Search Results

Now showing 1 - 8 of 8
  • Doctoral Thesis
    Moleküler Modelleme Yaklaşımını Kullanarak Kanser Tümör Tedavisi için Piridil Tip Ligantları İçeren Platin ve Paladyum Komplekslerinin Tasarımı
    (2018) El-hag, Rabıa Hadı Mohamed; Kayı, Hakan; Yaman, Şeniz Özalp
    Geçen yüzyılın ortasında, bir cisplatin bileşiğinin keşfinden sonra, bu bileşik birkaç farklı kanser tipinin tedavisinde kullanılan en önemli kimyasal bileşiklerden biri haline gelmiştir. Ancak bu bileşiğin kanser hücrelerini öldürme ve yok etme yeteneğine rağmen, neden olduğu yan etkilere ek olarak birkaç kanser türünü tedavi edememekte, bu da bilim adamlarının daha etkili ve yan etkileri olmayan başka bileşikleri araştırmalarına yol açmaktadır. Keşfedilen ilaçların çoğunun, kanserlere karşı etkinliklerinin çok az olduğu gösterilmiştir. Elde ettiğimiz teknikler ve ilerlemelere ve kendini savaşmaya adamış sayısız doktor olmasına rağmen, kanser gerçek bir tehdit, çaresiz bir hastalıktır, ancak yine de umut vardır. Bilim adamları 50 yıl önce imkansız görünen tedavilerle ortaya çıktılar ve tedavi edilemez denen bazı kanserlerden kurtulmayı başardılar. Mükemmel sonuçlar elde etmek için tedavi araçlarını farklı şekillerde kullanmaya başladık. Kanser hala korkutucu olsa da ve her zaman öyle kalabilir olsa da, kansere karşı attığımız adımlar tedaviyi sadece mümkün kılmakla kalmayıp aynı zamanda erişilebilir hale de getirmiştir. Önceki çalışmalardan, platin ve paladyum bileşiklerinin, uygun ligand, iyi geometri ve aktif çıkış grubu gibi birçok parametreyi hesaba katarsak, kanser hücrelerine karşı en etkili bileşikler olduğu sonucuna varılabilir. Buradan, araştırmalarla alternatif kanser tedavisi bileşikleri olarak bazı platin ve paladyum bileşiklerini tasarlamaya ve geliştirmeye başlandı. Bu araştırmada, on altı platin ve paladyum bileşiği iki farklı tipte ligand ile tasarlandı. Yeni bileşikler, yoğunluk fonksiyonel teorisi, DFT, kullanılarak teorik olarak tasarlanmış ve test edilmiştir. FTIR, NMR ve UV-vis gibi bu komplekslerin spektroskopik özellikleri ve geometri optimizasyonları B3LYP/LANL2DZ teori seviyesinde ve Gaussian programı kullanılarak hesaplanmıştır. Bu bileşiklerin iki tip DNA ile etkileşim süreci daha sonra Docking programı kullanılarak simüle edilmiştir ve komplekslerimizin cisplatinden (kovalent, elektrostatik, oluk ve interkalasyon) farklı mekanizmalarla ve belkide cisplatinin yan etkilerinin üstesinden gelebileceğine yol açacak şekilde DNA ile etkileştiğini ortaya koymuştur. Bu bileşiklerin teorik sonuçları oldukça umut vericidir. Bu bileşiklerin bazıları canlı hücreler üzerinde deneysel olarak test edilmiş ve çeşitli kanser türlerine karşı etkili olduğu kanıtlanmıştır. Deneysel ve teorik sonuçlar arasında iyi derecede bir uyumluluk gözlenmiştir. Söz konusu yeni komplekslerin, bu kompleksler hakkında daha ileri çalışmalar için umut verici sonuçları vardır.
  • Doctoral Thesis
    Organik Çözücülerle Karbonil Sülfit Yakalamanın Teorik Olarak İncelenmesi
    (2021) Abduesslam, Mahmoud; Yaman, Şeniz Özalp; Kayı, Hakan
    Kimya mühendisleri, endüstriyel gazlardaki karbonil sülfitin (COS) varlığına odaklanırlar ve ayrıca sıvılaştırılmış petrol gazında COS'nin doğal oluşumlarını dikkate alırlar. Çevresel düzenlemelere uymak ve gaz dağıtım endüstrilerinin katı çevresel gereksinimlerini karşılamak için gaz akışlarındaki zehirli ve aşındırıcı özelliklere sahip tüm safsızlıklar temizlenmelidir. Reaktif soğurma, asit gazlarını gidermenin en güvenilir yollarından biri olarak kabul edildiğinden, aminler ve alkol karışımları kullanılarak asitleri gidermek için tipik olarak kullanılan bir tekniktir. Bu çalışmada, organik sıvı karışımları kullanılarak ωB97X-D3/6-311++G(d,p) teori düzeyinde yoğunluk fonksiyonel teorisi (DFT) hesaplamaları kullanılarak COS'nin yakalanması araştırılmıştır. Bu karışımlar, aminlerden, 1,8-diazabisiklo[5.4.0]undek-7-en (DBU), 1,5-diazabisiklo[4.3.0]non-5-en (DBN) ve 2-tert-bütil-1,1,3,3-tetrametilguanidin (BTMG) and 1, 5, 7-triazabicyclo [4.4.0] dec-5-ene (TBD)'den oluşmakta ve ayrıca bir dizi lineer alkol, yani metanol, etanol, 1-propanol, 1-butanol, 1-pentanol ve 1-hekzanol içermektedir. Çalışma boyunca, COS'un yakalanmasında 4 tip amin ile 6 tip alkol için modifiye edilmiş tek basamaklı bir termoleküler tepkime mekanizması incelenmiştir. Toplamda on sekiz farklı sistem araştırılmış ve önerilen COS yakalama tepkimelerinin termodinamiği ve kinetiği ile birlikte yapısal özellikleri ayrıntılı olarak ortaya konulmuştur. Sonuçlar, önerilen termoleküler tepkime mekanizmalarının test edilen 18 farklı sistem için termodinamik olarak uygulanabilir olduğunu ve BTMG ile metanolden oluşan organik sıvı kombinasyonunun, COS yakalamada en düşük enerji bariyeri ve en yüksek tepkime hızı ile sonuçlandığını gösterdi.
  • Master Thesis
    Yapay Sinir Ağları ile Dizel Yakıtın Fiziksel Özelliklerden Kinematik Viskozite ve Yoğunluğunun Tahmini
    (2020) Obaıdı, Aymen Abdulqader Abbas Al; Kayı, Hakan
    Bu çalışmada, ilk amaç deneysel analizde harcanan zaman ve maliyeti azaltabilmek için yapay sinir ağı modeli kullanarak dizel yakıtın kinematic viskozitesini ve yoğunluğunu fiziksel özelliklerinden tahmin etmektir. Sonraki amaç ise, kinematic viskozite ve yoğunluğa basit bir formül atamaktır. Bu çalışmada kullanılan dizel yakıt için deneysel veriler doğrudan Irak'taki Kuzey Petrol Şirketi'nden elde edilmiştir, bu nedenle orijinal ve benzersiz bir veri kaynağı kullanılmıştır. Günlük rutinde, dizel taşıyan her tankerin izlenmesi, yoğunluk ve viskozite ölçümlerinin yapılması gerekmektedir. Kınematık viskozite ve yoğunluk tahmininde, harici girişli doğrusal olmayan otoregresif (NARX) ve tipik ileri beslemeli geri yayinimli (NN) sinir ağları kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, bu ağların iyi bir performans gösterdiği görülmüştür. Yoğunluk değerlerinin tahmininde, NARX tipi sinir ağı NN'den daha iyi bir performans göstermişken kinematik viskozite değerlerinin tahmini için NN, NARX'tan daha üstün bir performans göstermiştir. İlave olarak, çoklu lineer regresyon (MLR) metodolojisi kullanılmış, kinematic viskozite ve yoğunluk için birinci dereceden lineer denklemler için beş bağımsız değişkenin katsayıları elde edilmiştir
  • Master Thesis
    Petrol fraksiyonlarının kinematik viskozitesinin tahmini
    (2018) Ahmed, Hawa Ahmed Alı; Kayı, Hakan; Alper, Erdoğan
    Ocak 2018, 59 sayfa Petrol fraksiyonları çok karmaşık karışımlardır. Mühendislik tasarımında, hesaplamalarda kullanıldıkları için, sıvıların viskozitesinin belirlenmesi önemlidir. Dahası, sıvının fiziksel özellikleri ve bileşimi, akışkanın davranışını anlayabilmek için yardımcı faktörlerdir. Sıvının viskozitesini elde etmek için kullanılan iki temel metodoloji vardır; ölçüm gerektiren deneysel bir yaklaşım ve fiziksel özellikleri kullanarak tahmin için bir matematiksel model. Deneysel viskozite ölçümlerini yapmak pahalı ve zaman alıcı olduğundan, deneysel veri yokluğunda bu deneyleri gerçekleştirmek her zaman pratik olmamaktadır.Dolayısıyla doğru ve güvenilir modellere gereklilik duyulmaktadır.Bu çalışma, bazı Libya petrol ürünlerinin viskozitelerinin tahminini, literatürde bulunan çeşitli matematiksel modellerin performansını değerlendirmek suretiyle gerçekleştirmek ile ilgilidir. Bu amaçla ilk olarak deneysel bir veri tabanı oluşturulmuştur. Veri tabanı, gazyağı ve kerosen aralıklarındaki çeşitli Libya petrol ürünleri için kinematik viskozite ve yoğunluk verilerinden oluşmuştur. Değerlendirilen tüm modeller içerisinde, modifiye edilmiş grup-katkılı viskozite-termodinamik modeli (GC-UNIMOD), incelenen sıcaklık seviyelerinde (30, 35, 40, 50 °C) tanımlanmamış Libya petrol fraksiyonlarının kinematik viskozitelerinin tahminini için önerilmiştir. Önerilen model, toplanan veriler kullanılarak test edilmiş ve mevcut modellerle karşılaştırılmıştır. Sonuçları tahmin etmek için GC-UNIMOD modelinin uygulanmasının, bu çalışmada araştırılan ampirik modeller gibi literatürde kullanılan diğer yöntemlerin tahminlerinden daha doğru ve hassas olduğu sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    Gümüşün Gümüş Oksit Pillerden Geri Kazanımı: Birleşik Bir Deneysel ve Hesaplamalı Çalışma
    (2017) Mehası, Abubakr Bushra Alı; Kayı, Hakan
    Bu çalışmanın amacı saf gümüşü aktif olmayan ve kullanılmış gümüş oksit pillerden geri kazanmak ve aynı zamanda bu süreci bir bilgisayar yazılımı ile modellemektir. Çünkü piller hayat döngüleri bittikten sonra toksik kirleticiler haline gelirler ve yakma fırını emisyonları ve kül açığa çıkartırlar. Gümüş oksit piller, kol saatleri, saatler, çeşitli elektronik cihazların uzaktan kumandalar, işitme cihazları, oyuncaklar, ve bazı diğer cihazlarda kullanılır ve ömrü bittikten sonra atılırlar. Bu tezde, gümüş içeren atık piller toplandı ve gümüşü geri kazanmak için katı-sıvı özütlemesi bir ayırma işlemi olarak kullanıldı. Yaklaşımımızda, nitrik asit kullanarak katı-sıvı özütlemesi yapıldı ve gümüş, bakır plaka ve potasyum klorür yardımıyla çöktürüldü. Çökeltinin süzülmesinden sonra bu çökelti kurutuldu ve sonra da metalik gümüş ve aynı zamanda yüksek saflıkta ince bir gümüş tozu elde etmek için çok yüksek bir sıcaklıkta (1000 °C) eritildi. Geri kazanılan gümüş, çeşitli endüstriyel uygulamalarda doğrudan kullanılabilir. Anahtar kelimeler: gümüş oksit piller, modelleme, katıdan özütleme, gümüşün geri kazanımı
  • Master Thesis
    Atık Suyun Kimyasal Bileşimiden Kimyasal Oksijen Gereksiniminin Yapay Sinir Ağları ile Tahmini
    (2019) Alobaıdı, Basım Ahmed Saleh; Kayı, Hakan; Güler, Enver
    Çağımızda birçok teknik uygulama ve modern programın kullanılması ve yapay zekanın (AI) rolü artmaktadır. Yapay zeka araçlarından biri olan Yapay Sinir Ağları (YSA), ağın eğitimi yoluyla belirli bir veri kümesine bağlı olarak dinamik bir doğrusal olmayan davranış modelini öğrenmek ve keşfetmek için ortaya çıkmıştır. Biyoloji, atık su arıtma ve mühendislik gibi birçok disiplinde tahmin yapma konusunda yüksek doğruluk sahibidirler. Bu çalışmada, standart geri yayılım algoritması kullanılarak, North Gas Company / Kerkük'te arıtılan atık sudaki Kimyasal Oksijen Gereksinimi'nin (COD) değerini tahmin etmek için altı girdi parametresi alınmıştır. Sinir ağı, toplam klorür iyonu Cl ̵ , nitrat iyonu NO3 ̵, fosfat iyonu PO43, sülfat iyonu SO4 ̵ 2, amonyak NH3, Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOD5) gibi atıksu kalite indekslerinden toplanan 150 veri ile tek bir elementi yani COD'yi tahmin etmek üzere eğitilmiştir. Sinir ağı, uygun bir şekilde eğitilmesinden sonra test verileri kullanılarak test edilmiştir ve en iyi sonuçlar ortalama kare hatası ve regresyon katsayısı dikkate alınarak seçilmiştir. Bu çalışmada elde edilen bulgular, yapay sinir ağlarının arıtılmış atık suyun COD değerlerini tahmin etmede doğru ve etkili araçlar olduğunu göstermektedir.
  • Master Thesis
    Bir Petrol Rafinerisindeki Vakum Damıtma Ünitesini Modelleme ve Benzetimleme
    (2017) Muamrı, Alı M.alı Gerra Al; Kayı, Hakan; Alper, Erdoğan
    Bu tez çalışmasında, bir vakum damıtma ünitesinin (VDU) modellemesi ve benzetimlemesi incelenmiştir. Libya rafinerilerinde kullanılmak üzere, rafinasyon artıklarını başka ülkelere satmak yerine bunlardan yararlanmak ve daha değerli ürünler elde etmek için vakum basıncı altında çalışan bir damıtma ünitesi tasarlanmıştır. Atmosferik distilasyon ünitesi kalıntısı çok yüksek bir kaynama noktasına (370 ºC) sahiptir. Bu kaynama noktasını düşürmenin ve sonra bileşenlerine kolay ve verimli bir şekilde ayırmanın bir yolunu bulmamız gerekmektedir. Bir sıvıya uygulanan basınç düştükçe kaynama noktasının da azaldığı bilinmektedir. Vakum damıtma kolonunda, atmosferik artık maddenin kaynama noktası, bu madde üzerinde uygulanan basıncı düşürerek azaltılır. Vakum damıtma ünitesinin ana ürünleri, çıkış gazı, hafif vakum gaz yağı (LVGO) ve ağır vakum gaz yağıdır (HVGO). İlave olarak bir vakum kalıntısı da üretilmektedir. Atmosferik damıtma kalıntısının daha fazla damıtılmasını araştırmak için, vakum damıtma ünitesi tasarlanmış ve Honeywell UniSim® Design v450 yazılımı ile benzetimlenmiştir. Bu yazılım, kararlı durum ve dinamik modeller oluşturmamıza yardımcı olan çok güçlü bir tesis tasarım programıdır. Benzetimlemeler neticesinde, atmosferik artık maddenin sıvı hacim yüzdesi % 31,9, vakum kalıntısının sıvı hacim yüzdesi ise %0,098 olarak bulunmuştur. UniSim yazılımını kullanarak yapılan benzetimlemelerimiz, VDU kullanımının petrol rafinerisindeki artık miktarını önemli ölçüde azalttığını göstermiştir.
  • Master Thesis
    Karbonil Sülfitin Sulu Dietanol Amin Çözeltisi ile Yakalanmasının Teorik Olarak İncelenmesi
    (2017) Hadıa, Abubaker Meftah; Kayı, Hakan
    Karbonil sülfit (COS), istenmeyen bir safsızlık olarak çeşitli proses gazlarıyla birlikte salınır. COS'u yakalamak, sıvı absorbentler ile başarılabilir. COS ve dietanolamin (DEA) reaksiyonu için literatürde iki farklı mekanizma önerilmiş ve her ikisi de tiyokarbamat oluşumuna neden olmaktadır. Birinci mekanizma zvitteriyon (dipolar iyon) ara madde mekanizması olup, iki reaksiyon adımında gerçekleşir. İlk adım zvitteriyonun oluşturulması ve ikincisi oluşan zvitteriyodan proton giderme işlemidir. İkinci mekanizma, bir kompleksin bir tek aşamalı reaksiyonda ara madde olarak oluştuğu termoleküler mekanizmadır. COS, DEA ve su arasındaki dört farklı termolekül reaksiyonu kuantum kimyasal hesaplamaları ile araştırılmış ve yapısal, enerjik ve termokimyasal özellikler ortaya konmuştur. Teorik standard serbest aktivasyon (∆‡G°) ve reaksiyon enerjisi (∆G°rxn), denge sabiti (Keq) ve bu dört termoleküler reaksiyon için reaksiyon hızı sabiti (k) değerleri hesaplanmıştır. Yoğunluk Fonksiyonel Teorisi (DFT), bu çalışmanın teorik araştırmaları sırasında B3LYP hibrid fonksiyoneli ve 6-311G (d) baz seti kullanılarak uygulanmıştır. Sonuç olarak, bu çalışmada elde edilen hesaplanan aktivasyon enerjisi ve reaksiyon hızı sabit değerleri literatürde mevcut olan deneysel verilerle karşılaştırılmış ve bu bulguların rehberliği altında, sulu DEA çözeltisi ile COS yakalama için en olası termoleküler reaksiyon mekanizması ortaya çıkmıştır.