Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Article
    PSİKOLOJİK SERMAYE-İÇ GİRİŞİMCİLİK İLİŞKİSİNDE KİŞİ-ÖRGÜT UYUMUNUN ARACI ROLÜ
    (2020) Özkan, Osman Seray; Tosun, Burcu
    Bu araştırma; psikolojik sermayenin iç girişimcilik üzerindeki etkisini ve kişi-örgüt uyumunun,psikolojik sermaye ve iç girişimcilik arasındaki aracılık rolünü belirlemek amacıyla, Ankara’daki kamukurumlarında görev yapan 575 katılımcıdan oluşan bir örneklem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Eldeedilen veriler üzerinde frekans, güvenirlik ve korelasyon analizlerinin yanında doğrulayıcı faktör analiziile yapısal eşitlik modellemesi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, psikolojik sermayenin hem kişiörgüt uyumunu hem de iç girişimciliği pozitif yönde etkilediği ortaya konulmuştur. Ayrıca, psikolojiksermaye ile iç girişimcilik ilişkisinde kişi-örgüt uyumunun aracılık rolü olduğu yönündeki araştırmahipotezi de desteklenmiştir. Araştırma sonuçlarının; literatür çalışmalarına katkı sağlaması ve kamupersonelinin psikolojik sermaye, iç girişimcilik ve kişi-örgüt uyumu düzeyleri hakkında araştırmacılarave uygulayıcılara fikir vermesi hedeflenmiştir.
  • Master Thesis
    Telekomünikasyon bağlamında Müşteri Motivasyonları ve Kullanıcı tarafından Oluşturulan İçerik
    (2024) Al-suhaılı, Shahad; Tosun, Burcu
    Kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğin (UGC), özellikle olumsuz olduğunda, şirketler üzerinde önemli bir etki meydana getirebildiği bilinmektedir. Müşteri motivasyonunun çevrimiçi içerik üzerindeki etkisi, İnternet'in ortaya çıkışından bu yana ilgi konusu olmuştur. Firma ve hizmetlere ilişkin yorumları gösteren Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal medya platformları giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu yorumlar, motivasyonlarına bakılmaksızın genellikle UGC olarak adlandırılmaktadır. Bu araştırma, müşterilerin -fedakarlık, intikam, dışa vurma, kendini geliştirme ve ekonomik- motivasyonlarının, özellikle telekomünikasyon sektöründe, UGC oluşturulmasına ve bu UGC sonrasında firmalardan alınan tepkilere (tazminat, özür, açıklama ve tweet) karşı geliştirilen tutumlarını ele almaktadır. Bu çalışmada ampirik veri toplamak için, elverişlilik örneklemesi yoluyla seçilen Türkiye'nin telekomünikasyon hizmetlerinin 310 kullanıcısına anket uygulanmıştır. Veri analizi için IBM SPSS yazılımı kullanılarak Güvenilirlik, Korelasyon, Varyans İnflasyon Faktörü (VIF), Regresyon ve ANOVA gibi istatistiksel teknikler yapılmıştır. Bulgular, kötü bir hizmet deneyiminden sonra müşteri motivasyonunun UGC üzerindeki önemini vurgulamakta ve müşteri motivasyon faktörlerinin firmanın yanıtına karşı tutumlarını nasıl şekillendirdiğini açıklamaktadır. Özellikle, dışa vurma ve ekonomik motivasyonların, kötü bir hizmet deneyiminden sonra UGC oluşturulmasına olumlu ve anlamlı bir etkisi bulunmaktadır. Ancak, fedakarlık, intikam ve kendini geliştirme motivasyonlarının kötü bir hizmet deneyiminden sonra UGC oluşturulmasını anlamlı bir şekilde etkilemediği görülmektedir. Fedakarlık, kendini geliştirme ve ekonomik motivasyonların, firmanın yanıtına karşı geliştirilen tutumlar üzerinde olumlu bir etki yaptığı, intikam motivasyonunun ise olumsuz bir etkisi bulunduğu ve dışa vurma motivasyonunun anlamlı bir etkisi olmadığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar, UGC oluşturma ve firmanın müşterilere olumsuz hizmet deneyimleri sonrasında yanıt vermeleri üzerine önemli bir bakış açısı sunmaktadır. Bu çalışmanın, müşterilerin UGC oluşturmadaki motivasyonlarını ve firmanın yanıtına karşı tutumlarını anlama konusunda katkı sağlayarak, işletmelere müşteri motivasyonlarını ve memnuniyetini anlamada yardımcı olabilmesi umulmaktadır.
  • Master Thesis
    Telekomünikasyon Bağlamında Müşteri Motivasyonları ve Kullanıcı Tarafından Oluşturulan İçerik
    (2024) Al-suhaılı, Shahad; Tosun, Burcu
    Kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğin (UGC), özellikle olumsuz olduğunda, şirketler üzerinde önemli bir etki meydana getirebildiği bilinmektedir. Müşteri motivasyonunun çevrimiçi içerik üzerindeki etkisi, İnternet'in ortaya çıkışından bu yana ilgi konusu olmuştur. Firma ve hizmetlere ilişkin yorumları gösteren Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal medya platformları giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu yorumlar, motivasyonlarına bakılmaksızın genellikle UGC olarak adlandırılmaktadır. Bu araştırma, müşterilerin -fedakarlık, intikam, dışa vurma, kendini geliştirme ve ekonomik- motivasyonlarının, özellikle telekomünikasyon sektöründe, UGC oluşturulmasına ve bu UGC sonrasında firmalardan alınan tepkilere (tazminat, özür, açıklama ve tweet) karşı geliştirilen tutumlarını ele almaktadır. Bu çalışmada ampirik veri toplamak için, elverişlilik örneklemesi yoluyla seçilen Türkiye'nin telekomünikasyon hizmetlerinin 310 kullanıcısına anket uygulanmıştır. Veri analizi için IBM SPSS yazılımı kullanılarak Güvenilirlik, Korelasyon, Varyans İnflasyon Faktörü (VIF), Regresyon ve ANOVA gibi istatistiksel teknikler yapılmıştır. Bulgular, kötü bir hizmet deneyiminden sonra müşteri motivasyonunun UGC üzerindeki önemini vurgulamakta ve müşteri motivasyon faktörlerinin firmanın yanıtına karşı tutumlarını nasıl şekillendirdiğini açıklamaktadır. Özellikle, dışa vurma ve ekonomik motivasyonların, kötü bir hizmet deneyiminden sonra UGC oluşturulmasına olumlu ve anlamlı bir etkisi bulunmaktadır. Ancak, fedakarlık, intikam ve kendini geliştirme motivasyonlarının kötü bir hizmet deneyiminden sonra UGC oluşturulmasını anlamlı bir şekilde etkilemediği görülmektedir. Fedakarlık, kendini geliştirme ve ekonomik motivasyonların, firmanın yanıtına karşı geliştirilen tutumlar üzerinde olumlu bir etki yaptığı, intikam motivasyonunun ise olumsuz bir etkisi bulunduğu ve dışa vurma motivasyonunun anlamlı bir etkisi olmadığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar, UGC oluşturma ve firmanın müşterilere olumsuz hizmet deneyimleri sonrasında yanıt vermeleri üzerine önemli bir bakış açısı sunmaktadır. Bu çalışmanın, müşterilerin UGC oluşturmadaki motivasyonlarını ve firmanın yanıtına karşı tutumlarını anlama konusunda katkı sağlayarak, işletmelere müşteri motivasyonlarını ve memnuniyetini anlamada yardımcı olabilmesi umulmaktadır.
  • Article
    Reducing Turnover Intention Through Organizational Trust and Self-Efficacy
    (2023) Tosun, Burcu; Kibaroğlu, Gamze Güner; Günerkibaroglu, Gamze
    Purpose – The aim of this study is to investigate whether there is a decrease in employees' intention to leave their jobs due to organizational trust, and whether employees' self-efficacy plays a role in enhancing or mediating the impact of organizational trust on turnover intention. Design/methodology/approach – This research was carried out with the convenience sampling method model, which is one of the quantitative research methods. To investigate how organizational trust impacts turnover intention and assess the mediating role of self-efficacy in this relationship, a total of 299 completed surveys were gathered from employees in the service sector. These surveys were then subjected to validity and reliability analyses, as well as bootstrapping procedures, using Smart PLS 4 and IBM SPSS 26. Findings – The findings verify the adverse impact of organizational trust on turnover intention. It unveils a noteworthy direct negative correlation between employees' organizational trust and their turnover intention. Furthermore, the results identify self-efficacy as a statistically significant and partially observed mediator between organizational trust and turnover intention. Discussion – By revealing that organizational trust plays a pivotal role in curbing employee turnover intention—an imperative concern for organizations—this study contributes to the existing literature. Furthermore, it sheds light on how employees' self-efficacy enhances this dynamic. Consequently, this research not only enriches scholarly understanding but also offers a valuable perspective for managerial consideration.
  • Master Thesis
    Güçlendiren Liderliğin Psikolojik Güvenlik Üzerindeki Etkisi: Kişilerarası Çatışmanın Aracılık Rolü ve Psikolojik Sermayenin Moderatör Olarak Rolü
    (2025) Shaban, Farah S S; Tosun, Burcu
    Bu çalışma, güçlendirici liderliğin psikolojik güvene ve kişilerarası çatışmanın psikolojik güvenliğe etkisini inceleyerek güçlendirici liderlik ile psikolojik güvenlik arasında bulunan ilişkinin kişilerarası çatışmanın aracı rolünü ve bu dinamik yapıda psikolojik sermayenin moderatör rolü ele almaktadır. Bu ilişkilerin nicel analizlerini incelemek için kesitsel bir yaklaşım ile çalışma yapılmıştır. Bu çalışmanın hipotezleri anket tabanlı yaklaşım kullanılması tercih edilerek test edilmiştir. Ayrıca, veriler üzerinde kolayda örneklemeden yardım alınarak 18 ila 65 yaşları arasındaki 311 Türk uyruklu çalışanlardan Google Forms kullanılarak oluşturulan çevrimiçi bir anket aracılığıyla bilgiler toplanmıştır. Daha sonrasında, analizi yürütmek için SPSS, Process v4.2 ve AMOS sürüm 26'dan destek alınmıştır. Sonuçlar güçlendirici liderliğin psikolojik güvenliği olumlu etkilemekteyken kişilerarası çatışmayı ise olumsuz yönde etkilediğini bizlere sunar. Psikolojik sermaye, güçlendirici liderlik ile kişilerarası çatışma arasındaki ilişkiyi düzenlerken, kişilerarası çatışma psikolojik güvenliği olumsuz etkiler böylece güçlendirici liderlik ile psikolojik güvenlik arasındaki ilişkiye kısmen aracılık ettiği görülmektedir.
  • Article
    Algılanan Örgütsel Destek ile Algılanan İş Performansı Arasındaki İlişkide İş Tatmininin Aracı Rolü
    (2020) Tosun, Burcu
    Bireylerin çalıştıkları kurumlardan destek aldıklarını hissetmeleri iş tatminlerini arttırmada önemli bir roloynamaktadır (Eisenberger vd., 1997). Sosyal Değişim Teorisi’ne göre (Blau, 1964) belirli koşullar altında, bireyler fayda gördükleri kişi ve örgütlere faydalı olarak karşılık verme çabası içine girmektedirler. Bu teoriyidoğrular şekilde, iş tatmini yüksek olan çalışanların işlerinden duydukları memnuniyetin bir yansıması olarakperformanslarını arttırdıkları yapılan bazı çalışmalar sonucunda ortaya konmuştur (örn: Judge vd., 2001;Fisher, 2003). Yine Sosyal Değişim Teorisi’nden yola çıkarak, çalıştığı örgüt tarafından desteklendiğine inanançalışanların performans arttırma çabasına girmeleri de beklenmekte ve yapılan çeşitli çalışmalar sonucunda dabu beklenti doğrulanmaktadır (Örn: Byrne ve Hochwarter, 2008; Riggle vd., 2009). Benzer şekilde, algılananörgütsel destek, çalışanların artan performanslarının örgüt tarafından görüleceği ve ödüllendirileceğine dairinançlarını beslemekte ve bu durum da çalışanları daha çok performans sergilemeye teşvik etmektedir (Guanvd., 2014). Sosyal Değişim Teorisi’nin bakış açısına göre söz konusu üç değişkenin etkieşim içinde olacağıöngörüsünden ve bu değişkenlerin birlikte değerlendirildiği araştırma sayısındaki yetersizlikten de yolaçıkarak, bu çalışma ile literatüre bir katkı ve gelecek çalışmalara bir perspektif sunmak amaçlanmıştır. Bubağlamda yukarıda sıralanan beklenen ilişkilerin yanı sıra, akademik literatürde daha önce yeteri kadardeğerlendirilmemiş olan, algılanan örgütsel destek ile iş performansı arasında iş tatmininin aracılık rolüözellikle araştırılmıştır. Ankara’da özel bir hastanede 253 katılımcı üzerinde gerçekleştirilen araştırmasonuçlarına göre, algılanan örgütsel desteğin iş tatmini ve algılanan iş performansı üzerinde anlamlı ve olumlubir etkiye sahip olduğu ve aynı zamanda iş tatmininin de algılanan iş performansı üzerinde anlamlı ve olumlubir etkiye sahip olduğu ortaya konmuştur. Ayrıca, algılanan örgütsel desteğin algılanan iş performansıüzerindeki etkisinde iş tatminin tam aracı rolüne sahip olduğu da belirlenmiştir.
  • Master Thesis
    Katar Konaklama Sektöründe Paydaşların Katılımı, Paydaşların Psikolojik Güçlendirilmesi ve Paydaşların Etkisinin Proje Başarısına Katkısının Değerlendirilmesi
    (2024) Eltayef, Basmala Ahmed Mustafa; Tosun, Burcu
    Literatürde yer alan pek çok araştırma, paydaşların projelerin başarısını şekillendirmedeki temel rolünü vurgulamaktadır. Bu çalışma, paydaşlarla ilişkilendirilen belirli bağımsız değişkenlerin projelerin sonuçları üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde incelemektedir. Literatürde sıklıkla ele almaları ve projelerin başarısı ile güçlü bir şekilde ilişkilendirilmeleri sebebiyle, paydaşların katılımı, psikolojik güçlendirilmeleri ve etkileri bu çalışmada bağımsız değişkenler olarak incelenmektedir. Paydaşların işi ne derecede olumlu veya olumsuz yönde etkileyebileceklerini değerlendirmek, projeye olan etkilerini değerlendirebilmek açısından kritik bir unsurdur. Bu çalışmanın bağımlı değişkeni olan proje başarısı, zaman, performans, kalite ve memnuniyet gibi anahtar performans göstergeleri (KPI'lar) kullanılarak değerlendirilmektedir. Kantitatif bir yaklaşım benimseyerek ve uygunluk örnekleme yöntemi kullanarak, Google Forms aracılığıyla hissedarlar, yatırımcılar, yöneticiler ve çalışanlar dahil olmak üzere 250 paydaştan veri toplanmıştır. Toplanan veriler, SPSS kullanılarak titiz bir analizden geçirilmiş ve hipotezleri test edebilmek için korelasyon ve regresyon testleri uygulanmıştır. Korelasyon testi, modeli sonuçlarıyla doğrulamış ve regresyon analizleri, paydaşların katılımı, paydaşların psikolojik güçlendirilmesi ve paydaş etkisinin de dahil olduğu bağımsız değişkenlerin, bağımlı değişken olan proje başarısı ile anlamlı ve olumlu ilişkileri olduğunu göstermiştir. Bu bulguların, paydaş değişkenlerinin projelerin başarısı üzerindeki etkileri konusundaki bilgi birikimine önemli katkılarda bulunması umulmaktadır.
  • Article
    The Role of Organizational Trust on The Relationship Between Work-Life Balance and Job Satisfaction
    (2023) Tosun, Burcu; Özkan, Nur
    The most critical and sensitive resource of business organizations is their employees. Therefore, job satisfaction, mental peace and life balance of employees play a major role in the efficiency and performance of an organization. Work-life balance has an essential role in job satisfaction. Work-life conflict occurs when people cannot have enough time and energy on their duties and responsibilities both in their business and private lives. Work-life balance also improves organizational trust which can lead the employees to stronger job satisfaction and enable them to have a sense of belonging. In this study, it is aimed to examine the reflection of work-life balance of employees on their trust in the organization, and the reflection of this trust on their job satisfaction. In this context, both the effect of work-life balance on organizational trust, the effect of organizational trust on job satisfaction and the direct effect of work-life balance on job satisfaction were investigated. In order to test the research model, a survey including the scales of the variables and demographical questions is conducted to the employees of a company operating in the aviation sector in Ankara, Turkey, chosen by the convenience sampling method. The results were statistically analyzed in the SPSS 21 program. The main research question of the study, whether organizational trust has a mediating role in the effect of work-life balance on job satisfaction, was answered by hierarchical regression analysis. The results obtained confirm the hypotheses and the whole research model and reveal that organizational trust has a partial mediating role in the effect of work-life balance on job satisfaction.
  • Article
    Güven Köprüleri Kurmak: Mavi ve Beyaz Yakalı İşgücünde Sosyal Zayıflatmanın İş Biçimlendirme Üzerindeki Etkisinde Güvenin Aracılık Etkisi
    (2023) Kibaroğlu, Gamze Güner; Tosun, Burcu; Günerkibaroglu, Gamze
    Bu çalışma, dinamik ve değişken çevresel koşullar içinde organizasyonların hayatta kalması için vazgeçilmez olarak kabul edilen iş biçimlendirme üzerindeki sosyal zayıflatmanın etkisini ve bu etkide örgütsel güvenin rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, çalışma bu etkileşimlerin mavi ve beyaz yakalı personel üzerindeki etkilerinde potansiyel farklılıklara odaklanmaktadır. Ampirik veriler, Türkiye sivil havacılık sektörünün en üst düzeyinde yer alan beş şirketin toplam 416 mavi ve beyaz yakalı çalışanından toplanmıştır. Veri seti Smart PLS 4 ve IBM SPSS 26 kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, örgütsel güvenin, sosyal zayıflatma ile iş biçimlendirme arasındaki ilişkide aracılık rolü üstlendiğini sergilemektedir. Aracılık etkisi mavi yakalı personel arasında kısmi, beyaz yakalı çalışanlar arasında ise tam aracılık etkisi göstermektedir. Temel bulgularının ötesinde, bu çalışma iş biçimlendirmeye ve örgütsel güvene dair olumsuz ve sapkın davranışların yol açtığı sonuçların anlaşılmasında bilimsel bir bakış açısı sunmaktadır. Ayrıca, iş biçimlendirmeye ve örgütsel güvene sosyal zayıflatmanın etkisini mavi ve beyaz yakalı çalışanlar çerçevesinde ele alarak mevcut literature katkıda bulunmaktadır.
  • Article
    Psikolojik Güvenlik İkliminin İş Tatminine Etkisinde İş Biçimlendirmenin Rolü
    (2023) Tosun, Burcu; Günerkibaroglu, Gamze
    İş dünyasının hızla değişen dinamik çevresel etkenleri nedeniyle, çalışanların güvenli ve istikrarlı bir ortamdan güç alarak, proaktif tutum ve davranışları örgütlerin hayatta kalabilmesi için elzem hale gelmiştir. Psikolojik güvenlik algısı, bireylerin ve iş gruplarının etkileşimlerini artıran ve fikirlerin değişim veya etkileşimine ön ayak olan kaynakların eşit olmayan bir şekilde dağıtılması endişelerini azaltarak, çalışanların psikolojik sağlığına katkıda bulunmaktadır. Psikolojik güvenlik iklimi bireylerin getirilerini en üst düzeye çıkarma veya olası kayıplarını en aza indirme şanslarını yükselten ve dolayısıyla iş tatminlerini arttıran bir çalışma ortamı sunabilmektedir. Uygun kaynaklara sahip bir ortam olmadığında, insanlar proaktif eylemlerde bulunma motivasyonundan yoksun kalmaktadırlar. Bu çalışma, iş talepleri-kaynakları teorisinden yola çıkarak, psikolojik güvenliğin iş tatminine etkisinde iş biçimlendirmenin aracı rolüne odaklanmaktadır. Ankara’da rulman üretimi yapan firmalarda çalışan 397 katılımcıdan alınan verilerin analiz sonuçlarına göre, psikolojik güvenliğin iş tatmini ve iş biçimlendirmeyi aynı yönde etkilediği görülmektedir. Ayrıca çalışma iş biçimlendirmenin iş tatmini pozitif yönde etkilediği göstermiştir. Bunlara ilave olarak çalışmanın temel sorusu olan iş biçimlendirmenin psikolojik güvenlik ile iş tatmini arasındaki aracı rolü de doğrulanmıştır.