Search Results

Now showing 1 - 10 of 1114
  • Article
    Çin’in Uluslararası Kimlik Trilemması: Gelişmekte Olan Ülke, Bölgesel Güç Ya Da Büyük Güç?
    (2019) Yıldırım, Nilgün Eliküçük
    Çin dış politikasında sabit bir ülke kimliğinden ziyade aynı anda farklı birçok kimlik benimsemektedir. Çin Üçüncü Dünya ile ilişkilerinde hala gelişmekte olan ülke kimliğini kullanırken, periferisinde bölgesel güç rolünü oynamaktadır. Uluslararası alanda ise büyük güçlere atfedilen uluslararası sorumluluk prensibini üstlenmektedir. Bu bağlamda Çin’in gelişmekte olan ülke mi, bölgesel güç mü ya da küresel anlamda büyük güç mü olduğu konusunda kesinlik yoktur. Çin’in dış politikada birden çok kimliğe aynı anda bürünmesi, uluslararası ilişkiler akademisi tarafından tartışılan küresel kimliklerin bir ya da birkaçının benimsenmesi sonucudur. Uluslararası kimlik tartışmalarının odak noktası ise düşük profil stratejisinin temel taşlarından biri olan “juebu dangtou” yani asla “lider olma/liderlik yapma” prensibidir. Bu çalışma da, Çin akademisindeki uluslararası kimlik tartışmalarını, gelişmekte olan ülke, bölgesel güç ve büyük güç kimliği olarak üç kategoride ele alacağım. Çalışmanın temel önermesi, Xi Jinping’in “başarı için mücadele” stratejisinin şekillenmesinde akademideki kimlik tartışmalarının etkili olduğudur. Ayrıca bu tartışmalar Çin’in hangi siyasi coğrafya üzerinden etki alanı yaratmak isteyeceğini gözlemlemek için de oldukça yararlıdır.
  • Article
    Yabancı Unsurlu İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk
    (2017) Çankaya, Yiğitcan
    Bu çalışmada iş sözleşmelerinin yabancı unsur taşıması hâlinde bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklara uygulanacak hukukun tespiti bakımından 5178 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu (MÖHUK) md. 24 ve md. 27 ile İsviçre Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu (CPIL) , AB Roma I Tüzüğü, ABD İkinci Restatement ve İngiltere Hukuku karşılaştırmalı olarak ele alınacak; irade özerkliği ilkesi ile işçinin belli oranda korunması ilkesi gereği kabul edilen zayıf taraf kuramı arasındaki ilişki kurulacak, işçi ve işveren arasındaki iş sözleşmesinde veya bunun eklerinde yapılacak hukuk seçiminin varlığı, geçerliliği ve zamanı tartışılacak; hukuk seçiminin bulunmaması hâlinde uygulanacak objektif hukukun tespiti incelenecektir
  • Article
    Yeniden Çeviride Zamana Karşı Bağlam: The Jungle Book Üzerinden Yeniden Çeviri Hipotezinin Yeniden İncelenmesi
    (2023) Özer, Özge Bayraktar
    Rudyard Kipling Türkçeye ilk olarak bir çocuk edebiyatı eseri olan The Jungle Book’un 1936 yılında yayınlanan çevirisi (Cengel Kitabı) ile kazandırılmıştır. Söz konusu ilk çeviriyi günümüze kadar pek çok yeniden çeviri takip etmiştir. Bu çalışma, The Jungle Book eserinin beş farklı Türkçe çevirisi üzerinden yeniden çeviri hipotezinin temel varsayımlarını yeniden sınamayı amaçlamaktadır. Yeniden çeviriler hem birbirleriyle hem de ilk çeviriyle metne bağlı ve kültüre özgü unsurlar açısından karşılaştırılmıştır. Bu doğrultuda benimsenen yöntem açısından, çalışma iki kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda, incelenen çevirilerin yayınlandığı dönemlerdeki sosyo-bağlamsal koşulları odağına alan artsüremli bir inceleme yer almaktadır. İkinci kısımda ise yeniden çeviri hipotezini yeniden sınamak üzere eşsüremli incelemeye yer verilmiştir. Sunulan karşılaştırmalı örneklere dayanarak, yeniden çeviri hipotezinde öne sürüldüğü gibi ilk çeviri ve yeniden çeviriler arasında, erek odaklı yaklaşıma yönelik doğrusal bir ilerlemenin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yerine, çevirinin üretildiği ve yayımlandığı dönemin bağlamsal faktörlerinin, çevirmenlerin çeviri seçimlerinde daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, hipotezin doğrulanması ya da yanlışlanmasında, vaka analizi yöntemindeki örnek metin seçimlerinin de etkili olabileceği gösterilmiştir. Bu bağlamda, yeniden çeviri kavramı ve yapısına ilişkin daha güvenilir bulgular için artsüremli ve eşsüremli incelemenin bütüncül bir anlayışla bir arada yapılması önerilmiştir.
  • Research Project
    Anti-bakteriyel Çekirdek-kabuk Tipi Eseksenli Elektroeğirilmiş Kompozit Pcl/kitosan Yara İyileşme Materyalleri
    (2017) Şaşmazel, Hilal Türkoğlu
    Tamamlanan projenin amacı, eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanarak, kitosanın poli (?- kaprolakton) (PCL) ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan ve bu sayede, kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğrilebilirliğinin tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, hücre-materyal ilişkisinin, anti-bakteriyel etkinin ve harekete dayanıklılığın aynı anda önem arz ettiği yara iyileşme materyalleri geliştirilmesidir. Bu sebeple tamamlanan projede, doku iskelelerinin üretimi için pek çok yöntem arasından öne çıkan eşeksenli elektroeğirme yöntemi kullanılarak, kitosanın PCL ile takviye edildiği (PCL çekirdek (core), kitosan kabuk (shell) olmak üzere) kompozit ipliksi (fibröz) yapılardan oluşan bir malzemenin üretilmesi hedeflenmiştir. Böylece, dış katmandaki (kabuk) kitosanın biyouyumluluğu ve anti-bakteriyel özelliği ile iç katmandaki (çekirdek) PCL?nin mekanik özellikleri ve kolay eğirilebilirliği tek bir kompozit yapıda birleştirilerek, biyouyumluluğun yanı sıra anti-bakteriyel performansın ve esnekliğin de önem arz ettiği yara iyileşme uygulamalarında kullanılmak üzere bir malzeme geliştirilmesi düşünülmüştür. Literatürde bu şekilde geliştirilmiş PCL/kitosan çekirdek-kabuk tipi kompozit fiberlerden oluşan bir yara iyileşme materyalinin bulunmaması sebebiyle son derece özgün olan bu projenin ana kapsamında, PCL çekirdek (iç katman) ve kitosan kabuk (dış katman) olmak üzere eşeksenli kompozit fiberlerden oluşan yara iyileşme materyallerinin eşeksenli elektroeğirme yöntemiyle üretimi gerçekleştirilmiştir. Optimizasyon çalışması sonucunda en başarılı parametreler olarak kitosan besleme hızı 2 μL, PCL besleme hızı 15 μL, düse-toplayıcı arasındaki mesafe 15 cm ve uygulanan voltaj 25 kV değerleri belirlenmiştir. Daha sonra bu parametrelerle, SEM görüntülerinden elde edilen ortalama fiber çapı ile ortalama gözenek boyutu, TEM analizi ile elde edilen morfolojik bilgiler ve XPS analizi ile elde edilen yüzey kimyası ve çekme testi sonucu elde edilen mekanik özellikleri arasında ilişki kurulmuştur. Ayrıca, özellikle hedeflenen yara örtü materyali uygulamalarında önem arz eden şişme oranı, su absorplama ve su hapsetme (retention) kapasiteleri gravimetrik yöntem kullanılarak, gaz geçirgenliği kapasitesi ise ASTM E96 standardında belirtilen şekilde ölçülerek hesaplanmıştır. Örneklerin ASTM F- 1635-95 standardında belirtildiği şekilde lizozim içerikli PBS ile in vitro bozunma (degradasyon) deneyleri yürütülerek bozunma tayinleri gravimetrik ölçümlerle yapılmıştır ve SEM analizinden elde edilen görüntülerle bu süreç izlenmiştir. Projenin son aşamasında, tüm üretim parametreleri optimize edilen ve karakterizasyon çalışmaları sonucu belirlenen fiziksel ve kimyasal özellikleriyle bu parametreler arasındaki ilişkisi kurulan bu yara iyileşme materyalinin, hem L929 ATCC CCL-1 fare fibroblast hücre hattı kullanılarak hücre-materyal etkileşimi ve hem de Staphylococcus aureus (gram pozitif) ve Escherichia Coli (gram negatif) bakterileri kullanılarak anti-bakteriyel performansı incelenmiştir. Standart MTT testi, hemositometrik sayım ve çeşitli boyama ve görüntüleme teknikleri kullanılarak materyallerin hücre-materyal etikileşimleri; disk difüzyon testi ve inhibisyon tayini yapılarak anti-bakteriyel performansları belirlenmiştir. Tüm bu in vitro testlerin sonucunda, en yüksek hücre yapışması ve 3 boyutlu hücre büyümesi ile aynı zamanda anti-bakteriyel etki performansı gösteren malzemelerin, optimum üretim parametreleri ile bunların sonucu elde edilen fiziksel ve kimyasal özellikleri belirlenerek proje tamamlanmıştır. Söz konusu bu başarılı doku iskeleleri ile önümüzdeki dönemlerde hayvan çalışmalarının başlatılması öngörülmektedir. Planlanan bu hayvan çalışmaları için uygun bir hayvan modelinin belirlenmesi ve buna ait prototip çıkarılması düşünülmektedir.
  • Article
    Gerçek Zamanlı Polip Tespiti: YOLOv5 ve YOLOv6'nın Hız ve Performans Analizi
    (2025) Demirel, Semih; Abdulkadir,; Karatas, Hakan; Çelikten, Azer; Bingol, Ece; Akpulat, Andac; Gültekin, İdris
    Kolorektal kanser, kolonoskopi sırasında gözden kaçan poliplerin bilgisayar destekli teşhis sistemi ile tespit edilmesiyle potansiyel olarak önlenebilir. Bu nedenle, endoskopi uzmanlarına yardımcı olmak amacıyla, polipleri gerçek zamanlı olarak tespit eden bir teşhis algoritması geliştirildi. Polip tespiti için you look only once v5 (yolov5) ve you look only once v6 (yolov6) modelleri kullanıldı. Açık kaynaklı verilere ek olarak, nesne tespiti modellerini eğitmek için yeni bir özel veri seti de kullanıldı. Sonuçlara göre, yolov5x ve yolov6l sırasıyla 0.896 ve 0.913 mean average precision 50 (mAP50) oranlarına ulaştı. Yolov5x ve yolov6l karşılaştırıldığında, yolov5x'in hassasiyet açısından daha iyi olduğu, yolov6l'nin ise duyarlılık açısından daha iyi olduğu sonucuna varıldı. Modeller diğer çalışmalardaki sonuçlarla karşılaştırıldığında, yolov5x 0.876 f1-skoru oranıyla diğer çalışmalardan daha iyi performans sergilerken, yolov6l 0.893 duyarlılık oranıyla diğer çalışmaları geride bıraktı.
  • Article
    Citation - WoS: 21
    Citation - Scopus: 23
    Fear of Missing Out, Internet Addiction and Their Relationship To Psychological Symptoms
    (Turkish Green Crescent Soc, 2020) Orta, İrem Metin
    Internet addiction has become one of the most important problems of today's youth and received considerableattention from scholars. Research demonstrated significant impairments in psychological and social functioning among internet dependents. Given this, the present study aimed to investigate the relationship betweenfear of missing out (FoMO), internet addiction, and psychological symptoms. Based on research demonstratingthat FoMO, the pervasive anxiety associated with the feeling that one is missing out others’ satisfying experiences, increases social media engagement, it was expected that FoMO would relate to internet addiction, whichin turn would be linked to poor psychological well-being. The sample consisted of 322 undergraduate studentswho filled out items measuring FoMO, internet addiction and psychological symptoms. The regression analysisrevealed that internet addiction acts as a mediator in the link between FoMO and psychological symptoms.That is, the participants’ greater FoMO is linked to higher levels of psychological symptoms both directly andindirectly through a higher level of internet addiction. Overall, the present study provides an insight into ourunderstanding of the psychological and behavioral aspects of internet addiction, and thus, makes an importantcontribution to the promotion of mental health.
  • Article
    Transformation Induced Plasticity (trip) of Sae 52100 Steel During Martensitic and Bainitic Transformations
    (2017) Şimşir, Caner
    Transformation induced plasticity (TRIP) of SAE 52100 steel during quenching is investigatedboth experimentally and theoretically. TRIP parameter (K) is determinedexperimentally for both martensitic and bainitic transformations by using the stresseddilatometry technique. A new method for extraction of for an incomplete transformationis suggested for the martensitic transformation. Theoretical calculations using wellestablishedmodels for the TRIP effect and the results from the literature are used forthe justification of the results of this work. The results for bainitic transformation isfound to be in good agreement with both the literature and theoretical calculations usingLeblond`s model. On the other hand, experimentally determined value is found to besignificantly different from the literature. Nevertheless, it is still in reasonable agreementwith the calculations using Leblond`s model.
  • Research Project
    Çok Fonksiyonlu Fotokatalitik Nanokompozit Malzemelerin Hazırlanması, Hidrojen Eldesinde ve Çevre Islahında Kullanımı
    (2017) Yapıcı, Murat Kaya
    Gittikçe kirlenen çevre ve enerji rezervlerinin sınırlı olması nedeniyle, çevre ıslahı ve enerji üretimi için yüksek verimli yenilenebilir teknolojilerin, yeşil enerji kaynaklarının ve çevre dostu yöntemlerin geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Türkiye tekstil üretiminde söz sahibi bir ülkedir. Ancak tekstil endüstrilerinden çok miktarda boya içeren yaygın atıksu tahliyesi, biyobozunur olmamaları, toksik olmaları ve potansiyel karsinojenisite sebebiyle çevre ve ekosistem için büyük bir endişe kaynağı haline gelmiştir. Bu nedenle etkili arıtma yöntemlerinin bulunması ve bu yöntemleri kullanan tesislerin yaygılaştırılması gerekmektedir. Atık suyun tahliyesi ile ilgili katı uluslararası yönetmelik ve standartlar, güneş enerjisi kullanarak ışıl bozunma yöntemi ile atık sulardaki organik atıkların parçalanması için etkin, toksik olmayan, düşük maliyetli etkin fotokatalitik malzemelerin geliştirilmesini öne çıkarmıştır. Nano yapıdaki titanyum dioksit (nano-TiO2), diğer fotokatalizörlerle kıyaslandığında, kolay oksitlenmesi, toksik olmaması ve uzun süreli fotokararlılık göstermesi gibi pekçok avantaja sahiptir. Ancak, titanyum dioksitin de düşük kuantum verimi ve fotokatalitik etkinlik, görünür bölgedeki ışıkla etkileşememesi gibi sorunları vardır. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için çalışmalar titanyum dioksitin, üzerine soy metal biriktirilmesi,iyon ile katkılanması, başka bir metal oksit ile harmanlaması, boya ile yüzeyinin ışığa duyarlı hale getirmesi ve polimer ile birleştirilmesi gibi bazı stratejiler üzerine odaklanmıştır. Üzerinde önemle durulan bir diğer konu da katalizörün geri kazanılması ve yeniden kullanılabilmesidir. Pek çok heterojen sistem katalizörün geri kazanımı için bir süzme ya da santrifüj basamağını gerektirir. Ancak manyetik olarak desteklenmiş katalizörler, desteğin manyetik karakterine bağlı olarak harici bir mıknatıs yardımı ile geri kazanılabilir. Böylece bahsedilen ayırma adımlarına ihtiyaç duyulmadan dikkate değer bir katalizör geri kazanımı sağlanır ve katalizör sonradan başka bir döngüde tekrar kullanılabilir. Bu çalışmada, ultraviyole (UV) ve görünür bölge (Vis) ışık kaynağı kullanarak fotokatalitik bozunma yolu ile, aynı anda hem endüstri kaynaklı atık sularda bulunan uçucu organik bileşiklerden (VOCs) H2 üretmek hem de yine atık sularda bulunan organik boyaların giderimi ile çevre ıslahı sağlamak için çok işlevli organik-inorganik nanokompozit fotokatalizörlerin geliştirilmesi planlanmıştır. Bu amaçla, yüksek fotokatalitik aktiviteye sahip, yeni, manyetik olarak geri kazanılabilir, poli(3,4- etilendioksitiyofen) (PEDOT) ve soy metal (Ag, Au ve Pd) nanoparçacıklarla modifiye edilmiş titanium bazlı (TiO2) nanokompozitler (CoFe2O4@SiO2-PEDOTTiO2/ M, (M=Ag, Au, Pd, AgAu, AgPd, AuPd)) üretilmiştir. Nanokompozitlerin fotokatalitik özelliklerinin, TiO2 nanopartikülleri, soy metal nanoparçacıkları ve PEDOT yüklemesi ile sinerjik olarak etkileşiminin katalitik aktiviteye etkisi incelenmiştir. Bunun yanında manyetik silika kaplı kobalt ferrit (CoFe2O4@SiO2) nanoparçacıkların nanokompozit yapıya eklenmesiyle, sıvı fazdan ayrılması ve yeniden kullanılması işleminin harici bir mıknatıs kullanılarak yapılabilmesi sağlanmıştır. Hazırlanan nanokompozitlerin kompozisyonu, yapısı, morfolojisi ve optik özellikleri TEM, HR-TEM, STEM, FE-SEM, ICP-OES, parçacık boyutu dağılımı (Zeta sizer), titreşen örnek magnetometresi (VSM) ve UV-Vis kullanılarak incelenmiştir. Hazırlanan katalizörlerin karşılaştırmalı fotokatalitik etkinliği, farklı ışık kaynakları (UV,Vis,) altında araştırılmıştır. Uçucu organik moleküllerden (VOCs) fotokatalitik olarak bozunma ile H2 eldesi çalışmalarında oldukça düşük toksititeye sahip, kolay buharlaşabilen etanol model kirlilik olarak seçilmiştir. Üretilen katalizörlerin fotokatalitik olarak organik boya parçalamadaki etkinliğini tespit etmek için metilen mavisi (MB) kullanılmıştır.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    Short-Term Effectiveness of Epidermis Dermis Fascia Kinesiotaping Technique in Myofascial Pain Syndrome on Upper Trapezius: a Multi-Center, Double-Blind, Randomized Clinical Study
    (Baycinar Medical Publ-Baycinar Tibbi Yayincilik, 2024) Ayhan, Fikriye Figen; Külcü, Duygu Geler; Keleş, Elif Çiğdem; Dinç, Arzu; Mesci, Nilgün; Çakmak, Bahar; Yılmaz, Zeynep Alpoğuz
    Objectives: This study aims to investigate the efficacy of epidermis dermis fascia (EDF) kinesiotaping (KT) technique on pain intensity, number of active trigger points (TrPs), cervical range of motion (ROM) angles, and disability levels in patients with myofascial pain syndrome (MPS) on upper trapezius (UT) muscle. Patients and methods: Between January 2019 and January 2020, a total of 180 patients (21 males, 159 females; mean age: 35.9±9.0 years; range, 18 to 56 years) with MPS were included. The patients were randomized into either KT with EDF technique (Group 1) or sham KT (Group 2). Outcome measures were Visual Analog Scale (VAS) pain score, number of active TrPs, cervical ROM angles, and Neck Pain Disability Scale (NPDS). Results: Both groups improved in terms of all outcome parameters except for cervical flexion and extension angles in Group 2. The VAS pain scores significantly decreased in Group 1 (p<0.05), compared to Group 2. The number of active TrPs (p=0.001) and NPDS scores (p=0.016) of Group 1 significantly improved than Group 2. Cervical flexion (p=0.001), extension (p=0.001), and left and right lateral flexion angles (p<0.0001) significantly improved in Group 1. Cervical left (p=0.001) and right (p<0.0001) lateral flexion angles significantly improved in Group 2. There was no significant difference between the groups regarding cervical ROM angles. Conclusion: Our study results suggest that KT with the EDF technique is an effective method in reducing pain and number of active TrPs, improving disability and cervical ROM angles.
  • Article
    G-7 Ülkelerinin Borsalarının İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Üzerindeki Etkileri
    (2006) Ceylan, Nildağ Başak
    Bu çalışmada, DAX (Almanya), CAC 40 (Fransa), FTSE (İngiltere), S&P TSX Composite (Kanada), NIKKEI 225 (Japonya), S&P500 (Amerika), DOW JONES (Amerika), NASDAQ (Amerika) ve MIBTEL (İtalya)’den oluşan G-7 ülkeleri borsa endekslerinin, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB-100) üzerindeki etkileri, blok üçlemsel VAR modeli kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgular, NIKKEI 225 haricindeki diğer tüm endekslerin, İMKB-100 endeksi üzerinde pozitif ve istatistiki olarak önemli etkileri olduğunu göstermektedir. Analizlerin sonucunda, Türkiye’nin krizsiz gecen 01.01.1995-31.10.2000 dönemi için diğer borsalardan etkileşiminin azaldığı, ancak 11 Eylül saldırıları sonrası globalleşmenin arttığı dönemde ise borsa endekslerinin İMKB-100 üzerindeki etkilerinin daha da arttığı görülmüştür.