Search Results

Now showing 1 - 10 of 23
  • Article
    Kentsel Arayüz Mekânlarının Fiziksel Değişiminin/dönüşümünün İncelenmesi: Ankara Ulus Örneği
    (2024) Kıratlı, Esra; Bilge, Fulay Uysal; Uysalbilge, Fulay
    Kentsel arayüzler özel ve kamusal alanlar arasında bağlantıyı sağlayan, içinde kamusallık barındıran alanlardır. Bu çalışmada, Ankara kentinin başkent olma sürecinde kültürel ve tarihi bir alanı olan Ulus Bankalar Caddesi üzerinde yer alan kentsel arayüzlerin tespiti yapılarak geçmişten günümüze kentsel arayüzlerin değişimi/dönüşümü incelenmiştir. Literatür taramasında kamusal alan, özel alan ve bu iki alanın arasında geçiş özelliği taşıyan kentsel arayüz kavramları ele alınmıştır. Yerinde tespit ve gözlemlere dayanarak yürütülen bu çalışmada, Ulus Bankalar Caddesi’nde sınırları belirlenen alandaki kentsel arayüzlerin fiziksel özellikleri bakımından arayüz olma nitelikleri ortaya çıkartılmış, işlevsellikleri sorgulanmıştır. Ortaya çıkan bulgularda kentsel arayüzlerin fiziksel özellikleri bakımından arayüz olma niteliği taşıdığı ancak işlevsel özelliklerine bakıldığında, kamusallık barındırmakta eksik kaldığı tespit edilmiştir.
  • Review
    Yerel Seçimlerde Ankaraʼnın Merkez ve Çevre İlçelerine Dair Sosyo-mekânsal Bir Analiz Denemesi
    (2019) Şahin, Savaş Zafer
    Merkezî kentsel politikaların kentler üzerinde yadsınamaz bir etkisi olsa da, yerel toplumsal ve siyasal dinamikler özellikle yerelseçimler gibi demokratik pratikleri ve sonrasındaki yerel yönetim deneyimini ciddi bir şekilde etkilemektedir. Ancak, bu dinamiklerinfarklı kentler özelinde nasıl şekillendiği ve işlediği üzerine yeterince araştırma yapılmamıştır. Yazıda Ankara’nın ilçe belediyeleriüzerine yaklaşık on yıldır sürdürülen monografi çalışmaları kullanılarak, ilçelerin siyasal, mekânsal ve toplumsal değişkenlerive bunların yerel seçimler gibi önemli siyasal etkinlikleri nasıl etkileyebileceği, ilçelerin toplumsal gerçekliği düşünülerek nasılöngörülerde bulunulması gerektiği sorularını yanıtlamaya yönelik değerlendirme ve yorumlara yer verilmiştir.
  • Article
    Ankara Kalesi'ndeki Hatipoğlu Konağı için Yeniden İşlevlendirme Önerisi
    (2015) Yenel, Aydanur
    Ulus Kale bölgesi, başkent Ankaranın tarihsel çekirdeğini oluşturan ve eski yerleşmenin tarihi yapılarını barındıran en önemli kentselodaktır. Kaleiçinin günümüzdeki konumu, doku olarak büyük değişimler geçirmiş olmasına rağmen, tarihsel süreklilik, geçmişinizleri, anıtlar, fiziksel değerler devam etmekte olup kentin geleneksel bölümüne hizmet vermektedir.Bu makalenin amacı, Ankara tarihsel kent merkezi içinde inşa edilen, kültür mirası örneklerinden Hatipoğlu Konağının; nasıl fizikselolarak geleneksel özellikleri korunurken, günümüz şartlarına uygun, kullanıcı ihtiyaçları ile konfor koşulları da gözetilerek, restorasyonilkeleri doğrultusunda onarılıp geleceğe aktarılabileceğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda öncelikle kalenin fiziksel dokusu incelenip,sokak-parsel-yapı ilişkileri ile yapıların mimari özellikleri irdelenmiştir. Çalışmada, 1929 kadastral haritalarından yararlanmanın yanısıra elde edilen konuyla ilgili taranan kaynaklar da değerlendirilerek Hatipoğlu Konağının geçirdiği aşamalar verilmeye çalışılmıştır.
  • Article
    Konut Kullanıcılarının Kentsel ve Sosyal Yaşam Kalitesi Farkındalığı: Ankara/çayyolu-prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi Örneği
    (2015) Gültekin, Ahmet Tanju; Gültekin, Ahmet Tanju; Gültekin, Ahmet Tanju; Industrial Design; Industrial Design
    1980 sonrasında küreselleşme ve dinamikleri; ekonomik bütünleşme politikaları ile birlikte sosyal, kültürel ve siyasal uyum süreçlerive özellikle sermayeyi kentsel gelişmeye yönlendirmesiyle kentsel mekânı da biçimlendirmektedir. Türkiye de de küreselleşmedalgasıyla; neo liberal politikalar çerçevesinde yaşanan ekonomik değişim sürecinde, kent mekânı rant sektörü için en karlı yatırımalanına dönüştürülmektedir. Konut sektörü, etkin ve yaygın pazarlama stratejileriyle bu sürece hızla ve kolaylıkla dâhil edilmiştir.Bu gelişmede kentsel ölçekte son onlu yıllarda Ankara/Çayyolu, orta-üst ve üst gelir grubundaki kullanıcılarıyla, ekonomik ve sosyalolarak ayrışmaktadır. Bu ayrışma, fiziksel ve mekânsal kalite düzeyi yüksek olan konut alanlarında belirgindir. Ancak, konut kalitesininölçülebilir fiziksel ve mekânsal standartlarıyla birlikte, kullanıcının sosyal ve kültürel isteklerinin karşılanması, yaşam kalitesindeönem kazanmaktadır. Bu noktadan hareketle, bu çalışmada, konut alanlarında kullanıcıların fiziksel ve toplumsal çevre algısı ile kalitekapsamındaki talepleri ve farkındalığı, örneklem alan olarak seçilen Ankara-Çayyolu- Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı mahallesindeincelenmektedir. Bu mahallenin 1980lerle başlayan var oluş öyküsünde, neo liberal politikalar ve kentsel mekânı biçimlendirmeyeteneği baş aktör iken, kullanıcıların bu öyküdeki varlığı, yaşam kalitesi ve farkındalıkla tanımlanmaktadır. Böylece elde edilençıkarsamalar, yaşanabilir konut alanlarının oluşturulmasında yönlendirici olacaktır.
  • Article
    Göçmen Mahallelerinde Konut Dış Mekânında Uyarlama: “küçük Halep,” Önder Mahallesi, Ankara Örneği
    (2019) Temel, Dilşa Günaydın; Kahraman, Z.
    Yaşanan iç savaş nedeni ile Türkiye 2011 yılından bu yana Suriye’den göç almaktadır. Bir müddet sonra sığınmacıların birkısmı farklı Avrupa ülkelerine dağılmış olsalar da büyük bir çoğunluğu, özellikle Hatay, Şanlıurfa, Adana, Ankara ve İstanbul’ayerleşmişlerdir. Bu durum, sığınmacıların bütünleşmesi ve kentlerin bu kitlesel göç hareketi için hazır hale getirilmesi konularınıgündeme getirmektedir.Çalışmada, Suriyeli sığınmacıların, sosyo-mekânsal bütünleşme süreçlerinin parçası olarak yerleştikleri bölgelerde ve konutalanlarında yaptıkları uyarlamaların araştırılması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, Ankara/Altındağ ilçesine bağlı Önder Mahallesi’ndeyaşayan Suriyelilerin kültürel aktarımlarının ve gündelik ihtiyaçlarının mekânsal yansıması olarak mahalledeki konutlarınındış mekânında yaptıkları uyarlamalar incelenmiştir. Suriyelilerin kendi yaşantılarından yeni yaşam alanlarına ne tür aktarımlaryaptıklarını ve konut dış mekânındaki değişiklikleri belirleyebilmek için öncelikle Suriye’deki yaşantıları araştırılmıştır. Çalışmada,mahalledeki mekânsal değişimi saptamak için temel olarak yerinde yapılan gözlemlerden, Suriyelilerin kendi ülkelerindeki yaşambiçimlerini ve mekânsal yansımalarını anlayabilmek için de yazın ve görsel doküman tarama tekniklerinden yararlanılmıştır.Bunlara ek olarak, mahalle muhtarı ile mülakatlar ve alanda yaşayan Suriyelilerle resmî olmayan görüşmeler yapılmıştır. Bilgitoplama sürecinde edinilen görseller üzerinden yapılan karşılaştırmalar ve bunların alan çalışması ve yazın taramasından eldeedilen verilerden yola çıkılarak yorumlanması alan çalışmasının esasını oluşturmaktadır. Çalışmanın bulguları Önder Mahallesi’neyerleşen ve giderek nüfusları artan Suriyeli sığınmacıların zaman geçtikçe bu bölgeyi kendi gündelik yaşamlarını ve yaşamtarzlarını devam ettirebilecek bir yer haline getirdiklerini, bu süreçte konut dış mekânında kendi imkân ve emekleriyle yaptıklarıuyarlamaların etkili olduğunu göstermektedir. Çalışmanın, kentlerin planlı bir şekilde göç sonucu oluşan konut ihtiyaçlarına uyumgösterebilmesi için gereken stratejilerin tespit edilmesi, konut alanlarında yapılacak düzenlemelerin göçmenlerin sosyo-mekânsalbütünleşmelerinin bir parçası olduğunun hatırlanması ve bu kabul ile göçmenlerin barınma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelikpolitikaların geliştirilmesi konularına katkı sunabileceği beklenmektedir.
  • Other
    Pandemi Sonrasında Kent Mekânının İki Yüzü: Düşler ve Gerçekler
    (2021) Akın, Emel
    Epidemiler ve pandemiler, toplumsal yapıları ve mekânları yeniden biçimlendiren koşullara ortam hazırlamıştır. Mart 2020’de pandemi olarak ilan edilen COVİD-19 hastalığı sürecinde, gündelik yaşam ve kentsel mekânların kullanımı yeni bir sürece evrilmiştir. Vaka sayılarının, aşıların, pandeminin bireyler ve yaşam tarzları üzerindeki etkilerinin yanı sıra pandemi sonrasının ekonomik, toplumsal yapılanması ve kent mekânları, dünya gündeminin baş aktörleri olmuştur. Makalenin amacı, pandemi sonrasının kentsel ve kamusal mekânlarını \"düşler\" aracılığıyla kurgulamak, kurulan düşlerin gerçekleşip gerçekleşemeyeceği sorusuna yanıt aramaktır. Makalede, tarihsel süreçte yaşanan pandemilerden ve epidemilerden söz edilmekte, pandemi öncesinin kent mekânlarına değinilmekte, pandemi sonrasının kentsel biçimlenmesine ilişkin iki farklı “düş” kurulmaktadır. Mekân üretimi sürecinin “gerçek”leri; ekonomik yapı, planlama ve mekân biçimlenme ilişkilerinin kuramsal çerçevesi aktarılmakta; makalede kurulan düşlerin gerçekleşip gerçekleşemeyeceği bu kuramsal çerçevede irdelenmektedir. Pandemi sonrasının ekonomik yapılanması, üretim biçimi ve ideolojisi kent mekânlarının biçimlenmesini belirleyecektir. Dolayısıyla, geleceğin kent mekânları için kurulan düşlerin, gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini kestirmek zordur. Makalede, geleceğin mekânları için üç farklı seçenek üretilmiştir. Yeni dönemin olası sonuçlarını tahmin etmek çok kolay olmasa da, kentler, değişen ekonomik ve toplumsal yapıya koşut olarak biçimlenecektir.
  • Article
    Comparative Analysis of Three Innovative Housing Models in Copenhagen for Social Mix
    (2020) Bican, Nezih Burak
    Copenhagen has been attracting residents both from abroad and other regions of Denmark, embracing a comprehensive development plan following an economic boom since the 1990s. Local decision-makers have been striving to transform the housing stock of the city in line with the evolving demographics of the city and consequent new demands of the urban society. At the same time, people are seeking cheaper and flexible alternatives of living; thus, social housing (almen bolig) emerges as an affordable option with reasonable qualities for Copenhagen residents. This study uses a comparative analysis to evaluate spatial approaches of three innovative social housing models developed by partnerships of some non-profit housing associations with Copenhagen municipality in 2015. Each model has a distinct motto; Generationernes Byhus (GBYH) builds up neighbourhood across generations; Boliger for Alle (BOFA) provides opportunity of transition across ownership types; and Almene Storbyboliger (ASBB) creates flexible/plastic system addressing demographical structure under change. Methodologically, the research is based on interviews with key stakeholders and in-depth analysis of visual and written documents. It provides a comparative analysis of the models, concentrating particularly on dwelling design approaches which address social mix and diversity. The paper concludes that although the social housing market is strictly controlled for socio-economic reasons, it still has the potential to support the evolution of the urban demography of Danish society thanks to embracement of innovative perspectives both by governmental authorities and forerunning housing associations.
  • Article
    Yenimahalle Belediyesi Monografisi
    (2017) Şahin, Savaş Zafer; Gözcü, Ali Can
    Yakın dönemde Türk kamu yönetiminde gerçekleştirilen en dramatik değişiklik ve reformların yerel yönetimler alanında olduğu görülmektedir. Bunun sonucunda, gelişen ve değişen büyük kentlerin yapılarını dikkate alan büyükşehir sistemi değişikliği gibi yapısal reformların yerel yönetim pratikleri üzerindeki etkilerini izleyebilmek çok önemli hale gelmektedir. Bu monografi çalışması, daha önce Çankaya ve Keçiören Belediyeleri için geliştirilmiş monografi yaklaşımını kullanarak Ankara Yenimahalle Belediyesi'nin belli bir yıldaki durumunu tespit edip sorun ve potansiyellerini ortaya koymaktadır. Monografide, niteliksel ve niceliksel araştırmalara dayalı olarak Yenimahalle Belediyesi'nin 2014 yılı itibarıyla dış çevre koşulları, hizmet sunumu, karar verme süreçleri, teknoloji kullanımı ve iletişim alanlarında bütünsel bir değerlendirmesine yer verilmiştir
  • Review
    Kent Planlama ve Kentsel Altyapı İlişkisinin Evrimi
    (2018) Şahin, Savaş Zafer
    İklim değişikliği ve ekolojik bozulmanın sebep olduğu felaketler karşısında kentlerin geleceği kent planlaması ile kentsel altyapı arasındaki hassas denge ile doğrudan ilişkili hale gelmiştir. Kentlerdeki risklerin yönetilmesi, mevcut altyapının kapasitesinin yönetimi ve iklim değişikliği karşısında uyumlaştırılması için kent planlama ve kentsel altyapı arasındaki ilişkinin yeniden ele alındığı bütünleşik sürdürülebilir kent planlama ve yönetimi yaklaşımları uzun bir süredir tartışılmaktadır. Özellikle son otuz yıldır, dünyanın farklı ülkelerinde çeşitli sebeplerle kent planlaması ile kentsel altyapı yatırımlarının ayrışan bir çizgi izlediği görülmektedir. Neoliberal politikaların etkisi altında kentsel projelerle kent planlama süreci kentsel rantın yeniden dağıtıldığı bir mekanizmaya dönüştürülürken, kentsel altyapı yatırımları da yer yer bu dönüşümün etkilerini siyasi açıdan meşrulaştıracak mega projeler olarak topluma sunulmaktadır. Bu kopuş kaynakların verimli ve etkin kullanılamamasına, kentsel ekosistemin olumsuz etkilenmesine ve kentsel gündelik yaşamın kırılganlaşmasına ve kesintiye uğramasına sebep olmaktadır. Planlama ile altyapıyı yeniden bir arada ele alacak bir çerçevenin geliştirilmesi kaçınılmaz bir ihtiyaç halini almıştır.
  • Article
    GÜNDELİK HAYAT ve MEKÂN: MODA AİLE ÇAY BAHÇESİ
    (2024) Şahin, Dilek; Demirel, Emre; Demire, Emre
    Mekân, fiziksel tanımlamaların ötesinde gündelik hayat pratikleriyle sürekli şekillenen ve kendini tekrar inşa eden bir yapıdır. Bu çalışmada, mekânın önceden tanımlanmış ve ortaya konmuş fiziksel sınırlarının yanında; bireyin gündelik hayat pratiklerinin devingen, dinamik, esnek bir mekân oluşturma potansiyeli çay bahçeleri üzerinden ölçülecektir. Türk toplumu içerisinde geçmişten bugüne sahip olduğu kültürel ve sembolik değeriyle birlikte; çay bahçelerinin insanların günlük yaşam akışı içindeki çeşitli etkinliklerini gerçekleştirdiği, bütünleştirici ve eşitlikçi bir sosyal ortam sunmasıyla kültürümüze özgü benzersiz bir mekân yarattığı düşünülmektedir. Bu bağlamda, toplumun her katmanından insanın bir araya gelebildiği toplumsal alan haline gelen çay bahçelerinin mekânsal anlamda incelenmesi ve gündelik hayat içindeki yerinin yeniden değerlendirilmesi önemli bir konu haline gelmektedir. Bu çerçevede çalışma İstanbul’un en eski ve en bilinen çay bahçelerinden biri olan İstanbul Moda Aile Çay Bahçesi’ni ele alacaktır. Çalışmanın kapsamında gündelik hayat içerisindeki mekânsal pratiklerin çözümlenmesinde Lefebvre’den çıkarım yapılan “eşitleyici, gündelik hayat, mekân üretimi, toplumsal ilişkiler ve bir arada olma” kriterleri üzerinden bir analiz hedeflenmiştir. Çalışma ağırlıklı olarak kuramsal bir tartışma çerçevesinde mekâna bakmakta ve bu doğrultuda elde edilen mekânsal veriler Moda Aile Çay Bahçesi özelinde değerlendirilerek bir sonuca ulaşılmaktadır. Gözlem tekniği kullanılarak gerçekleştirilen saha çalışmasından elde edilen ampirik bulgular aracılığıyla, gündelik hayatın oluşumunu destekleyen kentsel mekânın deneyimlenmesine ve mekânsal pratiklerin belirlenmesi üzerine odaklanılmaktadır.