Search Results

Now showing 1 - 10 of 31
  • Article
    Türkiye'de Toplumsal Gelişmenin İki Formülü: Eğitimciliğin Tarihi ve Ekonomici Yaklaşımın Ortaya Çıkışı
    (2016) Sönmezer, Burak
    Bu çalışmada, Türkiye'de, maarifçilik dediğimiz, toplumsal ve ekonomik gelişmenin ön şartı olarak eğitimi gören anlayışın bir tarihi olduğu gösterilmeye çalışılmaktadır. 19. yüzyılın başlarında ortaya çıkan bu anlayış, giderek Osmanlı Devleti'nin klasik çağındaki güçlü devlete dönüşün bir formülü olarak görülmeye başlanmıştır. Bu anlamda maarifçilik Osmanlı yönetici sınıfının tarihsel çıkarlarına göre şekillenmiş ve geleneksel aydınlar tarafından bütünüyle benimsenmiştir. Aynı dönemde iktidara sert eleştiriler yönelten ve meşrutiyet fikrini ortaya atan Jöntürkler de, geleneksel maarifçi fikirlerden kurtulmuş değildir. Jöntürkler tarafından da devam ettirilen maarifçi düşünceler ancak İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin 20. yüzyıl başında Osmanlı burjuva sınıfıyla ilişki kurmasıyla birlikte değişmiş ve toplumsal gelişmeye ekonomici bir bakışa dönüşmüştür.
  • Article
    Uluslararası Hukuk ve Bm Teşkilatındaki Değişimler
    (2015) Arsava, Ayşe Füsun
    Uluslararası hukuk tarafından düzenlenen alanlar arttıkça uluslararası hukukun parçalanması (fragmentation) bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Birbirine ters düşen çıkarların ve konuların uluslararası hukuk tarafından düzenlenmesi ancak bu şekilde mümkün olabilmektedir. Bu çerçevede genel uluslararası hukuk düzenlemelerinden kaçış yerine belli alanlarda bölgesel düzenlemelere yönelişten söz edilmektedir. Bu durum BM örgütünün ve kurumsal yapısının değişimi tartışmalarını gündeme getirmektedir. Makale uluslararası hukukun bütünleştirilesi ve parçalanması arasındaki gerilime ve yeni gelişimlere ışık tutmak amacıyla hazırlanmıştır.
  • Article
    TÜRKİYE’DE KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARI- SINDAN BUGÜNE MEKÂNSAL PLANLAMA MEVZUATI VE UYGULAMALARININ DÖNÜŞÜMÜ VE ETKİLERİ
    (2017) Şahin, Savaş Zafer
    Son otuz yıldır, kapitalizmin krizi ve devletin yeniden yapılandırılması tartışmaları mekânsal bir boyut kazanmaya başlamıştır. Özellikle adem-i merkezileşme, ölçek ve yönetsel düzeyler, yetkilerin devletin farklı kademeleri arasında yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya taşınması önemli çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Devletin merkezi ve yerel yönetimler düzeyleri arasındaki yetkiler sürekli olarak yeniden dağıtılmakta, yeni ölçekler oluşturulmakta ya da eski ölçekler önemini kaybetmektedir. Son on yıldır Türkiye'de yerel yönetimler reformu adın altında gerçekleştirilen mülki idare değişiklikleri de bu kapsamdadır. Bu değişikliklerin kent planlama sürecine yapısal etkileri olmaktadır. Bu makalede 2000'li yılların başında kısmen yasalaşan \"Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı\" sonrası dönemde mekânsal planlama sistemindeki değişiklikler yeniden ölçekleme açısından eleştirel bir yaklaşımla ele alınacaktır
  • Article
    AVRUPA BİRLİĞİ’NİN GÜNEY AKDENİZ POLİTİKASINDA GÜVENLİK-DEMOKRASİ İKİLEMİ: ARAP BAHARI SONRASI KURUMSAL GİRİŞİMLER
    (2018) Orhan, Duygu Dersan
    Avrupa Birliği (AB), 2010 yılı sonunda Arap dünyasında başlayan hükümet karşıtı ayaklanmalara, diğeruluslararası aktörler gibi hazırlıksız yakalanmıştır. Bölgedeki siyasi dönüşümler, AB’nin, özellikle Akdeniz’ekıyısı olan Ortadoğu ülkeleriyle uzun yıllara dayanan ve kurumsal işbirliği ile desteklenen ilişkilerini yenidentanımlamasına yol açmıştır. Güney Akdeniz’e yönelik olarak izledikleri politikanın başarısız olduğunu ifade edenAB yetkilileri, bugüne kadar güvenlik ve ekonomik odaklı olan ilişkilerin siyasi ayağını güçlendirme ve bölgenin“demokratikleşmesine” destek olmak amacıyla yeni girişimlerde bulunmuşlardır. Ancak, Arap Baharısonrasında Ortadoğu’da oluşan yeni güvenlik tehditleri ve artan göç oranları nedeniyle, AB’nin Güney Akdenizpolitikasının halen güvenlik odaklı olduğu ve henüz bir paradigma değişikliği sağlayamadığıdeğerlendirilmektedir.
  • Review
    Yerel Seçimlerde Ankaraʼnın Merkez ve Çevre İlçelerine Dair Sosyo-mekânsal Bir Analiz Denemesi
    (2019) Şahin, Savaş Zafer
    Merkezî kentsel politikaların kentler üzerinde yadsınamaz bir etkisi olsa da, yerel toplumsal ve siyasal dinamikler özellikle yerelseçimler gibi demokratik pratikleri ve sonrasındaki yerel yönetim deneyimini ciddi bir şekilde etkilemektedir. Ancak, bu dinamiklerinfarklı kentler özelinde nasıl şekillendiği ve işlediği üzerine yeterince araştırma yapılmamıştır. Yazıda Ankara’nın ilçe belediyeleriüzerine yaklaşık on yıldır sürdürülen monografi çalışmaları kullanılarak, ilçelerin siyasal, mekânsal ve toplumsal değişkenlerive bunların yerel seçimler gibi önemli siyasal etkinlikleri nasıl etkileyebileceği, ilçelerin toplumsal gerçekliği düşünülerek nasılöngörülerde bulunulması gerektiği sorularını yanıtlamaya yönelik değerlendirme ve yorumlara yer verilmiştir.
  • Article
    Özel Askeri ve Güvenlik Firmalarının Montreuk Dokümanı Muvacehesinede İnsani Devletler Hukuku'na Bağlılığı
    (2011) Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Arsava, Ayşe Füsun; Law; Law
    Günümüzde devletler yahut uluslararası örgütler tarafından gerçekleştirilen uluslararası askeri operasyonlarda özel askeri ve güvenlik firmalarından yararlanılmasının yaygın bir uygulama haline geldiği görülmektedir. Uluslararası askeri operasyonlarda yer alan özel askerlik ve güvenlik firması çalışanlarının İnsani Devletler Hukuku (İDH) çerçevesinde sorumluluğunun olup olmadığı ve varsa bu sorumluluğun hukuki dayanağı olarak nelerin gündemde olduğu makalenin içeriğini oluşturmaktadır.
  • Article
    Self-determinasyon Hakkı ve Kosova
    (2009) Arsava, Ayşe Füsun
    Self-determinasyon hakkı diğer bir tabirle kendi mukadderatını tayin hakkı (SDR) uluslararası hukukta dinamitlerle yüklü bir kavram olarak nitelendirilmektedir. SDR Birinci Dünya Savaşı’nın nedenini oluşturduğu gibi, günümüzde de bağımsızlık hareketlerinin, diğer taraftan da mevcut devletlerdeki farklı etnik grupların taleplerinin dayanağını oluşturmaktadır. Makalede ağırlıklı olarak uluslararası hukukun temel ilkesi olan “devletlerin toprak bütünlüğü” ilkesi ile SDR’nin ne şekilde bağdaştırıldığı Kosova örneğinde ele alınarak değerlendirilmiştir.
  • Article
    SİYASİ ÇATIŞMALARIN ÇÖZÜMÜNDE ŞİDDETSİZ İLETİŞİM MODELİNİN OLANAK ve KISITLILIKLARI
    (2017) Selçuk, Fatma Ülkü
    Bu makalede, Rosenberg\"in şiddetsiz iletişim modelinin, etnik gruplar arası siyasi çatışmaların çözümü açısından sunduğu olanak ve kısıtlılıklar çok düzlemli bir çerçeve üzerinden değerlendirilmektedir. Modelin çatışma çözümüne ve insan doğasına dair kabulleri, ruh ve sinir bilim bulgularına göndermede bulunarak irdelenmektedir. Modelin analizinden hareketle, şiddetli çatışmalara yol açma ve barış inşası sürecini tıkama potansiyelleri bakımından farklılaşan bireysel kapasitelerin göz önünde bulundurulmasının önemi vurgulanmaktadır. Travmaların zincirleme etkisinin ve şiddet döngüsünün kırılabilmesi bakımından, çok düzlemli bir çözümleme çerçevesi benimsenmesinin ve mezo ve makro düzlemlerde yer alan teorilerin insan doğasına dair kabullerinin ruh ve sinir bilim bulgularını takip ederek yenilenmesinin faydalı olduğu ortaya konmaktadır
  • Article
    Arap Baharı ve Demokrasi Hakkı
    (2014) Arsava, Ayşe Füsun
    Arap baharı, Arap ülkelerinde gözlenen demokrasi eksikliği nedeniyle beklenme- yen bir gelişme olarak yorumlanmaktadır. Arap baharı halk ve hükümet ilişkisini dü- zenlemeye yönelik normların uluslararası hukukta yeniden tartışma konusu olmasına ve bu normların demokrasi hakkını kapsayıp kapsamadığı yönünde değerlendirme ya- pılmasına yol açmıştır. Bu bağlamda hükümet şeklinin halk tarafından belirlenmediği nispette yönetimin demokratik olarak nitelendirilemeyeceği görüşünün temsil edildi- ği gibi, halkların Selfdeterminationsright’ından demokrasi hakkının değil, demokra- tikleşme hakkının istihraç edilebileceği görüşünün de temsil edildiği görülmektedir. Devlet uygulamalarının analizi uluslararası hukukta demokrasi hakkının mevcudiye- tini yeterince desteklemektedir. Buna karşılık uluslararası hukukta demokratikleşme mükellefiyetinin bulunduğu varsayım olarak kabul görmektedir. Bu durum yönetimin meşruiyetinin somut hükümet şekline değil, daha çok demokrasiyi geliştirmeye yö- nelik gayretlere bağlı oluğunu ortaya koymaktadır. Günümüzde uluslararası hukukta otoriter rejimlere karşı yapılan direniş hareketlerine meşruiyet prensibi dayanak oluş- turmaktadır. İnsan hakları içeriği ile meşruiyet prensibi otokratik hükümetler üzerin- de baskı oluşturmaktadır ve belli koşullar altında uluslararası camianın müdahalesini mümkün kılmaktadır. Ancak içerde gerekli koşullar olmadığı nispette dışardan demok- ratikleşme sürecinin dayatılmasının da mümkün olmadığının gözardı edilmemesi ge- rekmemektir.
  • Review
    Kosova, Abhazya, Güney Osetya ve Uluslararası Ayrılma (secession) Hakkı
    (2012) Arsava, Ayşe Füsun
    Kosova’nın 2008 ilkbaharında Sırbistan’dan ayrılmasının uluslararasıhukuk ve devletlerinden ayrılmak isteyen gruplar üzerinde etkisininaraştırıldığı makalede devletlerin toprak bütünlüğü ilkesi ışığındaayrılma hakkının istisnai durumlar için dahi reddedilmesi yaklaşımınınağırlık taşıdığı ortaya konulmaktadır. Makale bir etnik grubun tek taraflıolarak ana vatanından bağımsızlık ilân ettiği Kosova örneğinde bu türayrılma taleplerinin uluslararası hukukta normatif etki boyutu itibariyledeğerlendirilmesine ışık tutmaktadır.