217 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 217
Master Thesis Türk-çin Siyasal ve Ekonomik İlişkilerinin Türkiye Ekonomisine Etkileri(2019) Şatana, Çağrı Ceren; Ülker, Halil İbrahimTürklerin, tarih boyunca Çin ile ekonomik ve siyasi ilişkileri olmuştur. Çin'in birçok açıdan çeşitli büyüklüklere sahip olması dünya için hem bir fırsat hem de bir tehdit olarak algılanmıştır. Ekonomik yönüyle büyük bir pazar olması Çin'i, diğer ülkeler karşısında cazip hale getirmektedir. Çin sosyalist piyasa ekonomisi olarak adlandırılan kendine özgü bir ekonomik modele sahiptir. Pragmatik açıdan en üst düzeyde faydaya odaklı bu model Çin'i dünya karşısında sürekli avantajlı hale getirmiştir. Türkiye'nin 1995'li yıllar sonrasında Çin ile olan dış ticaretindeki canlanma zamanla Türkiye ekonomisinin aleyhine dönmüştür. Özellikle Çin'in ulusal parasını devalüe etmesi diğer tüm ülkeler gibi Türkiye'yi de dış ticaret açısından olumsuz etkilemiştir. Zaman içerisinde ucuz malların en büyük tedarikçisi olan Çin, Türkiye'nin ithalat artışlarında en çok öne çıkan ülke olmuştur. Ülke ekonomisi için orta ve uzun vadede dış ticaret açığı diğer bir deyişle ödemeler dengesindeki bozukluk önemli bir konudur. Türkiye'nin sahip olduğu avantajları kullanarak Çin ile olan dış ticaretinde kazançlı çıkması için firmaların devlet desteğine ihtiyacı vardır. Ayrıca dış ticarette etkin rol oynayan Türk firmalarının yapılan ekonomik faaliyette Türkiye'nin kazançlı çıkması için önceliklerini gözden geçirmesi gerekmektedir.Master Thesis Başkasını Koruma: Uluslararası Hukukta Koruma Sorumluluğu(2015) Küçük, Erhan; Arsava, A. FüsunZorluk altındaki başkasını koruma düşüncesi, haklı savaştan bu yana hem felsefede hem hukuk disiplininde tartışılan bir durumdur. Ahlaki bir yükümlülük olarak başkasını koruma düşüncesi, insanın varlığının insanlığın varlığına içkin olmasından ileri gelir. Bireysel olarak ifade edilen bu yükümlülüğün kolektif sistemler bakımından, yani devletler ve uluslararası örgütler bakımından nasıl vücut bulacağı konusu muğlaktır. İnsani amaçlarla yapılan müdahalelerden, koruma sorumluluğu kavramına kadar tartışılan başkasını koruma düşüncesi, insan haklarının uluslararası alanda korunmasına isnat eder. Çalışmanın temel amacı, başkasını koruma düşüncesinin, insan haklarının uluslararası alanda korunması çerçevesinde değerlendirilmesine ve bu düşüncenin uluslararası hukuktaki varlığının tespitine odaklanmıştır. Bu bağlamda, ilk olarak başkasını koruma düşüncesi açıklanmış ve bu düşüncenin uluslararası hukukta nasıl var olduğu tarihsel olarak belirlenmeye çalışılmıştır. Ardından, koruma sorumluluğu kavramının normatif bağlayıcılığı tartışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise, Libya ve Suriye örnekleri üzerinden uygulamaların kavrama etkisi tartışılmıştır. Anahtar Sözcükler Koruma Sorumluluğu, başkasını koruma, Libya, SuriyeMaster Thesis 2003 Yılından Beri Irak'ta Araplarla Kürtler Arasındaki Abd ve Etnik Çatışma(2015) Muhammed, Shirwan Hamid; Aygül, CenkArap ve Kürtler arasındaki etnik temelli çatışma Saddam Hüseyin rejimi sonrasında yaygınlaşarak arttı. Bu tezin temel amaçları arasında Birleşik Amerikanın bölgedeki etkin politikalarını anlamak ve analiz etmek bulunmaktadır.Irak'ın karmakarışık etnik yapısında BAAS rejiminin baskın bir yapıya sahip olması, Irak merkezi etnik çatışma ortamını arttırarak, Birleşik Amerika politikacılarının etnik çatışma bakışlı ve merkezi yönetimsel iç şiddet çatışmaları önleyici bakış açıları yansıtılacaktır. Ayrıca , uluslararası ilişkiler, uluslararası sistem ve Irak'ta etnik çatışmalar arasındaki çok çeşitli bağlantılar da incelenecektir. Uluslararası ilişkiler ve sistemine göre etnik çatışmaların nedeni, bölgedeki cehalet seviyesinin yüksekliğidir. Bu tez çalışmasında, buna benzer bazı konulara açıklık getireceğiz. Bu tez, Soğuk Savaş dönemindeki, tek kutuplu dünya düzeninde, politik değişimleri ele alarak Ortadoğu'daki etnik problemleri göstermeye yardımcı olacaktır. Anahtar Sözcükler: Etnik çatışma, Uluslararası Ilişkiler, Arap ve Kürt çatışması, yeni Irak, Amerikan Dış PolitikasıMaster Thesis Büyük Ortadoğu Projesi ve Türkiye'nin Konumu(2007) Tekkaya, Dicle; Olcay, BülentOrtadoğu kavramından bahsedildiğinde daha ziyade dinsel anlamda Müslümanların,etnik anlamda ise Türk, Arap ve Farsların çoğunluğu oluşturduğu bir bölgeden sözedilmektedir. Bununla birlikte slamiyetin yanında Yahudilik ve Hıristiyanlık da diğer önemlidinler olarak bölgedeki siyasi gelişmelerde her zaman önemli role sahip olmuşlardır. Türkler,Araplar ve Farslardan oluşan yapısında Kürtler ve Yahudiler de belirleyici rol oynamaktadır.Bu bölge tarih boyunca medeniyetlerin beşik noktası olarak anılmıştır.Ortadoğu'nun modern tarihini ikiyüzyıl önce başlatan hegemon güçler, ikiyüzyılboyunca Ortadoğu'ya zaman zaman doğrudan zaman zaman da sürekli karıştılar ve bubölgeye düzen vermek istediler. Ortadoğu'ya odaklanan bu güçler ?Büyük Ortadoğu Projesi?ile yeni bir düzen arayışı içindedirler. Bu proje ABD'nin Soğuk Savaş sonrasında tek kutuplukalan dünya üzerinde egemenliğinin sürmesini sağlamak üzere kurulmuş bir projedir. BOPküreselleşme ile aşınmaya uğrattığı tüm uluslardan bağımsız hareket eden küresel elitin içindeolduğu uluslar arası güçlerin, gerekse de ulus devlet düzleminde süper güç olan ABD'ninçıkarlarına uygun bir projedir.Master Thesis Uluslararası İlişkilerde Darwinizim: Nazizm ve Sosyal Darwinizm(2019) Şahin, Sena; Yılmaz, Gözde19. yüzyıl, yaşanılan gelişmeler ile insanlık tarihi açısından oldukça önemli bir dönemdir. Bu dönemde yaşanan tarihi, sosyal ve bilimsel gelişmeler tüm dünyayı oldukça etkilemiştir. M.Ö. 600'lü yıllara kadar dayanan evrim fikri ise, Charles Darwin'in 1859 yılında 'Türlerin Kökeni' isimli eserinin yayınlanması ile zirveye ulaşarak tüm alanlarda oldukça önemli etkilere sebep olmuş, sosyal ve siyasal alanlara da nüfuz etmeye başlamıştır. 1851 yılında Herbert Spencer tarafından geliştiren toplumsal hayatta evrim fikri, Darwin'den sonra toplum içinde hızlı bir şekilde gelişerek, Sosyal Darwinizm unsuru ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın başlarında Almanya'yı da etkisi altına alan Sosyal Darwinizm, Nazi ideolojisinin şekillenmesinde etkili olmuş ve Sosyal Darwinizm'in en radikal noktası olan 'ırk hijyeniği' uygulamaları da Naziler tarafından sistemli bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada evrim teorisinin sosyal alanlara yansıması, Sosyal Darwinizm kapsamında Nazizm özelinde incelenecektir. Anahtar Kelimeler: Nazizim, Hitler, Darwinizm, Sosyal DarwinizmMaster Thesis Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Orta Asya ve Ortadoğu Petrollerinin Uluslararası Politikadaki Yeri ve Önemi(2009) Selvi, Aynur; Olcay, BülentKeşfedildiği günden bu yana devletlerin hem iç politikalarını hem dış politikalarını birincil derecede şekillendiren petrolün önemi yadsınamaz bir gerçek olmuştur. Kolay, kesintisiz ve hesaplı ulaşıldığı zaman ekonomik ve siyasi açıdan büyük avantajlar sağlamasının yanında tam tersi bir durumda ülkelere ciddi zorluklar ve imkansızlar yaşatmaktadır. Diğer bir ifadeyle devletler petrolü temin ederken sınırlı ve maliyetli bir süreç gerçekleştirdiğinde hem devlet merkezli hem de toplumsal merkezli sıkıntılar ortaya çıktığı için, petrol ve petrol taşıma güzergahlarının önemi hayatidir.Petrolün bu hayati öneminin tetiklediği en büyük gerçek, devletlerin bağımlılık dereceleri ne olursa olsun uluslararası sistemde neden olduğu rekabettir. Bu rekabet ise, söz konusu enerji kaynağının dünya üzerindeki eşit olmayan dağılımı sonucu belirli bölgelerde gerçekleşmektedir. Bu bağlamda dünya kanıtlanmış petrol rezervlerinin % 61'ine sahip olan başta Ortadoğu olmak üzere, yakın geçmişte keşfedilen, Ortadoğu'ya alternatif gösterilen ve kaynakların çeşitlendirilmesi gerektiği anlayışının da etkisiyle önem kazanan Orta Asya coğrafyası, tüm dünya devletleri için bir cazibe merkezi haline gelmiştir. Kısacası, ülkelerin dış politikaları Ortadoğu ve Orta Asya'da ya da çevrelerinde oluşmaya başlamıştır.Çalışmada, Ortadoğu ve Orta Asya'da yaşanan petrol merkezli rekabet, sebep- sonuç ilişkisi kurularak incelenmeye çalışılmıştır. Petrolün ülkelerin Ortadoğu ve Orta Asya bölgelerine yönelik politikalarındaki önemi ile bağlantılı olarak dünya tarihine damgasını vuran gelişmelere de yer verilmiştir. Bu bölgelerde rekabet içinde olan yönetimlerin özellikle de görünmeyen ve açıklanmayan hedeflerinin petrol politikaları ile bağlantısı değerlendirilmeye ve anlamlandırılmaya çalışılmıştır.Master Thesis 2012-2013 Muhammed Mursi Döneminde Türkiye ve Mısır İlişkileri(2017) Çakırcalı, Melek; Karasar, Hasan AliBu çalışmada, Mısır'ın Muhammed Mursi dönemi ve bu dönemin Mısır'ın Türkiye ile ilişkisindeki ticari, ekonomik ve özellikle siyasal etkilerinin hangi yönde değiştiği incelenecektir. Buna ek olarak, Türk hükümetinin 2012-2013 dönemindeki dış politikası ve Arap Baharı ve Türkiye'nin Arap Baharı'na bakış açısı ve Mısır'da Arap Baharı sonrasında ki siyasal olaylar ve ülkedeki etkileri ve Mısır'da siyasal bakımdan hangi değişiklikler olduğuna ve değişen Türkiye-Mısır ilişkisinin Ortadoğu'daki etkisine değinilenecektir. Bu çalışmanın asıl amacı, iki Orta Doğu müslüman toplumunun Muhammed Morsi başkanlığında değişen ilişkilerinin incelenmesi yönünde olacaktır. Bu doğrultuda, Türkiye'nin Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ideolojilerinin Müslüman Kardeşler'in ideolejileriyle hangi açıdan benzer olduğu ve Mursi'nin yeni hükümetinin dinamikleri ve Mısır hükümetinin iç ve dış politika dinamikleri de incelenecektir. Ayrıca Mursi dönemdeki Mısır hükümetinin Türkiye ile olan ilişkisine geniş ölçüde yer verilecektir. Çalışmada, Mısır devletinin Türkiye hükümetine bakış açısı ve bu ilişkide Türk ve Mısır hükümetinin iç ve dış politikalarının göz önüne alınarak değişen ilişkilerinin ardında yatan sebeplerde araştırılacaktır. Bunun yanı sıra, Türkiye'nin Morsi'nin başkanlığındaki Mısır hükümeti üzerinde nasıl bir etkisi olduğu ve Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkinin nasıl ilerlediği 2012-2013 yılları arasında iki ülkedeki ekonomik ve siyasi ilişkiler incelenerek çalışılınacaktır.Article Özel Askeri ve Güvenlik Firmalarının Montreuk Dokümanı Muvacehesinede İnsani Devletler Hukuku'na Bağlılığı(2011) Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Law; LawGünümüzde devletler yahut uluslararası örgütler tarafından gerçekleştirilen uluslararası askeri operasyonlarda özel askeri ve güvenlik firmalarından yararlanılmasının yaygın bir uygulama haline geldiği görülmektedir. Uluslararası askeri operasyonlarda yer alan özel askerlik ve güvenlik firması çalışanlarının İnsani Devletler Hukuku (İDH) çerçevesinde sorumluluğunun olup olmadığı ve varsa bu sorumluluğun hukuki dayanağı olarak nelerin gündemde olduğu makalenin içeriğini oluşturmaktadır.Master Thesis Devrim Sonrası İran'ın Değişen Dış Politika Algılaması(2005) Taflıoğlu, Serkan; Hurmi, Bahar11 ÖZET DEVRİM SONRASI İRAN'IN DEĞİŞEN DIŞ POLİTİKA ALGILAMASI İslam devrimi sonrası, ana görüşler devrim ihracı ve tüm dünyadaki Müslümanların hamisi olmaktı. İdealistler jeo-stratejiye ters olan islami bir dış politika uygulamak istiyorlardı. Onlar bir İslam ülkesinin dış siyasetini adalet, iyi niyet ve islami esasların yönlendirmesi gerektiğine inanıyorlardı. Bu görüşün taraftarları, uluslar arası alanda, büyük güçlerin hakimiyetini reddedip, kendilerinde gerçekleşen devrim gibi, devrimlerin gerçekleşmesi için islami özgürlük hareketlerine ve ezilmiş halk hareketlerine maddi ve siyasi destek verilmesi gerektiğine inanıyorlardı. Diğer taraftan realistler, diğer ülkelerle özellikle büyük güçlerle barışçıl ekonomik ve diplomatik ilişkilerinin geliştirilmesini vurgulamaktaydılar. Uluslar arası seviyeden daha çok ulusal seviyede yoğunlaşmaktaydılar. Bu araştırmanın ilk bölümünde, İslam devriminin tarihsel gelişimi ve ilk dönem liberaller ve ruhaniler arasında ki çatışma incelenecektir.Mehdi Bazargan hükümeti devrim ihracı felsefesine ve büyük güçlere meydan okumaya inanmıyordu. Amerika Birleşik Devletleri de dahil batı ülkeleri ile iyi ilişkiler kurmak istiyordu. Fakat Ayetullah Humeyni taraftarlarının Amerikan Elçiliği'ni işgal etmesiyle, Bazargan hükümeti istifa etmiş ve ruhaniler İran'da hakim olmuşlardır. Yine bu bölümde, İran anayasal yapısı ve dış politika üzerinde etkili kurumlar hakkında bazı bilgiler verilmiştir. İran-Irak arasındaki toprak sorununun tarihsel geçmişi hakkında bazı bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, devrim sonrası ilk on yılda 'ne doğu ne batı' ve 'ümmet' siyasetinin dış politikada uygulanması süreci değerlendirilmiştir. Bu dönemde iki farklı grup olsa da, esas mücadele coğrafi sınırlar yerine ideolojik sınırın islami ideolojinin yayılması ve devrim ihracı söylemleri üzerinde gerçekleşmekteydi. Ayetullah Humeyni 'nin vefatıyla Rafsancani iktidara gelmiş, savaşın bitimiyle dış tehditler azalmıştır. Sovyetler birliği'nin çöküşüyle, İran'ın çevre koşulları değişmiştir. Bu bölümde İran'ın Avrupa Birliği, Türkiye ve arap devletleri ile olan ilişkileri de değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, Hatemi'nin sivil toplum ve çoğulculuk söylemi ile iktidara gelmesiyle, dış politikada yeni etkenler girmesi incelenmiştir. 11 Eylül saldırıları sonucu İran'ın uluslar arası politikada ki konumu ve bunun dış politikasına etkisi değerlendirilmiştir. İran'ın Avrupa Birliği ile olan ekonomik siyasi ilişkileri ve İran nükleer enerji siyaseti de bu bölümde incelenmiştir. Sonuç bölümde ise, İran'ın iç politikada ki gelişmeleri ve bunun İran dış politikasına ve bölgeye muhtemel etkileri değerlendirilmiştir.Master Thesis Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın Enerji Potansiyelleri ve Politikaları(2007) Özdemir, Yavuz; Başak, Cengiz; Başak, Cengiz; Başak, Cengiz; Department of International Relations; Department of International RelationsSanayileşmenin artmasına bağlı olarak, 20. yüzyılda olduğu gibi, 21.yüzyılda dadünyanın gelişmiş ekonomilerinin en büyük itici gücünün enerji kaynakları olacağıkesindir.Teknolojik gelişmelerin ışığında, insanoğlunun ihtiyaç önceliklerinindeğişerek daha üst seviyelere çıkması, bizleri bu enerji kaynaklarına bir nevi bağımlıduruma getirmiştir.Bu bağlamda, günümüzde enerji elde etmek amacıyla kullanılankaynaklar arasında petrol ve doğal gazın tüketim açısından diğerlerinden dahaöncelikli bir konuma yükseldiği görülmektedir.Dünya enerji ihtiyacının gün be gün arttığı günümüzde, gelişmiş sanayilere sahipbüyük devletlerin enerji güvenliklerini sağlamak adına, söz konusu kaynaklarınüretildiği ve nakledildiği coğrafyalarda etkinliklerini arttırmaya çalıştıklarıgözlemlenmektedir. Bu noktada, Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardındanbünyesinde bulundurduğu zengin hidrokarbon kaynaklarıyla Orta Asya Bölgesi'nin,dolayısıyla da bu coğrafyada kurulmuş olan Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistanve Özbekistan Cumhuriyetleri'nin dünya siyasetindeki önemlerinin arttığısöylenebilir.Araştırmamızda, bölgenin artan önemine bağlı olarak burada kurulmuş olan,Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan gibi Türk Cumhuriyetleri'ninenerji potansiyelleri ve politikaları incelenmiştir. Konu incelenirken, enerji eksenlibölgesel sorunların yanı sıra, Türkiye de dahil olmak üzere, küresel ve bölgeselgüçlerin bölge politikaları da irdelenmiştir.Tüm bunların ışığında, Kazakistan,Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan'ın sahip oldukları enerji kaynaklarını reelbir şekilde kullanarak, gelecekte bölge içinde etkin birer ekonomik güce dönüşüpdönüşemeyecekleri sorgulanmıştır.Bunlara göre, adı geçen ülkelerin sahip oldukları kaynaklarını doğru politikalardahilinde etkili bir şekilde kullanabilmeleri durumunda, çokta uzak olmayan birgelecekte, Orta Asya Bölgesinin önemli ekonomik güçleri arasında yer alabilecekleriöngörülmüştür.

