Search Results

Now showing 1 - 10 of 1607
  • Master Thesis
    Haksız Rekabet Hukuku Bakımından Şikâyet Platformları
    (2025) Çetin, Mehmet; Hacıgüzeller, Damla Gülseren Songur
    İnternet, bireyler arasında hızlı, kolay ve etkili bir iletişim imkânı sunarak modern dünyanın vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiştir. Bu teknolojinin gelişimiyle birlikte müşteriler, satın aldıkları mal ve hizmetlere ilişkin deneyimlerini çeşitli forum ve bloglarda paylaşmaya başlamış; zaman içerisinde bu yapıların kurumsallaşmasıyla birlikte şikâyet platformları ortaya çıkmıştır. Dijital ekonominin yeni bir iş modeli olan şikâyet platformları; müşterileri, potansiyel müşterileri ve firmaları aynı dijital ortamda buluşturarak bir etkileşim ekosistemi oluşturmakta ve kullanıcıların memnuniyetsizliklerini kamuya açık biçimde ifade etmelerine olanak tanımaktadır. Ülkemizde yaygınlaşan ve geniş kitlelere ulaşan şikâyet platformları, firmaların ticari itibarını doğrudan etkileyebilecek güce ulaşmıştır. Bu durum şikâyet platformlarında yer alan içeriklerin ve bu platformların faaliyetlerinin haksız rekabet kapsamında tartışılmasına yol açmıştır. Çalışmamızda şikâyet platformlarının yapısı, işleyişi ve hukuki niteliği incelenmiş; bu platformlarda yer alan içeriklerin Türk Ticaret Kanunu'na düzenlenen haksız rekabet hükümleri bakımından değerlendirilmesi yapılmıştır. Ayrıca, konuya ilişkin yargı kararları ve öğretideki görüşler ışığında, şikâyet platformlarının faaliyetlerinin hangi durumlarda haksız rekabet oluşturabileceği ve bu hâllerin hukuki sonuçları kapsamlı biçimde ele alınmıştır.
  • Master Thesis
    Otoriter Eğilimli Yönetimlerin Yargı Bağımsızlığını Etkileme Stratejileri: Polonya ve Macaristan Örneklerinin Incelenmesi
    (2024) Öcal, Ada Berkay; Bektaş, Ümmühan Eda
    Günümüzde demokrasiler, bir gerileyiş evresine girmiş görünmektedirler. Küresel düzlemde demokratik standartlarda bir gerileme anlamına gelen bu durum açısından yargı bağımsızlığının demokrasi ve özgürlüklerin korunmasında önemi ve oynadığı rol daha da anlam kazanmaktadır. Bu çalışma, iktidara gelen otoriter eğilimli yönetimlerin demokrasinin korunmasında kilit rol oynayan yargı bağımsızlığını zayıflatarak üzerlerindeki yatay hesap verebilirlik ile denge ve denetim mekanizmalarından kurtularak yetki alanlarını genişletmek için kullandıkları üç temel kurumsal strateji olan kolonizasyon, kopyalama ve kaçınma stratejilerini incelemektedir. Yürütmenin genişlemesi amacıyla kullanılan üç kurumsal müdahale stratejisi, Macaristan ve Polonya örnekleri üzerinden incelenmektedir. Söz konusu iki ülkenin örnek vakalar olarak seçilmesinde benzer totaliter tarihsel deneyim mirası, demokratikleşme süreci geçmişi ve birbirine yakın ideolojik konumdaki otoriter eğilimli yönetimlerin yargı bağımsızlığına yönelik sistemli müdahaleler gerçekleştirmiş olması gibi benzerlikler etkili olmuştur.
  • Master Thesis
    Genişletilebilir Grafit Eklenmiş Akrilonitril-bütadien-stiren Kompozitlerin Mekanik, Isısal ve Morfolojik Özellikleri
    (2017) Cırmad, Hussam Mohamed S.; Tirkeş, Seha; Tayfun, Ümit
    Bu tez çalışmasında, akrilonitril-bütadien-stiren (ABS) kopolimeri genişletilebilir grafit (EG) ile %5, %10, %15 ve %20 dört farklı konsantrasyonda karıştırılmıştır. ABS/EG kompozit örnekleri laboratuvar ölçekli mikro-karıştırıcı ve sonrasında enjeksiyonlu kalıplama prosesi ile hazırlanmıştır. Kompozitlerin mekanik, ısısal-mekanik, eriyik-akış ve morfolojik karakterizasyonları, sırasıyla çekme and darbe testleri, dinamik mekanik analiz (DMA), erime akış indisi (MFI) testi and taramalı elektron mikroskopisi (SEM) ile gerçekleştirilmiştir. Çekme, darbe ve DMA test sonuçlarına göre, ABS'nin çekme dayanım ve depolama modülü EG miktarı ile arttırılmıştır. Ancak, yüzde uzama ve darbe dayanım değerleri EG eklenmesi ile düşme eğilimi göstermektedir. MFI testine göre EG eklenmesi, ABS'nin MFI değeri ve işlenebilirliğini çok fazla etkilememiştir. Kompozitlerin SEM mikro-resimleri incelendiğinde, EG plakalarının bütün yükleme oranlarında iyi dağılım sergilediği görülmektedir. %15 ve %20 EG içeren ABS kompozitleri, hazırlanan kompozitler içinde en uygun olarak belirlenmiştir.
  • Master Thesis
    Vitrin Tipolojilerinde Renk Tercihleri
    (2020) Yiğittop, Helin; Güneş, Elif
    Vitrin, markaların tüketiciyle buluştuğu ilk mağaza mekanıdır. Potansiyel tüketicinin markaya ait ürünler ile tanıştığı ve tüketiciyi mağaza içine yönlendirmede etkisi olan, bu sayede ürün satışlarını da olumlu yönde etkileyen, üretim ile tüketim arasındaki bağı oluşturan mağazanın önemli bir bölümüdür. Çalışmanın temel amacı; tüketicilerin, farklı vitrin tiplerinde kullanılan renk uygulamaları karşısındaki tercihlerini belirleyerek, tüketicilerin tercihleri doğrultusunda vitrin tasarımları için öneriler oluşturmaktır. Bu çalışmada, vitrin kavramı literatür araştırması yapılarak tanımlanmıştır. Çalışma kapsamında, belirlenen 6 farklı vitrin tipi referans alınarak seçilmiş farklı markalara ait vitrin görselleri, sıcak renk (kırmızı), soğuk renk (mavi) ve nötr renk (gri) ile Adobe Photoshop programında düzenlenmiştir. Kontrollü bir araştırma ortamında, bilgisayar ekranında, oluşturulan vitrin görselleri 50 kadın 50 erkek olmak üzere toplam 100 katılımcıya gösterilmiş ve anket çalışması uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen istatistiksel veriler, vitrine uygulanan renkler arasından katılımcılar tarafından en çok nötr rengin, en az ise soğuk rengin tercih edilen renk olduğunu göstermektedir. Çalışmada farklı vitrin tiplerinde kullanılan renklere göre, renk tercihlerinin farklılık gösterdiği görülmektedir. Düz, açık, köşe, arkad ve çift üniteli vitrin tiplerinde en çok nötr renk tercih edilirken; kapalı vitrin tipinde sıcak rengin en çok tercih edilen renk olduğu görülmektedir. Ayrıca kadın ve erkek katılımcıların tercihleri analiz edildiğinde, her iki katılımcı grubu için de en çok nötr rengin, en az soğuk rengin tercih edildiği görülmektedir. Fakat, farklı vitrin tipolojileri incelendiğinde, erkek katılımcılar için bütün vitrin tiplerinde en çok tercih edilen renk nötr renk olsa da, kadın katılımcılar için düz, kapalı ve köşe vitrin tiplerinde en çok tercih edilen rengin sıcak renk olduğu görülmektedir. Elde edilen veriler sonucunda, tüketici tercihleri kapsamında, vitrin tasarımına ait öneriler sunulmuştur.
  • Master Thesis
    Doku Mühendisliği Uygulamalarına Yönelik Elektriksel Olarak İletken Çekirdek-kabuk Tipi Eşeksenli Elektroeğrilmiş Pva-pedot: Pss-knt Phema Kompozit Fiber Malzemenin Geliştirilmesi
    (2023) Çelen, Emrah; Şaşmazel, Hilal Türkoğlu
    Bu çalışmanın amacı eşeksenli elektroeğirme tekniği kullanılarak elektriksel olarak iletken PEDOT: PSS-KNT/pHEMA çekirdek-kabuk tipi fiberler üretmektir. Kalınlık, fiber çapı, por büyüklüğü, porozite yüzdesi, temas açısı, elektriksel iletkenlik ve mekanik özelliklerin belirlenmesi için pHEMA, PVA-PEDOT: PSS, PVA-KNT, PVA-PEDOT: PSS-CNT, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS, pHEMA/PVA-KNT, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT kompozit malzemeleri karakterize edilmiştir. SEM'den elde edilen görüntülere göre üretilmiş olan tüm malzemeler boncuksuz ve tekdüze yapılardır, ayrıca görüntüler göstermiştir ki pHEMA fiberlerin çapı 825±118 nm iken pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-CNT fiberlerinin çapları 578±79 nanometredir. Buna ek olarak pHEMA'nın fiberlerarası por büyüklüğü 2.62 µm iken pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT malzemesindeki fiberlerarası por büyüklüğü 1.75 µm'dir. elde edilen malzemelerin çekirdek-kabuk yapısına sahip olduğu TEM görüntüleriyle kanıtlanmış ve iç ve dış çaplarının SEM sonuçlarıyla uyumlu olduğu belirtilmiştir. Temas açısı ölçümlerinde göstermiştir ki pHEMA, hidrofilik bir malzeme olup temas açısı 10.48±0.08'dir, buna ek olarak pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT benzer karakteristik göstermiş olup temas açısı 11.24±0.54 olarak belirlenmiştir. En yüksek elektrik iletkenliği PVA-PEDOT: PSS-KNT malzemesinde 14.27 µS/cm olarak ölçülmüş olup pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT'de daha düşük olup 10.58 14.27 µS/cm şeklinde belirlenmiştir. Son olarak mekanik testler gerçekleştirilmiş olup bu testler sonucunda en yüksek elastik modüle sahip örnek 8500 kPa ile PVA-PEDOT: PSS iken pHEMA 200 kPa, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-KNT ise 600 kPa elastik modüle sahiptir. TGA analizi sonuçlarına göre, pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-CNT'nin pHEMA'dan daha yüksek bir bozunma sıcaklığı gerektirdiği gösterilmiştir. PVA-PEDOT: PSS-CNT'nin çekirdeğe eklenmesiyle pHEMA'nın ATR-FTIR spektrumunda hafif bir kayma gözlemlenmiş. Son olarak, L929 fibroblast hücre hattı kullanılarak hücre-malzeme etkileşimleri gözlemlenmiştir. Bu çalışma, koaksiyel elektrospun pHEMA/PVA-PEDOT: PSS-CNT çekirdek-kabuk liflerinin doku mühendisliği uygulamaları için umut verici bir aday olduğunu göstermektedir.
  • Master Thesis
    Gümüş Nanoparçacık Eklenmiş Pedot'un Hazırlanması ve Antibakteriyel Analizi
    (2022) Khaleel, Haneen Ayad; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, Murat
    Hastane aracılıklı enfeksiyon (HAE) prevalansı yüksek olduğunda, antibakteriyel kaplamaların kullanılması, sıklıkla etkileşime giren hastane yüzeylerinde (örneğin klavyeler, itme plakaları veya yatak rayları) ve genellikle hastane kaynaklı enfeksiyonun altında yatan bakteriyel kontaminasyonun azaltılmasına yardımcı olabilir. Nano. parçacıkler ve polimerler kombinasyonu, bir dizi gram negatif ve gram pozitif bakteriye karşı güçlü antibakteriyel etki gösterir. Bu çalışmada nanoparçacıklr, HAE' lari önlemek için antibakteriyel yüzeyler olarak polimer ile birleştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, gümüşnanoparçacıklar eklenmiş PEDOT hazırlayarak Escherichia Coli ve Staphylococcus Aureus gibi hastanelerde bulunan yaygın patojenlere karşı antimikrobiyal etkinliğinin test ederek enfeksiyonları önlemek için uygun bir kaplama malzemesi yapmaktır. (PEDOT) kimyasal polimerizasyon işlemi ile EDOT ve demir (III) klorür (FeCl3) varlığında sentezlendi. Sıvı emprenye tekniği ile gümüş nanoparçacıklar PEDOT'a bağlandı ve daha sonra madde pelet yapmak için preslendi. Antibakteriyel aktivite disk difüzyon yöntemleri kullanılarak test edilirken, bu çalışmada hazırlanan malzemeler hastanelerde HAE larda azalma potansiyeli göstermektedir. Gümüş nanoparçacıkların ve PEDOT'un özelliklerinden dolayı, bakteri üremesinin önlenmesi insan vücudu üzerinde herhangi bir zararlı etki olmadan yapılabilir. Elde edilen malzemenin yaygın tıbbi kullanımı için antibakteriyel etkinliğini arttırmak üzere daha fazla araştırma yapılmalıdır.
  • Master Thesis
    Farklı Çalışma Koşulları Altında Güneş ve Rüzgar Sistemleri için Mppt Tekniklerinin Karşılaştırmalı Analizi
    (2023) Ahmad, Muhammad Saeed; Sünter, Sedat
    Yenilenebilir enerji teknolojileri, fosil yakıtlara güvenin azalması, iklim değişimlerinin etkisini azaltması gibi sebeplerden dolayı son birkaç 10 yıldır önem kazanmıştır. Güneş, rüzgar ve su gibi yenilenebilir kaynaklar temiz ve sürdürülebilirdir. Bu teknolojiler son yıllarda önemli derecede dikkatleri üzerine çekmiştir. Yenilenebilir enerji teknolojileri birçok avantajlara sahip olmalarına rağmen fosil yakıtlarına göre oldukça düşük verimlere sahip olmaları önemli bir dezavantajdır. Sonuç olarak, yenilenebilir enerji sistemleri, fosil-yakıt temelli sistemlerin ürettiği miktardaki bir enerjiyi üretmek için daha fazla yere ve kaynağa ihtiyaç duyarlar. İlave olarak, yenilenebilir enerji sistemlerinin verimi hava ve diğer çevresel koşullara bağlı olarak değişebilir. Örnek olarak, güneş panelleri bulutlu günlerde daha az etkiliyken rüzgar türbinleri de sakin (rüzgarsız) havada daha az etkilidir. Bu durumlar yenilenebilir enerji sistemlerinin üreteceği enerji miktarını tahmin ve kontrol etmeyi zorlaştırabilir. Bu durum yenilenebilir enerji sistemlerinin şebekeye entegrasyonunu zorlaştırabilecektir. Maksimum güç noktası takip (MPPT) tekniklerinin kullanılmasıyla verimle ilgili problemlerin üstesinden gelinebilir. Bu teknikler, maksimum güç noktasında veya en çok gücü üreteceği noktada çalışmayı sağlayarak yenilenebilir enerji sistemlerinin performansını optimize etmek için kullanılır. Birkaç çeşit maksimum güç noktası izleme (MPPT) tekniği vardır, fakat genel olarak üç kategoride sınıflandırılırlar. : Basit, Yapay zeka (AI) ve hibrit. PO ve IC gibi basit MPPT teknikleri en temel olanlardır ve MPPT'de oldukça fazla kullanılır. Bu teknikler, maksimum güç noktasını sağlamada sistemin çalışma koşullarını sürekli olarak ayarlamak için oldukça basit algoritmalar kullanırlar. PSO ve ANN gibi AI-temelli MPPT teknikleri, yenilenebilir enerji sistemlerinin performansını optimize etmek için ileri algoritmalar ve makine öğrenme teknikleri kullanır. Bu teknikler çevresel koşulların değişimine kendilerini uyarlayabilir ve gerçek zamanda sistemin çalışma koşullarını sürekli olarak ayarlayabilirler. ANFIS ve PSO&PO gibi hibrit MPPT teknikleri, basit ve AI-temelli tekniklerinin bir birleşimidir. Bu teknikler maksimum güç noktasını hızlıca takip etmek için basit algoritmalar kullanır ve daha sonra gerçek zamanda sistemin çalışma koşullarının ince ayarı için AI-temelli teknikler kullanırlar. Hibrit enerji (güneş ve rüzgar) sistemleri için basit, AI, ML ve hibrit MPPT tekniklerinin karşılaştırmalı analizi bu tezde sunulmuştur. MPPT algoritmaları, verim, yerleşme zamanı, MPPT noktasında salınım ve algoritma karmaşıklığı gibi farklı metriklere dayanan verilere göre sıralanmıştır. PV sistem için, hibrit ve konvansiyonel tekniklere göre AI-temelli teknikler en iyi performansı göstermiştir. Rüzgar sistemi için ise, konvansiyonel ve AI tekniklerinin faydalarını birleştiren hibrit teknikler en iyi sonucu göstermiştir.
  • Master Thesis
    Üniversite Öğrencilerinin Menstruasyona İlişkin Tutumlarının ve Hijyen Alışkanlıklarının Belirlenmesi
    (2024) Şahin, Dilara; Bayraktar, Nurhan
    Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin menstruasyona ilişkin tutumlarının ve hijyen alışkanlıklarının belirlenmesi amacı ile gerçekleştirilmiş tanımlayıcı bir araştırmadır. Çalışmaya Atılım Üniversitesinde Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü ve İşletme Fakültesinde öğrenim gören araştırmaya katılmayı kabul eden 151 kişi dahil edilmiştir. Veriler Etik Kurul onayının alınmasının ardından 1 Kasım 2023 ile 1 Ocak 2024 arasında, Tanıtıcı Bilgi Formu, Genital Hijyen Davranışları Ölçeği ve Menstruasyon Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin, %90.7'sinin menstruasyon öncesi bilgi aldığı, bilgi kaynağının çoğunlukla (%85.5) anne olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin, Genital Hijyen Davranışları Ölçeği toplam puan ortalamaları 95.76 (Min-Maks: 41.00-114.00) ve Menstruasyon Tutum Ölçeği toplam puan ortalamaları 2.57 (Min-Maks: 1.29-3.45) bulunmuştur. Katılımcıların Genital Hijyen Davranışları Ölçeği toplam puan ortalamaları ile Menstruasyon Tutum Ölçeği toplam puan ortalamaları arasında ilişki saptanmamıştır. Fakat Genital Hijyen Davranışları Ölçeği anormal bulgu farkındalığı alt boyut puanı ile Menstruasyon Tutum Ölçeği toplam puanı ve Menstruasyon Tutum Ölçeği -doğal bir olgu olarak menstruasyon alt boyut puan arasında pozitif yönlü ve zayıf düzeyde anlamlı ilişki belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, toplumda menstruasyona ilişkin olumlu tutum geliştirmeye yönelik politikalar ve çok yönlü stratejiler geliştirilmesi önerilmektedir.
  • Master Thesis
    Bazı Modülasyon Türlerinin Sınıflandırılmasında Yüksek Mertebeden İstatistiksel Özelliklerin Performans Analizi
    (2020) Tezel, Remziye Büşra; Kara, Ali
    Modülasyon Sınıflandırma algoritmaları, alıcıda elde edilen sinyalin modülasyon tipini belirlemek ve uygun demodulator seçimi için kullanılır. Özellik tabanlı ve Olabilirlik tabanlı olmak üzere 2 tür vardır. Bu tezde yapı olarak daha az karmaşık olan FB yöntemi kullanılmıştır. 12 Analog ve Dijital Modülasyon tipli sinyalleri sınıflandırmak için algoritma geliştirilmiştir. İstatistiksel özellikler, Yüksek Dereceli Momentler ve Yüksek Dereceli Kümülantlar kullanılmıştır. Havadan kaydedilen ve sentetik simüle kanal etkileri eklenen sinyaller Lineer, Kuadratik ve Kübik Destek Vektör Makinesi (DVM) ile sınıflandırıldı. SNR'de 0 dB ile 20 dB arasında incelenen sinyallerin sınıflandırma performansı sunulmuştur. Performansın 10 dB ve 20 dB arasında kararlı olduğu ve yaklaşık %73, en yüksek performansın ise Karesel SVM'de 12dB'de % 75.5 olduğu gözlenmiştir. Bu tezde, geliştirilen algoritmasının sınırları, 12 modülasyon tipinin özellikleri ve SVM yapısı ile başarılı bir şekilde sunulmuştur.
  • Master Thesis
    Examining Work Values and Work Life Balance From the Perspective of Generations X, Y, Z
    (2022) Aytaç, Gökhan; Çiğdemoğlu, Ceyhan
    Bu araştırmada, kuşak farklılıklarının iş yaşam dengesi ve çalışma değerleri arasındaki ilişki incelenmiş ve bu doğrultuda, iş hayatının yöneticileri olan X kuşağının, genç yöneticileri ve profesyonelleri olan Y kuşağının ve iş hayatına yeni başlayan Z kuşağının iş yaşam dengesi ve çalışma değerleri arasındaki farklılıklar ve benzerlikler değerlendirilmiştir. Çalışma, nicel araştırma desenlerinden kesitsel tarama modeli olarak tasarlanmıştır. Kolayda örnekleme stratejisi ile çalışmaya 343 örneklem katılmıştır. Araştırmada çalışma değerleri için Lyons, Higgins ve Duxbury (2010) tarafından geliştirilmiş olan 'Çalışma Değerleri Ölçeği' ile iş yaşam dengesi için Apaydın (2011) tarafından geliştirilen 'İş Yaşam Dengesi Ölçeği' kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, çalışma değerleri perspektifinden bakıldığında kuşak farklılıkları ve gelir düzeyi değişkeni açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamış olmasına rağmen cinsiyetin çalışma değerlerini etkilediği görülmüştür. İş yaşam dengesi ölçeğinin uygulaması sonrasında ise değişkenler arasında sadece gelir düzeyinin anlamlı bir fark yarattığı tespit edilmiştir.