Search Results

Now showing 1 - 10 of 851
  • Article
    Covid-19 Salgınının Bölgesel Borsa Turizm Endekslerine Etkilerinin Araştırılması
    (2023) Tümer, Tolga; Tengilimoğlu, Dilaver
    Bu çalışmada, bölgesel borsa turizm endekslerinin COVID-19’dan etkilenme düzeyleri araştırılmıştır. Bu amaçla çalışmada, Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik bölgelerini kapsayan borsa turizm endeksleri kullanılarak istatistiki analizler yapılmıştır. Çalışmanın kapsamı COVID-19’un dünyaya yayılmaya başladığı dönemden itibaren 22 Ocak 2020-22 Ocak 2022 tarihleri arasındaki iki yıllık süreci kapsamaktadır ve çalışmada bu süreç çeyrek dilimlere ayrılarak sekiz dönem kapsamında analiz edilmektedir. Günlük veriler kullanılan araştırmada hem dünyadaki hem de kullanılan endekslerin kapsadığı bölgelerdeki COVID-19 verileri dikkate alınmıştır. COVID-19 verileri olarak günlük vaka, günlük ölüm, toplam vaka ve toplam ölüm sayıları toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda, borsa turizm endekslerini negatif yönde en fazla COVID-19 kaynaklı bölgesel günlük ölümlerin etkilediği bulunmuştur. Bu çalışma, geniş kapsamı, bölgesel ve dönemsel karşılaştırma sunan bulguları ile alanyazına katkı sunmaktadır.
  • Review
    Citation - WoS: 1
    Evolution of the Relationship Between Urban Planning and Urban Infrastructure
    (Kare Publ, 2018) Sahin, Savas Zafer
    In the face of disasters caused by climate change and ecological degradation, the future of cities has become closely interrelated with the sensitive balance between urban planning and urban infrastructure. Integrated sustainable urban planning and management approaches, where the relationship between urban planning and urban infrastructure is re-examined to manage urban risks, manage the capacity of existing infrastructure, and adapt to climate change have been discussed for a long time. Particularly in the last 2 to 3 decades, in various countries and for different reasons, urban planning and urban infrastructure investments have diverged. Under the influence of neo-liberal policies, the urban planning process has often been transformed into a mechanism of re-distributing urban rents via urban projects, and urban infrastructure investments are presented to society as mega projects to help legitimize the effects of this transformation politically. This dissociation results in an inefficient and ineffective use of resources, a negative effect on the urban ecosystem, and an urban daily life that is fragile and disrupted. The development of a framework that re-integrates planning with infrastructure is an inevitable necessity.
  • Article
    Geç Kapitalizmin İdeolojik Söylemi Olarak Yeni Materyalizm: Metalaşmış ‘şeylerin’ Egemenliği
    (2020) Yalvaç, Faruk; Erçandırlı, Yelda
    Bu makale yeni materyalizmin tarihsel materyalist bir eleştirisini yapmaktadır. Yenikapitalizmi geç kapitalizmin ideolojik bir söylemi olarak nitelendirmektedir. Yenimateryalizm meta üretiminin hâkimiyet kazandığı bir sosyo-politik ortamı yansıtanbir söylem olarak tanımlanmakta, tarihsel materyalist anlayışla olan farklılıkları ortayakoyulmaktadır. Hem yeni materyalizm hem de tarihsel materyalizm maddenin öneminevurgu yapmakla birlikte, aralarında önemli farklılıklar vardır. Yeni materyalizmingenişletilmiş madde anlayışı, metalaşmış bir dünyanın söylemi ve savunusunadönüşmekte, insanın madde ve doğa ile olan ilişkisinin özgürleştirici niteliği göz ardıedilmektedir. Bu çerçevede, yazının ilk kısmında önce yeni materyalizm tanıtılacaktır.İkinci bölümde madde kavramının tarihsel materyalist anlayışta nasıl incelendiğiirdelenecektir. Üçüncü kısımda yeni materyalizmin Marx’ın meta fetişizmi anlayışıçerçevesinde bir değerlendirilmesi yapılarak, yeni materyalizmin ideolojik niteliğinevurgu yapılacaktır. Makale yeni materyalizmin laissez-faire kapitalizminin günümüzdekibir görüntüsü olduğu görüşüyle sona ermektedir.
  • Review
    Çikolata ve Sağlık Beyanları
    (2018) Cömert, Tuğba Küçükkasap; Merdol, Türkan Kutluay
    Çikolata, bileşimindeki kakao oranı ve yapımında kullanılan maddelere göre bitter çikolata, sütlü çikolata vb. olarakadlandırılır. Kakao oranı ile en zengin olan bitter çikolatanın sağlık üzerine etkileri pek çok çalışmada değerlendirilmişancak tutarlı sonuçlar elde edilememiştir. Bazı araştırmalar, kakaonun yararlı etkisinin ancak çiğ tüketimi ile mümkünolabileceğini vurgularken, bazıları bitter çikolatanın yüksek doymuş yağ ve şeker içeriği nedeniyle vücut ağırlığında artışaneden olabileceğine dikkat çekmektedir. Bunun yanı sıra, kakao ve çikolata, teobromin ve kafein içeriğinden dolayı, belirginyüksek nabız ile ilişkilendirilmekte, bu nedenle aritmisi olanlarda ve yaşlı hastalarda tüketiminin kısıtlanması gerektiğibelirtilmektedir. Bununla birlikte, çikolatanın olumlu etkileri olduğunu gösteren bir çok çalışma da bulunmaktadır.Bu çalışmalarda, çikolatada bulunan sağlıksız bileşenlere karşılık, olumlu etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğivurgulanmakta, istenmeyen olumsuz etkileri engellemek için uygun miktarlarda tüketilmesi gerektiği belirtilmektedir. Buderlemede, çikolata ve sağlık beyanları üzerine yapılan çalışmalar ve sonuçları değerlendirilmiştir.
  • Article
    Boza Mikrobiyotasının Fermantasyon Sürecindeki Değişimi
    (2021) Kavruk, Murat; Yurt, Mediha Nur Zafer; Taşbaşı, Behiye Büşra; Acar, Elif Esma; Soyuçok, Ali; Altunbaş, Osman; Sudağıdan, Mert
    Boza, insan sağlığı için yararlı mikroorganizmaları içeren fermente bir içecektir. Çalışmamızda boza üretiminde ham madde olarak kullanılan (mısır unu, buğday unu, mayşe) ve boza fermantasyonunun 1. günü, 3. günü ve 4. gün son ürün boza’nın içerdiği mikrobiyota Yeni Nesil DNA Dizileme yöntemi ve metagenomik analiz ile ortaya çıkarılmıştır. Örneklerden doğrudan cins düzeyinde yapılan analiz sonucunda, mısır unu ve buğday ununda dominant olarak Streptophyta ve Pleomorphobacterium bulunurken; bozanın 1. gün, 3. gün ve son ürün ile boza mayasında dominant bakterilerin Leuconostoc ve Lactococcus cinsine ait olduğu tespit edilmiştir. Ön zenginleştirme yapılan örneklerin analizinde, mısır ununda dominant bakteriler Enterococcus, Klebsiella ve Micromonospora, buğday ununda ise Pantoea ve Bacillus olduğu, boza mayası, 1. gün boza, 3. gün boza ve satışa sunulan son üründe dominant bakteri Lactococcus olarak belirlenmiştir. Çalışmamızda örnekler arasındaki bakteriyel çeşitlilik, benzerlik ve farklılıklar Principal Coordinate Analiz ve dendrogram oluşturulması ile ortaya konmuştur. Boza üretiminde kullanılan ham maddelerin bozanın fermantasyon aşamalarındaki ürünler ile fermantasyon sürecinde mikrobiyotasına nasıl değiştiği ve son ürüne olan katkıları, DNA düzeyinde yapılan metagenomik analizler ile belirlenmiştir.
  • Article
    KAHRAMANMARAŞ ÇOCUK ABALARINDA NAZARLIK
    (2016) Kuru, Songül; Kırkıncıoğlu, Zeynep
    İnanç sistemine bağlı olarak gelişen toplumlarda, sembolik ifadeler, kişisellikten öte, toplumca kabul gören ortak değerleri yansıtmışlardır. Semboller, bir arada yaşayan insanların ortak özelliklerini, inançlarını, göreneklerini temsil ederek ve onların diğerlerinden ayrılmasını sağlamaktadır. Yaşam, doğum, üreme, korunma vb. gibi insanlığın ortak döngüleri üzerine kurgulanan semboller, önceleri mağara duvarlarında ve mitolojilerde yer alırken, daha sonra dokuma ve desenleme tekniklerinin geliştirilmesiyle, bu görevi dokumalar üstlenmiştir. Dokuma ürünlerine uygulanan desenlerle; doğum, bereket, beslenme, ölüm, korunma ile ilgili birçok anlam yüklemiştir. Korunma ile ilgili motiflerin başında nazar, nazarlıklar gelmektedir. Anadolu'da önemli inançlardan birisi de nazar inancıdır. Arapça bakış anlamına gelen nazar, Türkçede de aynı manada kullanılır. Çalışmanın amacı; Türk kültüründe önemli yeri olan nazar konusu hakkında bilgi vermek ve Kahramanmaraş çocuk abalarında bulunan nazar ve koruma ile ilgili motifler ve süslemeleri fotoğraf ve çizimlerle irdeleyerek değerlendirmektir. Betimsel yöntemin kullanıldığı araştırmada, Anadolu gelenek ve göreneklerine göre çocukları nazardan korumayla ilgili inançlardan bahsedilmiştir. Kahramanmaraş çocuk abalarında geleneksel öğeler içeren nazara karşı koruyucu motifler, çeşitli malzeme ve objelerden yapılan süslemeler ve ifade ettiği sembolik anlamlar yorumlanarak öneriler getirilmiştir
  • Article
    Sürdürülebilir Girişimci Ağına Kavramsal ve Makroekonomik Yaklaşım:\ramerika Özelinde Bir Endeks Çalışması
    (2021) Benli, Hande Emin
    Literatürde, girişimci ağı kavramının salt “ağ/network” kavramı ile ilişkilendirilmesinden kaynaklı\rboşluk kavramın somut şekilde anlaşılmasını güçleştirmektedir. Bu çalışmanın amacı, “sürdürülebilir\rgirişimci ağı” kavramını literatüre katmak için tanımsal bir çerçeve çizmek, bu kavramı formüller\rkullanarak ölçülebilir hale getirmek, örnek ülke özelinde endeks oluşturmak ve kavramın\rmakroekonomi ile ilişkisini ortaya koymaktır. Yöntemsel olarak sürdürülebilir girişimci ağı girişimcilik\rkültürü, girişimci ağı ve evrimsel döngü unsurları çerçevesinde tanımlanmaktadır. Teorik arka planda\rliteratürde yer alan Network Teorisi ve Ürün Yaşam Döngüsü Yaklaşımlarından esinlenilmiştir.\rSürdürülebilir girişimci ağı tanımsal çerçeveden yola çıkarak dört evrede matematiksel formüllerle\rölçülmüştür. Elde edilen göstergeler alt endekse dönüştürülmüş ve HDI metodolojisi kullanılarak\rSürdürülebilir Girişimci Ağı Endeksi (SGAE) elde edilmiştir. Çoklu doğrusal bağlantı problemini\rortadan kaldırmak amacıyla SGAE hem aritmetik ortalama (ağırlıklandırılmamış- AO) hem de Temel\rBileşenler Analizi (ağırlıklandırılmış- PCA) yöntemleriyle hesaplanmıştır. 0-1 aralığında hesaplanan\rendeks değerlerine göre 1980-2014 dönemi içerisinde sürdürülebilir girişimci ağı endeksinde ağırlıklı\rolarak istikrar gözlenmiştir. En yüksek düzeyde olduğu yıl 0,73’lük oranla 1997 yılı olmuştur. 1980 yılı\rise sürdürülebilir girişimci ağının 0.27’lik oranla en düşük olduğu yıldır. Sürdürülebilir girişimci ağının\rmakroekonomi ile olan ilişkisi literatürden faydalanarak teorik bir çerçevede açıklanmıştır. Kavramın\rmakroekonomiyle olan ilişkisi dört evreden oluşan kurumsal etki aracılığı ile açık şekilde\rkurulabilmiştir.
  • Article
    Ankara Kalesi'ndeki Hatipoğlu Konağı için Yeniden İşlevlendirme Önerisi
    (2015) Yenel, Aydanur
    Ulus Kale bölgesi, başkent Ankaranın tarihsel çekirdeğini oluşturan ve eski yerleşmenin tarihi yapılarını barındıran en önemli kentselodaktır. Kaleiçinin günümüzdeki konumu, doku olarak büyük değişimler geçirmiş olmasına rağmen, tarihsel süreklilik, geçmişinizleri, anıtlar, fiziksel değerler devam etmekte olup kentin geleneksel bölümüne hizmet vermektedir.Bu makalenin amacı, Ankara tarihsel kent merkezi içinde inşa edilen, kültür mirası örneklerinden Hatipoğlu Konağının; nasıl fizikselolarak geleneksel özellikleri korunurken, günümüz şartlarına uygun, kullanıcı ihtiyaçları ile konfor koşulları da gözetilerek, restorasyonilkeleri doğrultusunda onarılıp geleceğe aktarılabileceğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda öncelikle kalenin fiziksel dokusu incelenip,sokak-parsel-yapı ilişkileri ile yapıların mimari özellikleri irdelenmiştir. Çalışmada, 1929 kadastral haritalarından yararlanmanın yanısıra elde edilen konuyla ilgili taranan kaynaklar da değerlendirilerek Hatipoğlu Konağının geçirdiği aşamalar verilmeye çalışılmıştır.
  • Article
    Konut Kullanıcılarının Kentsel ve Sosyal Yaşam Kalitesi Farkındalığı: Ankara/çayyolu-prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi Örneği
    (2015) Gültekin, Ahmet Tanju; Gültekin, Ahmet Tanju; Gültekin, Ahmet Tanju; Industrial Design; Industrial Design
    1980 sonrasında küreselleşme ve dinamikleri; ekonomik bütünleşme politikaları ile birlikte sosyal, kültürel ve siyasal uyum süreçlerive özellikle sermayeyi kentsel gelişmeye yönlendirmesiyle kentsel mekânı da biçimlendirmektedir. Türkiye de de küreselleşmedalgasıyla; neo liberal politikalar çerçevesinde yaşanan ekonomik değişim sürecinde, kent mekânı rant sektörü için en karlı yatırımalanına dönüştürülmektedir. Konut sektörü, etkin ve yaygın pazarlama stratejileriyle bu sürece hızla ve kolaylıkla dâhil edilmiştir.Bu gelişmede kentsel ölçekte son onlu yıllarda Ankara/Çayyolu, orta-üst ve üst gelir grubundaki kullanıcılarıyla, ekonomik ve sosyalolarak ayrışmaktadır. Bu ayrışma, fiziksel ve mekânsal kalite düzeyi yüksek olan konut alanlarında belirgindir. Ancak, konut kalitesininölçülebilir fiziksel ve mekânsal standartlarıyla birlikte, kullanıcının sosyal ve kültürel isteklerinin karşılanması, yaşam kalitesindeönem kazanmaktadır. Bu noktadan hareketle, bu çalışmada, konut alanlarında kullanıcıların fiziksel ve toplumsal çevre algısı ile kalitekapsamındaki talepleri ve farkındalığı, örneklem alan olarak seçilen Ankara-Çayyolu- Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı mahallesindeincelenmektedir. Bu mahallenin 1980lerle başlayan var oluş öyküsünde, neo liberal politikalar ve kentsel mekânı biçimlendirmeyeteneği baş aktör iken, kullanıcıların bu öyküdeki varlığı, yaşam kalitesi ve farkındalıkla tanımlanmaktadır. Böylece elde edilençıkarsamalar, yaşanabilir konut alanlarının oluşturulmasında yönlendirici olacaktır.
  • Article
    Posthumanizm Tartışmasının Düşündürdükleri: Haddini Bilmek ile Haddini Aşmak Arasında İnsan
    (2021) Gençoğlu, Funda
    Bu makale posthümanizm tartışmalarının ancak kadim ‘insan nedir’ sorusunun geçmişten bugüne doğurmuşolduğu epistemolojik-etik-politik tartışmalarla birlikte ele alındığında bir açılım sağlayabileceğini iddiaetmekte ve bunu gösterebilmek için, siyasal düşünceler tarihinde insanın düşünülüş biçimlerine dair orijinal birkategorizasyon sunmaktadır. Bu çalışmada geliştirilen ve özgün bir katkı olması umulan kategorizasyona göre,epistemolojik-etik-politik düzlemlerde insan nedir sorusunun ele alınış biçimi ve verilen yanıtlar, ilk bakıştabüyük bir çeşitlilik/çoğulluk gösteriyor olmasına rağmen, esas itibariyle bu arayış bir sarkacın iki uçtasalınımını andırmaktadır. Bilindiği üzere, siyasal düşüncenin başlangıcı, yaygın olarak, mottoları ‘İnsan herşeyin ölçüsüdür’ olan Sofistler’e dayandırılır. Bu motto, burada bizim için bahsi geçen sarkacın hareketinebaşladığı taraf olarak ele alınmaktadır; diğer tarafta da onlardan hemen sonra gelen, siyasal düşüncede bir çığıraçtığı konusunda hemen herkesin hemfikir olduğu Sokrates ve onun ‘Kendini bil’ öğretisi bulunmaktadır. Ve,bu makalenin önermesine göre, bu sarkacın bu ikisi arasındaki salınımı o tarihten bu yana hiç durmamıştır.İkinci olarak, bu makale “insan gerçekte nedir?” sorusunun ayrılmaz biçimde özgürleşme/özgürlük sorunsalıylaiç içe olduğunu öne sürmektedir. İnsanın ‘Ben neyim’ sorusuna verdiği cevap ‘Ne yaparsam/ne olursa özgürolurum?’ sorusuna verdiği cevapla iç içedir. Söz konusu kategorizasyonun terimleriyle, insan haddinibilince/bilirse mi özgür olur, haddini aşabilince/aşabilirse mi? Üçüncü olarak, bu makale posthümanizmin buikili karşıtlık arasındaki salınıma bir dokunuş olduğunu öne sürmektedir. Posthümanizm ikili karşıtlıklar,özcülük ve keskin ayrımlar karşısında konumlandığı, buna karşılık olumsallık, devinim ve geçirgenlik gibikavramların altını çizmekte olan bir yaklaşım olarak insanı ne salt haddini aşabilmek üzerindentanımlamaktadır ne salt haddini bilmek üzerinden; aynı zamanda da posthümanizm insanı hem haddiniaşabilmek üzerinden tanımlamaktadır hem de haddini bilmek üzerinden. Bu durumda özgürlük sorunsalı birazdaha karmaşık hale gelmektedir. İnsanın özgürleşmesi ne zaman haddini bileceğine ne zaman haddini aşmayacesaret/cüret edeceğine karar verebilmesiyle ilişkilidir.