Search Results

Now showing 1 - 10 of 27
  • Master Thesis
    Rusya Perspektifinden 2005-2015 Yılları Arasında Ukrayna ile Yaşanan Gaz Problemi
    (2017) Lukyanova, Anna; Karasar, Hasan Ali
    Rusya ile Ukrayna arasındaki ilk gaz krizi 1993 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasından hemen iki yıl sonra başladı. Sorun oldukça karmaşık siyasi, iktisadi ve coğrafi temellerde iki ülkeyi karşı karşıya getiren bir olguydu. Bu tez Rusya açısından iki ülke arasındaki gaz çatışmasının başlangıcı ve devamındaki sebepleri aydınlatmaya çalışmaktadır. Bu yüzd3en de tez sorunun zirve dönemi olarak adlandırılan 2005-2015 yılları arasını mercek altına almaktadır. Rusya-Ulrayna ilişkileri hali hazırda da her geçen gün daha karmaşık bir hal almakta ve iki taraf birbirinden tamamen farklı amaçlar üzerine kurdukları politikalar izlemektedirler. Bu tez hem iki devletin dış politikalarını hem de Gazprom ve Naftogaz gibi gaz tekeli şirketlerin konu hakkındaki siyasalarını incelemek suretiyle aynı zamanda Rusya-Ukrayna ilişkilerinin şirketlerin de dahlia olan bir haritasını çıkarmaktadır.
  • Master Thesis
    Ak Parti Döneminde Türkiye-rusya İlişkileri: 2002-2015
    (2017) Pakhomova, Daria; Karasar, Hasan Ali
    Türkiye ve Rusya, dünyanın önde gelen politik aktörleri arasındadır. Her iki ülke de önemli bir jeopolitik konumdadır. Ayrıca, birbirlerine komşulardır ve yüzyıllardır devam eden ikili ilişkiler geçmişine sahiplerdir. Türk-Rus ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde gelişmediği gerçeğine rağmen, bugün Rus ve Türk politikacılar Rusya ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklıktan söz ediyor. Her iki ülke, arasındaki bir rekabet unsuru ve bazı bölgesel sorunlarda anlaşmazlıkların olmasına rağmen, sonuçta siyasi yakınlaşmaya yol açan ekonomik bağların yoğunlaştırılması politikasını sürdürülüyor. Türk-Rus ilişkilerinin en dinamik gelişimi AK Parti'nin iktidara gelmesi ile başladı. Bu dönemde Türk-Rus ilişkilerinin gelişimini göstermek için yazar, dostluk ve işbirliğinden gergin çatışmaya dönüşen 20. yüzyıldaki ikili ilişkilerin tarihsel arka planını analiz etti. Türkiye ile Rusya arasındaki yakınlaşma faktörlerini saptamak için ikili ilişkilerin siyasi ve ekonomik unsurunu araştırdı. Türkiye ile Rusya arasındaki kilit konusu olan enerji alanına özel önem veriyor. Rusya ile Türkiye'yi birbirine bağlayan petrol ve gaz koridorlarının kapsamlı bir analizini ve iki ülke arasındaki nükleer enerji alanında işbirliğinin potansiyelini değerlendiriyor. Buna ek olarak yazar, Rus-Türk askeri-teknik işbirliğinin gelişmesindeki önemi belirtiyor. Bu sanayi ikili işbirliğinin nispeten yeni bir alanı. Ülkelerin askeri sanayi alanındaki etkileşimi büyük bir potansiyele sahiptir ve iki ülke arasındaki karşılıklı güven artışını göstermektedir. Yazar, Rusya ile Türkiye arasındaki askeri teçhizat ticaretinin yanı sıra güvenlik alanındaki işbirliğini de anlatıyor.
  • Master Thesis
    Ayaklanma Mı Terörizm Mi: Suriye İç Savaşından İkilemler 2011-2015
    (2017) Özçelik, Necdet; Karasar, Hasan Ali
    Bu çalışmada, etki sahibi dört devletin 2011 ile 2015 yılları arasında Suriye İç Savaşında yeralan devlet dışı aktörleri ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlanmalarındaki ikilemlerinin araştırılmasını hedeflenmiştir. Çalışma öncelikle, Suriye İç Savaşının tarihsel arka planını aktararak savaşan taraflar arasındaki çatışmanın nedenlerini sunmaktadır. Çalışma, savaşan dört önemli devlet dışı grup ile çatışma üzerinde etki sahibi dört devleti aktör olarak ele almıştır. Çalışmada ilk olarak, ayaklanma ve terörizm yedi parametere üzerinde kavramsal bir çerçeveye yerleştirilmiş, daha sonra devlet dışı aktörler bu parametrelere göre kimliklendirilmiştir. Parametrelerle kimliklendirilen devlet dışı aktörler, belirlenen dört devletin tanımlama yaklaşımları üzerinden karşılaştırılmış ve devletlerin dört devlet dışı aktörü ayaklanmacı veya terörist olarak tanımlamalarındaki ikilemleri ortaya konulmuştur. Çalışma, devletlerüstü seviyede kapsayıcı parametrelerle geliştirilmiş ortak bir terörizm ve ayaklanma tanımının gerekliliğini önermektedir. Anahtar kelimeler: devlet dışı aktörler, ayaklanma, terörizm, meşruiyet, tanımlama
  • Article
    Turkistan: a Conceptual Framework From the Reference Sources of the 20th Century
    (2014) Karasar, Hasan Ali
    Yirminci asır boyunca Merkezi, Orta ve İç Asya terimlerinin aşağı yukarı benzer coğrafyalar için yaygın kullanımı yüzyıllar boyunca bu coğrafya için kullanılmış olan bir kavramın az daha yok olmasına sebep oluyordu. Sovyet yönetiminin kullanımının önüne geçmek için yürüttüğü siyasi çalışmaların yoğunluğuna rağmen Türkistan kavramı 21. yüzyıla erişebildi. Bu çalışmada yirminci yüzyıl boyunca yayınlanmış seksen civarında ansiklopedik referans kaynağının Türkistan ve ilgili maddeleri incelenmiştir. Böylece hem okuyucunun yüzyıllık bir dilim içinde kavramın farklı dillerde ve coğrafyalarda yayınlanan referans kaynaklarındaki tanım farklılıklarına hem de dönemin ve rejimin tanımlamalara yansımasına dikkat çekilmek istenmiştir. Buna ilaveten de Merkezi, Orta, İç Asya terimleri ile Doğu, Batı, Güney, Güneybatı ve Uluğ Türkistan kavramlarına da açıklık getirilerek literatürde sıkça tekrarlanan kavram kargaşasına bir derece sınırlama getirilmesi amaçlanmıştır.
  • Article
    The Early Turkestani Émigré Struggle and Turkestanism: Nation - Imagining in Emigration:1925-1940
    (2016) Karasar, Hasan Ali
    Erken dönem muhaceretteki Türkistanlıların mücadeleleri vatan dışında \"Milli Kimlik Tasavvuru\" oluşturma gayretlerinin önemli bir örneğidir. Bu makalede ülkeleri Bolşevikler tarafından ele geçirildikten sonra vatanlarını terk eden Türkistanlı milliyetçi liderlerin karşılaştıkları fikirsel sorunların bir kısmı ele alınmaktadır. Özellikle de muhaceret liderleri ve Türkçü düşünürlerden Zeki Velidî Togan, Mustafa Çokayoğlu, Osman Hoca ve Nihal Atsız'ın kimlik merkezli tartışmalarına değinilmektedir. Bu çalışmada siyasa yapımı, propaganda taktikleri, dergi neşriyatı ile medya kullanımı ve sivil toplum örgütlenmesi yolları ile muhaceretteki Türkistanlıların Ruslara karşı birleştirilmelerine çalışılmasına öncelik verilmiştir. Muhaceretteki liderlerin vatandan izole ancak vatandaki problemleri yanlarına alarak başlattıkları bu mücadelenin de ana öğelerinden biri kimlik siyaseti olmuştur.
  • Master Thesis
    Libya-çad Çatışması (1976-1994)
    (2017) Shebli, Talal Ibrahım Moh; Karasar, Hasan Ali
    Bu tezde Libya ve Çad arasındaki çatışmanın siyasi ve askeri yönlerinin etkilerini araştırılacaktır. Bu çalışmada, savaş ve nedenleri üzerinde durulacaktır. Esas olarak, iki ülke arasındaki arazi Aouzou şeridine odaklanacaktır. Söz konusu olan bölge, Afrika ve güç sahibi olan koloniler arasında çekişme alanı ve kalıntıları olmuştur. Bu çalışma aynı zamanda çatışan gruplar hakkındaki Birleşmiş Milletlerin yaklaşımlarına yer vermektedir. Bu çalışma, Libya ve Çad arasındaki sınır çatışmasını incelemek ve her iki ülke üzerindeki sosyal ve politik etkilerini analiz etmek, çatışmadaki iki tarafın da izlediği politikalar ve askeri hedeflerinin zorluklarını ve sosyal etkilerini analiz etmeyi hedeflemektedir. Ayrıca, bu çalışmada bahsedilen çatışma sonrasında toplumda ortaya çıkan toplumsal ve siyasal yapı değişikliklerini değerlendirerek, uluslararası toplumun çatışmaya tepkisini gözden geçirerek elde edilen bilgi ve tüm bulguları sonuç kısımda özetlemektedir.
  • Master Thesis
    Kosova Krizi Esnasında Rus Amerikan İlişkileri
    (2015) Cankara, Hasan Mert; Karasar, Hasan Ali
    Dünya yaklaşık yarım yüzyıl boyunca iki kutuplu olarak yönetildi. İkinci dünya savaşı sonrası gelişen süreçte, ABD'nin başını çektiği batı bloğu ve SSCB'nin öncülüğündeki doğu bloğu bu iki kutbu teşkil ettiler. Gerek ekonomik alanda gerekse askeri alanda, bu iki devlet ve beraberindekiler, kendi sistemlerini oluşturdu ve dünya bu iki devletin güç kullanımına sahne oldu. 1989'da Sovyetler Birliği'nin yıkılması ile resmi olarak bu iki kutuplu düzenin sona erdi. Bu andan sonra, dünya, Balkanlar başta olmak üzere yeni çatışma alanlarının oluşmasına sahne oldu. Eski Sosyalist Yugoslavya'nın parçalanışı, bölge üzerindeki hâkimiyet kurma yarışını beraberinde getirdi. Balkan Krizleri, Sovyetlerin yıkılmasının ardından kurulan Rusya'nın, yeniden toparlanması ve uluslararası alanda kendine yer bulma çabaları bakımından, zor birer sınavdı. 1990'ların sonlarına doğru Kosova'da ortaya çıkan kriz, büyük bir otorite tesis etme savaşını da beraberinde getirdi. 1989 yılında gerçekleşen anayasa değişikliği ile Kosova, özerk yapısını kaybetti. Bu ondan sonra yaşanan etnik çatışmalar bütün dünyanın dikkatini Avrupa'nın bu küçük toprak parçasına yöneltti. Eski gücünden uzakta olan Rusya bu kriz esnasında Yugoslavya'nın adeta hamisi gibi davranarak, hem tezlerini kabul ettirmeye çalıştı hem de BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkı ile olası bir askeri müdahalenin önüne geçmek istedi. Fakat batı savunma bloğu NATO, ABD öncülüğünde teammüler dışına çıkılarak, herhangi bir self-determinasyon hakkı oluşmadan ve Güvenlik Konseyi kararı olmadan 76 gün süren ağır bir hava hücum harekâtı gerçekleştirdi ve böylece Miloseviç'i anlaşma masasına oturmaya ikna etti. Bu kriz, Sovyetlerin dağılması ile kurulan Rusya ile süper güç ABD'nin adeta bir gövde gösterisine sahne olmuş, fakat o zamanda geçiş dönemindeki Rusların zayıflığından dolayı ABD'nin zaferi ile sonuçlanmıştır. Bu sebeple, halen günümüzde de devam eden ve en son Kırım'ın Ruslar tarafından ilhakı ile sonuçlanan çekişmelerin temeli olarak Kosova Krizi, bu çalışmada ele alınmıştır.
  • Master Thesis
    Balochistan'ın Değişen Jeopolitik Önemi: Gwadar Limanı'nın ve Çin-pakistan Ekonomik Koridoru'nun (ipek Yolu) Örnek Bir Araştırması
    (2017) Hussain, Muzaffir; Karasar, Hasan Ali
    Bu çalışmada, Belucistan'ın jeopolitik önemi, birer mega proje olarak nitelendirilen Gwadar Limanı ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru bağlamında incelenmektedir. Buna ilaveten, Çin'in Pakistan'nın Gwadar Limanı'ndaki varlığından kaynaklanan değişen bölgesel ittifak sisteminin etkilerine de değinilecektir. Belucistan'ın Hint Okyanusu, Basra Körfezi ve Umman Denizi arasında bir kavşak noktası olması ve bu bölgenin deniz üzerinden enerji ticaretinin en yoğun olduğu bölge olmasına istinaden Belucistan'ın değişen jeopolitik önemi, Çin'in son yıllarda buraya olan ilgisini arttırmaktadır. Çünkü bir ülkenin coğrafi konumu, siyasi ve insanlık tarihi boyunca önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca, devletlere iç ve dış politikalarını oluşturmalarında her daim yardımcı olmuştur. Çin, belirli çıkarlar gözetmektedir. Çin'in Güney Asya'da artan ilgisi, bölgenin jeopolitik önemi hakkındaki tartışmaları da tetiklemektedir. Bölgede daha etkin bir rol edinebilmek adına Çin, Pakistan ile multi milyar dolarlık bir anlaşma imzalamıştır. Bu çalışmada ayrıca, Çin'in Pakistan'daki artan varlığının bölgesel güç dengesi politikalarına etkilerinin yanı sıra, Gwadar Limanı ve Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'nun gelişimiyle ilgili yerel ve ulusal rezervler deincelenecektir.
  • Master Thesis
    Rusya Federasyonu'nun Suriye İç Savaşı'ndaki Dış Politikası: 2011-2016
    (2017) Günay, Serdal; Karasar, Hasan Ali
    Rusya Federasyonu'nu tarihsel süreç içerisinde siyasi, ekonomik ve askeri dalgalanmalar yaşadı.1721'de Çarlık Rusya'sı ile başlayan büyüme, 1917devrimi ile yerini Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne (SSCB) bıraktı. Sovyetler Birliği'nin 1991'de parçalanması sonucunda Rusya Federasyonu dünyadaki yerini aldı. Rusların küresel düzlemde yaşadığı gelişmelerle inişli çıkışlı süreçleri oldu. Ancak Ruslar her zaman ayağa kalkmayı başarmıştır. Rusya Federasyonu'nu bir yandan Çarlık İmparatorluğu üzerinden diğer yandan da Sovyetler Birliği gibi süper güç üzerinde ayağa kalkmaya başladı. Bugünkü Rusya Federasyonu'nun Suriye İç Savaşı'ndaki Dış Politikasını anlayabilmemiz için küresel iki gücün tarihsel arka planının iyi kavranması gereklidir. Rusya Federasyonu'nun Dış Politikasını, Suriye İç Savaşı'ndaki kodlarla anlayabiliriz. Bu kodların merkezi Rusya Federasyonu'nda, uzantısı Suriye Devleti'ndedir. Rusya'nın küresel ve bölgesel gelişmelerdeki etkisi Kafkasya, Asya ve Ortadoğu'da derinleşmeye başladı. Rusya, coğrafi yakınlığını, askeri gücü doğrultusunda bölgesel ve küresel şekilde kullanmaktadır. Rusya, askeri gücünün yanında diplomasi kabiliyetini de kullanarak ülkeler üzerinde siyasi nüfuz oluşturmuştur. Rusya, uluslararası siyasal sistemde ABD, Avrupa Birliği ve bölgesel güçlerle rekabet içerisindedir. Rusya Federasyonu, uluslararası alanda Rusların çıkarlarını korumak üzerine kurduğu dış politikasını Suriye'de hayata geçirdi. Rusya, Suriye İç Savaşı'nda Beşar Esad'ın yanında yer aldı. 2010 yılında Arap ülkelerinde ortaya çıkan 'Arap Baharı', Ortadoğu'da önemli siyasi sonuçlar ortaya çıkardı. 'Arap Baharı'; kimine göre 'halk ayaklanması', kimine göre 'devrim', kimine göre 'terör' dür. 18 Aralık 2010 yılında Tunus'ta Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla başlayan ve sırasıyla Lübnan, Mısır, Yemen, Bahreyn, Libya, Ürdün, Irak ve Suriye'ye yayılan halk ayaklanmaları aslında hem küresel hem bölgesel statükoya isyandır. ABD'nin başının çektiği Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan ile Rusya'nın öncülük yaptığı Çin, İran, Suriye ülkeleri arasındaki çıkar çatışması, Suriye İç Savaşı'nın uzamasına neden oldu. İç savaş, 6'ıncı yılını geride bıraksa da binlerce insan hayatını kaybetti ve milyonlarca insan göçe zorlandı. Buna rağmen Suriye İç Savaşı'nın kısa sürede çözülmesi zor gibi görünmektedir. Uluslararası güçler, Suriye İç Savaşını uzun süredir bölgesel örgütleri kullanarak yürütmektedir. Suriye'nin normalleşebilmesi için Rusya ve ABD'nin küresel, bölgesel ve yerel örgütlerle bir araya gelerek ortak çözüm oluşturması gereklidir. Bu iki ülke masada çözüm geliştiremezse doğası gereği ya bir yenilgi ya da bir galibiyet yaşayarak çözüm olacaktır. Anahtar Sözcükler: Suriye İç Savaşı, Rusya, Rus Dış Politikası, İç Savaşın Kodları, Rusya ve ABD, Halk Ayaklanmaları, Diplomasi, Küresel Güçler,
  • Master Thesis
    Avrupa Güvenlik Anlaşmaları Çerçevesinde Güney Kafkasya Bölgesi için Bir Çözüm Modeli
    (2014) Otabatmaz, Tolga; Karasar, Hasan Ali
    Güney Kafkasya bölgesinde çıkan çatışmaların asıl sebebi tarihi anlaşmazlıklar, bölgenin jeostratejik ve ekonomik önemidir. Kafkasya'da silahlı çatışmalar şu anda sona ermiş olmakla beraber bölgede güvenlik meselesi halen büyük bir problemdir. Avrupa'da güvenliği sağlamak maksadıyla anlaşmalar-Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşması (AKKA), Viyana Belgesi-2011 (VB-11), Açık Semalar Anlaşması (ASA)-imzalanmış ve bu anlaşmalar NATO ile eski Varşova Paktına üye ülkeler arasında güvenliği ve güç dengesini sağlamışlardır. Fakat söz konusu anlaşmalar Güney Kafkasya bölgesinde güvenliği sağlayamamışlardır. Güney Kafkasya'da güvenliği sağlamak için yapılabileceklerden birisi de anlaşmaları zaman içinde ortaya çıkmış olan güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gözden geçirerek düzenlemektir. Anlaşmaların ne şekilde gözden geçirilerek düzenleneceği ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak hale getirileceği konusu önemini korumaktadır. Bu çalışmada Avrupa'da askeri anlamda güvenliği sağlamak maksadıyla imzalanmış olan anlaşmaların Güney Kafkasya bölgesinde güvenliğinin sağlanmasında neden başarısız olduklarının sebepleri ve çözüm yolları ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Güney Kafkasya 2. AKKA 3. VB-11 4. ASA 5. Çözüm modeli