15 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 15
Research Project Binükleer Rodyum Komplekslerinin, $[rh_2(b-b)_4l_2] (b-b=ch_3co_2^-, So_4^{2-}, Hpo_4^{2-})$ Elektrokimyasal Özellikleri, Elektron Soğurma Spektrumları ve Elektron Yapıları(2003) İşçi, Hüseyin; Özbek, Özge; Önal, M. Ahmet; Yaman, Şeniz ÖzalpBu çalışmada, çeşitli dirodyum(II,II) kompleksleri, [M2(B-B)4L2]n ve [NH4]n[M2(B-B)4L2] (M= Rh(II); B-B= O2CCH3\", SO42\\ CO32\" ve H2PO4\"; L = CH3OH, H2O), hazırlanmış, komplekslerin elektrokimyasal davranımları ve elektron soğurma spektrumları çalışılmıştır. Yükseltgenme-indirgenme tepe gerilimlerinin değişimleri ile komplekslerin HOMO ve LUMO enerji seviyelerini ilişkilendirebilmek amacıyla çeşitli eksenel ligandları (L = H2O, CH3CN, Cl\", Br\", SCN\"), içeren komplekslerin yükseltgenme tepe gerilimleri dönüşümlü voltametre yöntemi ile ölçülmüştür. Elektron soğurma spektrumlarmın açıklanması da yine elektrokimyasal veriler kullanılarak yapılmıştır. Komplekslerin sabit potansiyel elektrolizleri çeşitli çözücüler içinde yapılmış ve ürünlerin oluşumları elektroliz sırasında UV-Vis spektrofotometre kullanılarak izlenmiştir.Doctoral Thesis Moleküler Modelleme Yaklaşımını Kullanarak Kanser Tümör Tedavisi için Piridil Tip Ligantları İçeren Platin ve Paladyum Komplekslerinin Tasarımı(2018) El-hag, Rabıa Hadı Mohamed; Kayı, Hakan; Yaman, Şeniz ÖzalpGeçen yüzyılın ortasında, bir cisplatin bileşiğinin keşfinden sonra, bu bileşik birkaç farklı kanser tipinin tedavisinde kullanılan en önemli kimyasal bileşiklerden biri haline gelmiştir. Ancak bu bileşiğin kanser hücrelerini öldürme ve yok etme yeteneğine rağmen, neden olduğu yan etkilere ek olarak birkaç kanser türünü tedavi edememekte, bu da bilim adamlarının daha etkili ve yan etkileri olmayan başka bileşikleri araştırmalarına yol açmaktadır. Keşfedilen ilaçların çoğunun, kanserlere karşı etkinliklerinin çok az olduğu gösterilmiştir. Elde ettiğimiz teknikler ve ilerlemelere ve kendini savaşmaya adamış sayısız doktor olmasına rağmen, kanser gerçek bir tehdit, çaresiz bir hastalıktır, ancak yine de umut vardır. Bilim adamları 50 yıl önce imkansız görünen tedavilerle ortaya çıktılar ve tedavi edilemez denen bazı kanserlerden kurtulmayı başardılar. Mükemmel sonuçlar elde etmek için tedavi araçlarını farklı şekillerde kullanmaya başladık. Kanser hala korkutucu olsa da ve her zaman öyle kalabilir olsa da, kansere karşı attığımız adımlar tedaviyi sadece mümkün kılmakla kalmayıp aynı zamanda erişilebilir hale de getirmiştir. Önceki çalışmalardan, platin ve paladyum bileşiklerinin, uygun ligand, iyi geometri ve aktif çıkış grubu gibi birçok parametreyi hesaba katarsak, kanser hücrelerine karşı en etkili bileşikler olduğu sonucuna varılabilir. Buradan, araştırmalarla alternatif kanser tedavisi bileşikleri olarak bazı platin ve paladyum bileşiklerini tasarlamaya ve geliştirmeye başlandı. Bu araştırmada, on altı platin ve paladyum bileşiği iki farklı tipte ligand ile tasarlandı. Yeni bileşikler, yoğunluk fonksiyonel teorisi, DFT, kullanılarak teorik olarak tasarlanmış ve test edilmiştir. FTIR, NMR ve UV-vis gibi bu komplekslerin spektroskopik özellikleri ve geometri optimizasyonları B3LYP/LANL2DZ teori seviyesinde ve Gaussian programı kullanılarak hesaplanmıştır. Bu bileşiklerin iki tip DNA ile etkileşim süreci daha sonra Docking programı kullanılarak simüle edilmiştir ve komplekslerimizin cisplatinden (kovalent, elektrostatik, oluk ve interkalasyon) farklı mekanizmalarla ve belkide cisplatinin yan etkilerinin üstesinden gelebileceğine yol açacak şekilde DNA ile etkileştiğini ortaya koymuştur. Bu bileşiklerin teorik sonuçları oldukça umut vericidir. Bu bileşiklerin bazıları canlı hücreler üzerinde deneysel olarak test edilmiş ve çeşitli kanser türlerine karşı etkili olduğu kanıtlanmıştır. Deneysel ve teorik sonuçlar arasında iyi derecede bir uyumluluk gözlenmiştir. Söz konusu yeni komplekslerin, bu kompleksler hakkında daha ileri çalışmalar için umut verici sonuçları vardır.Doctoral Thesis Organik Çözücülerle Karbonil Sülfit Yakalamanın Teorik Olarak İncelenmesi(2021) Abduesslam, Mahmoud; Yaman, Şeniz Özalp; Kayı, HakanKimya mühendisleri, endüstriyel gazlardaki karbonil sülfitin (COS) varlığına odaklanırlar ve ayrıca sıvılaştırılmış petrol gazında COS'nin doğal oluşumlarını dikkate alırlar. Çevresel düzenlemelere uymak ve gaz dağıtım endüstrilerinin katı çevresel gereksinimlerini karşılamak için gaz akışlarındaki zehirli ve aşındırıcı özelliklere sahip tüm safsızlıklar temizlenmelidir. Reaktif soğurma, asit gazlarını gidermenin en güvenilir yollarından biri olarak kabul edildiğinden, aminler ve alkol karışımları kullanılarak asitleri gidermek için tipik olarak kullanılan bir tekniktir. Bu çalışmada, organik sıvı karışımları kullanılarak ωB97X-D3/6-311++G(d,p) teori düzeyinde yoğunluk fonksiyonel teorisi (DFT) hesaplamaları kullanılarak COS'nin yakalanması araştırılmıştır. Bu karışımlar, aminlerden, 1,8-diazabisiklo[5.4.0]undek-7-en (DBU), 1,5-diazabisiklo[4.3.0]non-5-en (DBN) ve 2-tert-bütil-1,1,3,3-tetrametilguanidin (BTMG) and 1, 5, 7-triazabicyclo [4.4.0] dec-5-ene (TBD)'den oluşmakta ve ayrıca bir dizi lineer alkol, yani metanol, etanol, 1-propanol, 1-butanol, 1-pentanol ve 1-hekzanol içermektedir. Çalışma boyunca, COS'un yakalanmasında 4 tip amin ile 6 tip alkol için modifiye edilmiş tek basamaklı bir termoleküler tepkime mekanizması incelenmiştir. Toplamda on sekiz farklı sistem araştırılmış ve önerilen COS yakalama tepkimelerinin termodinamiği ve kinetiği ile birlikte yapısal özellikleri ayrıntılı olarak ortaya konulmuştur. Sonuçlar, önerilen termoleküler tepkime mekanizmalarının test edilen 18 farklı sistem için termodinamik olarak uygulanabilir olduğunu ve BTMG ile metanolden oluşan organik sıvı kombinasyonunun, COS yakalamada en düşük enerji bariyeri ve en yüksek tepkime hızı ile sonuçlandığını gösterdi.Article Citation - WoS: 7Citation - Scopus: 9Ann-Assisted Forecasting of Adsorption Efficiency To Remove Heavy Metals(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2019) Buaısha, Magdi; Balku, Şaziye; Yaman, Şeniz ÖzalpIn wastewater treatment, scientific and practical models utilizing numerical computational techniques suchas artificial neural networks (ANNs) can significantly help to improve the process as a whole through adsorption systems.In the modeling of the adsorption efficiency for heavy metals from wastewater, some kinetic models have been used such as pseudo first-order and second-order. The present work develops an ANN model to forecast the adsorption efficiency of heavy metals such as zinc, nickel, and copper by extracting experimental data from three case studies. To do this, we apply trial-and-error to find the most ideal ANN settings, the efficiency of which is determined by mean square error (MSE) and coefficient of determination (R2). According to the results, the model can forecast adsorption efficiency percent (AE%) with a tangent sigmoid transfer function (tansig) in the hidden layer with 10 neurons and a linear transferfunction (purelin) in the output layer. Furthermore, the Levenberg–Marquardt algorithm is seen to be most ideal for training the algorithm for the case studies, with the lowest MSE and high R2 . In addition, the experimental results and the results predicted by the model with the ANN were found to be highly compatible with each other.Master Thesis N-(piridin-2-il) metilen benznamine içeren platin(II) kompleksinin sentezi, karakterizasyonu ve spektroskopik yöntemlerle DNA, HSA ve BSA'ya bağlanma davranımları(2017) Abdalla, Rema A İbrahim; Yaman, Şeniz Özalp; Özkan, Filiz KorkmazCisplatinin (Pt(NH3)2Cl2) yapısal analogları DNA ile benzer şekilde etkileştiği için, yeni platin temelli antitümör ilaçlarının, cisplatinden daha aktif olması ve çeşitli nedenlerle oluşabilecek ilaç direncini yenebilmesi beklenilmektedir. Bu amaçla, N-(piridin-2-il)metilen benzamin (L) ligandı içeren PtCl2 kompleksi sentezlenmiş ve karakterizasyonu tamamlanmıştır. Pt(L)Cl2 bileşiğinin buzağı DNA'sı ve serum albumin (BSA ve HSA) ile etkileşimleri test edilmiştir. Pt(L)Cl2 kompleksinin DNA'ya bağlanma mekanizmasını belirleyebilmek için çeşitli spektroskopik yöntemler kullanılmıştır. Platin kompleksi varlığında DNA çözeltisi ile gerçekleştirilen elektronik soğurma spektrumu, termal davranım, viskosite ölçümleri ve florometrik titrasyon deneyleri Pt(L)Cl2'nin DNA ile elektrostatik etkileşim yaptığını kanıtlamıştır. Aynı şekilde, spektroskopik ve viskometrik bulgular Pt(L)Cl2'nin serum proteinleri ile elektrostatik olarak etkileştiğini göstermiştir. Etkileşimin her iki protein için de hidrofobik bölgede olduğu, triptofan etrafında hidrofilite artışı ve alfa heliksler etrafında hidrofilite artışı ile ortaya konulmuştur. Öte yandan sürdürülen detaylı FTIR ölçümlerinden Pt(L)Cl2'nin BSA ya da HSA ile etkileşim noktası husunda net bir bilgi edinilememiştir.Master Thesis 2,3-di(2-piridil)-kuinoksalin Ligantı İçeren Platin(ıı) Komplekslerinin Sentezi, Karakterizasyonu, Elektronik Yapıları ve Dna'ya Bağlanma Kabiliyetleri(2018) Hesıen, Rehab A.yaakub; Özalp Yaman, Şeniz; Özalp Yaman, Şeniz; Yaman, Şeniz Özalp; Chemical Engineering; Chemical EngineeringDüşük toksik etkiye sahip ve kanser hücrelerinin direncini yenebilecek antikanser etkisi gösteren metal kompleksleri hala ilgi çeken ve üzerinde çalışmalar devam eden bir alandır. Birbirine eşit ya da yüksek antitümör aktivite gösteren birçok metal kompleksi sentezlenmiştir. Bu çalışmada, cis, asimetrik ve bis geometrisine sahip ve 2,3-di(2-piridil)-kuinoksalin içeren yeni platin kompleksleri sentezlenmiş ve yapıları spektroskopik teknikler kullanarak çözümlenmiştir. Komplekslerin DNA'ya bağlanma kabiliyetleri UV-titrasyon, termal bozunma, vizkometrik ve florometrik ölçümlerle belirlenmiştir. UV-titrasyon yöntemi ile elde edilen termodinamik parametreler komplekslerle protein arasında istemsiz bir etkileşim olduğunu göstermiştir. Komplekslerin sitetoksisite deneyleri MDA231- meme tümörü üzerinde çalışılmış ve IC50 değerleri hesaplanmıştır. Komplekslerin etkileşim türünün DNA boşluklarına tutunma veya elektrostatik etkileşim olabileceği belirlenmiştir. Öte yandan, sentezlenen komplekslerin meme tümörüne karşı nötr ortamda önemli bir sitoksisiteye sahip olmadığı gözlenmiştir DNA bağlanma çalışmaları tüm komplekslerin DNA'nın boşluklarına tutunduğunu ya da elektrostatik bir etkileşim yaptığını göstermiştir. MDA231 hücre hatlarında yapılan sitotoksisite deneylerinden oldukça umut verici sonuçlar elde edilmiştir. Tüm kompleksler içinde cis-geometrisinde bulunan komplesksin meme kanserine karşı en etkin ajan olduğu gözlenmiştir. UV titration, thermal decomposition, viscometric and fluorometric measurements were used to determine the binding ability of the complexes to CT-DNA. Thermodynamic parameters which were from the UV titrations indicated a spontaneous interaction between the complexes and the protein. Cytotoxicity tests of the complexes were performed on breast cancer MDA231 cell lines at neutral medium and IC50 values were calculated for each complex.Master Thesis 2-aminotiyofenol İçeren Platin Mavisi Kompleksinin Dna Etkileşimi ve Sitotoksisitesi(2017) Salem, Safıa; Yaman, Şeniz ÖzalpCis platinin keşfinden bu yana, metal içeren ajanlar potansiyel birer antikanser ilacı olarak araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Bu güne kadar cis platinin toksik etkilerini ve cis platin direncini azaltmak için birçok ilaç sentezlenmiştir. Bu bileşiklerden bir tanesi de 'platin mavisi' olarak bilinen, toksisitesi cis platine göre daha düşük ve antikanser özelliği yüksek olan farklı bir platin kompleksi sınıfıdır. Bu çalışmada, [Pt4(2-atp)8(H2O)(OH)] (2-atp: 2- aminotiyofenol) formülüyle gösterilen yeni platin mavisi kompleksinin DNA'ya bağlanma kabiliyeti araştırılmıştır. Pt mavisi ve DNA arasındaki etkileşim türünün belirlenebilmesi için spektroskopik ölçümler yapılmış, platin kompleksinin varlığında DNA çözeltisinin UV-titrasyon, termal bozunma, viskozite değişim ve florometrik titrasyon deneyleri tamamlanmıştır. Sonuçlar platin mavisi bileşiğinin DNA'ya kısmen interkaltif olarak bağlandığını ve antikanser özelliği gösterdiğini kanıtlamıştır.Master Thesis Nitro İmidazol İçeren Enerjik Koordinasyon Bileşiklerinin Sentezi, Karakterizasyonu ve Termal Özelliklerinin İncelenmesi(2022) Yaman, Vahide Selen; Yaman, Şeniz Özalp; Machın, Nesrin EkinciÇeşitli yapılarda üretilen enerjik malzemeler, hem patlayıcı olarak askeri alanda hem de itici güç ve piroteknik olarak sivil alanda farklı uygulamalara sahiptir. Ancak bu malzemelerin çevre ve sağlık üzerindeki olumsuz etkileri; ışık ve sürtünmeye karşı yüksek hassasiyetleri nedeniyle çevre dostu, toksik metal içermeyen ve taşınabilir alternatifleri ile değiştirilmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, daha önce hiç sentezlenmemiş organik ve organometalik enerjik malzemelerin sentezi ve patlayıcı olarak özelliklerinin incelenmesidir. Bu kapsamda, 5-(kloro(nitro)metil)-4-nitro-1H-imizadol ile sodyum ve amonyum tuzları tasarlanmış ve ilk defa sentezlenmiştir. Daha sonra 5-(kloro(nitro)metil)-4-nitro-1H-imizadol içeren toplam 34 adet kobalt(II/III), bakır(II), demir(II/III) ve çinko(II) kompleksi farklı şekillerde tasarlanmıştır. Ancak bu komplekslerden 26 tanesi başarılı bir şekilde sentezlenebilmiş ve çeşitli spektroskopik tekniklerle (HRMS, NMR, FTIR) karakterize edilmiştir. TÜBİTAK Projesi 117Z391 kapsamında gerçekleştirilen geometri optimizasyonu hesaplarından da anlaşılacağı üzere özellikle 6 adet L- içeren kobalt(II)/III) ve demir(II)/III) komplekslerinin sterik etki nedeniyle kararsız olduğu tespit edilmiştir [1].Ayrıca elde edilen malzemelerin termo-gravimetrik ve diferansiyel termal analizleri (TGA-DSC) gerçekleştirilmiş; enerjik bir malzeme olarak kullanılma potansiyellerini keşfetmek amacıyla termal kararlılığı, termal bozunma karakteristiği ve kinetik parametreleri incelenmiştir. Eşzamanlı TGA-DSC eğrilerinden incelenen tüm komplekslerin 25-1200 oC sıcaklık aralığında yüksek bir kararlılığa ve benzer bozunma özelliklerine sahip olduğu gözlenmiştir. Bu bileşikler arasında, HL, NaL, NH4L ve beş adet koordinasyon bileşiği, yüksek sıcaklıklarda yüksek enerji açığa çıkararak ekzotermik davranış göstermektedir. HL ve tuzlarına ait ekzotermik bozunma sıcaklığının, metal iyonlarıyla koordine olduğunda 800 oC'den 1100 oC'ye taşındığı gözlenmiştir. Şaşırtıcı bir şekilde, bir veya iki L- içeren yalnızca Co(II), Fe(II) ve Cu(II) kompleksleri ekzotermik bir karakter göstermektedir. Ek olarak, bu potansiyel enerjik bileşiklerden ikisi, [Co(NH3)4(L)2] ve [Fe(NH3)4(L)2], için darbe ve sürtünme duyarlılık testleri yapılmıştır. Bu bileşikler darbeye karşı çok dayanıklı ve sürtünmeye karşı duyarsız olarak tanımlanmıştır. Elde edilen sonuçlar bileşiklerin roket sistemlerinde itici güç (propellant) olarak ve iticilere ait balistik özellikleri değiştirmek için küçük miktarlarda katkı maddesi olarak uygulanabileceğini göstermektedir.Master Thesis Oxime Ligand'ı Bazı Bazı Palladyum(ıı) Komplekslerinin Sentez, Elektrokimyasal ve Spektroskopik Davranışları(2018) Elkhajkhaj, Maraı; Yaman, Şeniz ÖzalpBu çalışmada, [Pd(L)Cl2] (L= piridin oksim, piroloksimvetiyofenoksim) kompleksleri hazırlanarak elektrokimyasal davranımları dönüşümlü voltametre yöntemi ile DMF-(n-C4H9)4NBF4 çözücü-elektrolit çifti içinde, oda sıcaklığında Ag/AgCl referans elektroduna karşı çalışılmıştır. Palladyum komplekslerinin sabit potansiyel elektrolizleri ilk yükseltgenme tepe gerilimlerinde yapılmış ve UV-Visspektrofotometre ile izlenmiştir. Komplekslerinin elektrokimyasal yükseltgenme mekanizmalarını çıkartabilmek ve yükseltgenme ürünlerini tanımlayabilmek amacıyla spektroelektrokimyasal çalışmalar soğuk ortamda tekrarlanmış sonuçlar kütle spekturumu, FTIR analizleri ve krono-kulometrik ölçümlerle birleştirilerek değerlendirilmiştir. Pd(II)-oksimkomplekslerinin elektrokimyasal yükseltgenmesi sırasında elektronun ligand bazlı bir orbitalden alınarak oksim ligandının dimer oluşturduğu ve yükseltgenme sırasında ayrılan ligand yerine çözücü moleküllerinin koordine olduğu saptanmıştır.Master Thesis 2,3-di(2-tiyenil)-kuinoksalin Ligantı İçeren Platin(ıı) Komplekslerininsentezi, Karakterizasyonu, Elektronik Yapıları ve Dna'ya Bağlanma Kabiliyetleri(2018) Fadel, Wadad S. S.; Yaman, Şeniz ÖzalpSon dönemlerde, birçok geçiş metal kompleksi nükleik asit yapılarında değişiklik meydana getirerek, DNA sarmal yapısını kırmak için kullanılmaktadır. Bu komplekslerden platin(II) iyonu içeren yapılar en çok bilinen bileşiklerdir. Bu çalışmada, cis, bis ve asimetrik geometrilerde 2,3-di(2-tiyenil)-kuinoksalin içeren platin kompleksleri sentezlenmiştir. Hazırlanan komplekslerin kimyasal yapıları elemental analiz ve çeşitli spektroskopik teknikler kullanarak çözümlenmiştir. Komplekslerin DNA'ya bağlanma modları ve bağlanma dereceleri UV-titrasyon, termal bozunma, vizkometrik ve florometrik ölçümlerle belirlenmiştir. Termodinamik parametreler de yine UV-titrasyon metodunun farklı sıcaklıklardaki tekrarıyla hesaplanmıştır. Komplekslerin sitetoksisite deneyleri yapılmış ve IC50 değerleri her bir kompleks için hesaplanmıştır. DNA bağlanma çalışmaları tüm komplekslerin DNA'nın boşluklarına tutunduğunu ya da elektrostatik bir etkileşim yaptığını göstermiştir. MDA231 hücre hatlarında yapılan sitotoksisite deneylerinden oldukça umut verici sonuçlar elde edilmiştir. Tüm kompleksler içinde cis-geometrisinde bulunan kompleksin meme kanserine karşı en etkin ajan olduğu gözlenmiştir.


