, bazı metal katyonlarının, özellikle bakır(II) iyonlarının, kemilüminesans tepkimeyi katalizlediği gözlenmiştir. Ayrıca kemilüminesans ışımanın demir(III) iyonu ile katalizlendiği gözlenmiştir. Bu gözlemden sonra alkali çözeltide T2B-Lum'un hidrojen peroksit ile kemilüminesans davranımları katalizör olarak kullanılan hemin ve kan örneklerinin varlığında çalışılmıştır çünkü bu örnekler demir iyonları içermektedir. Son olarak T2B-Lum'un iyon tanıma özelliği incelenmiştir. Diğer metal katyonları (gümüş(I), kadmiyum(II), kobalt(II), demir(III), lityum(I), magnezyum(II), manganez(II), nikel(II), çinko(II)) dışında, T2B-Lum'un 2.2×10-3 M'lık bir saptama sınır değeriyle bakır iyonuna duyarlı olduğu gözlenmiştir.Master Thesis Yağ Asitlerinden Yüksek Kükürt İçerikli Polimerik Malzemelerin Sentezi ve Karakterizasyonu(2021) Berk, Hasan; Cihaner, AtillaDoğal kaynaklardan ve petrol rafinerilerinden elde edilen elementel kükürt, yaygın olarak bulunabilen ve pahalı ve zehirli olmayan bir malzeme olmasına rağmen, onun için büyük ölçekli üretken kullanımlar bulmak önemli bir ilerleme olacaktır. Öte yandan, gelecekte bitkisel yağların yenilenebilir kaynaklardan polimer üretiminde kilit rol oynaması beklenmektedir. Bu çalışmada, çeşitli miktarlarda yağ asitleri (oleik asit (OA), linoleik asit (LA) ve linolenik asit (LnA)) içeren yüksek kükürt içerikli yeni bir polimer serisi ters vulkanizasyon yöntemi ile sentezlenmiş ve başarılı bir şekilde karakterize edilmiştir. Özellikle, çift bağların ve serbest alkil zincirlerinin polikükürt kopolimerleri üzerindeki etkisi, bir çift bağlı OA, iki çift bağlı LA ve üç çift bağlı LnA kullanılarak sistematik olarak araştırılmıştır. İlgili kopolimerler yaygın organik çözücülerde çözünür, işlenebilir ve elektroaktiftir. Öte yandan, polimer yapısında yağ asitlerinin bulunması nedeniyle, kopolimerler reaktif fonksiyonel birimlere (karboksilik grup-COOH) sahiptir ve diol ile kimyasal modifikasyonları ester bağlarının oluşumuna yol açar. Bu post polimerizasyon, yüksek moleküler ağırlıklı yeni polimerlerin elde edilmesi ile sonuçlanır. Son olarak, kopolimerlerin ağır metal iyonlarının (Paladyum (II) ve Cıva (II)) uzaklaştırılmasında ve kullanımı test edilmiştir. Sonuçlar, polimerlerin ağır metal iyonu uzaklaştırma için potansiyel malzeme olabileceğini göstermiştir.Master Thesis Etilen Oksidasyonuyla Asetik Asit Üretiminin Aspen Plus Kullanılarak Modellenmesi(2018) Maıuf, Abır Abdelftah Alı; Güler, EnverBu çalışmada etilenin oksidasyonu ile asetik asit üretiminin tasarım ve optimizasyon modeli Aspen Plus yazılımı kullanılarak incelenmiştir. Simülasyon işleminde girdi alt akış olarak CO2, N2 ile gaz fazı besleme akışı, üst girdi akışı olarak ise H2O'dur. Araştırma, asetik asit üretim sürecini anlamayı ve incelemeyi ve buna ek olarak operasyonel değişkenleri ve bunların üretim üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Simülasyon modeline göre, asetik asit absorber içinde altı aşamadan sonra alt akışta sıvı olarak üretilmiştir. Ayrıca akış hızı, sıcaklık ve basınç kontrol edilmiş ve hassasiyet parametreleri olarak analiz edilmiştir. Elde edilen temel ürün, 30.3 °C sıcaklıkta ve 10 bar basınçta mol akışı yaklaşık 0.6 kmol/saat ve mol oranı yaklaşık 0.004 olan asetik asittir.Master Thesis Gümüşün Gümüş Oksit Pillerden Geri Kazanımı: Birleşik Bir Deneysel ve Hesaplamalı Çalışma(2017) Mehası, Abubakr Bushra Alı; Kayı, HakanBu çalışmanın amacı saf gümüşü aktif olmayan ve kullanılmış gümüş oksit pillerden geri kazanmak ve aynı zamanda bu süreci bir bilgisayar yazılımı ile modellemektir. Çünkü piller hayat döngüleri bittikten sonra toksik kirleticiler haline gelirler ve yakma fırını emisyonları ve kül açığa çıkartırlar. Gümüş oksit piller, kol saatleri, saatler, çeşitli elektronik cihazların uzaktan kumandalar, işitme cihazları, oyuncaklar, ve bazı diğer cihazlarda kullanılır ve ömrü bittikten sonra atılırlar. Bu tezde, gümüş içeren atık piller toplandı ve gümüşü geri kazanmak için katı-sıvı özütlemesi bir ayırma işlemi olarak kullanıldı. Yaklaşımımızda, nitrik asit kullanarak katı-sıvı özütlemesi yapıldı ve gümüş, bakır plaka ve potasyum klorür yardımıyla çöktürüldü. Çökeltinin süzülmesinden sonra bu çökelti kurutuldu ve sonra da metalik gümüş ve aynı zamanda yüksek saflıkta ince bir gümüş tozu elde etmek için çok yüksek bir sıcaklıkta (1000 °C) eritildi. Geri kazanılan gümüş, çeşitli endüstriyel uygulamalarda doğrudan kullanılabilir. Anahtar kelimeler: gümüş oksit piller, modelleme, katıdan özütleme, gümüşün geri kazanımıMaster Thesis Alkali Yakıt Hücreleri için Yarı-iç İçe Geçen Polietersülfon Kuaternize Nişasta Polimer Ağına Dayalı Anyon Değişim Membranı(2021) Almurumudhe, Osamah Kadhım Hılal; Güler, EnverZehirli emisyonlar olmadan güç üretmeye yönelik birçok etkili cihaz ortaya çıkmış ve geliştirilmiştir. Proton değişim membranlı yakıt hücresi (PEMFC) bu etkili cihazlardan biridir. Elektrokatalizör olarak platine tamamen bağımlı olması son derece rekabetçi olan pazardaki uygulamasını sınırlandırmıştır. Değerli olmayan metal katalizörün potansiyel kullanımı, anyon değişim membranlı yakıt hücresinin (AEMFC) yeniden dikkati çekmesini sağlamıştır. Anyon değişim membranı (AEM), AEMFC'nin kalbi olarak kabul edilir ve aynı zamanda AEM´lerin hazırlanması, bu yakıt hücrelerin geliştirilmesindeki en büyük zorluk olarak kabul edilmiştir. Yüksek iletkenliğe ve yüksek alkali direncine sahip anyon değişim membranların üretimi, bu alanda aktif bir araştırma alanı haline gelmiştir. Bu çalışmada, alkali yakıt hücreleri için iki tür anyon değişim membranı, basit ve yeni bir stratejiye göre tek aşamalı kuaternizasyon yöntemi ile üretilmiştir, Nişastanin kolin klorür ve epiklorohidrin ile kuaternizasyonu ̸ çapraz bağlanması ve ardından polietersülfon (PES) ile karıştırılması, iç içe geçen bir polimer ağıyla (IPN) sonuçlanmıştır. Birinci tip, 133.33 μm kalınlığa sahip gözenekli polieter sülfon AEM, % 376.7 su alımı ve % 5.3 şişmevi oranı sergilemiştir. İkinci tip ise, 55.48 μm ile yoğun polieter sülfon AEM, % 69.9 su alımı ve % 7.5 şişme oranı sergilemiştir. Karakterizasyon sonuçları, üretim rotamızın çok başarılı olduğunu ve üretilen anyon değiştirici membranlarımızın alkali yakıt hücresi uygulamaları için umut verici olduğunu doğrulamıştır.Master Thesis Mantar Özütlerının Doxorubicin Ilacı Ile Kombınasyonunun Sıtozolık Enzımler Üzerıne Etkısı(2014) Alwerfally, Mohamed; İşgör, Sultan BelginSon zamanlarda pek çok araştırma grubu tarafından yapılan çalışmalarda belirli türlerde mantar ve bu mantarlara ait özlerin kemoterapi sırasında gıda takviyesi olarak kullanıldığında kemoterapinin etkisini artırdığı ve hastaların yaşam sürelerini uzattığı gösterilmiştir. Bu konuda en fazla çalışılan mantar türlerinden biri de Reishi mantarıdır. Antioksidan enzimlerin pekçoğunun kanser ilaçlarına karşı direnç gösterdiği bilinmektedir. Bu nedenle bu çalışmada mantar ekstrelerinin glutathione-S-transferaz, glutathione peroksidaz ve katalaz antioksidan enzimleri üzerine etkisine kanser ilacı olan Doxorubicin varlığında ve yokluğunda bakılmıştır. Çalışmada hazırlanan mantar ekstreleri iki ayrı çözücü kullanılarak hazırlanmış ve sonuçlar kıyaslanmıştır. Bu çalışma göstermiştir ki, aseton ile özütlenmiş mantarın antioksidan enzimleri üzerindeki etkisi açıktır ve bu etki kanser ilaçlarıyla birlikte artmaktaktadır. Metanol ile özütlenmiş mantar ise açık bir etki göstermemiştir. Asetone ile ekstract edilmiş Reishi GST enzimin %45 inhibe ederken Doxorubicin ile bu değer %30 değerine ulaşmıstır. Aynı şekilde aseton ile özütlenmiş Reishi Kat enzimini %45 inhibe ederken Doxorubicin varlığında %35 inhibe ettiği bulunmuştur. Metanol ile özütlenmiş mantarlarda hemen hiç bir anlamlı sonuç elde edilememiştir.Master Thesis Yeni Ditiyenosilol Esaslı Kromik Polimerlerin Sentezi ve Karakterizasyonu(2015) Al-jumaılı, Mohammed; Cihaner, AtillaStille kenetlenme tepkimesi ile tiyofen (P1) ve bitiyofen (P2) içeren 2-etilhekzil sübstitüeli ditiyenosilol esaslı çözünür polimerler sentezlenmiştir. Polimerler nükleer magnetik rezonans (NMR), jel geçirgenlik kromotografisi (GPC), taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve termal gravimetrik analiz (TGA) teknikleri kullanılarak karakterize edilmiştir. Silol halkası üzerindeki 2-etilhekzil sübstitüentlerinin varlığı polimerlerin yaygın çözücülerde çözünmesini sağlamıştır. GPC ölçümlerine göre, polimerler P1 ve P2'nin ağırlık ortalama moleküler ağırlıkları sırasıyla 2.30 çok dağılımlılık belirtesi (PDI) ile 70977 ve 1.42 PDI ile 110439 bulunmuştur. Tolüen çözeltisi içeresindeki floresans polimerlerin maksimum ışıma bantları P1 için 634 nm ve P2 için 613 nm'dir. Polimerlerin çözelti ve film formlarındaki kimyasal ve elektrokimyasal katkılandırılmaları morötesi-görünür (UV-vis) spektroskopi tekniği ile görüntülenmiştir. Polimerler kromik (kemokromik ve elektrokromik) özellik göstermektedirler. Nötr polimer filmlerinin renkleri P1 için mor ve P2 için kızılımsı kahverengi iken her iki polimer yükseltgen hallerinde geçirgen gökyüzü mavisine sahiptirler. Polimerlerin film formunda band aralıkları P1 için 1.81 eV ve P2 için 1.92 eV olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, polimerlerin elektrokromik cihaz uygulamaları yapılmıştır. Polimerlerin elektrokimyasal ve optik özellikleri ilgili polimerlerin optoelektronik uygulamalar için iyi birer aday olabileceğini göstermiştir.Master Thesis Enrofloksin ve Tylosin'in Seçili Enzimler Üzerine Biyokimyasal Olarak Değerlendirilmesi(2018) Alatrash, Taher Mehemed A; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin GülgünGram pozitif ve gram negative bakterilere karşı gösterdikleri etki nedeni ile Enrofloksin ve Tylosin antibiotikleri veterinerlikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla beraber özellikle Katalaz (KAT), Superoksit dismutaz (SOD), Glutatyon-S-Transferaz (GST) ve Glutatyon Peroksidaz (GPX) gibi bazı antioksidan enzimleri inhibe ederek vücutta negative etkilere sebep olabilmektedirler. Bu çalışmada söz konusu antibiyotiklerin adı geçen enzimler üzerine etkisi değerlendirilmiştir. Enroflaxin DMSO da çözünürken Tylosin suda çözünmüştür. Her iki antibiyotik de 1mg/ml stok derişimde hazırlanmıştır. İlaçlara ait stabilite testleri absorbsiyon spekturumu ölçülerek test edilmiş, maksimum absorbsiyon Enroflaksin için 276 nm ve Tylosin için de 282 nm olarak ölçülmüştür. Üç ay süren testler sonucunda her iki ilacın da karanlık ortamda +4 C° ve oda sıcaklığında kararlı olduğu sonucuna varılmıştır. Seri seyreltmelerle hazırlanmış olan farklı derişimlerdeki ilaçlarla yürütülen enzim çalışmalarının sonucunda, Enroflaksin'in KAT ve GST aktivitelerini sırasıyla %10 ve % 15 oranında azaltırken GPX aktivitesini % 15 oranında artırdığı bulunmuştur. Tylosin'in KAT ve GST üzerine etkisi bulunmazken GPX aktivitesini % 10 oranında artırdığı gözlenmiştir. Sonuç olarak Enrofloksin ve Tylosin'in oksidatif stress yaratmadığı gibi, her iki ilacın da kullanılmasının antioksidan enzimler üzerine bir etki yaratmadığı da gözlenmiştir.
