1279 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 1279
Review Citation - WoS: 1Evolution of the Relationship Between Urban Planning and Urban Infrastructure(Kare Publ, 2018) Sahin, Savas ZaferIn the face of disasters caused by climate change and ecological degradation, the future of cities has become closely interrelated with the sensitive balance between urban planning and urban infrastructure. Integrated sustainable urban planning and management approaches, where the relationship between urban planning and urban infrastructure is re-examined to manage urban risks, manage the capacity of existing infrastructure, and adapt to climate change have been discussed for a long time. Particularly in the last 2 to 3 decades, in various countries and for different reasons, urban planning and urban infrastructure investments have diverged. Under the influence of neo-liberal policies, the urban planning process has often been transformed into a mechanism of re-distributing urban rents via urban projects, and urban infrastructure investments are presented to society as mega projects to help legitimize the effects of this transformation politically. This dissociation results in an inefficient and ineffective use of resources, a negative effect on the urban ecosystem, and an urban daily life that is fragile and disrupted. The development of a framework that re-integrates planning with infrastructure is an inevitable necessity.Review Çikolata ve Sağlık Beyanları(2018) Cömert, Tuğba Küçükkasap; Merdol, Türkan KutluayÇikolata, bileşimindeki kakao oranı ve yapımında kullanılan maddelere göre bitter çikolata, sütlü çikolata vb. olarakadlandırılır. Kakao oranı ile en zengin olan bitter çikolatanın sağlık üzerine etkileri pek çok çalışmada değerlendirilmişancak tutarlı sonuçlar elde edilememiştir. Bazı araştırmalar, kakaonun yararlı etkisinin ancak çiğ tüketimi ile mümkünolabileceğini vurgularken, bazıları bitter çikolatanın yüksek doymuş yağ ve şeker içeriği nedeniyle vücut ağırlığında artışaneden olabileceğine dikkat çekmektedir. Bunun yanı sıra, kakao ve çikolata, teobromin ve kafein içeriğinden dolayı, belirginyüksek nabız ile ilişkilendirilmekte, bu nedenle aritmisi olanlarda ve yaşlı hastalarda tüketiminin kısıtlanması gerektiğibelirtilmektedir. Bununla birlikte, çikolatanın olumlu etkileri olduğunu gösteren bir çok çalışma da bulunmaktadır.Bu çalışmalarda, çikolatada bulunan sağlıksız bileşenlere karşılık, olumlu etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğivurgulanmakta, istenmeyen olumsuz etkileri engellemek için uygun miktarlarda tüketilmesi gerektiği belirtilmektedir. Buderlemede, çikolata ve sağlık beyanları üzerine yapılan çalışmalar ve sonuçları değerlendirilmiştir.Master Thesis Karşılıksız Çek ve Çekin Karşılıksızdır İşlemine Sebebiyet Verenler Hakkında Uygulanacak Hukuki ve Cezai Yaptırımlar(2019) Altünay, Özgür Serhat; Göle, Osman CelalÇek; kanunlarda belirtilen şekil koşullarına tabi, belli bir miktar paranın ödenmesini konu alan, yalnızca bir banka üzerinden keşide edilebilen, ibrazında ödenen, havale niteliği taşıyan bir senettir. Çeklerin en temel özelliği, belirli bir miktar paranın ödenmesini üzerinde taşımasıdır. Çek, nakdin kaydi paraya dönüşmesi ve ilgili mali kuruluşlar bünyesinde toplanmasıyla ülke ekonomisine katkı sağlar. Bu ve birçok faydası sebebiyle çeklerin, tarih boyunca ortaya çıkışından itibaren çoğu kanun koyucu tarafından kullanımı teşvik edilmiştir. Çeke olan güvenin ve kullanımının artması, karşılıksızdır işlemine sebebiyet verme suçunun önüne geçilebilmesi için de birçok düzenleme yapılmıştır. Çalışmamızda; 09.08.2016 tarihli '6728 Sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun' ile birlikte '6102 Türk Ticaret Kanunu' ve Çek Kanunu'nda meydana gelen değişiklikler ele alınmıştır.Article KAHRAMANMARAŞ ÇOCUK ABALARINDA NAZARLIK(2016) Kuru, Songül; Kırkıncıoğlu, Zeynepİnanç sistemine bağlı olarak gelişen toplumlarda, sembolik ifadeler, kişisellikten öte, toplumca kabul gören ortak değerleri yansıtmışlardır. Semboller, bir arada yaşayan insanların ortak özelliklerini, inançlarını, göreneklerini temsil ederek ve onların diğerlerinden ayrılmasını sağlamaktadır. Yaşam, doğum, üreme, korunma vb. gibi insanlığın ortak döngüleri üzerine kurgulanan semboller, önceleri mağara duvarlarında ve mitolojilerde yer alırken, daha sonra dokuma ve desenleme tekniklerinin geliştirilmesiyle, bu görevi dokumalar üstlenmiştir. Dokuma ürünlerine uygulanan desenlerle; doğum, bereket, beslenme, ölüm, korunma ile ilgili birçok anlam yüklemiştir. Korunma ile ilgili motiflerin başında nazar, nazarlıklar gelmektedir. Anadolu'da önemli inançlardan birisi de nazar inancıdır. Arapça bakış anlamına gelen nazar, Türkçede de aynı manada kullanılır. Çalışmanın amacı; Türk kültüründe önemli yeri olan nazar konusu hakkında bilgi vermek ve Kahramanmaraş çocuk abalarında bulunan nazar ve koruma ile ilgili motifler ve süslemeleri fotoğraf ve çizimlerle irdeleyerek değerlendirmektir. Betimsel yöntemin kullanıldığı araştırmada, Anadolu gelenek ve göreneklerine göre çocukları nazardan korumayla ilgili inançlardan bahsedilmiştir. Kahramanmaraş çocuk abalarında geleneksel öğeler içeren nazara karşı koruyucu motifler, çeşitli malzeme ve objelerden yapılan süslemeler ve ifade ettiği sembolik anlamlar yorumlanarak öneriler getirilmiştirMaster Thesis Verimli Örgüt Yönetimi için Zaman Yönetimi: Bir Özel Hastane Örneği(2015) Şahin, Dilara Ceylan; Tengilimoğlu, DilaverZaman telafisi olmayan, ikamesi bulunmayan, yenilemeyen, geçip gittiğinde tekrar yerine getirilemeyen bir kavramdır. Zaman kavramının ikamesinin olmamasından kaynaklı olarak zaman yönetiminin etkin kullanımı örgütlerde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma özel bir sağlık örgütünde çalışanların zaman yönetimi kavramının etkin kullanılmasını değerlendirmeye yönelik bir çalışma olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmada, Ankara ilinde özel bir hastanede çalışanların tamamının araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmiştir. 219 örgüt çalışanı ile ilgili veriler değerlendirmeye alınmıştır. Ampirik çalışma tekniği uygulanmıştır. Araştırmada örgütsel zaman, iş zaman, yönetsel zaman ve kişisel zaman sorunları cinsiyetle, yaşla, görevle ve eğitim durumuyla karşılaştırılmıştır. Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma grubu, cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarındaki farklılıklardan dolayı zaman yönetimi kavramına yönetsel, örgütsel ve kişisel zaman bağlamında farklı yanıtlar vermişlerdir. Araştırma grubunun çoğunluğunda yönetsel ve kişisel zaman tuzaklarına yakalandıkları sonucu çıkmıştır. Sonuç olarak, zaman yönetimi kavramının; cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarından etkilendiği bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Zaman Kavramı 2. Zaman Yönetimi 3. Örgüt ÇalışanlarıMaster Thesis Türk-çin Siyasal ve Ekonomik İlişkilerinin Türkiye Ekonomisine Etkileri(2019) Şatana, Çağrı Ceren; Ülker, Halil İbrahimTürklerin, tarih boyunca Çin ile ekonomik ve siyasi ilişkileri olmuştur. Çin'in birçok açıdan çeşitli büyüklüklere sahip olması dünya için hem bir fırsat hem de bir tehdit olarak algılanmıştır. Ekonomik yönüyle büyük bir pazar olması Çin'i, diğer ülkeler karşısında cazip hale getirmektedir. Çin sosyalist piyasa ekonomisi olarak adlandırılan kendine özgü bir ekonomik modele sahiptir. Pragmatik açıdan en üst düzeyde faydaya odaklı bu model Çin'i dünya karşısında sürekli avantajlı hale getirmiştir. Türkiye'nin 1995'li yıllar sonrasında Çin ile olan dış ticaretindeki canlanma zamanla Türkiye ekonomisinin aleyhine dönmüştür. Özellikle Çin'in ulusal parasını devalüe etmesi diğer tüm ülkeler gibi Türkiye'yi de dış ticaret açısından olumsuz etkilemiştir. Zaman içerisinde ucuz malların en büyük tedarikçisi olan Çin, Türkiye'nin ithalat artışlarında en çok öne çıkan ülke olmuştur. Ülke ekonomisi için orta ve uzun vadede dış ticaret açığı diğer bir deyişle ödemeler dengesindeki bozukluk önemli bir konudur. Türkiye'nin sahip olduğu avantajları kullanarak Çin ile olan dış ticaretinde kazançlı çıkması için firmaların devlet desteğine ihtiyacı vardır. Ayrıca dış ticarette etkin rol oynayan Türk firmalarının yapılan ekonomik faaliyette Türkiye'nin kazançlı çıkması için önceliklerini gözden geçirmesi gerekmektedir.Article Ankara Kalesi'ndeki Hatipoğlu Konağı için Yeniden İşlevlendirme Önerisi(2015) Yenel, AydanurUlus Kale bölgesi, başkent Ankaranın tarihsel çekirdeğini oluşturan ve eski yerleşmenin tarihi yapılarını barındıran en önemli kentselodaktır. Kaleiçinin günümüzdeki konumu, doku olarak büyük değişimler geçirmiş olmasına rağmen, tarihsel süreklilik, geçmişinizleri, anıtlar, fiziksel değerler devam etmekte olup kentin geleneksel bölümüne hizmet vermektedir.Bu makalenin amacı, Ankara tarihsel kent merkezi içinde inşa edilen, kültür mirası örneklerinden Hatipoğlu Konağının; nasıl fizikselolarak geleneksel özellikleri korunurken, günümüz şartlarına uygun, kullanıcı ihtiyaçları ile konfor koşulları da gözetilerek, restorasyonilkeleri doğrultusunda onarılıp geleceğe aktarılabileceğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda öncelikle kalenin fiziksel dokusu incelenip,sokak-parsel-yapı ilişkileri ile yapıların mimari özellikleri irdelenmiştir. Çalışmada, 1929 kadastral haritalarından yararlanmanın yanısıra elde edilen konuyla ilgili taranan kaynaklar da değerlendirilerek Hatipoğlu Konağının geçirdiği aşamalar verilmeye çalışılmıştır.Article Konut Kullanıcılarının Kentsel ve Sosyal Yaşam Kalitesi Farkındalığı: Ankara/çayyolu-prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi Örneği(2015) Gültekin, Ahmet Tanju; Gültekin, Ahmet Tanju; Gültekin, Ahmet Tanju; Industrial Design; Industrial Design1980 sonrasında küreselleşme ve dinamikleri; ekonomik bütünleşme politikaları ile birlikte sosyal, kültürel ve siyasal uyum süreçlerive özellikle sermayeyi kentsel gelişmeye yönlendirmesiyle kentsel mekânı da biçimlendirmektedir. Türkiye de de küreselleşmedalgasıyla; neo liberal politikalar çerçevesinde yaşanan ekonomik değişim sürecinde, kent mekânı rant sektörü için en karlı yatırımalanına dönüştürülmektedir. Konut sektörü, etkin ve yaygın pazarlama stratejileriyle bu sürece hızla ve kolaylıkla dâhil edilmiştir.Bu gelişmede kentsel ölçekte son onlu yıllarda Ankara/Çayyolu, orta-üst ve üst gelir grubundaki kullanıcılarıyla, ekonomik ve sosyalolarak ayrışmaktadır. Bu ayrışma, fiziksel ve mekânsal kalite düzeyi yüksek olan konut alanlarında belirgindir. Ancak, konut kalitesininölçülebilir fiziksel ve mekânsal standartlarıyla birlikte, kullanıcının sosyal ve kültürel isteklerinin karşılanması, yaşam kalitesindeönem kazanmaktadır. Bu noktadan hareketle, bu çalışmada, konut alanlarında kullanıcıların fiziksel ve toplumsal çevre algısı ile kalitekapsamındaki talepleri ve farkındalığı, örneklem alan olarak seçilen Ankara-Çayyolu- Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı mahallesindeincelenmektedir. Bu mahallenin 1980lerle başlayan var oluş öyküsünde, neo liberal politikalar ve kentsel mekânı biçimlendirmeyeteneği baş aktör iken, kullanıcıların bu öyküdeki varlığı, yaşam kalitesi ve farkındalıkla tanımlanmaktadır. Böylece elde edilençıkarsamalar, yaşanabilir konut alanlarının oluşturulmasında yönlendirici olacaktır.Article Göçmen Mahallelerinde Konut Dış Mekânında Uyarlama: “küçük Halep,” Önder Mahallesi, Ankara Örneği(2019) Temel, Dilşa Günaydın; Kahraman, Z.Yaşanan iç savaş nedeni ile Türkiye 2011 yılından bu yana Suriye’den göç almaktadır. Bir müddet sonra sığınmacıların birkısmı farklı Avrupa ülkelerine dağılmış olsalar da büyük bir çoğunluğu, özellikle Hatay, Şanlıurfa, Adana, Ankara ve İstanbul’ayerleşmişlerdir. Bu durum, sığınmacıların bütünleşmesi ve kentlerin bu kitlesel göç hareketi için hazır hale getirilmesi konularınıgündeme getirmektedir.Çalışmada, Suriyeli sığınmacıların, sosyo-mekânsal bütünleşme süreçlerinin parçası olarak yerleştikleri bölgelerde ve konutalanlarında yaptıkları uyarlamaların araştırılması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, Ankara/Altındağ ilçesine bağlı Önder Mahallesi’ndeyaşayan Suriyelilerin kültürel aktarımlarının ve gündelik ihtiyaçlarının mekânsal yansıması olarak mahalledeki konutlarınındış mekânında yaptıkları uyarlamalar incelenmiştir. Suriyelilerin kendi yaşantılarından yeni yaşam alanlarına ne tür aktarımlaryaptıklarını ve konut dış mekânındaki değişiklikleri belirleyebilmek için öncelikle Suriye’deki yaşantıları araştırılmıştır. Çalışmada,mahalledeki mekânsal değişimi saptamak için temel olarak yerinde yapılan gözlemlerden, Suriyelilerin kendi ülkelerindeki yaşambiçimlerini ve mekânsal yansımalarını anlayabilmek için de yazın ve görsel doküman tarama tekniklerinden yararlanılmıştır.Bunlara ek olarak, mahalle muhtarı ile mülakatlar ve alanda yaşayan Suriyelilerle resmî olmayan görüşmeler yapılmıştır. Bilgitoplama sürecinde edinilen görseller üzerinden yapılan karşılaştırmalar ve bunların alan çalışması ve yazın taramasından eldeedilen verilerden yola çıkılarak yorumlanması alan çalışmasının esasını oluşturmaktadır. Çalışmanın bulguları Önder Mahallesi’neyerleşen ve giderek nüfusları artan Suriyeli sığınmacıların zaman geçtikçe bu bölgeyi kendi gündelik yaşamlarını ve yaşamtarzlarını devam ettirebilecek bir yer haline getirdiklerini, bu süreçte konut dış mekânında kendi imkân ve emekleriyle yaptıklarıuyarlamaların etkili olduğunu göstermektedir. Çalışmanın, kentlerin planlı bir şekilde göç sonucu oluşan konut ihtiyaçlarına uyumgösterebilmesi için gereken stratejilerin tespit edilmesi, konut alanlarında yapılacak düzenlemelerin göçmenlerin sosyo-mekânsalbütünleşmelerinin bir parçası olduğunun hatırlanması ve bu kabul ile göçmenlerin barınma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelikpolitikaların geliştirilmesi konularına katkı sunabileceği beklenmektedir.Article GÖNÜLDEN PAYLAŞIMLA BARIŞ(İz Dergisi, 2013) Selçuk, Fatma ÜlküBarış içinde yaşam, insanın güvenlik, denge, istikrar, uyum, huzur gibi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi açısından önemlidir. Son birkaç yüzyıl, dünya barışının nasıl sağlanacağı konusunda farklı görüşlere sahne olmuştur. Liberaller serbest ticaretin ve uluslararası örgütlerin önemine vurgu yaparlarken, sosyalistler üretim ve paylaşım ilişkilerinin nasıl düzenlenmesi gerektiğine odaklanmışlardır. Çevre konusundaki farkındalığın artması ise insanın dünyada yalnız olmadığını hatırlatmış, sürdürülebilir bir yaşamın olanakları daha fazla araştırılır olmuştur. Barışla bağlantılı akademik çabalar, dünya savaşlarının, bölgesel, ülkeler arası ve ülke içi çatışmaların patlak verdiği bir ortama rağmen devam etmiştir. Bu metin de silahlar yerine insanların konuştuğu, anlaştığı bir dünya için gönülden iletişimin ve paylaşımın önemine dikkat çekmek üzere 2011 yılında ‘Mekan ve Kültür’ Sempozyumunda sunmuş olduğum basılmamış tebliğimin bazı bölümlerini içermektedir.

