Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Master Thesis
    Adölesan İdiyopatik Skolyozlu Bireylerde Skolyoz Eğrisinin Tipi ve Şiddeti ile Baş Ağrısı İlişkisinin Araştırılması
    (2025) Özçatalbaş, Orkun; Yılmaz, Seval
    Bu çalışma adölesan idiyopatik skolyozlu bireylerde baş ağrısı görülme sıklığı, şiddeti, süresi ve baş ağrısı nedeniyle yaşanan sıkıntıları sağlıklı bireyler ile karşılaştırmak ve skolyoz eğrisinin tipi ve şiddeti ile baş ağrısı şiddeti, süresi, sıklığı ve baş ağrısı nedeniyle yaşanan sıkıntılar arasındaki ilişkiyi araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 10-17 yaş aralığında 65 adölesan idiyopatik skolyozlu birey (45 kadın, 20 erkek) ve 65 sağlıklı birey (41 kadın, 24 erkek) olmak üzere toplam 130 birey dahil edildi. Skolyozlu bireylerin Cobb açısı iPinPoint mobil uygulama yöntemi ile son 3 ay içinde çekilmiş röntgenleri üzerinden değerlendirildi. Ayrıca skolyoz tipi ve lokalizasyonu kaydedildi. Bireylerin baş ağrısı değişkenleri Baş Ağrısı Nedeniyle Ergenlerin Yaşadığı Sıkıntılar Anketi (HARDSHIP) ile, uyku değişkenleri ve kalitesi Çocuklar İçin Uyku Kalitesi Ölçeği ve Uyku Değişkenleri Anketi ile skolyozlu bireylerin yaşam kalitesi ise SRS-22 Hasta Anketi ile değerlendirildi. Skolyozlu bireylerin sağlıklı bireylerle karşılaştırıldığında baş ağrısı yaşama sıklığı, süresi, baş ağrısı nedeniyle yaşanan sıkıntılar açısından benzer özelliklere sahip olduğu (p>0,005) ancak baş ağrısının lokalizasyonu, şiddeti, baş ağrısında gerçekten hasta hissetme durumu, baş ağrısında karanlık bir yerde olmayı isteme açısından farklılıklar olduğu tespit edildi (p<0,005). Skolyoz tipi ile baş ağrısı değişkenleri arasında ilişki olmadığı bulundu (p>0,005). Skolyozlu bireylerin uyku süreleri sağlıklı bireyler ile benzerken (p>0,005) uyku kalitesi ve verimliliğinin sağlıklı bireylerden daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0,005). Cobb açısı değeri ile son bir hafta içinde baş ağrısı yaşanan gün sayısı arasında pozitif yönde zayıf ilişki (p=0.025) olduğu, hareket ile baş ağrısı kötüleşen bireylerin Cobb açılarının daha yüksek olduğu tespit edildi. Skolyozlu bireylerin baş ağrısı yaşama sıklığı, süresi sağlıklı bireyler ile benzer iken baş ağrısı tipi sağlıklı bireylerden farklı olabilir. Skolyozu olan kişilerde baş ağrısının genellikle tek taraflı olması, baş ağrısı sırasında karanlık ortamda olmayı tercih etmeleri ve daha fazla hasta hissetmeleri, baş ağrısının migren tipi olabileceğini gösterebilir. Skolyoz tipinin baş ağrısı değişkenleri ile ilişkili olmadığı ancak skolyoz eğrisinin şiddetinin artması baş ağrısı sıklığını arttırabileceği tespit edildi.
  • Master Thesis
    Adölesanlarda Tek Taraflı ve Çift Taraflı Çanta Taşımanın El ve Parmak Kavrama Kuvveti, Sagital Dizilim, Postür, Üst Ekstremite Fonksiyonu ve Beden Hoşnutluğu Üzerine Etkilerinin İncelenmesi
    (2025) Yükselay, Şeyma; Yılmaz, Seval
    Bu araştırmanın amacı, adölesanlarda tek taraflı çanta taşımanın el ve parmak kavrama kuvveti, baş tilt açısı (BTA), kraniyovertebral açı (KVA), servikotorasik açı (STA), postür, üst ekstremite fonksiyonu ve beden hoşnutluğu üzerindeki etkilerini incelemek ve bu verileri çift taraflı çanta taşıyan bireylerle karşılaştırmaktır. Çalışmanın bir diğer amacı da değerlendirilen parametrelerin birbirleriyle olan ilişkilerini araştırmaktır. Araştırmaya, yaş ortalaması 12,85 ± 1,54 yıl olan ve yaşları 10 ile 17 yıl arasında değişen toplam 47 adölesan katılımcı dahil edilmiştir. Katılımcılar, çanta taşıma alışkanlıklarına göre tek taraflı çanta taşıyan (n= 23) ve çift taraflı çanta taşıyan (n= 24) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Postüral açı ölçümleri (BTA, KVA, STA), fotometrik yöntem ile dijital fotoğraflar üzerinden ImageJ programı kullanılarak yapıldı. El kavrama kuvveti Jamar® el dinamometresi, parmak kavrama kuvveti Jamar® pinchmetre kullanılarak değerlendirildi. Postür, New York Postür Analizi, üst ekstremite fonksiyonu QuickDASH, beden hoşnutluğu ise Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma Ölçeği ile değerlendirilmiştir. Tek taraflı çanta taşıyan bireylerin kilosu (p = 0,002), vücut kitle indeksi (p = 0,005), dominant (p = 0,002) ve non-dominant el kavrama kuvveti (p= 0,006), ve dominant parmak kavrama kuvveti (p= 0,011) çift taraflı çanta taşıyan bireylerden daha yüksek olduğu tespit edildi. BTA, KVA, STA, postür puanı, QuickDASH skoru ve beden hoşnutluğu açısından gruplar arasında fark saptanmadı (p> 0,05). Yaş, boy, kilo ve vücut kitle indeksi ile el ve parmak kavrama kuvvetleri arasında pozitif yönde orta ile kuvvetli arasında değişen düzeyde ilişki olduğu belirlendi. Çanta ağırlığı ile dominant (r =-0,352, p =0,015) ve non-dominant (r =-0,361, p = 0,013) el kavrama kuvveti arasında negatif yönde orta kuvvette, dominant el kavrama kuvveti ile STA arasında negatif yönde orta kuvvette (r =-0,354, p = 0,015) ilişki saptandı. QuickDASH skoru ile beden hoşnutluğu arasında negatif yönde orta kuvvette (r =-0,300, p = 0,041), KVA arasında pozitif yönde zayıf ilişki (r = 0,292, p = 0,046) olduğu belirlendi. BTA ile STA arasında negatif yönde orta kuvvette (r =-0,384, p = 0,008) bir ilişki olduğu bulundu. Adölesanlarda tek taraflı çanta taşıma, el ve parmak kavrama kuvvetini artırmaktadır. Tek taraflı ve çift taraflı çanta taşıyan grupların postüral açıları, genel postürü, üst ekstremite fonksiyonunu ve beden hoşnutluğu benzerdir. Çanta ağırlığının artması kavrama kuvvetinde azalma ile ilişkilidir ve postüral açılardaki değişimler, el kavrama kuvvetini, el fonksiyonlarını ve beden algısını farklı düzeylerde etkilemektedir. Tek taraflı çanta taşımanın kısa vadede postüral hizalanma üzerinde anlamlı bir bozulmaya neden olmadığı, taşımanın yapıldığı tarafın tekrarlayan yüklenmeye maruz kalmasının el ve parmak kavrama kuvvetinde artışa neden olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: adölesan, beden algısı, el kuvveti, postür,
  • Article
    Baş Önde Postürü Olan Genç Yetişkinlerde Baş Postürü Yürüyüş Parametrelerini ve Simetrisini Değiştirir Mi? Kesitsel Bir Çalışma
    (2025) Begen, Sena Nur; Karahan, Zehra; Uluğ, Naime; Yılmaz, Seval
    Amaç: Baş önde postür (BÖP) bozukluğu yaygın bir postüral problemdir. Bununla birlikte, yürüyüş kinematiği üzerindeki etkisi belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışmanın amacı, genç yetişkinlerde baş postürünün yürüyüşün spatio-temporal parametreleri ve asimetrisine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Genç erişkinlerde gerçekleştirilen bu kesitsel çalışmada katılımcılar kraniovertebral açı (KVA) değerine göre BÖP ve normal postür olmak üzere iki gruba ayrıldı. Katılımcıların KVA, kranial rotasyon açısı ve kraniohorizontal açıları lateralden çekilen fotoğraflar ile değerlendirildi ve MB-Ruler yazılımı ile analiz edildi. Katılımcıların demografik bilgileri (cinsiyet, yaş, boy, kilo) kaydedildi ve yürüyüş spatiotemporal parametreleri—ilk temas, destek, sallanma fazları, adım döngüsü, dinamik basınç ve yürüyüş simetri skorları—FreeMED force platformu (Sensor Medica, İtalya) kullanılarak ölçüldü. Yürüyüş simetrisi simetri indeksi kullanılarak hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya ortalama yaşları 23 yıl (22-23 ÇAA) olan 66 katılımcı (41 kadın ve 25 erkek) dahil edildi. Sol adım döngüsü uzunluğu ile kranial rotasyon açısı arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki bulundu (r=0,316, p=0,024). Ancak, gruplar arasında diğer yürüyüş kinematik parametrelerinde anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Ayrıca, CVA ile yürüyüş spatio-temporal parametreleri veya yürüyüş simetrisi arasında anlamlı bir korelasyon bulunmadı (p>0,05). Sonuç: Baş önde postürün genç yetişkinlerde kinematik spatio-temporal yürüyüş parametrelerini ve yürüyüş simetrisini önemli ölçüde değiştirmediğini göstermektedir. Daha hassas ölçümler sağlayabilecek üç boyutlu postür ve yürüme analizi yöntemleri ile planlanan çalışmalara ihtiyaç vardır.