Search Results

Now showing 1 - 10 of 228
  • Doctoral Thesis
    Yargı Sisteminin Etkin İşleyişi ve Ekonomik Büyüme: Türkiye Örneği, 1980-2010
    (2015) Benli, Hande Emin; İsmihan, Mustafa; Oğuz, Fuat
    Bu çalışmada, ülkelerin ekonomik performanslarındaki farklılıkların kurumsal faktörlerden kaynaklandığı görüşü takip edilerek, yargı sisteminin etkinliğinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi incelenmiştir. Literatürde, yargı sisteminin performans etkinliği ve ekonomik büyüme ile ilişkisi konusunda yapılan çalışmalar hem kuramsal hem de ampirik bakımdan eksiktir. Çalışmanın temel amacı, literatürdeki boşlukları dikkate alarak, yargının performans etkinliğinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisini araştırmaktır. Yargı sisteminin sadece maddi hukukun uygulanması yönüne vurgu yapan çalışmaların aksine, bu çalışmada, yargı sisteminin etkinliğinin karar ve performans unsurlarından oluştuğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla, yargı sisteminin etkinliğinin karar ve performans ayrımı dikkate alınarak analiz edilmesinin önemi vurgulanmıştır. Ancak, bu çalışmanın ampirik bölümleri yargının performans etkinliği ile sınırlıdır. Yargı sisteminin performans etkinliği, Türkiye için 1980-2010 dönemi yıllık verileri kullanılarak, yeni bir endeks oluşturulmak suretiyle ölçülmüştür. Ayrıca, performans etkinliğinin ekonomik büyüme ile ilişkisini ortaya koyan ampirik bir model oluşturulmuş ve zaman serisi teknikleri kullanılarak sınanmıştır. Tasviri bulgulara göre, 1980-2010 dönemi boyunca yargı sisteminin performans etkinliğinin istikrarlı olmadığı görülmektedir. Başka bir deyişle, endeks Türkiye'de belirli dönemlerde yaşanan ekonomik ve politik gelişmelere hassasiyet göstermiştir. Ampirik model, yargı sisteminin performans etkinliğinin üretim fonksiyonu yaklaşımına dâhil edilmesiyle oluşturulmuştur. Ampirik sonuçlara göre, Türkiye'de yargı sisteminin performans etkinliğinin ekonomik büyüme üzerinde pozitif etkisi olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bu etkinin, özellikle nüfus başına düşen hâkim ve savcı sayısı ile davaların temizlenme oranı kanallarıyla ortaya çıktığı tespit edilmiştir.
  • Doctoral Thesis
    Coğrafi Bilgi Sistemi (cbs) Modellemesi Kullanılarak Karasu Kıyı Alanı için Deniz Seviyesi Yükselmesinin (dsy) Etki Değerlendirmesi
    (2018) Elıawa, Ali Ibrahım Alı; Tora, Hakan; Genç, Aslı Numanoğlu
    Küresel ısınmaya bağlı olarak Deniz Seviyesi Yükselmesi (DSY), kıyı bölgeleri için önemli bir konu haline gelmektedir. Bu tez çalışmasında, Türkiye'de Karasu etrafındaki kıyı bölgelerinin zaafiyetini (kırılganlık) değerlendirmek için kapsamlı bir analiz yapılmıştır. Deniz seviyesindeki 1 m, 2m, ve 3 m 'lik deniz seviyesi yükselmesi senaryo tahminlerine dayanarak, su taşkını seviyeleri Sayısal Yükseklik Modeli (SYD) kullanılarak görselleştirilmiştir. Sekiz taraflı kural algoritması, yüksek çözünürlüklü bir SYD verisi kullanılarak Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) aracılığıyla uygulanmıştır. SYD verileri, Türkiye Ulusal Arazi Etüdü tarafından yayınlanan 11 adet 1: 5000 ölçekli topografik haritalar kullanılarak üretilmiştir. CBS tabanlı su baskını haritalarının sonuçları sırasıyla 1 m, 2m, ve 3 m 'lik deniz seviyesi yükselme senaryoları için toplam arazinin % 1.43'ünün veya 0.79 km2'sinin, % 6.16'sının veya 3.4 km2'sinin ve % 30.08'inin veya 16.6 km2'sinin su altında kaldığını göstermektedir. Risk haritaları, 1 m'lik senorya için su birikintileri ve plaj alanlarının 3 m'lik senaryo için ise kentsel alanlar, su kütleleri ve plaj alanlarının daha yüksek risk taşıdığını göstermektedir. Zaafiyet (kırlganlık) verilileri ile birleştirilmiş afet haritasından, Karasu bölgesinin batı ve doğusundaki nehir ağzı bölgelerinin orta dereceli bir zaafiyeti (kırlganlık) olduğu, kıyı bölgelerinin iç kesiminin zayıflığının ise düşük olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar, arazi kullanım politikalarını ve planlamasını geliştirme yönünde karar vericilere Karasu bölgesi için temel değerlendirme verileri sağlamaktadır.
  • Doctoral Thesis
    The Impact of Digital Games on Architectural Education: an Experimental Study Through Virtual Reality Game Design
    (2025) Yoğsul, Hasane Ceren Cindioğlu; Akın, Emel; Acar, Aktan
    Mimarlık eğitiminde dijital oyunların kullanımı, öğrencilerin mekânsal düşünme ve temsil becerilerini geliştirme potansiyeliyle giderek önem kazanmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı oyun tabanlı öğrenme yaklaşımının mimarlık öğrencilerinin mekânsal farkındalıkları ve iki boyutlu mekânsal temsil becerileri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Tezin amacına koşut olarak, bir sanal gerçeklik oyununun geliştirilmesi ve oyunun mimarlık öğrencileri üzerindeki etkisinin ölçülmesi hedeflenmiştir. Tezde, bir sanal gerçeklik oyunu geliştirilmiş; oyun, iki aşamalı çapraz desenli deneysel bir yöntemle sınanmıştır. Deney için üçüncü sınıf mimarlık öğrencilerinden 20 katılımcı seçilmiş; katılımcılar rastgele kontrol (n=10) grubu ve deney (n=10) grubu olarak ayrılmıştır. Deneyin 1. Aşamasında kontrol grubuna oyundaki yapılarla ilgili bilgi verildikten sonra yapıların çizimleri istenirken, deney grubuna oyun oynatıldıktan sonra yapıların çizimleri istenmiştir. 2. Aşamada, kontrol grubu deney grubuna dönüştürülerek 1. Aşama (bilgilendirme sonrası çizim) sonrasında oyun oynatılmış, tekrar çizim istenmiştir. Deney grubuna da 1. Aşama (oyun spnrası çizim) sonrasında bilgilendirme yapılmıştır. Veri toplamak üzere oyun sonrası bulunuşluk, akış ve sistem kullanılabilirliği ölçekleri uygulanmış; görüşleri açık uçlu anketler ve gözlemler ile kaydedilmiştir. Çizimlerin, ölçeklerin, anketlerin, kayıtların ve gözlem sonuçlarının değerlendirilmesi sonucunda sanal gerçeklik tabanlı oyun deneyiminin öğrencilerin mekânsal temsil becerilerini geliştirdiği görülmüştür. Mimari yapıların çizimlerinde (plan ve kesit) oyun oynayan öğrencilerin, sadece yapı bilgilendirmesi yapılan öğrencilere kıyasla daha fazla gelişme gösterdikleri tespit edilmiştir. Ölçek analizlerinde katılımcıların bulunuşluk ve akış puanlarının yüksek olduğu, deneyimin oldukça sürükleyici ve motive edici olduğu belirlenmiştir. Gözlemler ve açık uçlu anket yanıtları, oyun içi etkileşimin öğrencilerin öğrenme sürecine katılımını ve mekânsal keşif süreçlerini, plan-kesit gibi iki boyutlu mimari temsil araçları ile aktarma becerilerini artırdığını desteklemektedir. SG oyunu ile farklı bir yaklaşım sergileyen bu özgün çalışmanın, daha geniş örneklemlerle ve daha gelişmiş SG araçlarıyla güçlendirilecek ve oyunun çok oyunculu mod gibi özelliklerle zenginleştirilecek gelecek çalışmalar için öncü olacağı düşünülmektedir.
  • Doctoral Thesis
    Evlat Edinmede Rıza
    (2023) Dönmez, Pınar; Kılıçoğlu, Ahmet Mithat
    Türk Hukukuna ilk olarak, 743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi ile giren evlat edinme kurumu, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile tekrar düzenlenmiştir. En yalın ve temel ifadesiyle herhangi bir sebeple çocuk sahibi olmayan çiftlerin veya evli olmayan kişilerin çocuk sahibi olmalarını sağlayan, ergin ve kısıtlıların da himayesi amacı taşıyan kurum evlat edinmedir şeklinde açıklanabilir. Bu çalışmanın temel amacı evlat edinmede rıza kavramının konuya yön veren kökler açısından işlevinin, öneminin, ortaya çıkma şeklinin ve evlat edinme prosedürlerine yön veren temel şart olma niteliğinin incelenmesi, değerlenmesi ve sonuçlandırılmasıdır. Bu temel amaç etrafından evlat edinme ve rıza kavramları etraflı biçimde incelenmiş, ilişkisi tarihi köklerle ortaya konmuş, evlat edinme kurumunun hukuki niteliğinde rızanın neden temel şart olduğu ele alınmış ve evlat edinmede rıza konusu detaylıca her yönüyle incelemeye tabi tutulmuştur. Rıza odağında ele alınan evlat edinme kurumunun hukuki bir değerlendirmesi olarak bu çalışma evlat edinmeyi sosyal, psikolojik ve toplumsal bağlamı içinde ele almıştır. Böylece evlat edinme hukuki prosedürleri ile evlat edinme amacı arasındaki organik bağı koparılmamış ve göz ardı edilmemiştir. Yargıtay kararları, temel uygulamalar ve mevcut alan yazının okunması ile yapılan araştırma sonucunda evlat edinmede rızanın temel şart olmasının, evlat edinme kurumunun temel amacına hizmet etmesinde iyi bir araç ve güvence işlevi gören bir sigorta olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Evlat edinme kurumu, evlat edinmede rızayı temel koşul saymaktadır. Buna yönelik prosedürler izlenmekte ve rızanın yerine getirilmesi ehemmiyetle önemsenmektedir. Böylece temel amaç olan küçüğe sıcak ve sürekli bir yuva sağlamak etkin olabilmektedir.
  • Doctoral Thesis
    Emitörlerin Pasif Konumlandırılmasında Çok Yollu Saçılmaların Kullanımı
    (2016) Dalveren, Yaser; Kara, Ali
    Bu tez, ada ve kıyı bölgelerindeki radar emitörlerinin çok yollu saçılımdan yararlanarak pasif konumlandırılmasına hitap etmektedir. Çalışmadaki fikir, Coğrafik Bilgi Sistemi (CBS) ile çok yollu saçılan sinyallerin yapay sensör olarak kullanılmasına dayalıdır. Böylece, tek sensör, tipik olarak Elektronik Destek (ED alıcı, ile pasif konumlandırma elde edilebilmektedir. Önerilen yöntem, düzensiz araziler üzerindeki muhtemel çok yollu saçılma merkezlerinin kestirimi ile başlamaktadır. Bunu yapmak için, çok yollu saçılmış darbeler ve direk yol ile ED alıcıları tarafından alınmış darbelerin geliş açısı (GA) ve varış zaman (VZ) bilgilerine ihtiyaç vardır. O halde, ele alınan problem klasik varış zaman farkları (VZF) temelli tekniklerin kolayca uygulanabileceği çoklu sensör konumlandırma problemine dönmektedir. Fakat, çok yollu saçılım düzensiz araziler üzerindeki dağınık bileşenleri kapsadığı için, yapay sensör olarak kullanılacak saçılma merkezlerinin konumunda yüksek derecede bir belirsizlik olacaktır. Açıkçası bu durum yüksek konumlandırma hatasına yol açmaktadır. Bu hatayı azaltmak için belirsizlik bölgelerinin bölütlendirilmesi önerilmektedir ve sonrasında radyo dalga yayılımı ilkeleri muhtemel saçılma merkezlerinin konumunu kestirebilmek için uygulanmaktadır. Muhtemel saçılma merkezlerinin konumu belirlendiğinde, ağırlıklandırılmış ortalama yöntemi radar emitörünün konumunu kestirmek için kullanılmaktadır. Basitleştirilmiş bir iki boyuttaki bir model ile ilgili simülasyon sonuçları sunulmaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Yerdurağan Yörüngeli ve Yerdurağan Yörüngeli Olmayan Uydu Ağlarının Birlikte Varlığı için Uygun Dışlama Bölgesi Tahmini
    (2022) Öztürk, Faik; Aydın, Elif; Kara, Ali
    Bu tezde, ekvator bölgesinde tipik bir Alçak Yörünge takımuydusu (AYT)'ndan Yerdurağan Yörünge (YDY) uydularının yer istasyonlarına yönelik, uyduların bir arada çalışması sebebiyle ortaya çıkabilecek enterferans, dışlama bölgesi daraltılarak analiz edilmektedir. Bu amaçla, Genetik Algoritma (GA) kullanılarak, AYT haberleşme linkinin dışlama açı minimizasyonu ve bant genişliği kullanımına dayalı baskın olmayan çözüm seti elde edilmesi için çok amaçlı bir optimizasyon problemi (ÇOP) tanımlanmıştır. 100 Mbps ve 200 Mbps veri hızlarında, başlangıç noktasına kıyasla dışlama açısının sırasıyla % 21.3 ve % 19.6'ya kadar azaltılabileceği gösterilmiştir. AYT iletişim sistemi için önerilen optimum operasyonel link parametre ayarlaması için sonuçlar incelendiğinde, YDY uydu sistemine yönelik enterferans riski en aza indirilmekte ve yeterli servis kalitesi temin edilmektedir. Bu çalışmada ayrıca bir arada var olan Yerdurağan Olmayan Yörünge (YDOY) ve YDY sistemleri için enterferans azaltma yöntemlerinin analizi ve karşılaştırmalı değerlendirmesi tartışılmaktadır. Bunun için, Uzaysal Izolasyon (UI), Güç Kontrolü (GK) ve Uzaysal Izolasyon Tabanlı Link Uyarlaması (UITLU) metodolojilerinin niceliksel performans değerlendirmesi yapılmıştır. UI ve GK teknikleri ile karşılaştırıldığında, UITLU tekniğinin dışlama açısı metodolojisini daha etkin bir şekilde kullandığı gösterilmektedir. Çeşitli operasyonel koşullarda, GK yöntemi ve UITLU yöntemi birlikte uygulandığında ise, Dışlama Açısı (DA), 100 Mbps veri hızı için % 8'e, 200 Mbps veri hızı için % 8.5'e kadar düşürülebilmektedir. Bu çalışmada sunulan performans değerlendirmesi, uydu operatörüne veya karar vericiye, farklı yörünge uydularının bir arada operasyonu sebebiyle ortaya çıkabilecek enterferansın önlenmesi için uygulanacak enterferans önleme stratejisini belirlemede yardımcı olmaktadır.
  • Doctoral Thesis
    Küçük ve Orta İşletmelerde Çevik Yöntemlerin Uyarlanmasındaki Faktörler
    (2018) Abdalhamıd, Samıa; Mıshra, Alok; Mıshra, Deeptı
    Son zamanlarda çevik yöntemlerin yazılım mühendisliği endüstrisinde giderek daha popüler olmasına rağmen yazılım geliştiren kurumların çevik yöntemleri benimsemelerinin kolaylığı veya zorluğu bazı faktörlere bağlıdır. Çevik yöntemlerin benimsenme sürecini başarılı hale getirmek ve başarısızlık korkusu olmadan benimsenmelerini sağlamak için kurumlara yardımcı olmak üzere, bazı faktörler bulunmaktadır. Küçük ve orta ölçekli firmaların çevik yöntemleri benimsemesini araştıran yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Bu sebeple, biz küçük ve orta ölçekli firmaların çevik yöntemleri benimsemesini etkileyen faktörleri başarı ve başarısızlık faktörleri için prensipleri sağlamak üzere araştırdık.Bu araştırmada, küçük ve orta ölçekli yazılım firmalarında çevik yöntemlerin kullanımı araştırıldı. Titiz bir literatür araştırması sonucunda birçok model ve hipotez geliştirildi ve kapsamlı bir anket ile 7 ülkedeki 52 yazılım kurumundan toplanan verilerle değerlendirildi. Sonuç olarak önemli özelliklere öncelik vermek, sık yazılım teslimatı yapmak ve araç kullanımı gibi bazı önemli başarı faktörleri belirlendi. Başarısızlığa yol açacak en önemli başarısızlık faktörü olarak kurumun çok büyük olması belirlendi.
  • Doctoral Thesis
    Modern Denetim Yaklaşımları Kullanan Tek Makinalı Sonsuz Büs Sistemi için Gürbüz Güç Sistemi Kararlılaştırıcı
    (2019) Alı, Issa Yousf Saıd; İrfanoğlu, Bülent; İrfanoğlu, Bülent; İrfanoğlu, Bülent; Nazlıbilek, Sedat; Department of Mechatronics Engineering; Department of Mechatronics Engineering
    Elektriğe olan talebin hızla artması nedeniyle, günümüzde güç sistemleri çeşitli kararsızlık sorunlarına neden olan ve potansiyel olarak ciddi teknik zorluklara yol açan kararlılık sınırları yakınında çalıştırılmaktadır. Konvansiyonel Güç Sistemi Kararlaştırıcıları (KGSK) güç sistemlerinde en yaygın kullanılan denetleyiciler olduğu için, konvansiyonel güç sistem kararlaştırıcılarının performansını artırmak için son yıllarda Genetik algoritmalar, bulanık mantık, partikül sürüsü gibi bazı akıllı optimizasyon algoritmaları kullanan pek çok teknik önerilmiştir. Ancak, kararlılaştırıcı parametrelerinin optimal bir şekilde ayarlanması vasıtasıyla tatminkar bir derecede yerel optimizasyon sağlanabilmiş olmasına rağmen, kararlılaştırıcıların gürbüzlüğü halen kuşkuludur ve çalışma noktası değişiklikleri ve bazı beklenmeyen bozucu etkiler vukuu bulduğunda iyi bir performans garanti etmeyebilmektedir. Bu tezde sistemin dinamik kararlılığının artırılması için güç sisteminde modern gürbüz denetim stratejilerinin iki türünün bir uygulaması sunulmaktadır. Bu iki tür denetim stratejisi Aktif Bozulum Dışlama Denetimi (ABDD) ile Geribesleme Hata Öğrenme Denetimi (GHÖ)'dir. İlk önerilen denetleyici olan ABDD algoritması, bu tür sistemlerde yaygın olarak karşılaşılan sorun yaratıcı bozucu etkilere karşı güç sistemini daha gürbüz kılan bir üstünlüğe sahiptir. ABDD yaklaşımının en önemli özelliği, bazı şartlar altında sistem modeli hakkında çok az bir bilgi gerektirmesidir. Gürbüz bir denetleyici tasarımlamak için açık döngü transfer fonksiyonuna ait bir bilgi oldukça yeterli olmaktadır. İkinci denetleyici olan GHÖ sistemin dinamik kararlılığını artırmak için geribesleme hata öğrenme denetim stratejisi çerçevesinde Yapay sinir Ağı (YSA) teknolojisi kullanan bir denetleyicidir. Konvansiyonel güç sistem kararlılaştırıcısı ile sinir ağını birleştiren GHÖ denetleyicisinin yapısal konfigürasyonunun doğası, onu, yapay sinir ağlarının adaptasyon ve doğrusalsızlık gibi ilave özellikleriyle birlikte, KGSK'nın iyi bilinen avantajlarını içeren güçlü bir denetleyici kılar. Bu tez çalışmasında önerilen ABDD ve GHÖ denetleyicileri küçük bozulmalar altında harici bir reaktans üzerinden Sonsuz Büs'e bağlı Senkron Makinadan ibaret bir güç sistemi için geliştirilmiştir. Hem ABDD ve hem de GHÖ'nün etkinlikleri her ikisinin de optimal olarak akordlu konvansiyonel güç sistem kararlaştırıcı ile kıyaslanmasıyla doğrulanmıştır. Ayrıca, bu kıyaslama önerilen ABDD ve GHÖ denetim stratejilerinin geniş bir çalışma koşulu aralığında yapılmıştır. Tüm testler ve durum çalışmaları Matlab®Simulink® ortamında icra edilmiştir. Simülasyon sonuçları önerilen denetim yöntemlerinin farklı yüklenme koşulları varlığında özellikle de konvansiyonel kararlaştırıcıların başarısız kaldığı bazı kritik çalışma noktalarında sistem kararlılığı ve yüksek performans sağladıklarını göstermiştir.
  • Doctoral Thesis
    Mikroservislerin Optimal Boyutunu Hesaplama
    (2020) Vural, Hülya; Koyuncu, Murat
    Günümüzde bulut bilişim giderek standart ortam olmaya başlamıştır. Yekpare yazılım yapıları artık bulut isterlerine cevap verememektedir. Sonuç olarak, bağlığı az ve çevikliği yüksek yazılım geliştirmeye olanak sağlayan Mikroservis Mimari öne çıkmıştır. Mikroservis Mimari geleneksel servis mimarilerine göre daha küçük servislerin kullanımını önerir. Mikroservis Mimarinin tanımlandığı günden bugüne servislerin olması gereken boyut tartışması devam etmektedir. Bu tezde hangi ölçütlerin en elverişli servis büyüklüğünü bulmada yardımcı olduğu araştılmıştır. Bu tez kapsamında Alan Güdümlü Tasarım kullanmış iki örnek belirlenerek her bir örneğin daha küçük servisli ve daha büyük servisli opsiyonları üretilmiştir. Sonuçta büyük servisli opsiyon, orijinal opsiyon ve küçük servisli opsiyonlar karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmada götürgen bağlılık, getirgen bağlılık, kararsızlık, ilişkisel tutarlılık ve COSMIC fonksiyon noktaları ölçümlenmiştir. Sonuçlar götürgen bağlılık, getirgen bağlılık ve ilişkisel tutarlılık ölçümlemenin etken boyutu bulmaya daha uygun olduğunu göstermiştir. Sonuç değerlere bakarak Bölge Tabanlı Tasarımın etken boyuta ulaştırdığı gözlemlenmiştir.
  • Doctoral Thesis
    Merkezi Örüntü Üreteçlerin Optimizasyonu
    (2018) Elborı, Alftah; Turan, Mehmet; Arıkan, Kutluk Bilge
    Günümüzde insanlar gibi dinamik ve sağlam hareket edebilen insan robotunu bulmak en zor görevlerden biridir. İki ayaklı hareketi araştıran birçok araştırma olmasına rağmen, günümüzde insan yetenekleri olan robot bulunmamaktadır. Bu tezde robotlarda iki ayaklı hareket için Merkezi Örüntü Üreteçlerin (CPG) optimizasyonu ile ilgili olarak, üç matematiksel yapı tartışılmıştır. Ayrıca, bu tezde iki serbestlik dereceli bir bacakta ritmik hareket elde etmek için CPG'lerin, bağlantısız, tek yönlü veya çift yönlü bağlantılı gibi farklı şekillerde eşleşmeleri incelenmiştir. CPG'lerin üç matematiksel yapısı için de kararlılık analizi yapılmıştır. Bu tezde ele alınan farklı yapılardaki farklı eşleştirmeler arasından üçüncü yapıda çift yönlü eşleştirme en iyi sonucu vermiştir. Yapılardaki parametreler kararlılık bölgesinden seçildiği zaman, herhangi bir duyusal geribildirim olmaksızın önemli sonuçların elde edildiği gözlemlenmiştir.